Namaz İle İlgili Hadisler

 2183-)  İbnu Ömer ve Ka'b İbnu Malik (radiyallahu anhum) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir seferden dönünce önce mescide uğrardı. Orada iki rekat namaz kılar, ondan sonra evine dönerdi." Nafi: "İbnu Ömer de Öyle yapardı" demiştir."


Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 178, (2781, 2782).


Konu:  Namaz


2293-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in şöyle söylediğini işittim: "Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?" "Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalatu vesselam: "İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 6; Müslim, Mesacid 282, (666); Tirmizi, Emsal 5, (2872); Nesai, Salat 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).


Konu:  Namaz


2294-)  Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh) anlatıyor: "İki erkek kardeş vardı. Bunlardan biri öbür kardeşinden kırk gün kadar önce vefat etti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)ın yanında bunlardan birincinin faziletleri zikredildi. Bunun üzerine Efendimiz (aleyhissalatu vesselam): "Diğeri müslüman değil miydi?" diye sordu. "Evet, müslümandı ve fena da değildi!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Öldükten sonra, namazının ona ne kazandırdığını biliyor musunuz? Namazın misali, sizden birinin kapısının önünde akan ve her gün içine beş kere girip yıkandığı suyu bol ve tatlı bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir bıraktığını göremezsiniz. Öyleyse, siz ona namazının neler ulaştırdığını bilemezsiniz."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 91, (1,174).


Konu:  Namaz


2295-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve: "Ey Allah'ın Resülü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi, Resûlullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalatu vesselam yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama: "Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O: "Evet ey Allah'ın Resülü!" dedi. Efendimiz: "Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam: "Evet ey Allah'ın Resülü!" deyince, Efendimiz: "Öyleyse Allah Teala hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Hudüd 27, Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebu Davud, Hudüd 9, (4381).


Konu:  Namaz


2296-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yanında idim. Bir adam huzuruna gelerek: "Ey Allah'ın Resülü, dedi, ben bir hadd (suçu) işledim, cezasını tatbik et!" Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) adama (birşey) sormadı. Derken namaz vakti girdi. Resûlullah'la birlikte o da namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam namazını tamamlayınca, adam yanına geldi ve: "Ey Allah'ın Resülü! dedi, ben hadd (çeşidine giren bir suç) işledim. Bana Allah'ın Kitabını tatbik et!" Efendimiz: "Sen bizimle birlikte namazını eda etmedin mi?" diye sordu. Adam: "Evet!" dedi. Efendimiz: "Öyleyse git. Zira Allah, senin günahını affetti" veya -hadd'ini affetti" dedi."


Kaynak:  Buhari, Hudud 17; Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765), Hudüd 24, (1696).


Konu:  Namaz


2297-)  Asım İbnu Süfyan es-Sakafi (radıyallahu anh)'nin anlattığına göre, bunlar Selasil gazvesine gitmişler. Fakat fiilen gazveye iştirak edememişlerdi. Bunun üzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muaviye (radıyallahu anh)'nin yanına döndüler. Hz. Muaviye'nin yanında Ebu Eyyüb el-Ensari ve Ukbe İbnu Amir vardı. Asım: "Ey Ebu Eyyüb! dedi. Bu sene gazveyi kaçırdık. Bize, (bunun telafisi için bir çare) haber verildi. Buna göre, kim dört mescitte namaz kılarsa, günahları affedilirmiş." Ebu Eyyüb: "Ey kardeşimin oğlu! dedi. Ben sana bundan daha kolayını haber vereyim. Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şu sözünü işittim: "kim emredildiği şekilde (mükemmel olarak) abdestini alır, emredildiği şekilde namazını kılarsa, önceden yapmış olduğu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. " Ey Ukbe! (Resûlullah'ın tebşiri) böyleydi değil mi?" Ukbe: "Evet!" dedi."


Kaynak:  Nesai, Taharet 108, (1, 90-91).


Konu:  Namaz


2298-)  Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve AIIah Teala hazretleri şöyle der: "Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 272, (1203); Nesai, Ezan 26, (2, 20).


Konu:  Namaz


2299-)  İmam Malik (radıyallahu anh)'e ulaştığına göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurmuştur: "İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zahiri ue batini temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mü'min riayet eder."


Kaynak:  Muvatta, Taharet 36, (1, 34); İbnu Mace, Taharet 4, (277).


Konu:  Namaz


2300-)  Hz. Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 312, (1319); Nesai, Mevakit 46, (1, 289).


Konu:  Namaz


2301-)  Abdullah İbnu Selman, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ashabından birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildiğii gün bir adam Hz. Peygamber'e gelerek: "Ey Allah'ın Resülü, bugün ben öyle bir kar ettim ki böyle bir karı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır" dedi. Efendimiz: "Bak hele! Neler de kazandın?" diye sordu. Adam: "Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz okiyye kar ettim dedi. Aleyhissalatu vesselam efendimiz: "Sana karların en hayırlısını haber vereyim mi?" diye sordu. Adam: "O nedir, ey Allah'ın Resülü?" dedi. Efendimiz açıkladı: "(Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir."


Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 180, (2785).


Konu:  Namaz


2302-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bana kadın ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kılındı."


Kaynak:  Nesai, İşretu'n-Nisa 1, (7, 61).


Konu:  Namaz


2303-)  Rebi'a İbnu Ka'b el-Eslemi anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana: "Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben: "Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana: "Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben: "Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim. "Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu."


Kaynak:  Müslim, Salat 226, (489); Ebu Davud, Salat 312, (1320).


Konu:  Namaz


2304-)  Ma'dan İbnu Ebi Talha el-Ya'meri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın azadlısı Sevban (radıyallahu anh)'a rastladım. Kendisine: "Bana bir amel söyle de onu yapayım. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya şöyle demişti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayırlı ameli bana bildir."- Sevban sükut etti. Sonra ben tekrar aynı şeyi sordum. O yine sükut etti. Ben üçüncü sefer sordum. Sonunda dedi ki: "Aynı şeyleri ben de Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)a sormuştum. Bana şu cevabı vermişti: Çokça secde yapman gerekir. Zira sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır, onun sebebiyle günahını döker." Ma'dan der ki: "Sonra Ebu'd-Derda'ya geldim. Aynı şeyi ona da sordum. O da Sevban'ın bana söylediğinin aynısını söyledi."


Kaynak:  Müslim, Salat 225, 226, (488, 489). Nesai, Tatbik 81; Tirmizi, Salat 169, (388); İbnu Mace, İkamet 201, (1422-1424).


Konu:  Namaz


2305-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Allah, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "AIIah, kullarIna beş vakit namazı farz kıldı" diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: "Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?" "AIIah kullarına beş vakti -farz kıldı. " Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir!" buyurdu." Bu rivayeti, Müslim ve Tirmizi, Kitabu'I-İman'da mezkur, uzun bir hadis zımnında tahric ederler.


Kaynak:  Müslim, İman,10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Salat 4, (1, 228, 229) Bu metin Nesai'dekidir.


Konu:  Namaz


2306-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a Mi'rac'a çıktığı gece elli vakit namaz farz kılındı. Sonra bu azaltılarak beşe indirildi. Sonra da şöyle hitap edildi: "Ey Muhammed! Artık, nezdimde (hüküm kesinleşmiştir), bu söz değiştirilmez. Bu beş vakit, (Rabbinin bir lüftu olarak on misliyle kabul edilerek) senin için elli vakit sayılacaktır."


Kaynak:  Buhari, Bed'ül-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakıbu'l-Ensar 42; Müslim, İman 259, (162); Tirmizi, Salat 159, (213); Nesai, Salat 1, (1, 217-223).


Konu:  Namaz


2307-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Allah, namazı peygamberinizin diliyle hazerde dört, seferde iki, korku halinde de dört rek'at olarak farz kılmıştır."


Kaynak:  Müslim, Salat 5, (687); Ebu Davud, Salat 287, (1247); Nesai, Taksir 1, (3,118,119).


Konu:  Namaz


2308-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Allah namazı (ilk defa farz ettiği zaman iki rek'at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu."


Kaynak:  Buhari, Salat 1, Taksiru's-Salat 5, Menakıbu'l-Ensar 47; Müslim, Salatu'-Müsafari.n 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salat 8, (1,146; Ebu Davud, Salat 270, (1198); Nesai, Salat 3, (1, 225).


Konu:  Namaz


2309-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Kurban bayramında kılınan namaz iki rek'attir, Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek'attir, sefer namazı iki rek'attir, cum'a namazı da iki rek'attir. Bunlar Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur."


Kaynak:  Nesai, Cum'a 37, (3,111), Taksir 1, (3,118), İdeyn 11, (3,183).


Konu:  Namaz


2310-)  Abdullah İbnu Fudale, babası (Fudale'den) naklen anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bana öğrettikleri arasında: "Beş vakit namaza devam edin!" emri de vardı. Ben: "Bu beş vakit, benim meşguliyetlerimin bulunduğu anlardır. Bana (bunların yerine geçecek) cami (kapsamlı) bir şey emret, öyle ki onu yaptım mı, benden beş vakit namaz borcunun yerine geçsin!" dedim. Bunun üzerine: "Öyleyse Asreyn'e devam et!" buyurdu. Bu kelime bizim dilimizde yoktu. Bu sebeple: "Asreyn nedir?" diye sordum. "Güneş doğmazdan önceki namazla güneş batmazdan önceki namaz" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 9, (428).


Konu:  Namaz


2311-)  Sebretü' bnu Ma'bed (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün." Tirmizi'nin rivayetinde "Çocuğa namazı yedi yaşında öğretin, kılmadığı takdirde on yaşında dövün" şeklindedir.


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 26, (494); Tirmizi, Salat 299, (407).


Konu:  Namaz

2312-)  Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Çocuklarınıza, onlar yedi yaşında iken namazı emredin. On yaşında olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onları dövün, yataklarını da ayırın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 25, (495, 496).


Konu:  Namaz


2313-)  Onun bir diğer rivayetinde şöyle denir: "Resûlullah'a bundan (namazın çocuğa ne zaman emredileceğinden) sorulmuştu: "Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 26, (497).


Konu:  Namaz


2314-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) beni Uhud savaşı sırasında teftiş etti. O zaman ondört yaşında idim, savaşa katılmama izin vermedi. Hendek savaşı sırasında da beni gördü, o zaman ben onbeş yaşında idim, bu sefer bana (cihad) izni verdi." Nafi' der ki: "Ben Ömer İbnu Abdilaziz'e uğradım, o zaman halife idi. Kendisine bu vak'ayı anlattım. Bana: "Bu (onbeş yaş) çocukla büyüğü ayıran hududdur" buyurdu. Valilerine yazarak, onbeş yaşına basanları mükellef addetmelerini, daha küçükleri aile efradından saymalarını emretti."


Kaynak:  Buhari, Şehadat 18, Megazi 29, Müslim, İmaret 91, (1868); Tirmizi, Cihad 31, (1711); Ebu Davud, Hudud 17, (4406, 4407); Nesai, Talak 20, (6,155).


Konu:  Namaz


2315-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur."


Kaynak:  Buhari, Mevakitu's-Salat 37; Müslim, Mesacid 314, (684); Tirmizi, Salat 131, (178); Ebu Davud, Salat 11, (442); Nesai, Mevakit 52, 53, (2, 293, 294).


Konu:  Namaz


2316-)  Buhari ve Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Sizden biriniz namaz sırasında yatmış idiyse veya namaza karşı gaflet etmiş (ve unutmuş) ise, hatırlar hatırlamaz onu kılsın. Zira Allah Teala Hazretleri şöyle buyurmuştur: "Beni anmak için namaz kıl!" (Ta-ha 14).


Kaynak:  Buhari, Mevakitu's-Salat 37; Müslim, Mesacid 314, (684); Tirmizi, Salat 131, (178); Ebu Davud, Salat 11, (442); Nesai, Mevakit 52, 53, (2, 293, 294).


Konu:  Namaz


2317-)  Ebu Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah'la beraber bir gece boyu yürüdük. Cemaatten bazıları: "Ey Allah'ın Resülü! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz: "Namaz vaktine uyuya kalmanızdan korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Bilal: "Ben sizi uyandırırım!" dedi. Böylece Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) mola verdi ve herkes yattı. Nöbette kalan Bilal de sırtını devesine dayamıştı ki gözleri kapanıverdi, o da uyuyakaldı. Güneşin doğmasıyla Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) uyandı ve: "Ey BiIaI! Sözün ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilal: "Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "AIIah Teala Hazretleri, ruhlarınızı dilediği zaman kabzeder, dilediği zaman geri gönderir. Ey BiIaI! Halka namaz için ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldı ve güneş yükselip beyazlaşınca kalktı, kafileye cemaatle namaz kıldırdı."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2318-)  Bu hadis Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Güneşin harareti onları uyandırınca kalktılar, bir müddet yürüdüler, sonra tekrar konaklayıp abdest aldılar. Hz. Bilal (radıyallahu anh) ezan okudu. Sabahın iki rekatlik (sünnet) namazını kıldılar, sonra da sabah namazını (kazaen) kıldılar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: "Namazımızda ihmalkarlık ettik" diye yakınıyorlardı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Uyurken (vaki olan namaz kaçması) ihmal sayılmaz, ihmal uyanıklıktadır. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete düşer kaçırırsa, hatırlayınca onu hemen kılsın. Ertesi sabahın namazı da mütad vaktinde kılınır" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294- 298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2319-)  Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Namaz(ın kaçmış olmasın)dan korkarak kalktık, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Ağır olun, ağır olun, bunda bir taksiriniz yok!" buyurdu. Güneş yükselince de: "Sizden kim sabahın iki rekat sünnetini (mütad olarak) kılıyor idiyse yine kılsın" dedi. Bu emir üzerine kılan da, kılmayan da kalkıp sünnetini kıldı. Sonra Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namaz için kamet emretti. Kamet getirildi. Efendimiz kalktı ve bize namaz kıldırdı. Namaz bitince: "Haberiniz olsun, AIIah'a hamdediyoruz ki, bizi namazımızdan, dünyevi işlerimizden herhangi biri alıkoymuş değildir. Ancak ruhlarımız AIlahu Teala'nın kabza-i tasarrufundadır, dilediği zaman onu salar. Sizden kim sabah namazına, sabahleyin mütad vaktinde kavuşursa, sabah namazıyla birlikte bir mislini de kaza etsin!" dedi."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2320-)  Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Şunu bilin ki, uykuda ihmal sözkonusu değildir. İhmal lyani taksir), diğer bir namazın vakti girinceye kadar namazını kılmayan için mevzubahistir."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2321-)  Müslim'in Ebu Hüreyre'den kaydettiği bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "...Güneş doğuncaya kadar uyanmadı. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Herkes bineğinin başından tutsun (ve burayı terketsin). Zira burası bize şeytanın musallat olduğu bir yerdir!" dedi. Biz de emri yerine getirdik."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435-441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294- 298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2322-)  Ebu Davud'un Ebu Hüreyre'den kaydettiği bir rivayette şöyle denmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Size gaflet gelen bu yeri değiştirin!" buyurdu.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 35, Tevhid 31; Müslim, Mesacid 309-311; Muvatta, Vaktu's-Salat 25; Ebu Davud, Salat 11, (435 - 441); Tirmizi, Salat 130, (177), Tefsir, Ta-ha (3162); Nesai, Mevakit 53, 54, 55, (1, 294-298), İmamet 47, (2,106).


Konu:  Namaz


2323-)  İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) gecenin evvelinde yürüdü, sonuna doğru uyku molası verdi. Ancak güneş doğuncaya -veya bir kısmı ufuktan çıkıncaya- kadar uyanamadı. (Uyanınca) namazı hemen kılmadı. Güneş yükselince namazı kıldı. İşte bu orta namazdır (Salatu'l-Vusta)."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 55, (1, 299).


Konu:  Namaz


2324-)  İmam Malik, Zeyd İbnu Eslem'den naklen anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki: "Muhakkak ki, Allah, ruhlarımızı kabzetmektedir. Dilerse onu, bize bundan başka bir vakitte iade eder." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) böyle söyledikten sonra Hz. Ebu Bekri's-Sıddik (radıyallahu anh)'a yönelerek: "Şeytan (bu gece) namaz kılmakta iken Bilal'e geldi ve onu yatırdı. Uyuması için bir çocuk nasıl sallanarak avutulursa öylece onu da sallayarak uyuttu" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sonra Bilal'i çağırdı. Gelince Bilal, Resûlullah'a onun Hz. Ebu Bekr'e anlattığının tıpkısını haber verdi. Hz. Ebu Bekr bu işittikleri karşısında: "Şehadet ederim ki, sen Allah'ın Resülüsün!" demekten kendini alamadı."


Kaynak:  Muvatta, vukütu's-Salat 26, ( 1.14-15).


Konu:  Namaz


2325-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Ömer, Hendek savaşı sırasında bir keresinde güneş battıktan sonra geldi ve Kureyş kafirlerine küfretmeye başladı ve bu meyanda: "Ey Allah'ın Resülü dedi, güneş batmak üzereyken ikindi namazını (güç bela) kılabildim." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Vallahi ikindiyi ben kılamadım!" dedi. Beraberce kalkıp Butha'ya gittik. Orada Efendimiz abdest aldı, biz de abdest aldık. Güneş battıktan sonra ikindiyi kıldı, sonra da akşamı kıldı."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 36, 38, Ezan 26, Salatu'l-Havf 4, Megazi 29; Müslim, Mesacid 209, (631); Tirmizi, Salat 132, (180); Nesai, Sehv 105, (3, 84, 85).


Konu:  Namaz


2326-)  İbnu Mes'üd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Müşrikler Hendek günü Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı fazlaca meşgul ederek dört vakit namazı kazaya bıraktırdılar, geceden Allah'ın dilediği bir müddet geçinceye kadar onları kılamadı. Sonra Bilal (radıyallahu anh)'e emretti, o da ezan okudu. Sonra kamet getirdi. Resûlullah öğleyi (kazaen) kıldı. (Bilal tekrar) ikamet getirdi, Resûlullah ikindiyi kıldı. Sonra (Bilal tekrar) ikamet getirdi. Resûlullah akşamı kıldı. Sonra (Bilal yatsı için) kamet getirdi ve Resûlullah yatsıyı kıldı."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 132, (179); Nesai, Mevakit 55, (1, 297, 298).


Konu:  Namaz


2327-)  Nafi' anlatıyor: "Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'e baygınlık gelmiş ve aklı gitmişti. (Bu esnada kılamadığı) namazı kaza etmedi." İmam Malik der ki: "Doğruyu Allah bilir ya, bana göre bu şundan ileri gelir: "Vakit çıkmıştır. Ama vakit içinde ayılan, o vaktin namazını kılar.."


Kaynak:  Muvatta, Vukût 24, (1,13).


Konu:  Namaz


2328-)  Yine Nafi' anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) dedi ki: "Kim bir namazı unutur ve bunu imamın arkasında namaz kılarken hatırlarsa, imam selamı verince unutmuş olduğu namazı hemen kılsın, sonra da öbür namazı (kıldığını yeniden) kılsın."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 77, (1,168).


Konu:  Namaz


2329-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh)'in anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'in şöyle söylediğini işitmiştir "Kişiyle şirk arasında namazın terki vardır." Tirmizinin metni şöyledir: "Küfürle iman arasında namazın terki vardır."


Kaynak:  Müslim, İman 134, (82); Ebu Davud, Sünnet 15, (4678); Tirmizi, İman 9, (2622). Metin Müslim'in metnidir.


Konu:  Namaz


2330-)  Tirmizi ve Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Kulla küfür arasında namazın terki vardır."


Kaynak:  Tirmizi, İman 9, (2622); Ebu Davud, Sünnet 15, (4678); İbnu Mace, Salat 77, (1078).


Konu:  Namaz


2331-)  Hz. Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Benimle onlar (münafıklar) arasındaki ahid (antlaşma) namazdır. Kim onu terkederse küfre düşer."


Kaynak:  Tirmizi, İman 9, (2623); Nesai, Salat 8, (1, 231, 232); İbnu Mace, Salat 77, (1079).


Konu:  Namaz2332-)  Abdullah İbnu Şakik merhum anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Ashab'ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürledi."


Kaynak:  Tirmizi, İman 9, (2624).


Konu:  Namaz


2333-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İkindi namazını kaçıran bir insanın (uğradığı zarar yönünden durumu), malını ve ehlini kaybeden kimsenin durumu gibidir."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 14; Müslim, Mesacid 200, (626); Muvatta, Vukütu's-Salat 21, (1,11,12); Ebu Davud, Salat 5, (414, 415); Tirmizi, Salat 128, (175); Nesai, Salat 17, (1, 238).


Konu:  Namaz


2334-)  Ebü'l-Melih (rahimehümullah) anlatıyor: "Biz bulutlu bir günde Büreyde (radıyallahu anh) ile bir gazvede beraberdik. Dedi ki: "İkindi namazını erken kılın, zira Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Kim ikindi namazını terkederse ameli boşa gider" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 15, 34; Nesai, Salat 15, (1, 236).


Konu:  Namaz


2335-)  Hz. Ebu Mûsa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a bir zat gelerek namaz vakitlerini sordu. Efendimiz ona hiçbir cevap vermedi." (Sabah vaktinde) şafak sökünce, henüz kimse kimseyi tanıyamayacak kadar ortalık karanlık iken Bilal'e emretti, sabah ezanını okudu. Sonra, güneş tam tepe noktasından batıya dönme (zeval) anında yine Bilal'e emretti, öğle ezanını okudu. Bu vakit için, -öbürlerinden daha iyi bilen- birisi: "Bu, gün ortası (nısfu'n-Nehar)" demişti. Sonra, güneş henüz yüksekte olduğu zaman emretti, Bilal akşam narnazı için ezan okudu. Sonra ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca yatsı için emretti, Bila! yatsı ezanını okudu. Sonra ertesi gün, sabah namazını tehir etti. O kadar geciktirdi ki, kişinin, "sabah vakti çıktı veya çıkmak üzere" demesi anında namazı tamamladı. Sonra öğleyi tehir etti, öyle ki, öğle namazını dün ikindiyi kıldığımız ana yakın bir vakitte kıldı. Sonra ikindiyi tehir etti. Bir kimsenin, "Güneş (ikindi) kızıllığına büründü" diyebileceği bir vakitte namazdan çıktı. Sonra akşamı, nerdeyse ufuktan aydınlığın (şafak) kaybolduğu ana kadar tehir etti."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2336-)  Bir rivayette de şöyle gelmiştir: Akşamı, ikinci günde, ufuktaki aydınlığın kaybolmasından önce kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin ilk üçte birine kadar tehir etti. Sonra sabah oldu ve soru sahibini çağırdı: "İşte namazın vakti bu iki hudud arasındadır" buyurdu.


Kaynak:  Müslim, Mesacid 178, (614); Ebu Davud, Salat 2, (395); Nesai, Muvakit 15, (1, 260, 261). Metin Müslim'e aittir.


Konu:  Namaz


2337-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Sabah namazını kişi arkadaşının yüzünü tanıyamayacak -veya kişi yanındakini tanımayacak- kadar (ortalığın karanlık olduğu) bir anda kıldı. Sonra ikindiyi öylesine tehir etti ki, namazdan çıktığı zaman güneş sararmıştı..." Rivayetin sonunda Ebu Davud der ki: Bu hadisi rivayet edenlerden bazısı şöyle dedi: "sonra yatsıyı gece yarısına kadar tehir ederek kıldı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 2, (396).


Konu:  Namaz


2338-)  Hz. Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a namazların vaktinden sormuştu. Ona: "Şu (önümüzdeki) iki günde namazları bizimle kıl!"buyurdu. (O gün) güneş tam tepe noktasından (batıyor) kayınca ezan için Bilal'e emretti. O da öğle ezanını okudu. Sonra öğle için kamet okumasını emretti. Sonra güneş yüksekte, beyaz parlak iken emretti ve ikindi için kamet okudu. Sonra güneş batınca emretti, akşam için kamet okudu. Sonra ufuktaki aydınlık kaybolunca emretti, yatsı için kamet okudu. Sonra şafak sökünce emretti sabah için kamet okudu. İkinci gün olunca, Bilal'e ortalığın serinlemesini beklemeyi emretti. O da öğleyi, ortalık iyice serinleyinceye kadar geciktirdi. İkindiyi, güneş yüksekten, dünkü vakitten biraz sonra kıldı. Akşamı ufuktaki beyazlık kaybolmazdan az önce kıldı. Yatsıyı gecenin üçte biri geçtikten sonra kıldı. Sabahı ortalık iyice ağarınca kıldı. Sonra: "Namaz vakitlerinden soran kimse nerede?" diye sordu. Soru sahibi: "Benim ey Allah'ın Resülü!" dedi. "Namazlarınızın vakti dedi, gördüğünüz (iki vakit) arasındadır."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 176, 177, (613); Tirmizi, Salat 115, (152); Nesai, Mevakit 12, (1, 258).


Konu:  Namaz


2339-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselam) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde herşeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı. Sonra Cibril (aleyhisselam) bana yönelip: "Ey Muhammedl Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselam) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!" dedi. "


Kaynak:  Tirmizi, Salat 1, (149); Ebu Davud, Salat 2, (393).


Konu:  Namaz


2340-)  Nesai'nin Hz. Cabir (radıyallahu anh)'den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Sonra O'na (Cibril), Fecr uzayıp sabah olunca daha yıldızlar parlak ve cıvıl cıvıl iken geldi. Dünkü yaptığını aynen yaptı, sabah namazını kıldı. Sonra da: "Namaz vakti, işte gördüğünüz bu iki namaz arasıdır" dedi."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 10, (1, 256).


Konu:  Namaz


2341-)  Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "...Öğleyi, güneş (tepeden batıya) meyledince kıldı. (Bu sırada) gölge ayakkabı bağı kadardı. Sonra ikindiyi, gölge ayakkabı bağının misli ve adam boyu olunca kıldı. Sonra akşamı, güneş batınca kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık kaybolunca kıldı. Sonra, sabahı, şafak sökünce kıldı. Sonra ertesi günün öğlesini, gölge, adam boyu olunca kıldı. Sonra ikindiyi, kişinin gölgesi iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, güneş batınca kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte birine veya yarısına doğru kıldı. Sonra sabahı kıldı ve ortalık ağardı."


Kaynak:  Nesai, Mevakit I5, 7,10,17, (1, 251, 255, 261, 263).


Konu:  Namaz


2342-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bilesiniz, namazın bir ilk vakti bir de son vakti vardır. Öğle vaktinin evveli güneşin tepe noktasından batıya meyil (zeval anıdır. Son vakti de ikindinin girdiği andır. İkindi vaktinin evveli, vaktinin girdiği andır. Vaktin sonu da güneşin sarardığı andır. Akşam vaktinin evveli, güneşin battığı andır. Vaktin sonu da ufuktaki aydınlığın (şafak) kaybolduğu andır. Yatsı vaktinin evveli, ufuğun kaybolduğu andır. Vaktin sonu da gecenin yarısıdır. Sabah vaktinin evveli fecrin (aydınlığı) doğmasıdır. Vaktin sonu da güneşin doğmasıdır."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 114, (151); Müslim, Mevakit 6, (1, 249, 250).


Konu:  Namaz


2343-)  Muvatta'da Abdullah İbnu Rafi' Mevla Ümmü Seleme'den kaydedilen bir rivayette şöyle denmiştir: "Abdullah İbnu Rafi', Ebu Hüreyre'ye namazların vaktini sormuştu. Ebu Hüreyre kendisine şu açıklamayı yaptı: "Ben sana haber vereyim: Gölgen kendi mislin kadarken öğleyi kıl. İkindiyi gölgen iki mislin olunca kıl. Akşamı güneş batınca kıl. Yatsıyı seninle arana gecenin üçte biri girince kıl. Sabahı da alaca karanılıkta kıl."


Kaynak:  Muvatta, Vukütu's-Salat 9, (1, 8). 6


Konu:  Namaz


2344-)  İmam Malik'in anlattığına göre, Hz. Ömer valilerine şöyle yazdı: "Nazarımda işlerinizin en ehemmiyetlisi namazdır. Kim onu (farz, vacib, sünnet ve vaktine riayetle) korur ve (tam zamanında kılmaya) devam ederse dinini korumuş olur. Kim de onu(n zamanını tehir suretiyle) zayi ederse, onun dışındakileri daha çok zayi eder." Hz. Ömer yazısına şöyle devam etti: "Öğleyi gölge bir ziralıktan birinizin gölgesi misli oluncaya kadar kılınız. İkindiyi, güneş yüksekte, beyaz, parlak iken, hayvan binicisinin, güneş batmazdan önce iki veya üç fersahlık yol alacağı müddet içerisinde; akşamı güneş batınca; yatsıyı ufuktaki aydınlık battımı gecenin üçte birine kadar kılınız. -Kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin, kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin, kim (yatsıyı kılmadan) uyursa gözüne uyku düşmesin- Sabahı da yıldızlar parlak ve cıvıldarken kılınız."


Kaynak:  Muvatta, Mevakit 6, (1, 6-7).


Konu:  Namaz


2345-)  Muvatta'nın diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Ömer (radıyallahu anh), Ebu Müsa el-Eş'ari hazretlerine yazdığı bir mektupta aynı şeyi hatırlattı ve (ilaveten) şunu yazdı: "Onda -yani sabah namazında- mufassal sürelerden iki uzun süre oku."


Kaynak:  Muvatta, Mevakit 7, (1, 7).


Konu:  Namaz


2346-)  Yine benzer bir diğer rivayette şu ifade mevcuttur: Hz. Ömer, Ebu Müsa (radıyallahu anhüma)'ya şöyle yazdı: ". . .Yatsıyı seninle (akşam namazıyla) arana gecenin üçte biri girince kıl. Geciktirirsen gecenin yarısına kadar olsun. Sakın gafillerden olma."


Kaynak:  Muvatta, 8, (1, 7).


Konu:  Namaz


2347-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Öğlenin (başlama) vakti, güneşin (tepe noktasından batıya) meylettiği zamandır. Kişinin gölgesi kendi uzunluğunda olduğu müddetçe öğle vakti devam eder, yani ikindi vakti girmedikçe. İkindi vakti ise güneş sararmadıkça devam eder. Akşam vakti ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolmadığı müddetçe devam eder. Yatsı namazının vakti orta uzunluktaki gecenin yarısına kadardır. Sabah namazının vakti ise fecrin doğmasından (yani şafağın sökmesinden) başlar, güneş doğuncaya kadar devam eder. Güneş doğdu mu namazdan vazgeç. Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasından doğar."


Kaynak:  Müslim, Mesacid,173, (612); Ebu Davud, Salat 2, (396); Nesai, Mevakit 15, (1, 260).


Konu:  Namaz


2348-)  Ebü'l-Minhal Seyyar İbnu Selame (rahimehullah) anlatıyor: "Ben ve babam birlikte Ebu Berze el-Eslemi (radıyallahu anh)'nin yanına girdik. Babam ona: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) farz namazları nasıl kılardı?" diye sordu. Şu cevabı verdi: "Efendimiz sizin "el-Evvel" dediğiniz öğle namazını güneş (tepe noktasından) batıya kayınca kılardı. Birimiz ikindiyi kılınca, Medine'nin en uzak yerindeki evine dönerdi de güneş hala canlılığını korurdu. Akşam namazı hakkında ne söylediğini unuttum. Sizin atame dediğiniz yatsıyı geciktirmeyi iyi bulurdu (müstehap addederdi). Yatsıdan önce uyumayı, sonra da konuşmayı mekruh addederdi. Kişi (yanında beraber oturduğu) arkadaşını tanıyınca sabah namazından ayrılırdı. Namazda altmış-yüz ayet miktarınca Kur'an okurdu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 11, 13, 39, Ezan 104; Müslim, Mesacid 237, (647); Ebu Davud, Salat 3, (398); Nesai, Mevakit 2, (1, 246), 20, (1, 265).


Konu:  Namaz


2349-)  Muhammed ibnu Amr İbni'l-Hasen İbni Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Haccac, Medine'ye geldiğinde namazı mütad vaktinden tehir ediyordu. Bunun üzerine Cabir İbnu Abdillah (radıyallahu anh)'a (namazların vakti hakkında) sorduk. Bize şu açıklamayı yaptı: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) öğleyi hararetin şiddetli olduğu zamanda (hacire vaktinde) kılardı. İkindiyi de güneş parlakken kılardı. Akşamı, güneş batınca; yatsıyı bazan geciktirir, bazen de öne alırdı. Halkın toplandığını görünce tacil eder, onları ağır görünce de tehir ederdi. Sabahı da alaca karanlıkta kılardı.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 18, 21; Müsıim, Mesacid 234, (646); Ebu Davud, Salat 3, (397); Nesai, Mevakit 18, (1, 264).


Konu:  Namaz


2350-)  Nesai'nin Enes (radıyallahu anh)'ten yaptığı rivayette şöyle denmiştir: "Sabahı, göz(ün görme ufku) genişleyinceye kadar kılardı."


Kaynak:  Nesai 29, (1, 278).


Konu:  Namaz


2351-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) öğle namazı kıldığı zaman (gölgenin) miktarı, yazda üç ayaktan beş ayağa kadar idi. Kışta da beş ayaktan yedi ayağa kadardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 4, (400); Nesai, Mevakit 6, (1, 251).


Konu:  Namaz

2352-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Mü'min kadınlar Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte sabah namazlarını, bürgülerine sarılmış olarak kılarlardı. Sonra, namazlarını kılınca evlerine dönerlerdi de bu esnada karanlıktan dolayı kimse de onları tanıyamazdı."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 13, 27, Ezan 162,165; Müslim, Mesacid 231, (645); Muvatta, Vuküt 4, (1, 5); Ebu Davud, Salat 8, (423); Tirmizi, Salat 116, (153); Nesai, Mevakit 25, (1, 271).


Konu:  Namaz


2353-)  Yine Hz. Aişe anlatıyor: "Ben öğle namazını, ne Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kadar, ne de Ebu Bekr ve Ömer kadar tacil edip geciktirmeyen bir başka insan tanımıyorum."


Kaynak:  Tirmizi, Salat, 118.


Konu:  Namaz


2354-)  Yine Tirmizi'de Ümmü Seleme (radıyallahu anha)'den kaydedilen bir hadiste denmiştir ki: "Öğleyi tacilde Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sizden daha titizdi. Siz de ikindiyi tacilde ondan daha titizsiniz."


Kaynak:  Tirmizi


Konu:  Namaz


2355-)  Habbab (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a (secde edilen) yerin sıcaklığından şikayet ettik, ancak şikayetimizi dinlemedi. Züheyr, Ebu İshak'a: "Şikayetiniz öğle vaktinden miydi?" diye sordu. Öbürü: "Evet!" dedi. Ben: "Vakit girer girmez, (yani ortalık çok sıcakken) kılınmasından mı?" diye sordum. O yine: "Evet!" dedi."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 189, (619); Nesai, Mevakit 2, (1, 247).


Konu:  Namaz


2356-)  Hz. Enes (radıyallahu anh): "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (yolculuk sırasında) bir yere inecek olsa, öğleyi kılmadan orayı terketmezdi" demişti. Bir adam sordu: "Yani gün ortasında olsa da mı?" "Evet, dedi, Enes, gün ortasında olsa da!"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 273, (1205); Nesai, Mevakit 3, (1, 248).


Konu:  Namaz


2357-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) güneş odama vurduğu sırada ikindiyi kılardı." Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "... (güneş) odamdan yükselmezden önce..."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 13, Humus 4; Müslim, Mesacid 169, (611); Ebu Davud, Salat 5, (407); Tirmizi, Salat 120, (159); Nesai, Mevakit 8, (1, 252).


Konu:  Namaz


2358-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) güneş yüksekte ve canlı iken ikindiyi kılardı. Bu esnada kişi avali'ye (dış semtlere) gider, oraya varırdı ve hala güneş yüksekliğini muhafaza ederdi. Gidilen bu avali'den bazıları Medine'ye dört mil uzaklıkta idi."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 13, İ'tisam 16; Müslim, Mesacid 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebu Davud, Salat 5, (404-405); Nesai, Mevakit 8, (1, 252-254).


Konu:  Namaz


2359-)  Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Es'ad İbnu Sehl İbnu Huneyf der ki: "Biz Ömer İbnu Abdilaziz (rahimehullah) ile öğleyi kıldık. Sonra çıkıp Hz. Enes İbnu Malik (radıyallahu anh)'in yanına gittik. Varınca onu ikindiyi kılıyor bulduk. Ben kendisine:- "Ey amcacığım! Kıldığın bu namaz da ne?" diye sordum. Bana: "Bu, ikindi namazıdır. Ve bu Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'Ia beraber kıldığımız namazdır" dedi.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 13, İ'tisam 16; Müslim, Mesacid 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebu Davud, Salat 5, (404-405); Nesai, Mevakit 8, (1, 252-254).


Konu:  Namaz


2360-)  Bir diğer rivayette de şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize ikindiyi kıldırdı. Namazdan çıkınca Efendimizin yanına Beni Seleme'den birisi geldi ve: "Ey Allah'ın Resülü! dedi. Biz, bir deve kesmek istiyor ve sizin de kesimde hazır bulunmanızı arzu ediyoruz." Efendimiz "Pekala!" deyip gitti. Biz de onunla gittik. Varınca, devenin henüz kesilmediğini gördük. Kestiler, parçaladırlar. Bir miktarını pişirdiler. Güneş batmadan o eti yedik."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 13, İ'tisam 16; Müslim, Mesacid 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebu Davud, Salat 5, (404-405); Nesai, Mevakit 8, (1, 252-254).


Konu:  Namaz


2361-)  Seleme İbnu'l-Ekva (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) akşamı, güneş batıp perdeye bürününce kılıyordu." Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) akşamı, güneşin battığı vakitte, güneş (kursunun son) izi de ufukta kaybolunca kılıyordu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 18; Müslim, Mesacid 216, (636); Ebu Davud, Salat 6, (417); Tirmizi, Salat 122, (164).


Konu:  Namaz


2362-)  Rafi İbnu Hadic (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz akşamı, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte kılınca, cemaatten ayrılıp (ok atışı yapanımız olurdu da) attığı okun düştüğü yerleri rahat görebilirdi."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 18; Müslim, Mesacid 217, (637).


Konu:  Namaz


2363-)  Nesai nin bu hususta Eslem kabilesine mensup ashabtan bir kimseden kaydettiği beyan şöyledir: "Onlar Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte akşamı kılarlar, sonra da Medine'nin (Mescid'e) en uzak yerinde olan ailelerine dönüp ok atışı yaparlar ve de oklarının düştüğü yerleri görürlerdi."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 13, (1, 259).


Konu:  Namaz


2364-)  Mersed İbnu Abdillah el-Müzeni (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Eyyüb, gazi (mücahid) olarak yanımıza geldi. Bu sırada Ukbe İbnu Amir de Mısır'da vali idi. Ukbe, akşam namazını tehir etti. Ebu Eyyüb ona yönelerek: "Ey Ukbe! dedi. Bu kıldırdığın namaz ne namazıdır?" Ukbe, hatasını anlayarak: "Meşguliyetimiz vardı" diye özür beyan etti. Ebu Eyyüb: "Sen Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şu sözünü işitmedin mi? Buyurmuştu ki: "Ümmetim, akşam namazını, yıldızlar cıvıldayana kadar geciktirmedikçe hayır üzere -veya fıtrat üzere demişti- olmaktan geri kalmaz. "


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2365-)  Hz. Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana şu tembihte bulundu: "Ey Ali, üç şey vardır, sakın onları geciktirme: Vakti girince namaz, (hemen kıl!) Hazır olunca cenaze, (hemen defnet!) Kendisine denk birini bulduğun bekar kadın, (hemen evlendir!)"


Kaynak:  Tirmizi, Salat 127, (171).


Konu:  Namaz


2366-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabah namazından bir rek'ati güneş doğmazdan önce kılabilirse, sabah namazına yetişmiş demektir. Kim ikindi namazından bir rek'ati güneş batmadan önce kılabiIirse ikindi namazına yetişmiş demektir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2367-)  Buhari ve Nesai'de gelen bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Sizden kim, ikindi namazının bir secdesini güneş batmazdan önce kılabilirse, namazını tamamlasın, sabah namazının da bir secdesini güneş doğmazdan önce kılabilen, namazını tamamlasın." Ancak Nesai (bir rivayetinde de) şöyle der: ". . iIk rekatinde kılarsa. . . "


Kaynak:  Buhari, Mevakit 28,17; Müslim, Mesacid 163, (608); Muvatta, Vuküt 5, (1, 6); Tirmizi,Salat 137, (186); Ebu Davud, Salat 5, (412); Nesai, Mevakit 11, (1, 257, 258), 28, (1, 273).


Konu:  Namaz


2368-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Hararet şiddetlenince namazı (vakit) biraz serinleyince kılın. Çünkü, şiddetli hararet cehennemden bir kabarmadır.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 9, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesacid 180, (615); Muvatta, Vüküt 28, (1,16); Ebu Davud, Salat 4, (402); Tirmizi, Salat 7, (157); İbnu Mace Salat 4, (677); Nesai, Mevakit 5 (1, 248-249).


Konu:  Namaz


2369-)  İmam Malik in bir rivayetinde (Resûlullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir): "Cehennem, Rabbine (ey Rabbim! bir kısmım, diğer bir kısmımı yiyor diye) şikayet etti. Bunun üzerine Rab Teala ona yılda iki kere teneffüs etmesine izin verdi: Kışta bir nefes, yazda bir nefes. (İşte, hararetten en şiddetli hissedilen ve soğuktan en şiddetli hissedilen şey bu soluklardır)."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 8; Muvatta, Vuküt 27, (1,15).


Konu:  Namaz


2370-)  Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz bir sefer sırasında Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberdik. Müezzinimiz öğle namazı için ezan okumak istedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Serinlemeyi bekle!" dedi. Bir müddet geçince müezzin ezan okumak istemişti, yine ikinci ve hatta üçüncü defa: "Serinlemeyi bekle!" dedi. (Bekledik), hatta tümseklerin (doğu cihetindeki) gölgelerini gördük. O zaman aleyhissalatu vesselam: "Şiddetli hararet cehennemin bir kabarmasıdır. Öyleyse, hararet şiddetlenince öğle namazını (vakit) serinleyince kılın" dedi.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 9,10, Ezan 18; Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Mesacid 184, (616); Ebu Davud, Salat 4, (401); Tirmizi, Salat 119, (1, 58).


Konu:  Namaz


2371-)  Kasım İbnu Muhammed anlatıyor: "Ben, Ashab'ı öğle namazını aşiyy'de kılar gördüm."


Kaynak:  Muvatta, Vuküt 13, (1, 9).


Konu:  Namaz

2372-)  Enes İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) hava sıcaksa öğleyi serinleyince kılıyordu, hava serinse ta'cil (edip ilk vaktinde) kılıyordu."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 4, (1, 248).


Konu:  Namaz


2373-)  Ali İbnu Şeyban (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yanına geldik. İkindi namazını, güneş gökte beyaz ve (sarılıktan arı ve) parlak olduğu müddetçe tehir ediyordu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 5, (408).


Konu:  Namaz


2374-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Akşam yemeği hazırlanmış ise, yemeğe namazdan önce başlayın. Yemeğinizi aceleye de getirmeyin."


Kaynak:  Buhari, Et'ime 58, Ezan 42; Müslim, Mesacid 64, (557); Tirmizi, Salat 262, (353); Nesai, İmamet 57, (2,111).


Konu:  Namaz


2375-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Namaz başlar ve akşam yemeği de hazır olursa akşam yemeğiyle başlayın."


Kaynak:  Buhari, Et'ime 58, Ezan 42; Müslim, Mesacid 65. (558).


Konu:  Namaz


2376-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Birinizin akşam yemeği konur, (bu sırada) namaz da başlarsa, siz akşam yemeği ile başlayın. Ondan boşalıncaya kadar acele de etmeyin." "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) için yemek konunca namazın başladığı olurdu. O, yemekten boşalmadıkça namaza gelmezdi. Ancak o, imamın kıraatını dinlerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2377-)  Ebu Dauud'un bir diğer rivayetinde AbduIlah İbnu Ubeyd İbni Umeyr şunu anlatır: "İbnu'z-Zübeyr zamanında, ben Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in yanında babamla birlikte bulunuyordum. Abbad İbnu Abdillah İbni'z-Zübeyr sordu: "Biz işittik ki, akşam yemeğine namazdan önce başlanırmış, (doğru mu?)" AbduIIah İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) şu cevabı verdi: "Bak hele! Onların akşam yemekleri nasıldı? Zanneder misin ki, bu, babanın akşam yemeği gibiydi?"


Kaynak:  Buhari, Ezan 42; Müslim, Mesacid 66, (559); Muvatta İsti'zan 19, (2, 971); Ebu Davud, Et'ime 10, (3757, 3759); Tirmizi, Salat 262, (353, 354).


Konu:  Namaz


2378-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yemek veya bir başka şey için namazınızı tehir etmeyin."


Kaynak:  Ebu Davud, Et'ime 10, (3758).


Konu:  Namaz


2379-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (bir gün) yatsıyı tehir etmişti. Ömer (radıyallahu anh) çıkıp: "Ey Allah'ın Resülü, namazı kılalım. Kadınlar ve çocuklar yattılar" dedi. Aleyhissalatu vesselam başı su damlıyor olduğu halde çıkıp: "Ümmetime meşakkat vermemiş olsam yatsıyı bu vakitte kılmalarını emrederdim!" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 24; Müslim, Mesacid 225, (642); Nesai, Mevakit 20, (1, 265).


Konu:  Namaz


2380-)  Hz. Enes (radıyallahu anh)'den rivayet edilir ki, kendisine: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yüzük kullandı mı?" diye sorulmuştur da şu cevabı vermiştir: "Bir gece, yatsıyı gece yarısına kadar (şatru'l-leyl) tehir etti. Sonra yüzü bize dönmüş olarak yanımıza geldi -sanki şu anda yüzüğünün parıltısını görüyor gibiyim- ve şöyle dedi: "İnsanlar namazlarını kıldılar ve yattılar. Siz ise, namazı beklediğiniz müddetçe namaz kılma (sevabını almaktasınız.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 25, 40, Ezan 36, 156, Libas 48; Müslim, Mesacid 223, (640); Nesai, Mevakit 21, (1, 268).


Konu:  Namaz


2381-)  Yine Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Yatsı namazı için ikamet okunmuştu ki bir adam: "Benim bir işim var!" diyerek araya girdi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (farzı kıldırmazdan önce) kalktı, adamla hususi şekilde konuşmaya başladı. İnsanlar -veya bir kısmı- uyuyuncaya kadar konuşma uzadı. Namazı sonra kıldılar."


Kaynak:  Buhari, Ezan 27, 28, İstizan 48; Müslim, Hayz 126, (376); Ebu Davud, Salat 46, (542); Tirmizi, Salat 373, (517, 518); Nesai, İmamet 13, (2, 81).


Konu:  Namaz


2382-)  Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Bir gece) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı yatsı namazı için uzun müddet bekledik, ama gecikti. O kadar ki, bazıları (hane-i saadetinden) çıkmayacağı zannına düştü. İçimizden: "Namazını (evinde) kılmıştır" diyen bile oldu. İşte biz bu hal üzere iken Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) çıktı ve kendisine önceden tahminen söylediklerini tekrar ettiler. Bunun üzerine: "Geceye bu namazla girin. (Bilin ki) siz bu namaz sayesinde diğer ümmetlere üstün kılındınız. Bunu sizden önceki ümmetlerden hiçbiri kılmadı" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 7, (421).


Konu:  Namaz


2383-)  Ebu Müsa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir gün yatsı namazını geciktirdi. Hatta gecenin çoğu gitti. Sonra çıktı ve cemaate namazlarını kıldırdı. Namazı bitirince Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) orada hazır bulunan cemaate: "(Buradan ayrılmakta) acele etmeyin, size bir husus haber vereyim de sevinin: Bilesiniz, üzerinizdeki AIIah'ın nimetlerinden biri de şudur: Şu saatte namaz kılan sizden başka hiç kimse yok -veya sizden başka kimse şu saatte namaz kılmamıştır.-" Bu iki sözden hangisini söylemişti bilemiyoruz." Ebu Müsa ilaveten dedi ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'tan işittiklerimize sevinerek evlerimize döndük.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 22; Müslim, Mesacid 224, (641).


Konu:  Namaz


2384-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazdan bir rekate yetişen namazın tamamına yetişmiş sayılır."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 28,17; Müslim, Mesacid 161, (607); Muvatta, Vuküt 16, (1,10); Ebu Davud, Salat 241, (1121); Tirmizi, Salat 377, (524); Nesai, Mevakit 30, (1, 274); İbnu Mace, İkamet 91, (1122).


Konu:  Namaz


2385-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazlardan herhangi bir namazın bir rekatine yetişen, o namaza yetişmiş demektir. Ancak, kaçırdığını kaza eder."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 30, (1, 275).


Konu:  Namaz


2386-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ölünceye kadar, hiçbir namazı son vaktinde iki kere kılmış değildir."


Kaynak:  Tirmizi, salat 127, (174).


Konu:  Namaz


2387-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazın ilk vaktinde Allah'ın rızası vardır. Son vaktinde de affı vardır."


Kaynak:  Tirmizi Salat 127, (172).


Konu:  Namaz


2388-)  Rafi' İbnu Hadic (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sabah namazını aydınlıkta kılın."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 117, (154); Ebu Davud, Salat 8, (424); Nesai, Mevakit 27, (1, 272).


Konu:  Namaz


2389-)  Yahya İbnu Said (radıyallahu anh) demiştir ki: "Musalli, (farz) namazı vakti çıkmış olan namazları da kılar. Onun vaktinde kılamayıp kaçırdığı, ehlinden de malından da daha mühim (bir kayıp)dır."


Kaynak:  Muvatta, Vuküt 23, (1,12).


Konu:  Namaz


2390-)  Ümmü Ferve (radıyallahu anha) -ki Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a biat edenlerden biri idi- anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a, "Hangi amel efdaldir?" diye sorulmuştu, şu cevabı verdi: "İlk vaktinde kılınan namaz!"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 9, (426); Tirmizi, Salat 127, (170); Müslim, İman 137, (85) Buhari, Mevakit 5.


Konu:  Namaz


2391-)  Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Üç vakit vardır ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten nehyetti: - Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar. - Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, meyledinceye kadar. - Güneş batmaya meyledip batıncaya kadar."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 293, (831); Ebu Davud, Cenaiz 55, (3192); Tirmizi, Cenaiz 41, (1030); Nesai, Mevakit, 31, (1, 275, 26).


Konu:  Namaz

2392-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Hiç biriniz, güneşin doğması ve batması esnasında namaz kılmaya kalkmasın."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 31, 30, Hacc 73; Müslim, Müsafırin 289, (838); Muvatta, Kur'an 47, (1, 220); Nesai, Mevakit 33, (1, 277).


Konu:  Namaz


2393-)  Abdullah es-Sunabihi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Güneş, beraberinde şeytanın boynuzu olduğu halde doğar, yükselince ondan ayrılır. Bilahare istiva edince (tepe noktasına gelince) ona tekrar mukarenet (yakınlık) peydah eder. Zevalden sonra (tepe noktasından ayrılıp batıya meyletimi) ondan yine ayrılır. Batmaya yakın tekrar ona yakınlık peydah eder, batınca ondan ayrılır." Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) işte bu vakitlerde namaz kılmaktan men etti."


Kaynak:  Muvatta, Kur'an 44, (1, 219); Nesai, Mevakit 31, (1, 275).


Konu:  Namaz


2394-)  Amr İbnu Abese es-Sülemi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah'ın Resülü! dedim, Allah'a biri diğerinden daha yakın olan bir saat var mıdır -veya- Allah'ın zikri taleb edilen daha yakın bir saat var mıdır?" "Evet, dedi, vardır. Allah'ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah zikredenlerden olabilirsen ol. Zira o saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar ve bu doğma anı kafirlerin ibadet vakitleridir. O esnada, güneş bir mızrak boyunu buluncaya ve (sarı, zayıf) ışıkları kayboluncaya kadar namazı bırak. Bundan sonra namaz -güneş gün ortasında mızrağın tepesine gelinceye kadar- yine (meleklerin) beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneşin tepe noktasına gelme saati, cehennem kapılarının açıldığı ve cehennemin coşturulduğu bir saattir; namazı (eşyaların gölgesi) doğu tarafa sarkıncaya kadar terkedin. Bundan sonra namaz -güneş batıncaya kadar- meleklerin beraberlik ve şehadetine mazhardır. Güneş, batarken de bu beraberlik ve şehadet kalmaz, çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında kaybolur. O sırada yapılacak ibadet kafirlerin ibadetidir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 299, (1277); Nesai, Mevakit 35, (1, 279, 280); Müslim, Müsafırin 294, (832).


Konu:  Namaz


2395-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sabah namazını kıldıktan sonra güneş yükselinceye kadar artık namaz yoktur. İkindiyi kıldıktan sonra da güneş batıncaya kadar namaz yoktur."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 31; Müslim, Müsafirin 288, (827); Nesai, Mevakit 35, (1, 277, 278).


Konu:  Namaz


2396-)  Kütüb-i Sittenin beş kitabı tarafından İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'dan kaydedilen bir rivayette şöyle buyurulmuştur: "Nazarımda pek değerli birçok kimse -ki bence onların en değerlisi Hz. Ömer'di- şu hususta şahidlik ettiler: "ResüIuIIah (aleyhissalatu vesselam), sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar, ikindi namazından sonra da batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladı."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 330; Müslim, Müsafirin 286, (826); Ebu Davud, Salat 299, (1276); Tirmizi, Salat 134, (183); Nesai, Mevakit 32, (1, 276, 277).


Konu:  Namaz


2397-)  Nadr İbnu Abdirrahman, ceddi Muaz (radıyallahu anh)'dan anlattığına göre, der ki: "Muaz İbnu Afra ile birlikte tavafta bulundum (tavaftan sonra kılınan iki rekatlik tavaf namazını) kılmadı. Kendisine: "Namaz kılmıyor musun?" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İkindi (namazı)ndan sonra güneş batıncaya kadar namaz yoktur. Sabah (namazın)dan sonra da güneş doğuncaya kadar namaz yoktur."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 11, (1, 258).


Konu:  Namaz


2398-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) dedi ki: "Ömer vehme düştü (yanıldı). Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Namaz kılmak için güneşin batma ve doğma zamanını taharri etmeyin (araştırıp seçmeyin). Çünkü o, şeytanın iki boynuzu arasında doğar" diye yasakladı." Müslim, şu ziyadede bulundu: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ikindiden sonraki iki rekati hiç bırakmadı."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 295, (833); Nesai, Mevakit 35, (1, 279).


Konu:  Namaz


2399-)  Cündüb İbnu's-Seken el-Gıfari'nin -ki bu zat Ebu Zerr (radıyallahu anh)'dır- anlattığına göre, Kabe'nin basamağına çıkıp şöyle demiştir. "Beni bilen bilir, bilmeyen de bilsin ki, ben Cündüb'üm. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı, şöyle söyler işittim: "Sabah (namazın)dan sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. İkindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar; Mekke'de hariç, Mekke'de hariç, Mekke'de hariç."


Kaynak:  Rezin ilavesidir. Bu hadis, Ahmed İbnu Hanbel'in Müsned'inden tahric edilmiştir (5,165).


Konu:  Namaz


2400-)  Hz. Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ikindi (namazı)ndan sonra, güneşin yüksekte olma halini istisna ederek, namaz kılmayı yasakladı." Nesai nin rivayetinde (ibare, ifade bakımından biraz farkla) şöyle gelmiştir: "...güneşin beyaz ve parlak halde olmasını istisna ederek..."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 299, (1274); Nesai, Mevakit 36, (1, 280).


Konu:  Namaz


2401-)  Ebu Basra el-Gıfari (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) el-Muhammas'ta ikindi namazı kıldırdı. Ve dedi ki: "Bu namaz, sizden öncekilere de arz olundu, ama onlar bunu zayi ettiler. Kim buna devam ederse ecri iki kere verilecek. Şahid doğuncaya kadar; ondan sonra namaz mevcut değildir."


Kaynak:  Müslim, Müsafırin 292, (830); Nesai, Mevakit 14, (1, 259, 260).


Konu:  Namaz


2402-)  es-Saib İbnu Yezid (radıyallahu anh)'in anlattığına göre, "ikindiden sonra namaz kıldığı için el-Münkedir'i Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in dövdüğünü görmüştür."


Kaynak:  Muvatta, Kur'an 50, (1, 221).


Konu:  Namaz


2403-)  Ebu Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) cuma günü hariç, gün ortasında (nısfu'n-nehar) namaz kılmayı mekruh addederdi ve derdi ki: "Cehennem, cuma dışında (her gün o vakitte) coşturulur."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 223, (1083).


Konu:  Namaz


2404-)  Ala İbnu Abdirrahman'ın anlattığına göre, öğle namazından çıkınca, Basra'daki evinde Enes İbnu Malik'e uğramıştı. Zaten evi de mescidin bitişiğindeydi. Der ki: "Huzuruna çıktığım zaman bana: "İkindiyi kıIdınız mı?" diye sordu. Ben: "Hayır, şu anda öğle namazından çıktık" dedim: "İkindiyi kılın!" dedi. Kalkıp kıldık. Namazdan çıkınca: "Ben, dedi, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "Bu, münafıkların namazıdır, oturur, oturur şeytanın iki boynuzu arasına girinceye kadar güneşi bekler, sonra kalkıp dört rek'at gagalar. Namazda Allah'ı pek az zikreder."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 195, (622); Muvatta, Kur'an 46, (1, 220); Ebu Davud, Salat 5, (413); Tirmizi, Salat 120, (160); Nesai, Mevakit 9, (1, 254).


Konu:  Namaz


2405-)  İbnu Mes'üd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı vakti dışında sadece iki namazı kılarken gördüm: (Veda Haccı sırasında) Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirerek kıldı. O gün, sabah namazını da (mütad) vaktinden önce kıldı."


Kaynak:  Buhari, Hacc 97, 99; Müslim, Hacc 292, (1289).


Konu:  Namaz


2406-)  Buhari'nin Abdurrahman İbnu Yezid'den kaydettiği bir diğer rivayet şöyledir: "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) haccetmişti. Yatsı ezanı sırasında veya buna yakın bir zamanda Müzdelife'ye geldik. Yanındaki bir adama söyledi, ezan ve arkasından ikamet okudu. Sonra akşam namazını kıldı. Arkasından iki rekat (sünnetini) kıldı. Sonra akşam yemeğini istedi ve yedi. Arkadan bir adama emretti, ezan ve ikamet okudu, iki rekat olarak yatsıyı kıldı. Şafak söktüğü zaman: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şu saatte bugün ve bu yer dışında şu namazı hiç kimse kılmamıştır" dedi. Abdullah (radıyallahu anh) dedi ki: "İşte şu ikisi, vakti değiştirilmiş olan yegane iki namazdır. Biri akşam namazı- bu, halk Müzdelife'ye geldikten sonra kılınır; diğeri sabah namazı, bu da şafak söker sökmez kılınır." İbnu Mes'ud sözlerine devamla: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bunu yaptığını, sonra ortalık ağarıncaya kadar kaldığını gördüm" dedi. Sonra sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer, Emirü'l Mü'minin -yani Hz. Osman (radıyallahu anh)- şu anda ifaza'da bulunsa (Mina'ya müteveccihen hareket etse) sünnete uygun hareket etmiş olur." (Hadisin ravisi Abdurrahman İbnu Yezid der ki): "Bilemiyorum, İbnu Mes'ud'un bu sözü mü önce telaffuz edildi, Hz. Osman'ın (Mina'ya) hareket emri mi. . . Derhal telbiye çekmeye başladı ve bu hal, yevm-i nahirde Büyük Şeytan'a taş atılıncaya kadar devam etti."


Kaynak:  Buhari, Hacc 99).


Konu:  Namaz


2407-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İnsanlar, eğer ezan okumak ile namazın ilk safında yer almada ne (gibi bir hayır ve bereket) olduğunu bilseler, sonra da bunu elde etmek için kur'a çekmekten başka çare kalmasaydı, mutlaka kur'aya başvururlardı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 9, 32, Şehadat 30; Müslim, Salat 129, (437); Tirmizi, Salat 166, (225); Nesai, Mevakit 22, (1, 269), Ezan 31, (2, 23); Muvatta, Nida 3, (1, 68); Cemaat 6, (1,131).


Konu:  Namaz


2408-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaşır, ezanı duyamayacağı yere kadar kaçar. Ezan bitince geri gelir. İkamete başlanınca yine uzaklaşır, ikamet bitince geri dönüp kişi ile kalbinin arasına girer ve şunu hatırla, bunun düşün diye aklında daha önce hiç olmayan şeylerle vesvese verir. Öyle ki (buna kapılan) kişi kaç rekat kıldığını bilemeyecek hale gelir."


Kaynak:  Buhari, Ezan 4, Amel fı's-Salat 18, Sehv 6, Bed'ü'I-Halk 11; Müslim, Salat 19, (389), Mesacid 83, (389); Ebu Davud, Salat 31, (516); Muvatta, Nida 6, (1, 69); Nesai, Ezan 30, (2, 21).


Konu:  Namaz


2409-)  Müslim'in diğer bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Şeytan namaz için okunan ezanı işitti mi kaçar. Müezzinin sesini işitmemek için sesli sesli yellenir. (Ezan bitip müezzin) susunca geri döner ve vesvese verir. İkameti işittiği zaman, müezzini duymamak için gider, susunca geri döner ve vesvese verir."


Kaynak:  Müslim, Salat 16, (389); Buhari, Ezan 4.


Konu:  Namaz


2410-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "Şeytan namaz için okunan ezanı işitince Ravha nam yere kadar gider."


Kaynak:  Müslim, Salat 15, (388).


Konu:  Namaz


2411-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberdik. Bilal (radıyallahu anh) kalkıp ezan okudu. (Ezanı bitirip) susunca, Aleyhissalatu Vesselam: "Kim bunun mislini kesin bir inançla söylerse cennete girer" buyurdu."


Kaynak:  Nesai, Ezan 34, (2, 24).


Konu:  Namaz

2412-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-Amr As (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işitmiştir: "Ezanı işittiğiniz zaman müezzinin söylediğini aynen (kelime kelime) tekrar edin. Sonra bana salat-u selam okuyun. Zira kim bana salat-u selam okursa Allah da ona on misliyle rahmet eder. Sonra benim için el-vesile'yi taleb edin. Zira o, cennete bir makamdır ki, mutlaka AlIah'ın kullarından birinin olacaktır. Ona sahip olacak kimsenin ben olmamı ümid ediyorum. Kim benim için Allah'tan el-Vesile'yi taleb ederse, şefaat kendisine vacib olur."


Kaynak:  Müslim, Salat 11, (384); Ebu Davud, Salat 36, (522); Nesai, Ezan 33, (2, 23); Tirmizi, Salat 154, (208); İbnu Mace, Ezan 4, (720). Hadisin ilk cümlesi Buhari'de de rivayet edilmiştir (Ezan 7).


Konu:  Namaz


2413-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ezanı işittiği zaman kim: "Allahümme Rabbe hazihi'd-da'veti't-tamme ve's-salati'I-kaime ati Muhammedeni'I-Vesilete ve'I-fadilete veb'ashu makamen mahmüdeni'Ilezi va'adtehu. (Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed'e‚ Vesile'yi ve fazileti ver. O'nu, va'adettiğin -bir rivayette va'adettiğin üzere- makam-ı Mahmüd üzere ba's et (dirilt)" derse, ona Kıyamet günü mutlaka şefaatim helal olur."


Kaynak:  Buhari, Ezan 8; Ebu Davud, Salat 28, (529); Tirmizi, Salat 157, (211); Nesai, Ezan 38, (2, 26); İbnu Mace, Ezarı 4, (722).


Konu:  Namaz


2414-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Müezzin, "Allahu ekber Allahu ekber" deyince sizden kim samimiyetle, "Allahu ekber Allahu ekber" derse, sonra müezzin: "Eşhedu en la ilahe illallah" deyince, "Eşhedu en la ilahe illallah" derse; sonra müezzin: "Eşhedü enne Muhammeden ResüIuIIah" deyince, "Eşhedü enne Muhammeden ResüIuIIah" derse; sonra müezzin: "Hayye aIa's-salat" deyince "La havle vela kuvvete illa billah" derse; sonra müezzin: "hayye aIa'I-felah" deyince, "La havle vela kuvvete illa billah" derse; sonra müezzin: "AIIahu ekber Allahu ekber" deyince, "AIIahu ekber AIIahu ekber" derse; sonra müezzin: "Lailahe iIlaIIah" deyince "Lailahe iIlallah" derse cennete girer."


Kaynak:  Müslim, Salat 12, (385); Ebu Davud, Salat 36, (527).


Konu:  Namaz


2415-)  Sà'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Müezzini işittiği zaman, kim: "Ben şehadet ederim ki, bir olan AIIah'tan başka ilah yoktur, 0'naşerik de yoktur, Muhammed O'nun kulu ve Resülüdür. Rabb olarak Allah'tan Resül olarak Muhammed'den -bir rivayette "...nebi = peygamber olarak Muhammed'den din olan İslàm'dan- razıyım" derse günahı affedilir."


Kaynak:  Müslim, Salat 13, (386); Ebu Davud, Salat 36, (525); Tirmizi, Salat 156, (210); İbnu Mace, Ezan 4, (721); Nesai, Ezan 38, (2, 26).


Konu:  Namaz


2416-)  Ebu Ümame Es'ad İbnu Sehl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Mu'aviye İbnu Ebi Süfyan (radıyallahu anh)'ı minberde oturmuş (hutbe vermek üzere bekliyorken) dinliyordum. (Ezan başladı.) Müezzin: "Allahu ekber Allahu ekber" deyince, Mu'aviye de: "Allahu ekber Allahu ekber" dedi; Müezzin: "Eşhedu en Ia ilahe illallah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi; Müezzin: "Eşhedu en la ilahe illallah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Müezzin: "Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Müezzin: "Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah!" dedi. Mu'aviye: "Ben de!" dedi. Ezan okuma işi bitince dedi ki: "Ey insanlar! Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı minberde iken işittim, O da, müezzin ezan okurken tıpkı sizin benden işittiğinizi söylüyordu (bizzat işittim)."


Kaynak:  Buhari, Cuma 23.


Konu:  Namaz


2417-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), müezzinin ezan okurken şehadet getirdiğini işitince: "Ben de! Ben de!" derdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 36, (527).


Konu:  Namaz


2418-)  Ebu Saidi'l-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediğinin mislini tekrar edin!"


Kaynak:  Buhari, Ezan 7; Müslim, Salat 10, (383); Ebu Davud, Salat 36, (522); Nesai, Ezan 33, (2, 23); Tirmizi, Salat 154, (208); İbnu Mace, Ezan 4, (720).


Konu:  Namaz


2419-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim, yedi yıl sevabına inanarak ezan okursa, Allah bunu, onun ateşten kurtulmasına bir senet yapar."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 152, (206).


Konu:  Namaz


2420-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Müezzin, sesinin gittiği yer boyunca mağfiret olunur. Yaş ve kuru herşey onun lehinde şehadet eder, namaza katılan kimseye yirmibeş kat namaz yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 31, (515); Nesai, Ezan 14, (2, 13); İbnu Mace, Ezan 5, (724).


Konu:  Namaz


2421-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah ve melekleri namazda birinci safa rahmet ederler. Müezzin sesinin ulaştığı yere kadar mağfiret görür. Yaş ve kuru her ne, sesini işitirse, onu tasdik eder. Ona, beraberinde namaz kılanların ecrinin bir misli verilir."


Kaynak:  Nesai, Ezan 14, (42,13).


Konu:  Namaz


2422-)  İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resülü! Müezzinler (sevapca) bizden üstün oluyorlar. (Onlara yetişmemiz için ne tavsiye edersiniz?) diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Onların söylediklerini sen de tekrar et. Bitirip sona erince dilediğini iste, sana da (aynı sevap) verilecektir" cevabını verdi. "


Kaynak:  Ebu Davud, 36, (524).


Konu:  Namaz


2423-)  Abdullah İbnu Abdirrahman İbni Ebi Sa'sa'a anlatıyor: "Ebu Said (radıyallahu anh) bana dedi ki: "Seni, koyunları ve kır hayatını seviyor görüyorum. Koyunlarınla birlikte veya kırda olunca namaz ezanı okursan, ezan sırasında sesini yükselt. Zira, müezzinin sesini insan, cin ve sair her ne işitirse en uzağı" bile Kıyamet günü onun lehinde şehadet eder." Ebu Said sözlerini şöyle tamamladı: "Ben bunu Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'dan işittim"


Kaynak:  Buhari, Ezan 5, Bed'ü'l-Halk 112, (Menakib 25; Nesai, Ezan 14, (2,13); Muvatta, Nida 5, (1, 69).


Konu:  Namaz


2424-)  Hz. Muaviye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı: "Müezzinler Kıyamet günü, boyun itibariyle insanların en uzunu olacaklardır" derken işittim."


Kaynak:  Müslim, Salat 14, (387).


Konu:  Namaz


2425-)  Asım İbnu Behdele der ki: "Zirri'bnu Hubeyş ezan okurken yanına bir adam uğradı ve: "Ey Ebu Meryem, ezan mı okuyorsun? Ben ezan yüzünden senden nefret ediyorum" dedi. Zirr ona şöyle cevap verdi: "Fazilet sebebiyle benden nefret mi ediyorsun? Vallahi seninle konuşmuyorum." Rezin ilavesidir. (Kaynağı bulunamamıştır). EZANIN BAŞLANGICI


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2426-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Müslümanlar Medine'ye geldikleri vakit toplanıyorlar ve namaz vakitlerini birbirlerine soruyorlardı. Namaz için kimse nida etmiyordu. Bir gün bu hususta konuştular. Bazıları: "Hristiyanların çanı gibi bir çan edinin" dedi. Bazıları da: "Yahudilerin boynuzu gibi bir boynuz edinerek (onu öttürün!)" dedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh): ''Bir adam çıkarsanız da namazı ilan etse!" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Ey BiIaI! Kalk! namazı ilan et!" dedi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 1; Müslim, Salat 1, (377); Tirmizi, Salat 139, (190); Nesai, Ezan 1, (2, 2-3).


Konu:  Namaz


2427-)  Ebu Umeyr İbnu Enes, Ensar'dan olan bir amcasından naklen anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) halkı namaza nasıl toplayacağı meselesine eğildi. Kendisine: "Namaz vakti olunca bir bayrak dik, onu görünce halk birbirine haber verir" dendi. Bu, Aleyhissalatu vesselam'ın hoşuna gitmedi. Bunun üzerine O'na, boynuz hatırlatıldı. Bu, yahudilerin borazanı idi. Onu bu da memnun etmedi ve hatta: "Bu yahudi işidir!" dedi. Bunun üzerine büyük çan hatırlatıldı. Efendimiz: "Bu hristiyanların işidir" dedi. Bu (konuşmalar)dan snnra Abdullah İbnu Zeyd el-Ensari, Resûlullah'ın üzüntüsüne üzülerek ayrıldı. Bunun üzerine rüyasında ezan öğretildi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 27, (498).


Konu:  Namaz


2428-)  Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Ensardan bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resülü! Ben sizin üzüntünüzü görüp ayrıldığım vakit (rüyamdan) bir adam gördüm. Üzerinde yeşil renkli iki giysi vardı. Kalkıp mescidin üzerinde ezan okudu. Sonra bir miktar oturdu. Tekrar kalkıp aynı söylediklerini bir kere daha tekrarladı. Ancak bu sefer bir de kad kameti's-salat (namaz başlamıştır) cümlesini ilave etti. Eğer halkın (bana yalancı diyeceğinden korkum) olmasaydı ben "uykuda değildim, uyanıktım" diyecektim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam): "Allah sana hayır göstermiş. Bilal'e söyle (bu kelimeleri söyleyerek) ezan okusun!" dedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh) de atılarak: "Onun gördüğünü aynen ben de gördüm, ancak o, anlatma işinde benden önce davranınca, ben utandım (anlatamadım)" dedi. "Adam anlattıkları arasında şunları da söyledi: "(Mescidin üzerine çıkan adam) kıbleye yöneldi ve dedi ki: "Allahu ekber Allahu akber Allahu ekber Allahu ekber, eşhedu en la ilahe illallah, eşhedu en la ilahe illallah. Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, hayye ala's-salat -iki defa-, hayye ala'l-felah -iki defa- Allahu ekber Allahu ekber, lailahe illallah." Sonra bir miktar durduruldu. Sonra adam tekrar kalktı, aynı şeyleri yeniden söyledi. Ancak bu sefer Hayye ala'l-felah'tan sonra kad kameti's-salat kad kameti's-salat dedi. Ravi ilave etti: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Bunu Bilal'e öğret!" buyurdu. (Adam emri yerine getirdi) Bilal de onları söyleyerek ezan okudu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 28, (505-507).


Konu:  Namaz


2429-)  Abdullah İbnu Zeyd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), halkı namaz için toplamak maksadıyla çalınmak üzere bir çan yapılmasını emrettiği zaman, ben uyurken yanıma bir adam geldi. Elinde bir çan vardı. Ben: "Ey Allah'ın kulu, bu çanı bana satar mısın?" dedim. Adam: "Pekala, ama bunu ne yapacaksın?" dedi. Ben: "Bununla insanları namaza çağıracağım" dedim. Bana: "Sana bu iş için daha hayırlı bir söz göstereyim mi?" dedi. Ben de ona: "Elbette!" dedim. "Öyleyse şunu söyle!" diyerek bana öğretti: "Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber. Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, eşhedü enne Muhammeden Resûlullah. Hayye ala's-salat, Hayye ala's-salat. Hayye ala'l-felah, Hayye ala'l-felah. Allahu ekber Allahu ekber Lailahe illallah." Abdullah İbnu Zeyd (radıyallahu anh) devamlı dedi ki: "(Rüyamdaki bu zat) benden biraz uzaklaştı sonra tekrar söze başlayıp: "Sonra namazı kılacağın zaman şunu söylersin" dedi ve öğretti: "Allahu ekber Allahu ekber-Eşhedu en la ilahe illallah, Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, Hayye ala's-salat, Hayye ala'l-felah, Kad kameti's-salat, kad kameti's-salat, Allahu ekber Allahu ekber Lailahe illallah." Sabah olunca Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek (rüyamda) gördüklerimi haber verdim. Bana: "İnşallah bu hak bir rüyadır. Kalk rüyada öğrenmiş olduğunu Bilal'e öğret. O bunları söyleyerek ezan okusun. Zira o, sesce senden daha gür!" buyurdu. Ben de Bilal'le birlikte kalktım. Ona teker teker arzediyordum. O da bunları yüksek sesle söyleyerek ezan okumaya başladı. Bunu evinde olan Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) işitmişti. Hemen evden çıkıp ridasını çekerek geldi ve: "Ey Allah'ın Resülü! diyordu, seni hak ile gönderen Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, onun gördüğünün aynısını ben de gördüm!" Bunu işiten Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Elhamdülillah! Şimdi bu daha sağlam oldu!" dedi." Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "(Bilal ezanı okuyup sıra ikamete gelince) Abdullah: "Onu ben gördüm, ben okumak isterim!" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da: "Öyleyse sen de ikamet getir!" buyurdu." Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "(Abdullah İbnu Zeyd ezanla ilgili kıssayı anlatırken elfazı ikişer ikişer zikretti, ikameti ise birer kere zikretti." Yine Tirmizi'nin bir rivayetinde denmiştir ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ezanı(nda elfaz) çift çift idi, ezanda da ikamette de."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 28, (499); Tirmizi, Salat 139, (189). Ebu Davud, Salat 30, (512). Tirmizi, Salat 139, (189). Tirmizi, Salat 142, (194).


Konu:  Namaz


2430-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "İnsanlar çoğalınca, herkesçe bilinecek olan bir şeyle namaz vaktinin duyurulmasının gerektiğini aralarında konuştular. (Bu meyanda bir ateş yakılması veya bir çan çalınması teklif edildi). Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Bilal'e emrederek ikişer kere söyleyerek de ikamet okumasını emretti."


Kaynak:  Buhari, Ezan 2, 3, Enbiya 50; Müslim, Salat 3, (378); Ebu Davud, Salat 29, (508); Tirmizi, Salat 141, (193); Nesai, Ezan 2, (2, 3).


Konu:  Namaz


2431-)  Ebu Mahzüra (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü, bana ezanın usülünü öğret" dedim. Bunun üzerine başımın ön kısmını meshederek: "Allahu ekber, Allahu -ekber, Allahu ekber, Allahu ekber dersin ve bunları derken sesini yükseltirsin. Sonra: "Eşhedü en la ilahe illallah, eşhedü en la ilahe illallah, eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, eşhedu enne Muhammeden Resûlullah dersin ve bunları söylerken sesini alçaltırsın, sonra sesini şehadette tekrar yükseltirsin: Eşhedü en la ilahe illallah eşhedü en la ilahe illallah. Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, eşhedü enne Muhammeden Resûlullah. Hayye ala's-salati hayye ala's-salat. Hayye ala'l-felahi hayye ala'l-felah. Eğer okuduğun ezan sabah ezanı ise şunu da söylersen: "es-Salatu hayrun mine'n-nevm, es-salatu hayrun mine'n nevm (Namaz uykudan hayırlıdır). Allahu ekber Allahu ekber, Lailahe illallah."


Kaynak:  Müslim, Salat 6, (379); Ebu Davud, Salat 28, (500-505); Tirmizi, Salat 140, (191); Nesai, Ezan 3, 4, 5, 6, (2, 4-8).


Konu:  Namaz

2432-)  Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "(Ebu Mahzüra dedi ki): "Bana Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ikameti ikişer ikişer öğretti: "Allahu ekber, Allahu ekber, Eşhedu en la ilahe illallah, Eşhedu en la ilahe illallah. Eşhedu enne Muhammeden Resûlullah, Eşhedu enne Muhammeden Resûlullah. Hayye ala's-salat, Hayye ala's-salat. Hayye ala'l-felah, Hayye ala'l-felah. Allahu ekber, Allahu ekber. Lailahe illallah. Ebu Davud der ki: "Abdurrezzak rivayetinde de iki: "(Resûlullah devamla): "İkamet getirince iki sefer de şunu söyle: Kad kameti's-salat, kad kameti's-salat!" (Aleyhissalatu vesselam ayrıca sordu): "Duydun mu?" (Ebu Mahzüra): "Evet!" dedi. (Hadisi rivayet eden ravi Saib) der ki: "Ebu Mahzüra alnındaki saçı ne kestirir ne de ayırırdı. çünkü oraya Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın elleri değmiş idi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 28, (501).


Konu:  Namaz


2433-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Ezan Resûlullah devrinde ikişer ikişer idi. İkamet de birer birer. Ancak (müezzin), ayrıca ikişer sefer olmak üzere kad kameti'-salat, kad kameti's-salat da derdi." İbnu Ömer devam eder: "Biz, ikameti işittik mi abdest alır, namaza giderdik."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 29, (510); Nesai, Ezan 2, (2, 3).


Konu:  Namaz


2434-)  İmam Malik'e ulaştığına göre: "Müezzin, sabah namazını haber vermek için Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in yanına gider. Onu uyuyor bulunca: "Essalatu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan hayırlıdır)" der. Bunun üzerine Hz. Ömer, o ibareyi sabah ezanına ilave etmesini emreder."


Kaynak:  Muvatta, Salat 8, (1, 72).


Konu:  Namaz


2435-)  Mücahid (rahimehullah) anlatıyor: "Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'le bir mescide girdim. Ezan çoktan okunmuştu. Biz namaz kılmak istiyorduk. Müezzin tesvibte bulundu (ikamet okudu). Abdullah mescidi terketti ve: "Haydi bizi bu bid'atçinin yanından çıkar!" dedi ve orada namaz kılmadı." Tirmizi der ki: "İbnu Ömer'den rivayet edildiğine göre, sabah ezanında es-salatu hayrun mine'n nevm derdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 45, (538); Tirmizi, Salat 145, (198).


Konu:  Namaz


2436-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Ben İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'le beraber idim, bir adam öğle veya ikindi namazında tesvibte bulundu. Bunun üzerine (İbnu Ömer): "Bizi (buradan) çıkar, zira şu (yapılan tesvib) bid'attir" dedi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 45, (538).


Konu:  Namaz


2437-)  Hz. Bilal (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Sabah hariç, sakın hiçbir namazda tesvibte bulunma!" tembihini yaptı."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 145, (198).


Konu:  Namaz


2438-)  Yine Hz. Bilal (radıyallahu anh) der ki: "Ezanın sonu şöyledir: "Allahu ekber, Allahu ekber, Lailahe illallah."


Kaynak:  Nesai, Ezan 16, (2,14).


Konu:  Namaz


2439-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in bir müezzini geceleyin ezan okumuştu. Ezanı iade etmisini emretti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 41, (532, 533); Tirmizi, Salat 149, (203).


Konu:  Namaz


2440-)  Tirmizi'nin yine İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'dan kaydettiği bir diğer rivayet şöyledir: "Hz. Bilal güneş doğmazdan önce ezan okumuştu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ona: "Haberiniz olsun kul uyudu" diye nida etmesini emretti."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 149, (203).


Konu:  Namaz


2441-)  Hz. Bilal (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Sabah vakti iyice belirinceye kadar ezan okuma!" dedi ve ellerini yanlara doğru açarak: "Şöyle!" diye gösterdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 41 (534).


Konu:  Namaz


2442-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir kimse, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a sabah namazının vaktini sormuştu. O da Hz. Bilal'e emretti. Şafak sökerken ezan okudu. Ertesi gün ortalık ağarıncaya kadar sabah ezanını tehir etti. Sonra ikamet okumasını emretti ve namazı kıldı. Sonra da adama: "İşte bu, (sabah) namazının vaktidir" dedi."


Kaynak:  Nesai, Ezan 12, (2, 11, 12).


Konu:  Namaz


2443-)  Ziyad İbnu'l-Haris es-Sudai (radıyallahu anh) anlatıyor: "Sabah ezanının ilk vakti girince, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana emretti, ben de ezan okudum ve: "İkamet de getireyim mi ey Allah'ın Resülü?" diye sordum. (Soruma hemen cevap vermeyip) doğu tarafına, fecre bakmaya başladı ve: "Hayır!" dedi. Ne zaman ki şafak söktü Hz. Peygamber (bineğinden) indi, abdest bozdu. Sonra bana doğru geldi. (Bu ara Ashabı da toplandı. Abdestini aldı. Bilal ikamet okumak istedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Suda'nın kardeşi ezan okudu, ezanı okuyan ikameti getirsin!" dedi. Ben de ikamet getirdim."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 30, (514); Tirmizi, Salat 146, (199).


Konu:  Namaz


2444-)  Simak İbnu Harb anlatıyor: "Bilal, güneş (öğlede, batı cihetine) kayınca ezan okurdu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) odasından çıkıncaya kadar ikamet getirmezdi. Odasından çıkınca, O'nu görür görmez ikamet getirirdi."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 160- (606); Tirmizi, Salat 148, (202); Ebu Davud,Salat 44, (537).


Konu:  Namaz


2445-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın iki müezzini vardı: Biri Bilal diğeri İbnu Ummi Mektüm el-A'ma."


Kaynak:  Müslim, Salat 7, (380); Ebu Davud, Salat 42, (535).


Konu:  Namaz


2446-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Bilal (radıyallahu anh)'e: "Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkamet getirdiğin zaman da peş peşe seri oku. Ezanla ikametin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenini içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fariğ olacağı bir zaman fasılası koy" diye talimat verdi. Şunu da ilave etti: "Beni görünceye kadar da (ikamet için) kalkmayın."


Kaynak:  Tirmizi; Salat 143, (195).


Konu:  Namaz


2447-)  Beni Neccar'dan bir kadın demiştir ki: "Benim evim, Mescid-i Nebevi'nin etrafındaki en uzun ev idi. Bilal (radıyallahu anh), sabah ezanını evimin damında okurdu. Seher'den gelip, dama oturur vaktin girmesini gözetlerdi. Vaktin girdiğini görünce gerinir, sonra da: "Allah'ım sana hamdediyor, dinini (müslümanların) ikame etmeleri için, Kureyş'e karşı yardımını diliyorum" der, arkadan ezan okurdu." Kadın devamla der ki: "Vallahi, onun bu duayı terkettiği tek gece bilmiyorum!"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 33, (519).


Konu:  Namaz


2448-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Namaz için ezanı ancak abdestli olan okusun."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 147, (201).


Konu:  Namaz


2449-)  Bir diğer rivayette şöyle buyrulmuştur: "Ezanı ancak abdestli olan okusun." Tirmizi der ki: "Önceki rivayet daha sahihtir."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 147, (200).


Konu:  Namaz


2450-)  Osman İbnu Ebi'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bana en son vasiyetlerinden biri de, ezanına mukabil ücret almayan bir müezzin tutmamdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 40, (531); Tirmizi, Salat 155, (209); Nesai; Ezan 32, (2, 23).


Konu:  Namaz


2451-)  Ebu Bekr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte sabah namazı için beraber çıktık. Uğradığı her adama namaz için sesleniyor veya ayağı ile dürtüyordu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 293, (1264).


Konu:  Namaz

2452-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) veya Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Ashabından bir diğeri tarafından rivayet edildiğine göre, (bir seferinde) Bilal (radıyallahu anh) ikamete başlamıştır. Kad kameti's-salat deyince Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Allah onu (namazı) ikame etsin ve daim kılsın!" buyurdu. İkametin geri kısmında, ezanın faziletleri bahsinden mezkür olan Hz. Ömer hadisinde olduğu gibi (müezzinin söylediklerini tekrar şeklinde) hareket ediyordu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 39, (528).


Konu:  Namaz


2453-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anh) sefer sırasında ikamete sadece sabah namazından hem ezan, hem de ikamet her ikisini okurdu. Derdi ki: "(Seferde ezana hacet yok, çünkü) ezan, kendisine cemaat gelecek olan imama mahsustur."


Kaynak:  Muvatta, Salat 11, (1, 73).


Konu:  Namaz


2454-)  Ebu Cuhayfe (radıyallahu anh)'nin anlattığına göre, Hz. Bilal (radıyallahu anh)'i ezan okurken görmüştür. Der ki: "Ben, ezan okurken, onun ağzını şu tarafa, bu tarafa (sağa sola) dönerken takibe koyuldum." Tirmizi'nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "İki parmağı kulaklarını üzerinde olduğu halde...


Kaynak:  Buhari, Ezan 18,19, Vudü 40, Salat 17, Sütre 90, 93, 94, Menakıb 23, Libas 3, 42; Müslim,Salat 249, (503); Ebu Davud, Salat 34, (520); Tirmizi, Salat 144, (197); Nesai, Ezan 13, (2,12).


Konu:  Namaz


2455-)  Ebu Davud'da şu ifadeye yer verilmiştir: "(Bilal), hayye ala's-salat, hayye ala'l-felah cümlesine gelince boynunu sağa ve sola çevirdi, bizzat kendi dönmedi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 34, (520).


Konu:  Namaz


2456-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Doğu iIe batı arasında tek bir kıble vardır."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 256, (342, 343, 344).


Konu:  Namaz


2457-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) dedi ki: "Kişi Beytullah istikametine yöneldi mi doğu ile batı arasında tek bir kıble vardır."


Kaynak:  Muvatta, Kıble 8, (1,196).


Konu:  Namaz


2458-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktığı zaman, ellerini iki omuzunun hizasına kadar kaldırır sonra tekbir getirirdi. Rükü yapmak isteyince de (ellerini iki omuzu hizasına kaldırmak suretiyle) aynı şeyi yapardı. Rüküdan başını kaldırınca da aynı şeyi yapardı. Ancak bunu, secdeden başını kaldırırken yapmazdı." Bir başka rivayette: "Bunu, secde ederken yapmazdı" denmiştir.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2459-)  Bir diğer rivayette: "Başını rüküdan kaldırınca, ellerini aynı şekilde kaldırır ve: "Semi allahu li-men hamideh, Rabbena ve leke'l-hamd. (Allah kendine hamdedeni işitir. Rabbimiz, hamd sanadır)" derdi" şeklinde gelmiştir. Bu ibarenin elfazı Sahiheyn'e aittir.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2460-)  Buhari'nin diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) namaza girince tekbir getirir ve ellerini kaldırırdı."


Kaynak:  Buhari


Konu:  Namaz


2461-)  Muvatta ve Ebu Davud'da gelen bir rivayette de şöyle denmiştir: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) namaz için iftitah tekbiri getirince (namaza başlayınca), ellerini iki omuzu hizasına kadar kaldırırdı, rüküdan kalkınca daha aşağı kaldırırdı."


Kaynak:  Muvatta, Ebu Davud


Konu:  Namaz


2462-)  Muvatta'nın bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "(İbnu Ömer) eğilip doğruldukça her seferinde tekbir getirirdi." İbnu Cüreyc der ki: "Nafi'e (Yani İbnu Ömer ellerini) ilk kaldırmada öbürlerinden daha mı yukarı kaldırıyordu?" diye sordum. Bana: "Hayır! eşitti" dedi. Ben tekrar: "Öyleyse bana işaret et (göster)" talebinde bulundum. Göğsüne hatta daha aşağıya işaret etti."


Kaynak:  Muvatta


Konu:  Namaz


2463-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktığı zaman ellerini iki omuzunun hizasına kadar kaldırırdı. Sonra eller o halde iken tekbir getirirdi, rüküa giderdi. Sonra belini doğrultmak isteyince ellerini tekrar iki omuz hizasına kadar kaldırır ve, "Semi'allahu li-men hamideh" derdi. Secdede ellerini kaldırmazdı. Rüküdan önce getirdiği her bir tekbirde ellerini kaldırırdı ve bu hal namazın bitimine kadar devam ederdi." Yine Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Rüküdan doğrulunca, secdeye eğilince (kaldırır), iki secde arasında kaldırmazdı" denmiştir.


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2464-)  Nesai'nin rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resülulah (aleyhissalatu vesselam) namaza girdiği zaman ellerini kaldırırdı. Rüküya gitmek istediği zaman, başını rüküdan kaldırdığı ve iki rek'at arasında kalktığı zaman aynı şekilde ellerini iki omuzunun hizasına kaldırırdı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 83, 84, 85, 86; Müslim, Salat 22, (390); Muvatta, Salat 16, (1, 75, 76, 77); Ebu Davud, Salat 117, (721, 722, 741, 743); Tirmizi, Salat 190, (255); Nesai, İftitah 1, 2,3, (2,121,122); İbnu Mace, İkamet 15, (858 - 868).


Konu:  Namaz


2465-)  Alkame (rahimehullah) anlatıyor: "Size Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazıyla namaz kıldırayım mı?" dedi ve namaz kıldı. Bu namazda ellerini bir kere iftitah tekbiri sırasında kaldırdı, başka kaldırmadı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2466-)  Bir diğer rivayette şöyle demiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) her eğilip doğrulmalarda, kıyam ve oturmalarda tekbir getirirdi. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) de aynı şekilde tekbir getirirlerdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 119, (748); Tirmizi, Salat 191, (257), 188, (253); Nesai, İftitah 110, (2,195),124, (1, 204), Sehv 70, (3, 62).


Konu:  Namaz


2467-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı iftitah tekbiri alırken gördüm. Ellerini kulaklarına yakın kaldırmıştı. Sonra (namazdan çıkıncaya kadar) başka kaldırmadı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 119, (752).


Konu:  Namaz


2468-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'den yapılan rivayete göre, halka namaz kıldırdığı zaman, her eğilip doğrulmada tekbir getirirdi. Kendisine: "Bu tekbirler de ne?" dendiği vakit: "Bu, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazıdır!" diye cevap verirdi." Bu hadis, Sahiheyn'in rivayetine lafzen uygundur. Ebu Davud ve Tirmizi'nin bir rivayetinde: "(Ebu Hüreyre) tekbir getirince parmaklarını açardı" denmiştir. Tirmizi'nin bir diğer rivayetinde "O eğilirken tekbir getirirdi" denmiştir.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2469-)  Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Şayet Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in ön cihetinde olsaydım koltuk altlarını görürdüm (kollarını öylesine yüksek kaldırırdı)."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2470-)  Nesai'de gelen bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) Beni Züreyk Mescidi'ne geldi ve dedi ki: "Üç şey var ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) onları yapıyordu, halk ise terketmiş durumda... Namazda ellerini uzatarak kaldırırdı, (Fatihayı okuyunca kıraate geçmezden önce) bir miktar süküt buyurdu, secdeye varınca (ve secdeden kalkınca) tekbir getirirdi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 115; Müslim, Salat 27-32, (392); Muvatta, Salat 19, (1, 76); Ebu Davud, Salat 118,119, (746, 753); Tirmizi, Salat 177,198, (239, 254); Nesai, İftitah 6, (2,124), 84, (2,181-182),184, (2, 235).


Konu:  Namaz


2471-)  Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh)'un anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı, namaza girdiği sırada ellerini kaldırıp tekbir getirirken görmüştür. Ravilerden Hemmam Resûlullah'ın ellerini kulaklarının hizasına kadar kaldırdığını gösterdi.Sonra elbisesine gömüldü, sonra sağ elini sol elinin üstüne koydu. Rüküya gitmek isteyince, ellerini elbiseden çıkardı. Sonra onları kaldırdı, sonra tekbir getirdi ve rüküya gitti, semi'allahu li-men hamideh dediği zaman ellerini kaldırdı, secdeye gittiğinde ellerinin arasına secde etti."


Kaynak:  Müslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).


Konu:  Namaz

2472-)  Ebu Davud'da gelen bir diğer rivayette şöyle denir: "...Sonra Medine'ye geldim, gördüm ki (halk, namazı) üzerlerinde bürnuz ve kisalar olduğu halde kılıyor ve namaza başlarken ellerini göğüslerine kadar kaldırıyor."


Kaynak:  Müslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).


Konu:  Namaz


2473-)  Bir diğer rivayette der ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'Ia birlikte namaz kıldım. Tekbir getirdiği zaman ellerini kaldırıyor, sonra (elbisesine) gömülüyordu. Sonra sol elini sağ eliyle tutuyor, ellerini elbisesine sokuyordu, rükü yapmak istediği zaman ellerini çıkarıp sonra kaldırıyordu. Rüküdan başını kaldırmak isteyince de ellerini kaldırıyor, sonra secde ediyordu. (Secdede) yüzünü elleri arasına koyuyor idi. Keza başını secdeden kaldırınca da ellerini kaldırıyordu. Namaz bitinceye kadar (her rek'atte böyle yapıyordu)."


Kaynak:  Müslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).


Konu:  Namaz


2474-)  Bir diğer rivayette şöyle der: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ellerini, omuzları hizasına kadar kaldırdı. Baş parmaklarını da kulaklarıyla, hizaladı, sonra tekbir getirdi."


Kaynak:  Müslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).


Konu:  Namaz


2475-)  Bir diğer rivayette: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı iftitah tekbiriyle birlikte ellerini kaldırırken görmüştür."


Kaynak:  Müslim, Salat 54, (401); Ebu Davud, Salat 117, (723-729, 736, 737); Nesai, İftitah 107, (2, 194), 139, (2, 211),187, (2, 236), Sehv 29, (3, 34-35).


Konu:  Namaz


2476-)  Said İbnu Haris el-Mualla (rahimehullah) anlatıyor: "Ebu Saidi'l-Hudri (radıyallahu anh) bize namaz kıldırdı. Secdelerden başını kaldırırken, secdeye giderken, iki(nci) rek'atten kalkarken, tekbirlerini cehri (sesli) olarak getirdi ve sonunda: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı böyle yapar gördüm!" diye açıklamada bulundu."


Kaynak:  Buhari, Ezan 144.


Konu:  Namaz


2477-)  Mutarrif İbnu Abdillah (rahimehullah) anlatıyor: "Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anh)'in arkasında ben ve İmran İbnu Husayn beraber namaz kıldık. Ali (radıyallahu anh) secde edince tekbir getiriyor, başını kaldırınca tekbir getiriyor, iki(nci) rek'atten kalkınca yine tekbir getiriyordu." Nesai'nin rivayetinde şöyle denmiştir: "Her eğilme ve her kalkmada tekbir getirir, rüküyu tamamlardı."


Kaynak:  Buhari Ezan 144, 115,116; Müslim, Salat 33, (393); Ebu Davud, Salat 140, (835); Nesai, Sehv 1, (3, 2).


Konu:  Namaz


2478-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) farz namaza kalkınca tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Kıraatini tamamlayıp rüküya gitmek isteyince aynı şeyi yapardı. Rüküdan kalkınca da aynı şeyi yapardı. Oturur vaziyette iken ellerini hiçbir surette kaldırmazdı. İki(nci) secdeden de kalkınca ellerini aynı şekilde kaldırır ve tekbir getirirdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 118, (744).


Konu:  Namaz


2479-)  Ebu Kılabe anlatıyor: "İbnu Hüveyris (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın (namaza başlarken) tekbir getirdiği, rüküya gittiği, rüküdan başını kaldırdığı zaman, kulağının üst kısmına ulaşıncaya kadar ellerini kaldırdığını görmüştür." Nesai, bir diğer rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "...secde ettiği ve secdeden başını kaldırdığı (zaman da ellerini kaldırırdı)."


Kaynak:  Buhari, Ezan 84; Müslim, Salat 24-26 (391); Ebu Davud, Salat 118, (745); Nesai 85, (2, 182); İbnu Mace, İkametu's-Salat; 15, (859).


Konu:  Namaz


2480-)  Nadr İbnu Kesir es-Sa'di anlatıyor: "Abdullah İbnu Tavus, Mescidü'l-Hayf'da yanıbaşımda namaz kıldı. İlk secdeyi yapıp secdeden başını kaldırdığı zaman ellerini yüzünün hizasına kadar kaldırmıştı. Ben bunu hoş bulmadım ve Vüheyb İbnu Halid'e söyledim. Vüheyb ona: "Sen hiç kimsede görmediğin birşey mi yapıyorsun?" dedi. Ancak Tavus cevaben: "Babamın onu yaptığını gördüm. Üstelik babam şunu da söylemişti: "İbnu Abbas (radıyallahu anh) böyle yaptığını gördüm. Üstelik onun: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunu yapıyordu" demiş olmasından başka bir şey de bilmiyorum."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 117, (740); Nesai, İftitah 177, (2, 232).


Konu:  Namaz


2481-)  Meymün eI-Mekki, AbduIIah İbnu Zübeyr (radıyallahu anh)'i gördüğünü ve kendilerine namaz kıldırdığını anlatmıştır. Devamla der ki: "Abdullah namazda kıyam, rükü, secde ve secdeden kıyama kalkma esnalarında elleriyle işaret yapıyordu (ellerini kaldırıyordu). İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'a gittim. Ve: "İbnu Zübeyr'i hiç kimsede görmediğim bir tarzda namaz kılıyor gördüm" deyip onun namazda yaptığı işareti anlattım. Bana: "Eğer Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazını görmekten hoşlanırsan, Abdullah İbnu Zübeyr'in namazına uy!" dedi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 117, (739).


Konu:  Namaz


2482-)  İmran İbnu'l-Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Bende basur vardı. Namazı nasıl kılacağım diye Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a sordum. "Ayakta kıl, muktedir olmazsan oturarak kıl, buna da muktedir olmazsan yan üzeri (yatarak) kıl" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2483-)  Diğer bir rivayette geldiğine göre, İmran Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a kişinin oturarak kılacağı namaz hususunda sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ayakta kılarsa bu efdaldir. Kim de oturarak kılarsa, ona ayakta kılanın ecrinin yarısı verilir. Kim de yatarak kılarsa ona da oturarak kılanın ecrinin yarısı verilir" buyurdu."


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 18, 17, 19; Ebu Davud, Salat 179, (951, 952); Tirmizi, Salat 274, (372); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 21, (3, 223-224).


Konu:  Namaz


2484-)  Abdullah İbnu Şakik anlatıyor: "Hz. Aişe (radıyallahu anha)'ye: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) oturarak namaz kılar mıydı?" diye sordum. Bana şu cevabı verdi: "Evet! Halk -veya yaş demişti- O'nun dermanını kesince (yani insanların meseleleriyle ömrünü tüketince, dermandan kesilince demektir)."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2485-)  Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) oturarak namaz kılar, oturduğu halde kıraat buyurur, kıraatinden takriben otuz-kırk ayet kalınca kalkar, kıraatına ayakta devam eder, sonra rüküya ve secdeye giderdi. İkinci rek'atte aynen bunun gibi yapardı. Namazı bitince, ben uyanıksam benimle konuşurdu, uyuyor isem yatardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2486-)  Nesai'de gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam'ı (oturarak namaz kılarken) bağdaş kurma şeklinde oturmuş gördüm." Nesai der ki: "Bu hadisin hatalı olduğu kanaatindeyim."


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 20, Teheccüd 16; Müslim, Salatu'l-Müsafırin 112,115, (731, 732); Muvatta, Cum'a 20, (1, 137, 138); Ebu Davud, Salat 179, (953-956); Tirmizi, Salat 257, (374, 375); Nesai, Kıyamu'I Leyl,18, 22, (3, 219-224).


Konu:  Namaz


2487-)  Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ölümüne yakın, farzlar dışındaki namazlarının çoğu oturarak idi. Ona göre, amellerin en güzeli, az da olsa devamlı olanı idi."


Kaynak:  Nesai, Kıyamul-Leyl 19, (3, 222).


Konu:  Namaz


2488-)  Hz. Hafsa (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın, nafıle namazlarını kılarken, ölümüne bir yıl kalıncaya kadar hiç oturduğunu görmedim. Bundan sonra hep oturarak kıldı. Namazda süreyi hep tertil üzere okurdu. Bundan dolayı o süre, aslında ondan daha uzun olan süreden daha uzun görünürdü."


Kaynak:  Müslim, müsafırin 118, (733); Muvatta, Cum'a 20, (1,137); Tirmizi, Salat 275, (373); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 19, (3. 223).


Konu:  Namaz


2489-)  İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Bana Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın: "Kişinin oturarak kıldığı (nafile) namaz, normal şekilde kıldığı namazın (sevapca) yarısına denktir" buyurduğu söylenmişti. (Kendisinden sormak üzere) derhal yanına gittim. Varınca, Efendimizi oturarak namaz kılıyor buldum. Elimi başının üzerine koydum. Bana: "Ey Abdullah İbnu Amr! Meselen nedir?" dedi. Ben: "Ey Allah'ın Resülü, bana "Kişinin oturarak kıldığı namaz, normal namazın yarısına denktir" buyurduğunuz söylendi. Halbuki siz de oturarak kılıyorsunuz?" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Evet öyledir. Ancak ben sizlerden biri gibi değilim" cevabını verdi."


Kaynak:  Müslim, Müsafırin 120, (735); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 20, (1, 136, 137); Ebu Davud, Salat 179, (950); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 20, (3, 223).


Konu:  Namaz


2490-)  Muharib İbnu Disar (radıyallahu anh) anlatıyor: "Huzeyfe (radıyallahu anh), namaz kılmakta olan ve bu sırada belini tam doğrultamayan bir adam görmüştü. Namazdan çıkınca: "Sırtında bir rahatsızlığın mı var?" diye adama sordu. "Hayır!" cevabını alınca: "Şayet, bu halin üzere ölecek olsan Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın sünnetine muhalefet üzere ölürsün" dedi." Rezin ilavesidir. Derim ki: "Bu rivayet Buhari'de şu şekilde gelmiştir: "Huzeyfe, (namazda) rükü ve secdesini tamamlayan bir adam görmüştü. Namazını kılıp bitirince Huzeyfe (radıyallahu anh) ona: "Sen namaz kılmadın. Eğer ölecek olsan, Allah'ın Muhammed (aleyhissalatu vesselam)'ı, yarattığı fıtrattan başka bir fıtrat üzere ölürsün" dedi. Gerçeği Allah, bilir."


Kaynak:  Buhari, Ezan 119, 132.


Konu:  Namaz


2491-)  Ebu Hazım (rahimehullah) anlatıyor: "Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anhüma) demişti ki: "İnsanlara, namazda sağ elini sol kolu üzerine koysun" diye emredilmişti. " Ebu Hazım devamla der ki: "Ben onun (Sehl'in), bu, hadisi Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a nisbet ettiğini biliyorum."


Kaynak:  Buhari Ezan 89; Muvatta, Kasru's-Salat 47, (1, 859).


Konu:  Namaz

2492-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'un anlattığına göre, namaz kılarken sol elini sağ eline koymuştur. Bunu gören Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (bizzat elleriyle tutarak) sağ elini sol elinin üzerine koymuştur."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 120, (755); Nesai, İftitah 10, (2, 126).


Konu:  Namaz


2493-)  Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı namazda kıyamda iken, sağ eliyle sol elinin üstünden tutmuş gördüm."


Kaynak:  Nesai, İftitah 9, (2, 125, 126).


Konu:  Namaz


2494-)  İsmail İbnu Ümeyye anlatıyor: "Nafi merhuma namazda ellerinin parmaklarını kenetleyen kimse hakkında sormuştum. Bana: "Bu hususta Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anh)'i işittim: "Bu, Allah'ın gadabına uğrayanların namazıdır" demişti diye cevap verdi." Rezin'in ilave ettiği bir rivayette de şöyle denmiştir: "İbnu Ömer (radıyallahu anh), namazda kuûd halinde (otururken) sol elini kabası üzerine dayanan bir adam görmüştü, hemen müdahale ederek: "Böyle oturma, zira azaba uğrayanlar bu şekilde otururlar!" dedi.


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 187, (993). Ebu Davud, Salat 187, (994).


Konu:  Namaz


2495-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "(Namazın) sünnetlerinden biri namazda (sağ) avucu (sol) avuç üzerine koyup, her ikisini birlikte göbeğin altına yerleştirmektir."


Kaynak:  Rezin ilavesidir. Ebu Davud, Salat 120, (756).


Konu:  Namaz


2496-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazda ihtisarı (elleri böğre koymayı) yasakladı."


Kaynak:  Buhari, Amel fı's-Salat 17; Müslim, Mesacid 46, (545); Ebu Davud, Salat 176, (947); Tirmizi, Salat 281, (383); Nesai, İftitah 12, (2,127).


Konu:  Namaz


2497-)  Buhari de Hz. Aişe'den yapılan bir diğer rivayette geldiğine göre: "Hz. Aişe (radıyallahu anha), kişinin ellerini (ihtisar yaparak) böğrüne koymasını mekruh addeder ve "Bunu yahudiler yapar" derdi."


Kaynak:  Buhari, Enbiya 50.


Konu:  Namaz


2498-)  Rezin'in rivayet ettiği diğer bir hadiste: "Resûlullah ihtisarı (eli böğre koymayı) namazda ve namaz dışında yasakladı" demiştir."


Kaynak:  Rezin


Konu:  Namaz


2499-)  Ziyad İbnu Sübeyh eI-Hanefi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anh)'in yanı başında namaz kıldım. Ellerimi de böğürlerime koydum. Namazı bitirince: "Bu, namazda haç(a benzemek)dir, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunu yasaklamıştı" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 160, (903); Nesai, İftitah 12 (2,127).


Konu:  Namaz


2500-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'dan nakledildiğine göre, ayaklarının arasını bitiştirerek namaz kılan bir adam görmüştü. Şöyle söylendi: "(Bu adam) sünnete muhalefet etti. Ayaklarını sırayla dinlendirse daha iyidir."


Kaynak:  Nesai, İftitah 13, (2,128).


Konu:  Namaz


2501-)  Ümmü Kays Bintu Mihsan (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yaşlanıp biraz şişmanlayınca, namaz kıldığı yerde bir sütun bulundurdu namazda ona dayandı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 177 (948).


Konu:  Namaz


2502-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) kıraatını bismillahirrahmanirrahim ile başlatıyordu."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 181, (245).


Konu:  Namaz


2503-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman (radıyallahu anhüm) ile birlikte namaz kıldım. Onlardan hiçbirinin bismillahirrahmanirrahım'i okuduklarını işitmedim."


Kaynak:  Buhari, Ezan 89; Müslim, Salat 50, (399); Muvatta, Salat 30, (1, 81); Ebu Davud, Salat 124, (782); Tirmizi, Salat 182, (246); Nesai, İftitah 21, 22, (2, 133-135); İbnu Mace, İkamet 4, (813- 815).


Konu:  Namaz


2504-)  İbnu Abdillah İbnu Muğaffel (rahimehullah) anlatıyor: "Ben (namazda) bismillahirrahmanirrahim'i okumuştum. Babam işitti. Bana: "Oğulcuğum, (bu yaptığın) bir bid'attir. Bid'atten sakın!" dedi. Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ashabından her kimle karşılaştı isem, hepsinin de bid'atten nefret ettiği kadar bir başka şeyden nefret etmediğini gördüm. Babam sözlerine şöyle devam etmişti: "Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'Ia, Hz. Ebu Bekr'le, Hz. Ömer'le, Hz. Osmanla (radıyallahu anhüm) namaz kıldım. Onlardan hiç birinin bunu (besmelenin okunacağını) okuduklarını işitmedim. Onu sen de okuma. Sadece "Elhamdülillahi rabbi'l-alemin" de."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 180, (244); Nesai, İftitah 22, (2,135).


Konu:  Namaz


2505-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ikinci rek'atten kalktığı zaman kıraati Elhamdü lillahi Rabil alemin ile başlatıyor ve süküt etmiyordu."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 148, (599).


Konu:  Namaz


2506-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim Fatiha-i şerife süresini okumadan namaz kılarsa bilsin ki bu namaz nakıstır -bu sözü üç kere tekrarladı- eksiktir." Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'ye: "Biz imamın arkasında bulunuyorsak (ne yapalım)?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Yine de içinden oku. Zira ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediğini işittim: "AIIah Teala hazretleri (bir hadis-i kudside) buyurdu ki: "Ben kıraati kulumla kendi aramda iki kısma böldüm, yarısı bana ait, yarısı da ona. Kuluma istediği verilmiştir: Kul: "EI-hamdülillahi Rabbi'I-alemin. (Hamd alemlerin Rabbine aittir)" deyince, Aziz ve Celil olan AIIah: "Kulum bana hamdetti!" der. "er-Rahmanirrahim" deyince, AIIah: "Kulum bana senada bulundu" der. "Maliki yevmiddin (ahiretin sahibi)" deyince, AIIah: "Kulum beni tebcil ve ta'ziz etti (büyükledi)" der. "İyyakena'budü ve iyyakenestain (yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım isteriz)" deyince, AIIah: "Bu benimle kulum arasında bir (taahhüddür). Kuluma istediğini verdim" der. "İhdina s-sırata'I-müstakim sıratallezine en amte aleyhim gayr'il-mağdübi aleyhim ve Ia'ddallin. (Bizi doğru yola sevket, o yol ki kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoludur, gadaba uğrayanların ve dalalete düşenlerin değil)" dediği zaman, Allah: "Bu da kulumundur, kuluma istediği verilmiştir" buyurur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2507-)  Ebu Davud'da gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "...Bana Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Haydi git ve Medine'de ilan et ki: "Sadece Fatiha süresi de olsa, Kur'an'dan bir parça okumadıka kıldığınız namaz namaz değildir" dedi ve başka bir şey ilave etmedi."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2508-)  Rezin'in zikrettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: "...Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kıraatsiz namaz sahih değildir." Bilesiniz, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize her ne duyurdu ise biz de size duyurduk. Bize gizli tuttuğunu biz de size gizli tuttuk." Bu açıklama üzerine bir zat ona: "Ey Ebu Hüreyre, Fatiha'ya herhangi bir ilavede bulunmazsam (yeterli midir) ne dersin?" diye sordu. Ebu Hüreyre dedi ki: "Bu sual Aleyhissalatu vesselam'a da sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Bununla iktifa edersen sana yeter, ilavede bulunursan senin için daha hayırlı ve efdal olıır."


Kaynak:  Müslim, Salat 38, (395); Muvatta; Salat 39, (1, 84-85); Ebu Davud, Salat 136, (819, 820, 821); Tirmizi, Tefsir, Fatiha, (2954, 2955); Nesai, İftitah 23, (2,135, 236).


Konu:  Namaz


2509-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Namazda) Fatiha süresi ile kolaya gelen bir miktar (Kur'an ayetin)i okumakla emrolunduk."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 136, (818).


Konu:  Namaz


2510-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) demiştir ki: "Kim Fatiha'yı okumadan bir rek'at namaz kılarsa, imamın arkasında bulunmadığı takdirde, namaz kılmış sayılmaz."


Kaynak:  Muvatta, Salat 38, (1, 84); Tirmizi, Salat 283, (313).


Konu:  Namaz


2511-)  Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın gayri'l-mağdübi aleyhim ve la'd-dallin'i okuyunca amin dediğini ve bunu söylerken sesini uzattığını işittim." Bir başka rivayette şöyle gelmiştir. ". . .Bunu söylerken sesini yükselttiğini işittim."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 172, (932, 933); Tirmizi, Salat 184, (248).


Konu:  Namaz

2512-)  Hz. Bilal (radıyallahu anh)'in söylediğine göre, Aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah'ın Resülü! amin'de beni geride bırakma!" demiştir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 172, (937).


Konu:  Namaz


2513-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İmam amin deyince siz de amin deyin. Zira kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir." İbnu Şihab der ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) amin derdi."


Kaynak:  Buhari Ezan 112; Müslim, Salat 72, (410); Muvatta, Salat 44, (1, 87); Ebu Davud, Salat 172, (936); Tirmizi, Salat 185 (250); Nesai, İftitah 34, 35, (2,144); İbnu Mace İkamet 14, (851).


Konu:  Namaz


2514-)  Buhari'de diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Kari (okuyucu) amin deyince siz de amin deyin. Zira melekler "amin" der. Kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir.


Kaynak:  Buhari, Da'avat 63.


Konu:  Namaz


2515-)  Ebu Bürde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazında altmış-yüz arasında ayet okurdu."


Kaynak:  Nesai, İftitah 112, (2,157); Buhari, Mevakit 11,13, 39, Ezan 104; Müslim, Mesacid 2, (1, 246),16, (1, 262).


Konu:  Namaz


2516-)  Amr İbnu Hureys (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın sabah namazında İza'ş-şemsu küvviret süresini okuduğunu işittim."


Kaynak:  Müslim, Salat 164, (456); Ebu Davud, Salat 135, (817); Nesai, İftitah 44, (2,157).


Konu:  Namaz


2517-)  Abdullah İbnu Saib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize Mekke'de sabah namazı kıldırdı. Mü'minün süresini kıraat buyurarak namaza başladı. Hz. Musa ve Harun'un zikrine gelince -veya Hz. İsa'nın zikrine, ravi burada tereddüt etti. Resüllullah (aleyhissalatu vesselam)'ı bir öksürük tuttu, hemen rüküya gitti."


Kaynak:  Buhari, Ezan 106; Müslim, Salat 163, (455); Ebu Davud, Salat 89, (648, 649); Nesai, İftitah 76, (2,176). Hadis Buhari'de muallak olmuştur.


Konu:  Namaz


2518-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazında Kaf ve'l-Kurani'l-Mecid ve benzeri bir süre okurdu. Aleyhissalatu vesselam diğer namazları hafif kıldırırdı."


Kaynak:  Müslim, Salat 168, (458).


Konu:  Namaz


2519-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) cuma günü, sabah namazında Elif-lam-mim Tenzil es-Secde, ve Hel eta ala'l-insani hinun mine'd-dehr sürelerini okurdu. Yine Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) cuma namazında Cuma ve Münafikün surelerini okurdu."


Kaynak:  Müslim, Cuma 64, (879); Ebu Davud, Salat 218, (1074); Tirmizi, Salat 375, (520); Nesai, Cuma 38, (3,111), İftitah 47, (2,159).


Konu:  Namaz


2520-)  Urve (rahimehullah) anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr es-Sıddik (radıyallahu anh) sabah namazını kıldırdı. Namazın her iki rek'atinde Bakara süresini okudu."


Kaynak:  Muvatta, Salat 33.


Konu:  Namaz


2521-)  Fürafisa İbnu Umeyr el-Hanefi der ki: "Ben Yüsuf süresini Osman İbnu Affan (radıyallahu anh)'ın sabah namazlarındaki kıraatinden öğrendim. Çünkü o, bu süreyi çok sık okurdu."


Kaynak:  Muvatta, Salat 35, (1, 82).


Konu:  Namaz


2522-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'dan anlatıldığına göre, sabah namazının birinci rekatinde Enfal'den kırk ayet kadar, ikinci rek'atinde ise mufassal sürelerden birini okumuştur."


Kaynak:  Rezin ilavesidir. Buhari muallak (senetsiz) olarak tahric etmiştir. Ezan 106.


Konu:  Namaz


2523-)  Amir İbnu Rebi (radıyallahu anh) demiş ki: "Hz. Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh)'ın arkasında sabahı kıldık. Namazda Yusuf ve Hacc surelerini ağır bir kıraatle okudu. Bunun üzerine Amir'e: "Öyleyse fecir doğarken namaza başlamış olmalıdır" dendi. O da: "Evet!" diye cevap verdi."


Kaynak:  Muvatta, Salat 34, (1, 82).


Konu:  Namaz


2524-)  Muaz İbnu Abdillah el-Cüheni anlatıyor: "Cüheyne kabilesine mensup bir zat bana: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın sabah namazının her iki rek'atinde de İza zülzilet süresini okuduğunu işittim, bilmiyorum unutarak mı böyle yaptı, bilerek mi okudu" dedi."


Kaynak:  Ebu Davud Salat 134, (816).


Konu:  Namaz


2525-)  Ebu Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) öğlede ilk iki rek'atte Fatiha ile iki süre okurdu. Son iki rek'atte de Fatiha'yı okur, bazan da ayeti bize işittirirdi. Birinci rek'atte (kıraatı) uzun tutar ikinci de o kadar uzatmazdı. İkindi ve sabah namazlarında da böyle yapardı." Ebu Davud, bir rivayette şu ziyadeye şamildir: "O'nun (aleyhissalatu vesselam), halk birinci rek'ata yetişebilsin diye böyle yaptığını zannederdik."


Kaynak:  Buhari, Ezan 107, 97, 109, 110; Müslim, Salat 154, (451); Ebu Davud, Salat 129, (798, 799, 800); Nesai, İftitah 56-60, (2, 164, 166).


Konu:  Namaz


2526-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Resûlullah'ın öğle ve ikindi namazlarında kıraatte bulunup bulunmadığını bilmiyorum."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 131, (808).


Konu:  Namaz


2527-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) öğlede velleyli iza yağşa süresini okur, ikindide dahi aynısını yapar, sabah namazında bundan daha uzun bir kıraatte bulunurdu."


Kaynak:  Buhari, Ezan 103, 95, 96; Müslim, Salat 159, (453); Ebu Davud, Salat 130, (804); Nesai, İftitah 74, (2,174).


Konu:  Namaz


2528-)  el-Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın arkasında öğleyi kılmıştık. Kendisinden Lokman ve Zariyat sürelerinin ayetlerini peş peşe işitiyorduk."


Kaynak:  Nesai, İftitah 55, (2, 163).


Konu:  Namaz


2529-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir namazda secde edip sonra kıyama kalktı ve rükü yaptı. Cemaat onun, Elif Lam-Mim Tenzile's-Secdetü'yü okuduğunu gördü."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 131, (807).


Konu:  Namaz


2530-)  Mervan İbnu'l-Hakem anlatıyor: "Bana Zeyd İbnu Sabit (radıyallahu anh) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısaru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın Tûla't-Tûleyeyn'i okuduğunu işittim." Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tula't-Tüleyeyn nedir? Bana "el-A'raf", öbürü de "el-En'am" diye cevap verdi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170).


Konu:  Namaz


2531-)  Ümmü'l-Fadl (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın akşam namazında ve'l-mürselati urfen suresini okuduğunu işittim. Bundan sonra artık bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kıldırmadı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (810); Tirmizi, Salat 230, (308); Nesai, İftitah 64, (2, 168).


Konu:  Namaz

2532-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, A'raf suresiyle akşamı kıldırdı. Sureyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu."


Kaynak:  Nesai, İftitah 67, (2, 170).


Konu:  Namaz


2533-)  Cübeyr İbnu Mut'im radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ı akşam namazında et-Tûr suresini okurken işittim."


Kaynak:  Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tur 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (811); Nesai İftitah 65, (2, 169).


Konu:  Namaz


2534-)  Ebu Osman en-Nehdi anlatıyor: "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'ın arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 133, (825).


Konu:  Namaz


2535-)  Abdullah İbnu Utbe İbni Mes'ud anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam akşam namazında Ha-mim-ed-Duhan suresini okudu."


Kaynak:  Nesai, İftitah 66, (2, 169).


Konu:  Namaz


2536-)  Ebu Abdillah es-Sunabihi anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh'ın hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım. İlk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa surelerden birer sure okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbena la tuziğ kulûbena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab. (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet, sen çok lutfedenlerdensin)" ayetini okuduğunu işittim."


Kaynak:  Muvatta, Salat 25, (1, 79).


Konu:  Namaz


2537-)  Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam yatsı namazında Veşşemsi ve duhaha ve benzeri sureleri okurdu."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 231, (309); Nesai, İftitah 71, (2, 173).


Konu:  Namaz


2538-)  eI-Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir yolculuk sırasında yatsıyı kılmıştı. İki rek'atin birinde Vettini ve'z-Zeytüni'yi okudu." Sahiheyn'de şu ziyade yer alır: "Sesce ve kıraatçe O'ndan daha güze kimseye rastlamadım."


Kaynak:  Buhari, Ezain 100, 102, Tefsir, Vettin 1, Tevhid 52; Müslim, Salat 175, (464); Muvatta, Salat 27, (1, 79-80), Ebu Davud, Salat 275, (1221); Tirmizi, Salat 231, (310); Nesai, İftitah 72, (2, 173).


Konu:  Namaz


2539-)  Nafi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) tek başına namaz kılınca dört rek'atin her birinde Fatiha'yı ve Kur'an'dan bir süreyi okurdu. Bazan da farz namazın bir rek'atinde iki ve üç süre birden okurdu. Akam namazının iki rek'atinde aynı ekilde Fatiha ve birer süre okurdu."


Kaynak:  Muvatta, Salat 26, (1, 79).


Konu:  Namaz


2540-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddih anlatıyor: "Mufassal sürelerden -uzunu olsun, kısası olsun- hiçbiri yoktur ki, ben onu Resûlullah'ın namaz kıldırırken okuduğunu işitmemiş olayım."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 133. (814). Bu rivayet Muvatta'da mevcut değildir.)


Konu:  Namaz


2541-)  Hz. Aşe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam askeri bir birliğin başına bir adamı komutan yapmıştı, Bu zat arkadaşlarına namaz kıldırırken, her seferinde kıraatını kulhüvallahu ahad ile tamamlıyordu. Döndükleri zaman durumu Hz. Peygamber'e söylediler. Aleyhissalatu vesselam: "Sorun ona niçin öyle yapıyormuş?" buyurdu. Dediği gibi kendisine sorulmuştu. "Çünkü O, Rahman'ın sıfatıdır, ben onu okumayı seviyorum!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Ona bildirin, Allah onu seviyor!" müjdesini verdi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 106, Tevhid 1; Müslim, Salat 263, (813); Nesai, İftitah, 69, (2, 171).


Konu:  Namaz


2542-)  Şakik İbnu Seleme (rahimehullah) anlatıyor: "Bir adam İbnu Mes'ud'a gelerek: "Ben bir rek'atte mufassal sürelerin tamamını okudum" dedi. İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) da: "Şiir mırıldar gibi mırıldar, meyve döküştürür gibi döküştürür müsün? Olmaz öyle şey! Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) tek rek'atte birbirine denk iki süre okurdu. Bir rek'atte, İkterebet ve el-Hakka sürelerini, bir rek'atte Vettür ve Vezzariyat sürelerini; bir rek'atte Ve iza vaka'at ve Nün sürelerini; bir rek'atta Seele sailun ve ve'n-Nazi'at sürelerini; bir rek'atte Veylün li'l-Mutafifin ve Abese sürelerini, bir rek'atte el-Müddessir ve, el-Müzzemmil sürelerini; bir rek'atte Hel Eta ve La Uksimu biyevmi'l-Kıyame sürelerini, bir rek'atte Amme yetesaelün ve Ve'I-Mürselat sürelerini; bir rek'atte de ed-Duhan ve İza'ş-Şemsü Küvvirat sürelerini okurdu." Bu rivayet, metin olarak Ebu Davud'un rivayetidir. Ebu Davud: "Bu İbnu Mes'ud'un telifidir" demiştir. Bunu Alkame ve Esved'den kaydeder. Diğerleri, süreleri zikretmezler.


Kaynak:  Buhari Ezan 106, Fedailu'l-Kur'an 6, 28; Müslim, Müsafırin 275, (822); Ebu Davud, Salat 326, (7.396); Nesai, İftitah 75, (2,175,176); Tirmizi, Salat 422, (602).


Konu:  Namaz


2543-)  Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam gece namazına kalktı ve sabah vakti girinceye kadar namaza devam etti. Namazda tek ayet okudu. O da şu (mealdeki) ayettir: "Onlara azab edersen, doğrusu onlar senin kullarındır. Onları bağışlarsan, güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak sensin" (Maide 118).


Kaynak:  Nesai, İftitah 79, (2, 177).


Konu:  Namaz


2544-)  Ebu Seleme anlatıyor: "Hz. Omer (radıyallahu anh), halka akşam namazı kıldırmıştı. Namazda kıraatte bulunmadı. Namazdan çıkınca kendisine: "Kur'an okumadın!" dendi. "Rükü ve secdeler nasıl oldu?" diye sordu. "İyi oldu!" dediler. "Öyleyse, tamamdır!" dedi."


Kaynak:  Rezin tahric etmiştir. Bu hadise Beyhaki Sünen'inde yer vermiştir (2, 381).


Konu:  Namaz


2545-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) demiştir ki: (Kur'an) her bir namazda okunur. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize hangilerini işittirmişse biz de size işittiriyoruz. Hangilerini de gizlemişse biz de size gizliyoruz."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 129, (797); Nesai, İftitah 58, (2, 163); Buhari, Ezan 104; Müslim, Salat 43, (396).


Konu:  Namaz


2546-)  Ebu Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam bir gece (evinden) çıkmıştı. Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)'e uğradı. Alçak sesle namaz kılıyordu. Hz. Ömer (radıyallahu anh)'e uğradı, o da yüksek sesle namaz kılıyordu." Ravi der ki: "Resûlullah'ın yanında toplanınca Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ey Ebu Bekr sana uğradım sen sessizce namaz kılıyordun." Ebu Bekr: "Ben konuştuğum Zat-ı Zülcelal'e sesimi işittirdim ey Allah'ın Resülü!" cevabını verdi. Hz. Ömer'e de: "Sana da uğradım. Sen yüksek sesle namaz kılıyordun!" dedi. O da şu cevabı verdi: "Ey Allah'ın Resülü! Uyuklayanı uyandırıyor, şeytanı da uzaklaştırıyordum." Hasan Basri rivayetinde der ki: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam Hz. Ebu Bekr'e: "Ey Ebu Bekr sen sesini biraz yükselt!" dedi. Hz. Ömer'e de: "Sesini sen de biraz alçalt!" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 315, (1329); Tirmizi, Salat 330, (447); Hadisin metni Ebu Davud'a ait.


Konu:  Namaz


2547-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'den yapılan rivayette, bu kıssa aynen zikredilir, ancak Hz. Ebu Bekr'e: "Sesini biraz yükselt", Hz. Ömer'e de: "Sesini biraz alçalt" dedi" cümleleri zikredilmez." Fakat şu ziyadede bulunur: "Ey BiIaI seni, şu süreden ve şu süreden okurken işittim" dedi. (Bilal) cevaben: "(Kur'an) tatlı bir kelam, Allah onu kısım kısım yapıp bir araya getirdi" dedi. Sonunda Resûlullah aleyhissaIatu vesselam: "Hepiniz isabet ettiniz!" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 310, (1330).


Konu:  Namaz


2548-)  el-Beyazi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselm) namaz kılmakta olan insanların yanına geldi. Kıraatte sesleri yüksekti. Hemen: "Namaz kılan kimse Rabbine münacaatta (hususi konuşmada) bulunuyor demektir. Öyleyse ne şekilde münacaatta bulunduğuna dikkat etsin. Kur'an'ı birbirinize cehren okumasın!" dedi."


Kaynak:  Muvatta, Salat 29, (1, 80); Ebu Davud, Salat 310, (1332).


Konu:  Namaz


2549-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın geceleyin kıraatı bazan yüksek sesle, bazan da alçak sesle olurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 310, (1328).


Konu:  Namaz


2550-)  Abdullah İbnu Şeddad anlatıyor: "Ben Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in: "Ben üzüntü ve hüznümü yalnız Allah'a açarım..." mealindeki ayeti (Yüsuf 86) okurken (boğuk boğuk çıkan) sesini en arka safta olduğum halde işittim..."


Kaynak:  Buhari, Ezan 70, (Bab başlığında senetsiz olarak zikreder.)


Konu:  Namaz


2551-)  Semüre İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Namazda iki sekte hatırımda kaldı. Biri, imam "Allahu ekber" dedikten kıraata başladığı ana kadar geçen sektedir. Diğeri de Fatiha ve zamm-ı süreyi okuyup bitirince rüküya gitme sırasındaki sektedir." (Hadisi rivayet eden Hasan Basri) der ki: "Bunun üzerine İmran İbnu Husayn ona karşı çıktı (ve tek sekte olduğunu söyledi). Sonunda Medine'ye Ubeyy (İbnu Ka'b)'e yazıp sordular. (Übeyy verdiği cevapta) Semüre'yi tasdik etti." Bir diğer rivayette, "..Kıraatten çıkınca bir sekte" denmiştir. Bir diğer rivayette: "...İftitah tekbiri alınca ve kıraatten çıkınca" denmiştir.


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 123, (777, 778, 779); Tirmizi, Salat 186, (251); İbnu Mace, İkamet 12, (844, 845).


Konu:  Namaz

2552-)  Ebu Mes'üd el-Bedri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri, rükü ve secdelerde belini (tam olarak) doğrultmadıkça namazı yeterli olmaz."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 148, (855); Tirmizi, Salat 196, (265); Nesai, İftitah 88, (2,183); İbnu Mace, İkamet 21, 22, (891-898).


Konu:  Namaz


2553-)  Nu'man İbnu Mürre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "İçki içen, zina yapan ve hırsızlıkta bulunan kimse hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Bu sual, bunlar hakkında henüz hadd cezası gelmezden önce sorulmuştu. "Allah ve Resülü daha iyi bilir!" diye cevap verdiler. Aleyhissalatu vesselam: "Bu fiiller ağır suçtur, onlar hakkında ceza vardır. Hırsızlığın en kötüsü de namazını çalmaktır" buyurdu. Bunun üzerine: "Ya Resûlullah, kişi namazını nasıl çalar?" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Rüküsunu ve secdelerini tamamlamaz."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 72, (1,167).


Konu:  Namaz


2554-)  Salim el-Berrad anlatıyor: "Ebu Mes'ud'a gelerek: "Bize Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazından anlat!" dedik. Hemen önümüzde kalktı, tekbir getirdi. Rüküya varınca ellerinin ayalarını dizlerinin üzerine koydu. Parmaklarını dizinin alt kısmına getirdi. Dirseklerini yan taraflarına uzattı. Bu halde her uzvu hareketsiz; sabıit durdu. Sonra semi'allahu li-men hamideh dedi ve her uzvu düz oluncaya kadar doğruldu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 148, (863); Nesai, İftitah 93, (2,186).


Konu:  Namaz


2555-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Secdede ta'dile riayet edin, kimse kollarını köpeklerin yayışı gibi yaymasın."


Kaynak:  Buhari, Ezan 141; Müslim, Salat 233, (493); Ebu Davud, Salat 158, (897); Tirmizi, Salat 205, (276); Nesai, İftitah 140, (2, 211, 212).


Konu:  Namaz


2556-)  Yine Hz. Enes anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Rükü ve secdeleri yerine getirin. AIIah'a yemin oIsun siz secde rükü ettikçe ben arkamda olanları da görüyorum." -Belki "sırtımın gerisini" demişti-"


Kaynak:  Buhari, Eyman 3, Ezan 88; Müslim, Salat 110; Nesai, İftitah 106. (2, 193-194).


Konu:  Namaz


2557-)  Malik İbnu'I-Huveyris (radıyallahu anh)'ten rivayete göre, arkadaşlarına: "Size Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazını haber vereyim mi?" diye sormuştur. Ebu Kilabe der ki: "(Böyle söyledikten sonra), bize şeyhimiz Ebu Yezid'in namazı (gibi) namaz kıldırdı. Ebu Yezid, başını birinci ve üçüncü rek'atin ikinci secdesinden kaldırınca otururcasına doğrulur sonra kalkardı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 127, 140, 143, 45; Ebu Davud, Salat,142, (342); Nesai, İftitah 182, (2, 234).


Konu:  Namaz


2558-)  Said İbnu Cübeyr (rahimehullah) anlatıyor: "Enes İbnu Malik (radıyallahu anh)'i dinledim şöyle diyordu: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'dan sonra, namazı Resûlullah 'ın namazına bu derece benzeyen, şu gençten yani Ömer İbnu Abdilaziz'den başka birinin ardında namaz kılmadım." Enes (devamla) dedi ki: "Rüküsunda on tesbihat, secdelerinde de o kadar tesbihat tahmin ettik."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 154, (88); Nesai, İftitah 166, (2, 224-225).


Konu:  Namaz


2559-)  es-Sa'di babasından veya amcasından naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a namazını kılarken dikkatle baktım, rüku ve secdelerinde üçer kere subhanallahi ve bi-hamdihi diyecek kadar duruyordu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 154, (885).


Konu:  Namaz


2560-)  Gunder'in bir rivayetinde denir ki: "İbnu'l-Eş'as zamanında Küfe'ye Mataru'bnu Naciye (adında biri) galebe çaldı. (İbnu Abbas'ın oğlu) Ebu Ubeyde İbnu Abdillah'a halk'ın önüne geçip namaz kıldırmasını emretti. Ebu Ubeyde, (namaz kıldırırken) başını rükudan kaldırdığı zaman ben: "Allahümme Rabbena ve leke'l-hamdü mil'e's-semavat ve mil'e'l-ardı ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du. Ehle's-senai ve'l-mecdi, La mani'a li-ma a'tayte ve la mu'tiye li-ma mena'te. Ve la yenfe'u za'l-ceddi minke'l-ceddü" duasını okuyuncaya kadar kıyamda dururdu." el-Hakem der ki: "Bunu ben Abdurrahman İbnu Ebi Leyla'ya zikrettim. Dedi ki: "Bera İbnul-Azib (radıyallahu anh)'i işittim: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın kıldığı namazın rükusu, secdesi, rüku ve secdeden başını kaldırdığı zamanki ve iki secde arasındaki (fasılaları) birbirine yakın uzunlukta idi" demişti." Şu'be der ki: "Ben bunu Amr İbnu Mürre'ye söyledim. O da: "Ben, İbnu Ebi Leyla'yı gördüm, onun namazı böyle değildi" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2561-)  Sahiheyn'in diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın rükü ve secdesi ve iki secde arasındaki (fasıla ile), rüküdan başını kaldırdığı zamanki (fasıla) -kıyam ve ku'üd (oturma) hariç- birbirine yakın miktardaydı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 120, 127, 140; Müslim, Salat 194, (471); Ebu Davud, Salat 147, (852); Tirmizi, Salat 207, (279); Nesai, lftitah 114, (2, 197-198).


Konu:  Namaz


2562-)  Zeyd İbnu Vehb anlatıyor: "Huzeyfe (radıyallahu anh) bir adamın namaz kılarken hile yaptığını görmüştü. "Sen bu namazı ne zamandan beri kılıyorsun?" diye sordu. Adamcağız: "Kırk yıldan beri!" dedi. Huzeyfe? "Öyleyse kırk yıldan beri namaz kılmadın (bütün kıldıkların boşa gitmiş). Şayet bu şekilde namaz kılarak ölecek olursan Muhammed'in fıtratından başka bir fıtrat üzere öleceksin.!" dedi ve ilave etti: "Kişi namazı hafıf kılar (ama buna rağmen) tam kılar, güzel kılar!"


Kaynak:  Buhari, Ezan 119,132; Nesai, Sehv 66, (3, 58-59).


Konu:  Namaz


2563-)  Abdurrahman İbnu Şibl (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) karga gagalamasından, vahşi hayvanlar gibi kolları yaymaktan, kişinin mescidde deve gibi mekan tutmasından nehyetti"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 148, (862); Nesai, İftitah 145, (2, 214).


Konu:  Namaz


2564-)  İbnu Mes'üd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize namazı şöyle öğretti: "Önce tekbir getirdi iki elini kaldırdı. Rüküya gittiği zaman ellerini dizlerinin arasında kavuşturdu. Ravi der ki: "Sa'd'a bu haber ulaşınca: "Kardeşim doğru söyledi. Biz böyle yapardık, sonra şununla emredildik dedi ve bununla diz kapaklarını kavrayıp avuçlamayı kastetti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 150, (868); Nesai, İftitah 90, (2,184,185).


Konu:  Namaz


2565-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) demiştir ki: "Diz kapağı(nı tutmak) sizin için sünnet kılınmıştır. Öyle ise rüküda diz kapaklarını kavrayın."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 192, (258); Nesai, İftitah 92, (2,185).


Konu:  Namaz


2566-)  Ebu İshak anlatıyor: "Bera İbnu Azib (radıyallahu anh) bize secdeyi şöyle vasfeyledi: Ellerini (yere) koydu, dizleri üzerine dayandı, kalçasını (havaya) kaldırdı ve: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) böyle secde yaparlardı" buyurdu." Bir diğer rivayette: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kılınca kollarını kanat gibi yanlarına açardı" denmiştir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 158, (896); Nesai, İftitah 141, (2, 212).


Konu:  Namaz


2567-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Secde ettiğin zaman ellerini yere koy, dirseklerini (havaya) kaldır."


Kaynak:  Müslim, Salat 234, (494); Tirmizi, Salat 202, (271).


Konu:  Namaz


2568-)  Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Bera'ya: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam secde edince yüzünü nereye koyardı?" diye sordum. "Ellerinin arasına" diye cevap verdi."


Kaynak:  Müslim, Salat 234, (494); Tirmizi, Salat 202, (271).


Konu:  Namaz


2569-)  Abdullah İbnu Malik İbni Buhayne (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazda secdeye gidince ellerinin arasını, koltuk altı beyazlıkları görününceye kadar açardı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 130, Müslim, Salat 235, (495); Nesai, İftitah 52, (2, 212).


Konu:  Namaz


2570-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz secde edince kollarını, köpeğin yayması gibi yere yaymasın."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 205, (275); Ebu Davud, Salat 158, (901).


Konu:  Namaz


2571-)  Amir İbnu Sa'd babasından (Sa'd'dan) (radıyallahu anh) naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (secdede) ellerin yere konulmasını, ayakların da dikilmesini emretti."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 206, (277, 278).


Konu:  Namaz

2572-)  Ebu Humeyd es-Saidi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) rükü yapınca itidali muhafaza eder, başını (yukarı) dikmez, (aşağı da) eğmezdi. Ellerini dizkapaklarının üzerine koyardı. Secde için yere eğilince adalelerini koltuk kısmından yana açardı. Ayaklarının parmaklarını da aralardı."


Kaynak:  Nesai, İftitah 96, (2, 137); 138, (2, 211).


Konu:  Namaz


2573-)  Yine Ebu Humeyd (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah aleyhissalatu vesselam secde ettiği zaman, burnunu ve alnını yere koyardı. Ellerini yanlarından aralardı, avuçlarını omuzları hizasına koyardı."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 201, (270).


Konu:  Namaz


2574-)  Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) secde edince, yere, dizkapaklarını ellerinden önce koyardı. Kalkınca da ellerini dizkapaklarından önce kaldırırdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 141, (838); Tirmizi, Salat 199, (268); Nesai, İftitah 128, (2, 206).


Konu:  Namaz


2575-)  Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) secdeye gidince alnını ellerinin arasına koydu, kalkınca da dizkapaklarının üzerine kalktı ve dizlerine dayandı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 141, (839).


Konu:  Namaz


2576-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz secde edince, devenin çöküşü şeklinde yere çökmesin, yani ellerini dizlerinden önce yere koymasın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 141, (840, 841); Tirmizi, Salat 200, (269); Nesai, İftitah 128, (2, 206-207).


Konu:  Namaz


2577-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana şunu söyledi: "Ey Ali! Ben, kendim için sevdiğimi senin için de seviyorum, kendim için hoşlanmadığımı senin için de hoşlanmıyorum, öyleyse iki secde arasında ik'ada bulunma."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 209, (282).


Konu:  Namaz


2578-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (namazda) kişinin, elleriyle yere dayanarak oturmasını yasakladı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 187, (992).


Konu:  Namaz


2579-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazda ayaklarının sırtı üzerinde kalkardı."


Kaynak:  Bu hadis, Ebu Davud'da mevcut değildir, ancak Tirmizi'de yer almaktadır, (Salat 214, (288).


Konu:  Namaz


2580-)  Malik İbnu'l-Huveyris (radıyallahu anh)'in anlattığına göre Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı namaz kılarken görmüştür. Efendimiz, tek rekatte iken, tam bir oturuş vaziyeti almadan kalkmamıştır."


Kaynak:  Buhari, Ezan 142, Ebu Davud, Salat 142, (844); Tirmizi, Salat 213, (287); Nesai, İftitah 181, (2, 233-234).


Konu:  Namaz


2581-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) secde ettiği zaman ellerini, yüzünü koyduğu şeyin üzerine ko;yardı. Ben O'nu çok soğuk bir günde gördüm, ellerini (giymekte olduğu) bürnusunun altında çıkarmış çakılların üzerine koymuştur."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 59, (1,163).


Konu:  Namaz


2582-)  Mecze‚ İbnu Zahir, Ashabu Şecere'den Uhban İbnu Evs'ten naklettiğine göre, Uhban "Diz kapaklarından rahatsızdı, secde ettiği zaman dizkapağının altına minder koyardı."


Kaynak:  Buhari, Meeazi 35.


Konu:  Namaz


2583-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) şöyle derdi: "Hasta kimse secde etmeye muktedir olamazsa başıyla ima eder, alnına herhangi bir şey kaldırmaz."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 74, (1, 168).


Konu:  Namaz


2584-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam bize yedi aza üzerine secde etmemizi, saçımızı ve elbisemizi toplamamamızı emretti. Bu azalar Şunlardır: "Alın, eller, diz kapakları, ayaklar."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2585-)  Bir diğer rivayette şöyle demiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben yedi kemik üzerine secde etmekle emrolundum: Alın, -ve eliyle burnunu işaret etti- eller, diz kapakları, ayakların etrafları. Ne elbiseleri ne de saçı (secde sırasında) toplamayız."


Kaynak:  Buhari, Ezan 133, 134, 137; Müslim, Salat 227-231 (490); Ebu Davud, Salat 155, (889, 890); Tirmizi, Salat 203, (273); Nesai, İftitah 130, (2, 208); İbnu Mace, İkamet 19, (883-885). İkinci rivayet Sahiheyn rivayetidir.


Konu:  Namaz


2586-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a nisbet ederek buyurdu ki: "Eller de secde eder, tıpkı alnın secde etmesi gibi. Öyleyse, biriniz alnını secdeye koyunca ellerini de koysun. Alnı secdeden kaldırdımı onları da kaldırsın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 155, (892); Nesai, İftitah 129, (2, 207).


Konu:  Namaz


2587-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir ihtiyaç sebebiyle, kendilerine Kurra denilen yetmiş kişiyi yola çıkardı. Süleym aşiretinden Ri'I ve Zekvan adında iki kabile Bi'r-i Ma'üne (Ma'üne Kuyusu) denilen bir suyun yanında bunların önünü kesti. Hey'et bunlara: "Biz size gelmedik. Biz Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bir ihtiyacı için gidiyoruz" dediler. Ancak öbürleri bunları dinlemeyip öldürdüler. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (duruma muttali olduktan sonra) sabah namazlarından sonra bir ay boyu onlara beddua etti. Bu hadise namazda kunüt okumanın başlangıcı oldu. Biz kunut yapmıyorduk." Abdülaziz İbnu Süheyb der ki: "Bir zat Enes (radıyallahu anh)'e Kunüt'dan sorarak: "Bu, rüküdan sonra mı yoksa kıraatın tamamlanmasından sonra mı?" dedi. Enes: "Hayır, kıraatin bitiminde" diye cevap verdi." Bir başka rivayette (Enes) şöyle dedi: "(Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir ay boyu) rükudan sonra (kunut yaparak bazı Arap kabilelerine beddua etti.)"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2588-)  Bir başka rivayette: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazından sonra bir ay boyu kunüt yaptı" denmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2589-)  Müslim'in bir rivayetinde: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), bir ay boyu sabah namazında rüküdan sonra kunüt yaparak Useyye (kabilesi)ne beddua etti" denir." Buhari nin bir rivayetinde: "Kunüt, akşam ve sabah namazındaydı" denir." Ebu Davud ve Nesai'nin bir rivayetinde: "Bir ay kunüt yaptı sonra terketti" denir."


Kaynak:  Buhari, Vitr 7, Cenaiz 41, Cizye 8, Megazi 38, Da'avat 59; Müslim, Mesacid 297-308, (677-679); Ebu Davud, Salat 345, (1444-1445); Nesai, İftitah 116, (2, 200).


Konu:  Namaz


2590-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) tam bir ay boyu, hiç aralık vermeden her namazın peşinde, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarında Kunüt yaptı. Şöyle ki: Son rek'at'te semi'allahu li-men hamideh deyince Süleym aşiretinden Ri'l, Zekvan, Useyye kabilelerine beddua ediyor, namazda kendine uyanlar da amin diyorlardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 345, (1443).


Konu:  Namaz


2591-)  Hufaf İbnu İma el-Gıfari (radıyallahu anh)ş anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) rükü'ya gitti, sonra başını kaldırdı ve "Gıfar kabilesini Allah mağfiret etsin, Eslem kabilesine Allah selamet versin, Useyye Allah'a ve Resulüne isyan etmiştir. Allahım, Beni Lihyan'a lanet et. Ri'l ve Zekvan'a da lanet et" deyip secdeye gitti."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 308, (679).


Konu:  Namaz

2592-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in anlattığına göre, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın sabah namazının son rekatinin rükusundan başını kaldırınca semi'allahu limen-hamideh Rabbena ve leke'l-hamd dedikten sonra şöyle söylediğini işitmiştir: "Allahım falancaya falancaya lanet et." Allah Teala Hazretleri bunun üzerine şu mealdeki ayeti indirdi: "(Kullarımın) işinden hiçbir şey sana ait değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zalim (kimse)ler oldukları için, azablandırır" (Al-i İmran 128).


Kaynak:  Buhari, Tefsir, Âl-i İmran 9, Megazi 21, İ'tisam 17; Tirmizi, Tefsir Âl-i İmran (3007);Nesai, İftitah 121, (2, 203).


Konu:  Namaz


2593-)  Hasan Basri (rahimehullah) anlatıyor: "Ömer İbnu'l Hattab (radıyallahu anh), halkı, Übeyy İbnu Ka'b üzerinde topladı. O, bunlara ramazanda yirmi gece namaz kıldırdı. Bu esnada (vitirlerde) sadece son yarıda kunüt yaptı, daha önce hiç kunüt yapmadı. Son on kalınca cemaate gelmedi, teravihi evinde kıldı. Halk: "Übeyy (cemaatten) kaçtı" dedi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 340, (1428,1429).


Konu:  Namaz


2594-)  Hasan İbnu Ali İbnu Ebi Talib (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana vitirde okuduğum bir dua öğretti. Şöyle ki: "Allahım! Beni hidayet verdiklerinden kıl, afiyet verdiklerinden eyle, beni, işlerini üzerine aldıkların arasına koy. (Ömür, mal, ilim, v.s.'den) verdiklerini hakkımda mübarek kıl. Vuküuna hükmettiğin şerlerden beni koru. Sen dilediğin hükmü verirsin, kimse seni mahkum edemez. Sen kimin işini üzerine aldıysan o zelil olmaz. Rabbimiz! Sen münezzehsin, muallasın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 340, (1425,1426); Tirmizi, Salat 341, (464); Nesai, Kıyamu'l-Leyl, 51, (3, 248).


Konu:  Namaz


2595-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) vitrinin sonunda şunu okurdu: "Allahım! Senin gadabından rızana sığınırım, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (layık olduğun) senayı saymaya gücüm yetmez. Sen, kendini sena ettiğin gibisin."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 340, (1427); Tirmizi, Da'avat 123, (3561); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 51, (3, 248-249).


Konu:  Namaz


2596-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) demiştir ki: "En efdal namaz, kunütu uzun olandır."


Kaynak:  Müslim, Musafirin 164, (756); Tirmizi, Salat 285, (387).


Konu:  Namaz


2597-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana, avucum avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan süre öğretir gibi teşehhüd'ü öğretti." "Tahiyyat, tayyibat ve salavat Allah içindir. Ey Nebi, selam, AIlah'ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah'ın salih kulları üzerine de olsun. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur, yine şehadet ederim ki Muhammed AIIah'ın Resüludür." Bir rivayette "Allah'ın salih kulları" ibaresinden sonra şöyle denmişftir: "Siz bu teşehhüdü yaptınız mı sema ve arzdaki bütün salih kullara selam vermiş olursunuz."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2598-)  Bir diğer rivayette: "(Teşehhüdden) sonra dilediği senayı yapmakta muhayyerdir" denmiştir.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2599-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir" (dersiniz). Sonra her biriniz hoşuna giden duayı seçip onunla dua etsin."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2600-)  Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "...bize onları öğretirdi veya şu duaları bize teşehhüdü öğrettiği gibi öğretirdi: "Allah'ım! Kalplerimizi birleştir, aramızdaki geçimsizliği düzelt. Bizi selamet yollarına sevket, zulümattan nüra kavuştur. Bizi, çirkinliklerin açık ve gizli olanlarından uzak tut. Kulaklarımızı, gözlerimizi, kalplerimizi, zevcelerimizi ve çocuklarımızı hakkımızda mübarek ve hayırlı kıl. Tevbelerimizi kabul et, sen rahimsin, tevbeleri kabul edersin. Bizleri verdiğin nimetlere şakir, onlarla sena edici, onları kabul edici kıl, onları (ağirette de nasib ederek) hakkımızda tamamla."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2601-)  Yine Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde: "Şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir" cümlesinden sonra şöyle denir: "Bunu söyledin veya şehadeti ifa ettin mi, namazını ifa ettin demektir. Kalkmak istersen kalk, oturmak istersen otur."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2602-)  Nesai nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'la namaz kılınca: "Selam Allah'ın üzerine, selam Cibril ve Mikail üzerine olsun" derdik. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Selam Allah'ın üzerine olsun demeyin. Zira Allah selam'ın kendisidir. Ancak şöyle deyin: "Tahiyyat. . . Allah içindir. . . "


Kaynak:  Buhari, Ezan 148,150, el-Amel fi's-Salat 4, İstizan 3, 28, Da'avat 17, Tevhid 5; Müslim, Salat 55-61, (402-403); Ebu Davud, Salat 182, (968-969); Tirmizi, Salat 215, (289); Nesai, İftitah 189, (2, 237).


Konu:  Namaz


2603-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize, Kur'an'dan süre öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi. Şöyle derdi: "Tahiyyat, mübarekat, salavat, tayyibat AIIah içindir. Ey Nebi selam, AIIah'ın rahmet ve bereketi sana olsun. Selam bize, Allah'ın salih kullarına olsun. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur, şehadet ederim ki Muhammed AIIah'ın Resülüdür."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2604-)  Tirmizi'de şöyle gelmiştir: "...Selam sana olsun, selam bize olsun." Yani her iki "selam" kelimesi de elif lamsızdır."


Kaynak:  Müslim, Salat 60, (403); Ebu Davud, Salat 182, (974); Tirmizi, Salat 216, (290); Nesai, İftitah 193, (2, 242-243).


Konu:  Namaz


2605-)  Ebu Müsa (radıyallahu anh)'dan Nesai'nin yaptığı bir rivayette şöyle gelmiştir: "..Şehadet ederim ki AIIah'tan başka ilah yoktur, tektir, şeriki yoktur. Muhammed'de O'nun kulu ve Resûlüdür."


Kaynak:  Nesai, İftitah 192, (2, 242).


Konu:  Namaz


2606-)  Yine Nesai'de Hz. Cabir (radıyallahu anh)'den gelen bir rivayette şöyle denmiştir: "Teşehhüdü, Kur'an'dan bir sureyi öğrendiğimiz gibi öğrendik. Şöyle ki: "Bismillah ve billah ettahiyyatu.. " Bu rivayette, abduhu ve resülühü ibaresinden sonra şu ziyade mevcuttur: "Es-eIu'I-Iahe'I-cennete ve e'üzü bihi mine'n-nari. (AIIah'tan cenneti istiyor, ateşten O'na sığınıyorum."


Kaynak:  Nesai, İftitah 194, (2, 243).


Konu:  Namaz


2607-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'dan teşehhüd olarak şunu rivayet etmiştir: "et-Tahiyyatu IiIIahi vessalavatu ve't-tayyibatu. es-Selamu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullahi." İbnu Ömer der ki: "Ben buna şunu ilave ettim: "Ve berekatuhu es-Selamu aleyna ve aIa ibadillahis-SaIihin. Eşhedü en La-ilahe illallah..." İbnu Ömer der ki: "Ben buna şunu ilave ettim: "Vahdehu Ia-şerike Iehu ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resülühu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 182, (971).


Konu:  Namaz


2608-)  Muvatta'da Şöyle gelmiştir: "(Nafi der ki:) "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) şöyle teşehhüd okurdu: "BismiIlahi, et-tahiyyatu lil-lahi, ve'ssalavatu lillahi, ez-Zakiyatu lillahi, es-Selamu aIe'n-Nebiyyi ve Rahmetullahi ve berekatuhu, es-Selamu aleyna ve ala ibadillahi's-Salihin, Şehidtü en Ia-ilahe illallahu ve şehidtü enne Muhammeden ResüIullahi." Bunu ilk iki rek'at(in ka'desin)de okur ve teşehhüdünü tamamlayınca dua ederdi. Namazın sonunda oturunca da yine böyle teşehhüdde bulunur ve teşehhüd'ü öne alırdı. Sonra dilediği duayı okuyarak dua ederdi. Teşehhüdünü tamamlayıp selamı vermek isteyince şöyle derdi: "Es-selamu ale'n, Nebiyyi ve rahmetullahi ve berekatuhu es-selamu aleyna ve aIa ibadillahi's-salihin." Sonra sağına, es-selamu aleyküm derdi. Sonra mukabeleten imama selam verirdi. Solundan biri kendisine selam verirse mukabeleten ona da selam verirdi." Rezin şunu ilave etti: "Ve dedi ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) böyle yapmayı emretti."


Kaynak:  Muvatta, Salat 54, (1, 91); Ebu Davud, Salşt 182, (971).


Konu:  Namaz


2609-)  İmam Malik'in, Kasım, İbnu Muhammed'den yaptığı diğer bir riyayette şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (radıyallahu anha) teşehhüdde iken şunu okurdu: "Et-Tahiyyatu et-tayyibatu es-Salavatü, ez-zakiyatu lillahi, eşhedu en la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu ve enne Muhammeden abduhü ve Resülühü. Esselamu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuhu, esselamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihin, esellamu aleyküm."


Kaynak:  Muvatta, Salat 55, (1, 91-92).


Konu:  Namaz


2610-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh)'dan yapılan rivayete göre şunu demiştir: "Teşehhüd'ün sessiz okunması sünnettir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 185, (986); Tirmizi, Salat 217, (291).


Konu:  Namaz


2611-)  AIi İbnu Abdirrahman el-Mu'avi (rahimehullah) anlatıyor: "Ben namazda çakıl taşlarını kurcalarken İbnu Ömer (radıyallahu anh) beni gördü. Namazdan çıkınca beni bundan nehyetti ve: "Sen de Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yaptığı gibi yap!" dedi. Ben: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ne yapmıştı?" diye sordum. Ben: "Namazda oturduğu zaman, efendimiz sağ avucunu sağ dizinin üzerine koyarak, bütün parmaklarını yumar, başparmağını takip eden parmağıyla da işarette bulunurdu. Sol avucunu da sol uyluğunun üstüne koyardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

2612-)  Nafi'nin İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den yaptığı bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "...Sol eli de sol dizinin üstüne açmış olarak: koydu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2613-)  Yine İbnu Ömer'den bir başka rivayet şöyledir: "Sağ elini sağ; dizi üzerine koydu. Elliüç akdi yapıp şehadet parmağıyla işarette bulundu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2614-)  Nesai'nin Ali İbnu Abdirrahman'dan kaydettiği bir rivayette der ki: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'nın yanında namaz kıldım ve namazda çakılları alt üst ettim. Bana: "Çakılları alt üst etme. Zira çakılların çevrilmesi şeytan işidir. Sen de Resûlullah'ın yaptığı gibi yap. Ben O'nun ne yaptığını gördüm" dedi. Ben: "Resûlullah'ın ne yaptığını gördün?" diye sordum. "Şöyle' dedi ve sağ ayağını dikti, solunu yatırdı. Sağ elini sağ uyluğu üzerine, sol elini de sol uyluğu üzerine koydu. Şehadet parmağıyla da işaret etti." Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Baş parmağı takip eden parmağı ile kıbleye işaret etti, nazarlarını da ona dikti."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 114-116, (580); Muvatta, Salat 48, (1, 88); Ebu Davud, Salat 186, (987); Tirmizi, Salat 220, (294); Nesai, İftitah 189, (2, 237), Sehv 32-35, (3, 36-38).


Konu:  Namaz


2615-)  İbnuz-Zübeyr (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazda oturunca, sol ayağını (sağ) uyluğunun ve bacağının altına koyar, sağ ayağını da yere döşerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2616-)  Yine İbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (namazda oturur vaziyette iken), dua edince, hareket ettirmeksizin parmağıyla işaret yapar, bu vaziyette dua (teşehhüd) okurdu. Sol eliyle de sol uyluğunun üzerine dayanırdı." Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Gözü de işaretinden ayrılmazdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 186, (988, 989, 990); Nesai, İftitah 189, (2, 237); Sehv 35, 39, (3, 37, 39).


Konu:  Namaz


2617-)  Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sol ayağını yere yaydı, elini sol uyluğunun üzerine koydu, sağ ayağını da dikti." Nesai'nin bir rivayetinde: "Kollarını, uyluklarının üzerine koydu. Şehadet parmağıyla işaret ederek dua ediyordu (teşehhüdü okuyordu)."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 218, (292); Nesai, Sehv 30, (3, 35).


Konu:  Namaz


2618-)  Ebu Ya'für (radıyallahu anh) diyor ki: "Mus'ab İbnu Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın şöyle söylediğini işittim: "Babamın yanında namaz kılmış, namazda avuçlarımı iç içe kavuşturup uyluklarımın arasına koymuştum. Babam bu tarzdan beni men' etti ve: "Biz de bir ara böyle yapmıştık. Ondan nehyedildik ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koymakla emrolunduk" dedi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 118; Müslim, Mesacid 29, (535); Ebu Davud, Salat 150, (867); Nesai, İftitah 91, (2,185).


Konu:  Namaz


2619-)  Asım İbnu Küleyb el-şermi an ebihi an ceddihi -ki ismi de Şihab İbnu'l-Mecnün'dur- der ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesseIam)'ın huzuruna girdim, namaz kılıyordu. Sol elini sol uyluğunun üzerine koymuş, sağ elini de sağ uyluğunun üzerine koymuş idi. (Sağ elin) parmakları hep yumuk, sadece işaret parmağı açıktı. Şöyle dua ediyordu: "Ey kalbleri döndüren Allah'ım, kaIbimi dinin üzerine sabit kıl."


Kaynak:  Tirmizi, Da'avat 135, (3581).


Konu:  Namaz


2620-)  Ebu Humeyd es-Saidi'den yine Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle denir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) teşehhüd için oturdu, sol ayağını yayıp sağ göğsünü kıbleye çevirdi..."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 219, (293).


Konu:  Namaz


2621-)  Nesai deki rivayette şu ziyade var: "Namazın sona erdiği rek'atte sol ayağını geride bırakmış ve uyluk kemiğine dayanarak oturmuş, sonra da selam vermişti." Yine Nesai'nin bir diğer rivayetinde şu ziyade var: "Şehadet parmağını kaldırmış ve onu hafif eğmiş (vaziyette teşehhüdü okuyordu)."


Kaynak:  Nesai, Sehv 29, 38, (3, 34, 39).


Konu:  Namaz


2622-)  Abdullah İbnu Abdillah İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "İbnu Ömer namazda oturunca bağdaş kurardı. Aynı şeyi ben de yaptım. O sırada yaşım gençti. Beni bundan nehyetti. Ve dedi ki: "Namazın sünneti sağ ayağını dikmen, solu da bükmendir." Ben kendisine: "Ama sen bunu yapıyorsun!" dedim. Bunun üzerine: "Ayaklarım beni taşımıyor" diye açıklamada bulundu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2623-)  Nesai'nin rivayetinde şöyle denmiştir: ". . (Namazın sünneti) sağ ayağını dikmen, parmaklarını kıbleye yöneltmen ve sol (ayak) üzerine de oturmandır.


Kaynak:  Buhari, Ezan 145; Muvatta, Salat 51, (89, 90); Nesai, İftitah 189, 190, (2, 235, 236). Metin Buhari'ye aittir.


Konu:  Namaz


2624-)  Tavus (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'a (namaz'da) iki ayak üzerine ik'a hakkında sordum. "Bu sünnettir" dedi. Kendisine "Biz bunu erkeğe eziyet görüyoruz!" dedik. O tekrar: "Bilakis, o, Peygamberiniz (aleyhissalatu vesselam)'in sünnetidir!" dedi." Ebu Davud'da, "iki ayak üzerine" tabirinden sonra "secdede" ziyadesi mevcuttur.


Kaynak:  Müslim, Mesacid 32, (536); Ebu Davud, Salat 143, (845); Tirmizi, Salat 210, (283). Metin Müslim'e aittir.


Konu:  Namaz


2625-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ilk iki rek'atte oturunca, (çabuk) kalkmak için sanki kızgın taş üzerine oturmuş gibiydi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 188, (995); Tirmizi, Salat 270, (366); Nesai, İftitah 195, (2, 243).


Konu:  Namaz


2626-)  Amir İbnu Sa'd, babasından (radıyallahu anh) naklediyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (namazını tamamlayınca) sağına ve soluna selam verirdi, öyle ki ben (geride olduğum halde) yanağının beyazlığını görürdüm."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 119, (582); Nesai, Sehiv 68, (3, 61).


Konu:  Namaz


2627-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) (namazı bitince) sağına ve soluna selam verir, şöyle derdi: "Esselamu aleyküm ve rahmetullah, es-selamu aleyküm ve rahmetullah." Ebu Davud'da "soluna" tabirinden sonra şu ziyade yer alır: "...Öyle ki yanağının beyazını gördük." Nesai de ise şu ziyade vardır: "...Öyle ki, şu taraftan yanağının beyazlığını görürdük."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 189, (996); Tirınizi, Salat 221, (295); Nesai, Sehiv 71, (3, 63).


Konu:  Namaz


2628-)  Ebu Davud'un Vail İbnu Hucr (radıyallahu anh)'dan yaptığı bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sağına, "esselamu aleyküm ve rahmetullah ve berekatuhu" diyerek, soluna da "es-selamu aleyküm ve rahmetullah" diyerek selam verirdi." Yine Ebu Davud'da Semüre İbnu Cündeb'ten gelen bir rivayette: "...sonra imamınıza ve kendinize selam verin" buyurulmuştur."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 189, (997), 182, (875).


Konu:  Namaz


2629-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraber namaz kılınca, ellerimizle (işaret ederek): "Esselamu aleyküm ve rahmetullahi" demiştik -ve eliyle de iki tarafına işaret etti. -Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bunun üzerine: "Ellerinizle neye işaret ediyorsunuz? Niye ellerinizi hırçın atların kuyruğu gibi (kıpırdak) görüyorum? Namazda sakin olun. Herbirinizin ellerini dizlerine koyup, sonra sağındaki ve solundaki kardeşine selam vermesi yeterlidir"


Kaynak:  Müslim, Salat 119, (430); Ebu Davud, Salat 189, (998, 999, 1000); Nesai, Sehiv 5, (3, 4, 5).


Konu:  Namaz


2630-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) selam verince: "Allahümme ente's-selam ve minke's-selam. Tebarekte ya ze'l-celali ve'l-ikram" diyecek kadar otururdu." Bu cümlenin manası: "Ey Allah'ım! Sen selamsın (her çeşit ayıp, kusur ve afetlerden uzaksın). İnsanların mazhar olduğu selamet sendendir. Ey Celal ve ikram sahibi Rabbimiz! Senin şanın yücedir" demektir."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 136, (592); Tirmizi, Salat 224, (298).


Konu:  Namaz


2631-)  Semüre İbnu Cündeb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) imamın selamına selamla mukabele etmemizi, birbirimizi sevmemizi, birbirimize selam vermemizi emretti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 190, (1001).


Konu:  Namaz

2632-)  Ebu Humeyd es-Saidi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Kendisi, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın Ashabından on kişilik bir grupla oturuyor idi. Resûlullah'ın namazını zikrettiler. Bunun üzerine: "Ben içinizde Aleyhissalatu vesselam'ın namazını en iyi bilen kimseyim!" "Nasıl olur. Allah'a yemin olsun, sen O'na bizden daha çok tabi olmuş bizden önce onun sohbetine katılmış değilsin!" dediler. O: "Herşeye rağmen!" deyip (ısrar edince): "Peki (Efendimizin nasıl namaz kıldığını) arzet görelim" dediler. 0 da anlattı: "Aleyhissalatu vesselam, namaza kalkınca kollarını omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Bütün kemikleri mütedil şekilde yerlerinde istikrarını bulunca tekbir getirir, sonra kıraatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra rüküya gider ve el ayalarını dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mütedil bir vaziyet alır, başını ne aşağı kırar ne de yukarı kaldırır, sonra başını kaldırıp: "Semi'allahu li-men hamideh (Allah kendisine hamdedeni işitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarının hizasına kadar mutedil şekilde kaldırır, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere eğilir, ellerini yanlarına açar, sonra başını kaldırır, sol ayağını büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarının parmaklarını açar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, başını kaldırır, sol ayağını büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayağının üzerine oturur. Sonra aynı şeyleri diğer (rek'at)de yapardı. Sonra iki rek'ati (tamamlayıp) kalkınca, iftitah tekbirinde olduğu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır. Sonra aynı şeyleri namazın geri kalan kısmında da yapardı. Selam vereceği son rek'atin secdesi olunca sol ayağını (mak'adının altından sağ tarafına) çıkarır ve sol tarafı üzerine yere çökerek otururdu." (Onun bu açıklamasını dinleyince yanındakiler:) "Doğru söyledin,) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) böyle namaz kılardı!" dediler."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 117, (730-735); Tirmizi, Salat 227, (304, 305). Hadis Buhari'de muhtasar olarak gelmiştir. Ezan 145).


Konu:  Namaz


2633-)  Rifaa İbnu Rafi' (radıyallahu anh) anlatıyor:"Biz mescidde iken bedevi kılıklı bir adam çıkageldi. Namaza durup, hafif bir şekilde (yani rükunleri, tesbihleri kısa tutarak) namaz kıldı. Sonra namazı tamamlayıp Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a selam verdi: Efendimiz: "Üzerine olsun. Ancak git namaz kıl, sen namaz kılmadın!" buyurdu. Adam döndü (tekrar) namaz kılıp geldi, Resûlullah'a selam verdi. Aleyhissalatu vesselam selamına mukabele etti ve: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Adam bu şekilde iki veya üç sefer aynı şeyi yaptı, her seferinde Aleyhissalatu vesselam: "Dön namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!" dedi. Halk korktu ve namazı hafif kılan kimsenin namaz kılmamış sayılması herkese pek ağır geldi. Adam sonuncu sefer: "Ben bir insanım isabet de ederim, hata da yaparım. Bana (hatamı) göster, doğruyu öğret!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Tamam. Namaza kalkınca önce AIIah'ın sana emrettiği şekilde abdest aI. Sonra (ezan okuyarak) şehadet getir. İkamet getir (namaza dur). Ezberinde Kur'an varsa oku, yoksa AIIah'a hamdet, tekbir getir, tehlil getir, sonra rükuya git. Rükü halinde itmi'nana er (azaların rüküda mütedil halde bir müddet dursun). Sonra kalk ve kıyam halinde itidale er, sonra secdeye git ve secde halinde itidale er, sonra otur ve bir müddet oturuş vaziyetinde dur, sonra kalk. İşte bu söylenenleri yaparsan namazını mükemmel (kılmış olursun). (Bundan bir şey) eksik bırakırsan namazını eksilttin demektir." Ravi der ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bu sonuncu sözü Ashab'a önceki: (Dön, namaz kıl, zira sen namaz kılmadın!) sözünden daha kolay (ve rahatlatıcı) oldu. Zira (bu söze göre), sayılanlardan bir eksiklik yapan kimsenin namazında eksiklik oluyor ve fakat tamamı heba olmuyordu."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 226, (302); Ebu Davud, Salat 148, (857-861); Nesai, İftitah 105, (2,193),167, (2, 225).


Konu:  Namaz


2634-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazın anahtarı temizliktir. (Namaz dışı şeylerle meşguliyeti) haram kılan şey iftitah tekbiridir, (namaz dışı meşguliyeti) helal kılan şey (de sondaki) selamdır."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 31, (61); Tirmizi, Taharet 3, (3).


Konu:  Namaz


2635-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın öğle ve ikindi namazındaki kıyamlarını(n uzunluğunu tahmin ve) takdir ederdik. Öğledeki ilk iki rek'atin uzunluğunu Elif lam-mim Tenzilü's-Secde süresi(ni okuyacak) kadar tahmin ettik. Sonra iki rek'atin uzunluğunu da bunun yarısı kadar takdir ettik. İkindinin ilk iki rek'atinin kıyamının uzunluğunu, öğlenin son iki rek'atinin uzunluğu kadar takdir ettik. İkindinin son iki rek'atinin uzunluğunu da bunun yarısı kadar."


Kaynak:  Müslim, Salat 156, (452); Ebu Davud, Salat 130, (804); Nesai, Salat 16, (1, 237).


Konu:  Namaz


2636-)  Yine Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Öğle namazı başlardı, bu anda bir kimse Baki'ye gider, ihtiyacını görür, sonra abdest alır, gelir ve uzunluğu sebebiyle Resulullah'ın birinci rek'atine yetişirdi."


Kaynak:  Müslim, Salat 161, (454); Nesai, İftitah 56, (2, 164).


Konu:  Namaz


2637-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gece Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte namaz kıldım. Öylesine namazı uzattı ki, içimden çirkin bir şey yapmak geçti. "Ne yapmak istemiştin?" diye sordular. Dedi ki: "Oturup O (aleyhissalatu vesselam)'nu terketmeyi düşündüm."


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 9; Müslim, Müsafirin 204, (773).


Konu:  Namaz


2638-)  Fadl İbnu'l-Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namaz ikişer ikişer kılınır. Her iki rek'atte bir teşehhüd vardır. Namazda huşü duyulur (tazarrüda bulunulur), temeskün (tezellül) izhar edilir. Ellerini kaldırırsın." Şöyle de dedi: "Ellerini, içleri kendi yüzüne dönük olarak Rabbine kaldırır; isteklerini (ısrarla tekrarla söyleyerek) istersin: "Ya Rabbi! ya Rabbi! ya Rabbi!.." Kim bunu yapmazsa namazı eksiktir."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 283, (385).


Konu:  Namaz


2639-)  Ammar İbnu Yasir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kişi vardır, namazını kılar bitirir de, kendisine namazın sevabının onda biri yazılır. Kişi vardır, dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri yarısı yazılır."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 128, (796).


Konu:  Namaz


2640-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "AIIah temizlik olmayan namazı kabul etmez, hıyanetle kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez."


Kaynak:  Müslim, Taharet 1, (224); Tirmizi, Taharet 1, (1).


Konu:  Namaz


2641-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "AIIah, sizlerin namazını hades vaki olunca yeniden abdest almadıkça kabul etmez."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 31, (60); Tirmizi, Taharet 56, (76).


Konu:  Namaz


2642-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Abdesti olmayanın namazı da yoktur. Üzerine besmele çekmeyenin abdesti yoktur."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 48, (101,102); İbnu Mace, Taharet 41, (399); Tirmizi, Taharet 20, 25.


Konu:  Namaz


2643-)  Hz. Enes (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın her namaz için abdest aldığını söylemişti, kendisine: "Siz nasıl yapıyordunuz?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Aldığımız abdest bozuluncaya kadar bize yetiyordu."


Kaynak:  Buharä, vudü 54; Ebu Davud, Taharet 66, (171); Tirmizi, Taharet 44, (58, 60); Nesai, Taharet 101, (1, 85).


Konu:  Namaz


2644-)  Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih günü bütün namazları tek abdestle kıldı. Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) kendisine: "Ey Allah'ın Resülü, bugün Şimdiye kadar hiç yapmadığın şeyi yapmış olmalısın?" demişti, şu cevapta bulundu: "Ey Ömer, bunu bilerek yaptım."


Kaynak:  Müslim, Taharet 86, (277); Ebu Davud, Taharet 66, (172); Tirmizi, Taharet 45, (61); Nesai, Taharet 101, (1, 86).


Konu:  Namaz


2645-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: Namaz kılarken kimin abdesti kozulacak olursa hemen namazdan çıksın. Eğer cemaatle kılınan bir namazda ise burnunu tutarak ayrılsın." Burnunu tutmasını emretmesi, cemaate burnu kanamış zannını vermek içindir. Bu davranış, avretin örtülmesi ve kabihin gizlenmesi hususunda bir nevi edebe riayettir.


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 236, (1114).


Konu:  Namaz


2646-)  İmam Malik merhuma ulaştığına göre, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) namazda iken burnu kanardı, o da çıkar burnunun kanını yıkar, geri döner ve önceki kıldığı namazını (kaldığı yerden) tamamlardı." Yine Muvafta'nın İbnu'l-Müseyyeb'den kaydettiği bunun aynısı olan bir başka rivayet daha vardır."


Kaynak:  Muvatta, Taharet 74, (1, 38).


Konu:  Namaz


2647-)  İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir kimse son rek'atte oturmuşken daha selam vermeden hades vaki olsa namazı caizdir."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 300, (408).


Konu:  Namaz


2648-)  Hz. Mu'aviye (radıyallahu anh)'nin dediğine göre, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın zevce-i pakleri Ümmü Habibe'ye -ki kızkardeşidir- sormuştur: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), içerisinde kendisiyle temasta bulunduğu elbise sırtında olduğu halde namaz kılar mıydı?" Ümmü Habibe (radıyallahu anha) şu cevabı vermiştir: "Evet, yeter ki elbisede bir eza (meni bulaşığı) görmemiş olsun!"


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 133, (366); Nesai, Taharet 186, (1, 155); Buhari, Salat 2, Buhari, bab başlığı (tercüme) olarak kaydeder.


Konu:  Namaz


2649-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), bizim (kadınların) çamaşırları içerisinde namaz kılmazdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 134, (368); Tirmizi, Salat 420, (600); Nesai, Zänet 116, (8, 217).


Konu:  Namaz


2650-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in anlattığına göre, cünübken içinde terlediği elbise sırtında olduğu halde namaz kılardı."


Kaynak:  Muvatta, Taharet 87, (1, 52).


Konu:  Namaz


2651-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ashabiyle namaz kılarken aniden nalınlarını çıkarıp sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de derhal nalınlarını attılar. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazı tamamlayınca: "NaIınIarınızı niye attınız?" diye sordu. "Seni nalınlarını atarken gördük, biz de kendi nalınlarımızı attık!" cevabını verdiler. "Cebrail (aleyhisselam) bana gelip pislik olduğunu haber verdi (onun için attım). Öyleyse sizler mescide gelirken dikkat edin, nalınlarınızda bir pislik (kazurat) -veya eza demişti- görürseniz onu silin; o, ayağınızda olduğu halde namazınızı kılın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 89, (650).


Konu:  Namaz

2652-)  Behz İbnu Hakim (radıyallahu anh) anlatıyor: "(Bir gün Hz. Peygamber'e sorarak) dedim ki: "Ey Allah'ın Resülü! Hangi avretimizi açıp, hangi avretimizi örtelim?" "Zevcen ve sağ elinin sahip oldukIarı dışında herkese karşı avretini koru!" cevabını verdi. Ben tekrar: "Ey Allah'ın Resülü, erkekle olursa?" dedim, "Gücün yeterse avretini kimseye gösterme!" dedi. "Kişi tek başına olursa?" dedim. "Kendisine karşı haya edilmeye Allah daha layıktır" dedi."


Kaynak:  Ebu Davud, Hamam 3, (4017); Tirmizi, Edeb 22, ,(2770), 39, (2795); İbnu Mace, Nikah 28, (1920).


Konu:  Namaz


2653-)  Ebu Said el'Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir erkek başka bir erkeğin avretine bakmasın, kadın da kadının avretine. Bir erkek aynı örtünün içinde bir başka erkeğe sokulmasın. Kadın da aynı örtünün içinde bir başka kadına sokulmasın."


Kaynak:  Müslim, Hayz 74, (338); Ebu Davud, Hamam 3, (4018); Tirmizi, Edeb 39, (2794).


Konu:  Namaz


2654-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Çıplaklıktan sakının! Zira sizin yanınızda sadece helaya girdiğiniz zaman ve erkek hanımına sokulunca ayrılan melekler var. Onlardan utanın ve onlara karşı saygılı olun."


Kaynak:  Tirmizi, Edeb 42, (2801).


Konu:  Namaz


2655-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri cariyesini veya kölesini veya ücretlisini evlendirdi mi, artık onun avretine bakmasın."


Kaynak:  Ebu Davud, Libas 37, (4113, 4114).


Konu:  Namaz


2656-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissulatu vesselam) bana: "Ey Ali, dizini çıkarma, ne canlı, ne ölü, başkasının dizine de bakma" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 32, (3140).


Konu:  Namaz


2657-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) uyluğu avret addetti."


Kaynak:  Tirmizi, Edeb 40, (2798).


Konu:  Namaz


2658-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Omuzunuzu da örtmeyen -veya şöyle demişti bir parçası iki omuzunuzu da örtmeyen- tek parçadan müteşekkil kumaş içerisinde kimse namaz kılmasın."


Kaynak:  Buhari, Salat 5; Müslim, Salat 277, (516); Ebu Davud, Salat 78, (626); Nesai, Kıble 18, (2, 71).


Konu:  Namaz


2659-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim tek parçalı kumaş içerisinde namaz kılarsa onu iki omuzu arasında çaprazlasın." Ebu Davud'un metninde: "(Kumaşın) iki ucuyla omuzunda çapraz yapsın" denmiştir.


Kaynak:  Buhari, Salat 5; Ebu Davud, Salat 78, (627).


Konu:  Namaz


2660-)  Yine Ebu Hüreyre'nin rivayeti de şöyle gelmiştir: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a tek bir kumaş içinde kılınacak namazdan sorulmuştu şu cevabı verdi: "Hepinizin iki parçası var mı?"


Kaynak:  Buhari, Salat 4, 9; Müslim, Salat 275, (515); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 30, (1,140); Ebu Davud, Salat 78, (625); Nesai, Kıble 14, (2, 69-70).


Konu:  Namaz


2661-)  Ömer İbnu Ebi Seleme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) tek parça kumaşa sarınmış olarak namaz kıldı. İki ucu omuzlardan çaprazlama geçmişti."


Kaynak:  Buhari, Salat 4; Müslim, Salat 279, (517); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 29, (1, 140); Ebu Davud, Salat 78, (628); Tirmizi, Salat 254, (339); Nesai, Kıble 14, (2, 70).


Konu:  Namaz


2662-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah hayız görenin (kadının) namazını başörtüsüz kabul etmez."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 85, (641); Tirmizi, Salat 277, (377).


Konu:  Namaz


2663-)  Ubeydullah İbnu'I-Esved el-Havlani -ki Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın zevce-i pakleri Meymüne (radıyallahu anha)'nin terbiyesinde idi anlatıyor: "Meymüne (radıyallahu anha) üzerinde izar olmaksızın tek entari (dır') ile başörtüsü giyinmiş olduğu halde namaz kılardı."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Cema'a 37, (1,142).


Konu:  Namaz


2664-)  Muhammed İbnu Zeyd, İbnu Kunfuz'un annesinden yaptığı nakle göre, annesi Ümmü Seleme (radıyallahu anha)'ye "Kadın, hangi giysiler içerisinde namaz kılmalı?" diye sormuştur. 0 da; "Başörtüsü ve ayağın üzerini örtecek kadar uzun entari içerisinde!" diye Cevap vermiştir."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Cema'a 36, (1,142); Ebu Davud, Salat 84, (639, 640).


Konu:  Namaz


2665-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), üzerinde çizgiler olan hamisa kumaşı üzerinde namaz kılmıştı. (Namazdan sonra) çizgilere bir göz attı ve: "Bu hamisa'yı Ebu Cehm İbnu Huzeyfe'ye götürün, onun enbicaniye'sini getirin. Zira bu beni az önce namazda meşgul etti" buyurdu."


Kaynak:  Buhari Salat 14, Ezan 93, Libas 19; Müslim, Mesacid 61, (556); Muvatta, Salat 67, (1,97, 98); Ebu Davud, Salat 167, (914), Libas 11; Nesai, Kıble 20, (2, 72).


Konu:  Namaz


2666-)  Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a ipekten mamul bir kaftan hediye edildi. Kaftanı giyip içinde namaz kıldı. Sonra namazdan ayrılıp hemen kaftanı şiddetle çıkarıp attı, sanki kaftandan gayr-ı memnundu: "Bu, muttakilere muvafık düşmüyor!" dedi."


Kaynak:  Nesai, Kıble 19, (2, 72); Buhari, bu ma'nada bir rivayette bulunmuştur. Salat,16, Libas 12; Müslim, Libas 23, (2075).


Konu:  Namaz


2667-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) demiştir ki: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bir ucu beni örtmekte olan bir kumaşın diğer ucuyla örtünerek, içinde namaz kıldı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 80, (631).


Konu:  Namaz


2668-)  Hz. Enes (radıyallahu anh)'in anlattığına göre, büyükannesi Müleyke (radıyallahu anha) hazırladığı bir yemeğe Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ı davet etti. (Efendimiz şeref vererek) yemekten yediler. Sonra: "Kalkın size namaz kıldırayım!" buyurdular. Enes (radıyallahu anh) der ki: "Ben uzun müddettir kullanılmaktan kararmış olan hasırımızı getirdim, üzerine su çiledim. Aleyhissalatu vesselam üzerinde namaza durdu. Ben ve yetim, arkasında saf yaptık, yaşlı (annem) de bizim arkamızda durdu. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bize iki rek'at (nafile namaz) kıdırıp, sonra ayrıldı."


Kaynak:  Buhari, Salat 20, Ezan 78, 161, 164, Teheccüd 25; Müslim, Mesacid 266-268, (658-660); Muvatta, Kasru's-Salat 31, (1, 153); Ebu Davud, Salat 71, (612, 658); Tirmizi, Salat 173, (234); Nesai, Mesacid 43, (2, 56, 57); İmamet 19, (2, 85-86).


Konu:  Namaz


2669-)  Hz. Meymüne (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) ben hayızlı halde tam hizasında dururken, namaz kılardı. Secde ettiği vakit bazan elbisesi bana değerdi. Humra üzerinde namaz kılardı."


Kaynak:  Buhari, Salat 21, 19, 107, Hayz 29; Müslim, Mesacid, 273, (513); Ebu Davud, Salat 91, (656); Nesai Mesacid 44, (2, 57).


Konu:  Namaz


2670-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz çok sıcak günlerde Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte namaz kılardık. Biriniz alnını sıcak sebebiyle yere koyamayacak olsa, giysisini serer onun üzerine secde ederdi.


Kaynak:  Buhari, Amel fis-Salat 9, Salat 23, Mevat 11; Müslim, Mesacid 191, (620); Ebu Davud, Salat 93, (660); Tirmizi, Salat 411, (584); Nesai, İftitah 144, (2, 216); İbnu Mace, İkametu's-Salat 64, (1033).


Konu:  Namaz


2671-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Koyun ağıllarında namaz kılın. Zira koyunlar mübarek (hayvanlar)dır. Deve damlarında namaz kılmayın, zira onlar şeytanlardandır."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 25, (493).


Konu:  Namaz

2672-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yedi yerde namaz kılmayı yasakladı: "Mezbele (çöplük), meczere (hayvan kesilen yer), makbere (mezarlık), yol geçeği, hammam, deve damı, Beytullahi'l-Haram'ın damının üstü."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 255, (346).


Konu:  Namaz


2673-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle dediler: "Allah yahudilere ve hıristiyanlara lanet etsin. Peygamberlerinin kabirlerini mescide çevirdiler." Ebu Davud'un dışındaki bir rivayette Hz. Aişe'den şu ziyadeye yer verilmiştir: "Eğer bu (endişe) olmasaydı, (Resûlullah'ın) kabri açıkta bulundurulacaktı. Ancak mescid ittihaz edilmesinden korkuldu."


Kaynak:  Buhari, Salat 54; Müslim, Mesacid 20, (530); Ebu Davud, Cenaiz 76; Nesai, Cenaiz 106, (4, 95, 96).


Konu:  Namaz


2674-)  Ata İbnu Yesar (rahimehullah) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle dua buyurdular: "Allahım, kabrimi ibadet edilen bir put kılma" (ve devamla dedi ki): "Nebilerinin kabirlerini mescidler haline getiren bir kavme Allah'ın öfkesi artmıştır."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 85, (1, 172).


Konu:  Namaz


2675-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam), beni mezarlıkta namaz kılmaktan menetti. Beni Babil toprağında da namaz kılmaktan menetti (ve şöyle dedi:) "Zira orası mel'undur." Hattabi der ki: "Bu hadisin senedinde zayıflık olduğu söylenmiştir. Ben alimlerden kimseyi bilmem ki Babil toprağında namaz kılmayı yasaklamış olsun. Hadis(in Resûlullah'a nisbeti) sahih ise, bu yasak sadece, Hz. Ali'nin şahsıyla ilgilidir; böylece, onu Küfe'de maruz kaldığı mihnete (sıkıntılı hadislere) karşı uyarmak istemiştir. (Malum olduğu üzere) Küfe, Babil diyarındadır."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 24, (490).


Konu:  Namaz


2676-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resüllullah (aleyhissalatu vesselam) bineğinin üzerinde iken yönü hangi istikamette olursa olsun tesbih ediyor, (nafile namaz kılıyor, rükü ve secde içinde) başıyla imada bulunuyordu. İbnu Ömer de böyle yapıyordu."


Kaynak:  Buhari, Taksirus-Salat 7, 8 ; Müslim, Müsafırin 39, (700); Muvatta, Kasru's-Salat 22, (1,150,151); Ebu Davud, Salat 277, (1224,1225); Tirmizi, Salat 345, (472); Tefsir, Bakara (2961); Nesai, Kıble 23, (243, 244). Kıyamu'l-Leyl 23, (3, 232).


Konu:  Namaz


2677-)  Ebu Davud bir diğer rivayette şu ziyadeyi kaydeder: "Aleyhissalatu vesselam nafile namaz kılmak isteyince, devesini kıbleye çevirir, sonra iftitah tekbiri getir(erek) namaza başlar, sonra bineği nereye yöneltirse yöneltsin, namazını kılardı."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2678-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Küre-i arz bana bir mescid ve temiz kılındı. Ümmetimden her kim bir namaz vaktine ulaştımı nerede olursa namazını kılstn."


Kaynak:  Nesai, Mesacid 42, (2, 56).


Konu:  Namaz


2679-)  İbrahim İbnu Yezid et-Teymi (rahimehullah) anlatıyor: "Babamdan mescidin avlusunun kenarında Kur'an öğreniyordum. Bu sırada secde ayeti okumuşsam babam hemen secdeye kapanıyordu. Kendisine: "Babacığım yolda niye secde ediyorsun?" diye sordum... Dedi ki: "Ben Ebu Zerr (radıyallahu anh)'in şöyle söylediğini işittim: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum: "Mescid-i Haram" olduğunu söyledi. Ben: "Sonra hangisi?" dedim, "Mescid-i Aksa!" diye cevap verdi. Ben: "İkisi arasında kaç yıl fark var?" dedim. "Kırk yıl!" dedi ve ilave etti: "Arz sana (baştan ayağa) bir mesciddir, öyleyse nerede namaz vaktine ulaşırsan namazını (orada) kıl, çünkü fazilet ondadır (namaz vaktinin girdiği ilk andadır)"


Kaynak:  Buhari, Enbiya 8, 40; Müslim, Mesacid 2, (520); Nesai, Mesacid 3, (2, 32); İbnu Mace, İkamet, Mesacid 7, (753).


Konu:  Namaz


2680-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Namazlarınızdan bir kısmını evlerinizde kılın, sakın onları kabirlere çevirmeyin!"


Kaynak:  Buhari, Salat 52, Teheccüd 38; Müslim, Musafirin 208, (777); Ebu Davud, Salat 346, (1448); Tirmizi, Salat 331, (451); Nesai, Salatu'l-Leyl 1, (3,197).


Konu:  Namaz


2681-)  Müslim'in Hz. Cabir (radıyallahu anh)'den kaydettiği bir rivayette Aleyhissalatu vesselam şöyle emretmiştir: "Sizden kim namazını mescidde kılarsa namazından bir pay da evi için ayırsın. Zira Allah, evinde kılacağı namaz için dahi bir hayır takdir etmiştir.


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 210, (778).


Konu:  Namaz


2682-)  Mu'az İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bağ ve bahçelerde namaz kılmayı da müstehab (sevimli ve hoş) addederdi."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 249, (334).


Konu:  Namaz


2683-)  Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, namaz kılarken konuşurduk. Öyle ki herkes kendi yanındakine birşeyler söyleyebilirdi. Derken şu ayet nazil oldu: "Allah'ın divanına tam huşü ve taatle durun" (Bakara 238). Böylece süküt etmekle emrolunduk ve konuşmaktan menedildik."


Kaynak:  Buhari, Amel fi's-Salat 2, Tefsir, Bakara 43; Müslim, Mesacid 35, (539); Ebu Davud,178, (949); Tirmizi, Salat 297 (405); Nesai, Sehv 20.


Konu:  Namaz


2684-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a selam verirdik, O da bize mukabele ederdi. Necaşi'nin yanından döndüğümüz zaman O'na yine (namazda) selam vermiştik, bize mukabeleten selam vermedi. "Ey Alah'ın Resülü, dedik, biz sana vaktiyle namazda selam verirdik, sen de selamımızı alırdın (şimdi niye almıyorsun)?" dedik. Bizi şöyle cevapladı: "Namazda meşguliyet var!"


Kaynak:  Buhari, Amel fis's-Salat 2, 15, Fadilu'l-Ashab 37, Müslim, Mesacid 34, (538); Ebu Davud,170, (923, 924); Nesai, Sehv 20, (3, 19).


Konu:  Namaz


2685-)  Mu'aviye­İbnu'l-Hakem es-Sülemi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissaltu vesselam) ile birlikte namaz kılıyordum. Derken cemaatten bir Şahıs hapşırdı. Ben: " Yerhamükallah '' dedim. Cemaattekiler bana bed bed baktılar. Bunu üzerine (kızıp) : " Vay başıma gelen, niye bana böyle bakıyorsunuz? '' dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurarak beni susturmak istediler. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namazı bitirince (bana iyi davrandı), annem babam O'na feda olsun, ben O 'ndan, ne önce ne de sonra, ondan daha iyi öğreten bir muallim görmedim. Allah'a yemin olsun O beni ne azarladı ne dövdü, ne de betimi yıktı; sadece: "Namazda insan kelamından (dünyevi) bir söz münasib degildir, ona uygun olan söz, tesbih, tekbir ve Kur'an kiraatıdır!" dedi. Ben: "Ey Allah 'ın Resulû, dedim, ben cahiliyeden daha yeni çıkmış birisiyim. Allah bize İslam'ı lütfetti ama bizde öyleleri var ki, hala kahinlere geliyorlar, (bu hususta ne tavsiye edersiniz?) '' dedim. " Sen onlara gitme!'' buyurdu. Ben tekrar: "Bizde (kuşun uçuşuna vs 'ye bakarak) uğursuzluk çıkaranlar da var?'' dedim. Cevaben : "Bu (uğursuzluk zannı) kalplerinde mevcut olan bir (kuruntu)dur. Sakın onları (gayelerine gitmekten) alıkoymasın!'' dedi. Ben: "Bizde, kuma hatlar cizerek fala bakanlar da var? '' dedim. Şu açıklamayı yaptı: "Peygamberlerden biri de (kuma) çizgi çizerdi. Kim çizgisini onun çizgisine uygun düşürürse isabet eder!'' buyurdu. Ben: "Benim bir cariyem vardı, Uhud ve Cevaniyye taraflarında koyun otlatırdı. Bir gün öğrendim ki bir kurt peyda olmuş ve sürüden bir koyun götürmüş. Ben bir insanoğluyum, herkes gibi ben de öfkelenirim. (Bu hadise yüzünden kızıp) cariyeye bir tokat askettim. (Ravi der ki: Bu sözümü işitince) Resûlullah tokadımı fazla buldu, (yakıştıramadı). "O halde onu azad etmiyeyim mi?" dedim. "Bana bir getir hele!'' dedi. Ben de cariyeyi ona getirdim. Ona : "Allah nerde?" diye sordu. Cariye: "Semada!" diy cevap verdi. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sordu. O da: "Sen Resûlullah'sın!'' diye cevap verdi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam: "Onu azad et, çünkü mü'mine'dir" buyurdu."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 33, (537); Ebu Davud, Salat 171, (930, 931 ); Nesai Sehv 20, (3, 14-1 8).


Konu:  Namaz


2686-)  Ebu'd-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) namaza kalktı. Şunu okuduğunu işttik: "Senden Allah'a sığınırım. '' Sonra da üç kere: ''Seni Allah'ın lanetiyle lanetliyorum'' dedi ve sanki bir şey yakalıyormuşcasına elini uzattı. Namazı bitirince: "Ey Allah 'ın Resûlü! dedik, senden bugün daha önce hiç söylemediğin bir şey işittik. Ayrıca ellerini de açtığını gördük? şu cevabı verdi: "Allah'ın düşmanı olan iblis, yüzüme koymak için ateşten bir alev getirdi. Ben de ona, üç kere : " Eûzu billahi '' dedim. Sonra da: " Seni Allah'ın eksiksiz lanetiyle lanetliyorum'' dedim, geri çekilmedi, üç kere tekrarladım. Sonunda onu yakalamak istedim. Vallahi kardeşim Süleyman'ın duası olmasa idi, bağlı olarak sabaha erecek ve Medine'nin çocukları onunla oynayacaklardı.''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 40, (542); Nesa, Sehv 19, (3,13).


Konu:  Namaz


2687-)  Mu'aykib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) 'a, musalli 'nin secde edeceği yerdeki toprağın düzlenmesinden sual edildi... "


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2688-)  Tirmiz i'nin bir rivayetinde hadis şöyledir : "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a namazda çakıllara dokunup (düzlemekten) sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Mutlaka yapmak zorunda isen bari bir kere yap!"


Kaynak:  Buhari, Amel fi's Salat 8; Müslim, Mesacid 46, (545); Ebu Davud, Salat 175, (946); Tirmizi, Salat 279, (3 80) ; Nesai, Sehv 8, (3, 7).


Konu:  Namaz


2689-)  Ebu 'Zerr (radıyallahu anh) 'den Dört İmam'ìn kaydettiği bir rivayette şöyle‚ buyrulmuştur: "Sizden kim namaza durursa, sakın çakıllara değmesin. Zira rahmet, ona karşıdan gelir."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 43, (1,157); Ebu Davud, Salat 175, (945) ; Tirmizi, Salat 279, (379); Nesai, Sehv 7, (3,6).


Konu:  Namaz


2690-)  Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, kula namazda sağa sola iltifat etmedikçe rahmetiyle yaklaşmaya devam eder. İltifat etti mi ondan yüz çevirir. "


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 165, (909) ; Nesai, Sehv 10, (3,7).


Konu:  Namaz


2691-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah'a namazda sağa sola bakmak (iltifat) hususundan sordum. Şu cevabı verdi: ''Bu bir kapıp kaçırmadır. Şeytan kulun namazından kapar kaçırır.''


Kaynak:  Buhari, Ezan 93, Bed'ü'l-Halk 11; Ebu Davud, Salat 165, (910); Nesai Sehv 10, (3,8). Bu rivayet Müslim'de bulunamamıştır.


Konu:  Namaz

2692-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "İnsanlara ne oluyor da namaz kılarken gözlerini semaya kaldırıyorlar? '' dedi ve bu hususta sert sözler söyledi. Sonra konuşmasını şöyle tamamladı: "Ya bundan vazgeçerler ya da gözleri çıkarılır."


Kaynak:  Buhari, Ezan 91; Ebu Davud, Salat l 67, (913) ; Nesai, Sehv 9, (3, 7).


Konu:  Namaz


2693-)  Yine Hz. Enes anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu. vesselam) bana şöyle nasihat etti: "Ey oğulcuğum, namazda sağa sola bakmaktan sakın. Zira o helak olmaktır. Eğer mutlaka yapacaksan bari nafilelerde olsun, farzlarda değil.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 413 (5 89).


Konu:  Namaz


2694-)  Sehl İbnu 'l-Hanzaliyye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Sabah namazı için ikamet okundu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaza başladı. Namazda Şib istikametine bakıyordu. Geceden, Şib'a koruması için bir atlı göndermişti."


Kaynak:  (Ebu Davud, Salat 168, (916).


Konu:  Namaz


2695-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Mescid-i Kuba 'ya namaz kılmaya gitti. Ensar (radıyallahu anhüm) gelip, namaz kılarken kendisine selam.verdiler. Ben Bilal'e sordum: "Namaz kılarken onların selamına nasıl mukabele ettiğini gördün?'' Bana bizzat göstererek: "Şöyle!'' dedi ve avucunu açıp iç kısmını aşağıya, sırtını yukarıya getirdi.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 170, (927); Tirmizi, Salat 271, (368); Nesai, Sehv 6, (3, 5-6).


Konu:  Namaz


2696-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Tesbih erkeklere, el çırpma kadınlara mahsustur."


Kaynak:  Buhari, Amel fi's-Salat 5; Müslim, Salat 106, (422); Ebu Davud, Salat 173, (939) ; Tirmizi, Salat 272, (369) ; Nesai, Sehv l 6, (3, 11-12).


Konu:  Namaz


2697-)  Abdullah İbnu' ş-Şhhir (radıyallalu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte namaz kıldım. Namazda onun öksürerek boğazını temizleyip (yere attığını ve) sol ayağıyla sürttüğünü gördüm. "


Kaynak:  Buhari Mesacid 58, (554); Ebu Davud, Salat 22, (482); Nesai, Mesacid 34, (2, 52).


Konu:  Namaz


2698-)  Ebu Davud'un rivayetinde şöyle gelmiştir: "... Sol ayağının altına tükürdü, ayakkabısıyla sürttü.''


Kaynak:  Ebu Davud. Salat 22, (482).


Konu:  Namaz


2699-)  Ebu Davud'un Ebu Nadra 'dan kaydettiği bir rivayette : "Elbisesine tükürdü, kıvrımları arasında ovaladı" denmiştir.


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 143,(389, 390).


Konu:  Namaz


2700-)  Hz. Aişe, (radıyallahu anha) anlatıyor: "Bir gün dışardan geldim. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) odada namaz kılıyordu, kapı da üzerine kapalı'idi. Açmasını istedim, ilerleyip bana açtı. Sonra gerisin geriye namazgahına döndü.'' Hz. Aişe kapının kıble cihetinde olduğunu belirtti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 169, (922) ; Tirmizi, Salat 421, (601); Nesai, Sehv 14, (3, 11).


Konu:  Namaz


2701-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullalh (aleyhissalatu vesselam): "Namazda iki siyahı yani yılan ve akrebi öldürün'' buyududu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 169, (921); Tirmizi, Salat 287, (390); Nesai, Sehv 12, (3, 10).


Konu:  Namaz


2702-)  Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bizim Eflah adındaki kölemizi, secde sırasında (ağzıyla) üfürdüğünü görmştü"Ey Eflah, yüzünü toprakla!" dedi."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 280, (381).


Konu:  Namaz


2703-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda sedl 'i, (sarınmayı) ve erkeğin ağzını örtmesini yasakladı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 86, (643); Tirmizi, Salat 278, (378).


Konu:  Namaz


2704-)  Hz. Aişe, (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (alehissalatu vesselam), geceleyin ben önünde, kıbleyle arasında bir cenaze gibi uzanmış yatarken, namaz kılardı. Vitir kılacağı zaman bana da haber verirdi, ben de vitir kılardım.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2705-)  Sahiheyn'in diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (radıyallahu anha)'nın yanında namazı bozan şeylerden söz açılmıştı. Bu meyanda köpek, eşek ve kadının da zikri geçti. Aişe (radıyallahu anha): "Bizi yine eşeklere ve köpeklere benzettiniz. Vallahi, ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı kıblesiyle arasında yatakta yatar olduğum halde namaz kılarken gördüm. Benim için ihtiyaç hasıl olunca oturup onu rahatsız etmek istemezdim (yatağın) ayak tarafından sıyrılıp çıkardım.''


Kaynak:  Buhari, Salat 22, 99, 102, 103,104,105,108, Amel fi s-Salat 10, Vitr 3, İsti'zan 37; Müslim, Salat 267, (512) ; Muvatta, Salatu'l-Leyl 2, (1,117) ; Ebu Davud, Salat 112, (711,712, 713, 714); Nesai, Taharet 120, (1, 101, 102), Kıble 10, (2, 67).


Konu:  Namaz


2706-)  Ebu Davud'da İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) 'dan gelen diğer bir rivayette şöyle denmiştir : "Ben ve Abdulmuttaliboğullarından biroğlan (veya köle) bir eşeğin üzerinde beraber geldik. Resulullah (aleyhissalatu ve vsselam) bu sırada namaz kılıyordu. Oğlan eşekten indi, ben de indim. Eşeği safın ön kısmında bıraktık. Eşeğe aldırma(yıp namaza devam et)ti. Derken yine Abdulmuttaliboğullarıdan iki kız çocuğu gelip safın arasına dahil oldu, buna da aldırmadı. ''


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2707-)  Diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz sütresiz olarak namaz kılarsa (önünden geçtiği takdirde) şunlar namazı bozar: Eşek, domuz, yahudi, mecûsi, kadın... Namazın bozulmaması için onun önünden, bunların bir taş atımlık uzaktan geçmesi kifayet eder." "Bir diğer rivayette şöyle denmişti: "Namazı, (önden geçen) hayızlı kadın ve köpek bozar. "


Kaynak:  Buhari, Salat 90, İlm 18, Ezan 161, Cezau ' s-Sayd 25;Müslim, Salat 254, (504); Muvatta, Kasru's-Salat 38, (1, 155); Ebu Davud, Salat 110,113 (703, 704, 715, 716, 717) ; Tirmizi, Salat 252, (337), Nesai, Kıble 7, (2, 64, 65).


Konu:  Namaz


2708-)  el-Fadl İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bizi köyümüzde ziyaret etti. O sırada bizim iki küçük köpekle bir dişi eşeğimiz vardı. Bu ikisi önünde bulundukları halde ikndi namazı kıldı. Hayvanları ne azarladı ne de geriye kovaladı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 114 ,(718) ; Nesai, Kıble 7, (2, 65).


Konu:  Namaz


2709-)  Kesir İbnu Kesir İbn-i Ebi Veda'a, an bazı ehlihi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatmıştır ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı Beni Sehm kapısını takip eden yerde, önünden halk gelip geçerken namaz kılar görmüştür. Bu sırada Resulullah 'la Ka'be arasında bir sütre de mevcut değildir.''


Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 89, (2016) ; Nesai, Kıble 9, (2, 67) İbnu Mace, Menasik 33, (2958).


Konu:  Namaz


2710-)  Ebu Sa 'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazı hiç bir (harici) şey bozamaz. İmkanınız nisbetinde defetmeye çalışın. Çünkü (bozmak isteyen) şeytandır.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2711-)  Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Kim, kıblesi ile kendi arasına bir bşkasının girmemesine muktedir olursa, bunu sağlasın."


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz

2712-)  Buhari ' nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir : "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden biri, halka karşı sütre olacak bir şeyin gerisinde namaz kılarken, biri önünden geçmeye kalkarsa ona mani olsun, (beriki haddini bilmeyip) ısrar ederse onunla mücadele etsin. Zira o, (bu haliyle) şeytandır."


Kaynak:  Buhari, Salat 100, Bed'ül-Halk 11; Müslim, Salat 259, (505);Muvatta, Kasru's-Salat 33, (1,154) ; Ebu Davud, Salat 108, (697, 698, 699,700) ; N esai, Kıble 8, (2, 66) ; Kasame 45, (8, 6162).


Konu:  Namaz


2713-)  Bişr İbnu Sa'id(radıyallahu anh)'in anlattığına göre, kendisini Zeyd İbnu Halid Ebu Cüheym' in yanına göderip: "Musallinin önünden geçen hakkında Resulullah (aeyhissalatu vesselam) 'dan ne işittiğini sordurmuştur. Ebu Cüheym (radıyallhu anh) demiştir ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Eğer musallinin önünden geçen kimse, bu geçişi sebebiyle kendisine gelen günahı bilseydi orada kırk. . . kalması onun için, musallinin önünden geçmesinden daha hayırlı olurdu." Ebu 'n-Nadr der ki: "Bilemiyorum ! Efendimiz "kırk gün mü'' dedi, kırk ay mı dedi, kırk sene mi dedi?"


Kaynak:  Buhari, Salat,101; Müslim, Salat26l, (507); Muvatta, Kasru's-Salat 34, (1,154,155); Ebu Davud, Salat 109, (701); Tirmizi, Salat 251, (336); Nesai, Kıble 8, (2, 66).


Konu:  Namaz


2714-)  Yezid İbnu Nimran (rahimehullah) anlatıyor: "Tebük'de yatalak bir adam gördüm. Dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kılarken, ben eşeğin üzerinde olduğum halde önünden geçtim. Bana: "Allah'ım, izini kes!" diye bedduada bulundu. Artık ondan sonra eşek üzerinde (bile) yol alamadım." Bir rivayette şöyle gelmiştir: "(Resulullah aleyhissalatu vessalam şöyle dedi:) "0 bizim namazımızı kesti, Allah da onun izini kessin."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 110, (705, 706).


Konu:  Namaz


2715-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Uyuyanın gerisinde namaz kılmayın,konuşanın gerisinde de!, buyurdular.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 106, (694).


Konu:  Namaz


2716-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biriniz namaz kılınca,yüzünün karşısına bir şey koysun. Bulamazsa bir değnek koysun. Beraberinde bir değnek de yoksa bir çizgi çizsin. Böyle yaparsa önünden geçen kendisine zarar vermez." Ebu Davud der ki: "Alimlerden bazısı, çizginin uzunlamasına olacağını, bazısı da hilal gibi enlemesine olacağını söylemiştir.''


Kaynak:  Ebu Dvud, Salat 103, (689).


Konu:  Namaz


2717-)  Tallha İbnu Ubeydillah (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz namaz kılarken, önüne semerin arka kaşı boyunda bir şey koydu mu, namazını rahat kılsın, bunun gerisinden geçene aldırmasın.''


Kaynak:  Müslim, Salat 241, (499) ; Ebu Davud, Salat 102,Tirmizi, Salat, 250, (335).


Konu:  Namaz


2718-)  Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; (önünden geçtiği takdirde) siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar. . . '' Ebu Zerr 'e dendi ki : "Siyahın kırmızıdan, beyazdan farkı nedir? '' Şu cevabı verdi: "Ey kardeşimin oğlu! Sen bana, benim Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a sorduğum şeyi sordun. Efendimiz: " Siyah köpek şeytandır'' buyurmuştu. ''


Kaynak:  Müslim, Salat 265, (510) ; Ebu Davud, Salat 110, (702) ; Tirmizi, Salat 253, (338) ; Nesai, Kıble 7, (2,63) ;İbnu Mace, İkametu's-Salt 38, (952).


Konu:  Namaz


2719-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bayram günü (namaz) için çıkınca bir harbe alınmasını emrederdi. Harbe, (namaz sırasında) aleyhissalatu vesselam 'ın önüne konur, O da halk arkasında olduğu halde harbeye doğru namaz kılardı. Efendimiz sefer sırasında da böyle yapardı. Bu sünnete ittibaen ümera da harbe kullanır oldu."


Kaynak:  Buhari, Salat 92, 90; Müslim, Salat 245 (501); Ebu Davud, Salat 102, (687) ; Nesai, Kıble 4, (2, 62); İbnu Mace, İkametu's-Salat 164, (1304, 1305).


Konu:  Namaz


2720-)  Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (bazan) bineğini (sütre olarak) öne koyar, ona doğru namaz kılardı." Bir diğer rivayette: "Aleyhissalatu vesselam devesine doğru namaz kılardı'' denmiştir.


Kaynak:  Buhari, Salat 98, 50; Müslim, Salat 247, (502); Muvatta, Kasru's-Salat 41, ( 1, 157) ; Ebu Davud, Salat 104, (692) ; Tirmizi, Salat 261, (352).


Konu:  Namaz


2721-)  Mikdad İbnu'l-Esved (radıyallahu anh) diyor ki : "Ben, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ı çubuğa, direğe ve ağaca karşı namaz kılar vaziyette ne zaman görmüşsem, her seferind‚ onları sağ kaşının veya sol kaşının karşısına almış görmüşümdür. Hiç bir zaman sütresin tam karşısına almadı. "


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 105, (693).


Konu:  Namaz


2722-)  Sehl İbnu Ebi Hasme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Biriniz sütreye karşı namaz kılınca, ona yakın olsun, ta ki şeytan namazını bozmasın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 107, (695).


Konu:  Namaz


2723-)  Ebû Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), kızı Zeyneb 'in kerimesi olan torunu Ümame 'yi omuzunda taşıdığı halde halka namaz kıldırırdı. Secdeye varınca çocuğu (yana) bırakır, kıyam için doğrulunca tekrar omuzuna alırdı.''


Kaynak:  Buhari, Slat 106, Edeb 18; Müslim, Mesacid 41, (5, 43); Muvatta, Kasru's-Salat 81, (1,170); Ebu Davud, Salat 169,(917, 918, 919, 920); Nesai; Mesacid 19, (2, 45), Sehv 13, (3, 10).


Konu:  Namaz


2724-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Sizden biri namaz kılarken uyuklayacak olursa, uykusu gidinceye kadar hemen yatsın. Zira, uyuklayarak namaz kılanınız, istiğfar ederken kendi nefsine sebbetmeye kalkar da farkında olmaz."


Kaynak:  Buhari, Vudü 53, Müslim, Müsafirin 222, (786); Muvatta, Salatu'l-Leyl 3, (1,118); Ebu Davud, Salat 308, (1310); Tirmizi, Salat 263, (355); Nesai, Taharet 117, (1, 99-100).


Konu:  Namaz


2725-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'ın anlattığına göre, Abdullah İbnu'l-Haris'i, -saçını arkadan topuz yapmış olduğu halde- namaz kılarken görmüş, arkasında durup, topuzu çözmeye başlamış, öbürü de kımıldamayıp, ona imkan tanımıştır. İbnu'l-Haris namazını bitirince, İbnu Abbas 'a gelip: "Benim saçımla niye ilgilendin?" diye sormuş, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) şu cevabı vermiştir: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'dan işittim, demişti ki: "Böylesinin misali, kolları arkasından bağlı olduğu halde namazını kılan kimsenin misalidir. ''


Kaynak:  Müslim, Salat 232, (492) ; Ebu Davud, Salat 88, (647); Nesai, İftitah 147, (2, 2l5-216).


Konu:  Namaz


2726-)  Ebu Sa'id el-Makberi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın azadlısı Ebu Rafi', Hasan İbnu Ali (radıyallahu anhüma) 'ye uğradı. Hasan, örgülerini ensesinde topuz yapmış olduğu halde kalkmış namaz kılıyordu. Ebu Rafi ' topuzunu çözdü. Hasan (radıyallahu anh) öfkeyle ona baktı.Ebu Rafi ' (radıyallahu anh): "Ökelenme, namazına devam et, çünkü ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın: "Bu, şeytan'ın minderi, yani oturma yeridir'' dediğini işitmiştim (de onun için çözdüm) '' dedi. ''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2727-)  Abdullah İbnu Muhammed İbni Ebi Bekr (rahimehullah) anlatıyor: "Hz. Aişe (radıyallahu anha)' nin yanında idik. Yemeği getirildi. Derken Kasım İbnu Muhammed namaza kalktı, Hz. Aişe: "Resulullah (alehissalatu vesselam) 'ın şöyle söylediğini işittim '' dedi: "Yemeğin yanında namaz kılınmaz, iki habisin (yani büyük ve küçük abdestin) sıkışmasında da kılınmaz. ''


Kaynak:  Müslim Mesacid 67, (560) ; Ebu Davud, Taharet 43, (89).


Konu:  Namaz


2728-)  Abdullah İbnu'l-Erkan (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre: "... Halka imamlık yapıyordu. (Bir seferinde) ikamet getirilmişti. Bir adamın elinden tutup öne sürdü ve: "Resulullah (aeyhissalatu vesselam) 'ın: "Namaz başlarken birinizin hela ihtiyacı gelirse, önce helaya gitsin! ''dediğini işittim dedi,''


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 49; (1,159); Eb Davud, Taharet 43, (88); Tirmizì, Taharet 108, (142), Nesai, İmaet 51, (2, 110, 111);İbnu Mace, İkametu s-Salat 114, (616).


Konu:  Namaz


2729-)  Abdullah İbnu Malik İbnu Büheyne (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğle namazının ilk iki rekatini tamamlamıştı (oturması gerektiği halde oturmadan) kalktı. Namazı bitirince iki (ziyade) secde daha yaptı, ondan sonra selam verdi. ''


Kaynak:  Buhari, Sehv 1, 5 ;Müslim, Mesacid 85, (570) ; Muvatta, Salat 65, ( 1, 96) ; Ebu Davud, Salat 200, (1034,1035); Tirmizi, Salat 288, (391); Nesai, Sehv 21, (3,19, 20), 28, (3, 34), İftitah 196, (2, 244) ; İbnu Mace, İkamet 131, ( 1206).


Konu:  Namaz


2730-)  İbnu Mes'üd (radıyallalhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namaz kılarken üç mü kıldım dört mü kıldım diye şüpheye düşersen,eğer zann-ı galibin dört ise hemen teşehhüd yap, sonra sen daha otururken ve selam vermemişken iki secde daha yap; sonra aynı şekilde teşehhüd oku, sonra selam ver." Ebu Davud der ki: "Bu, İbnu Mes'ud'dan rivayet edilmiştir. Alimlerden kimse bunu Resulullah 'a nisbet etmedi. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 198, (1028).


Konu:  Namaz


2731-)  Ebu Sa'idi 'l-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz namazında, iki mi kıldım, üç'mü kıldım diye şekke düşerse, şekki atsın, yakin kesbettiği hususu esas alsın,sonra da selam vermezden önce iki secdede bulunsun. Eğer (bu kıldığı ile) beş rekat kılmışsa namazını onunla (sehiv secdesiyle) çift yapmış olur. Dördü tam kılmış idiyse, o iki secdesi, şeytanın burnunu sürtme olur."


Kaynak:  Müslim,Mesacid 88, (571);Muvatta, Salat 62,(1, 95); Ebu Davud, Salat 197, (1024,1026, l027, l029); Tirmizi, Salat 291., (396); Nesai, Sehv 24, (3, 27); İbnu Mace, İkamet 132, (1210); 133, (1212).


Konu:  Namaz

2732-)  Abdurrahman İbnu Avf (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz namazıda yanılır da bir mi iki mi kıldığını bilemezse, namazını bir üzerine bina etsin; iki mi üç mü kıldığını bilmezse iki üzerine bina etsin; üç mü dört mü kıldığını bilmezse üç üzerine bina etsin, sonra da selam vermezden önce iki (ziyade) secde yapsın..''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 291, (398).


Konu:  Namaz


2733-)  Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazın ikinci rekatında selam verip bitirdi. Zülyedeyn (radıyallahu anh) kendisine: "Ey Allah'ın Resûlü, namaz kısaldımı yoksa unuttunuz mu? '' diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Zülyedeyn doğru mu söylüyor? '' diye sordu. Herkes: "Evet!'' diye cevap verdi. Resul-i Ekrem (aleyhissaltu vesselam) de iki rek 'at daha kıldı, sonra selam verdi, sonra tekbir getrip iki secde daha yaptı Bu iki secde diğer secdelerinin uzunluğunda idi veya biraz daha uzundu. Sonra namazdan kalkatı. "


Kaynak:  Buhari, Sehv, 3,4,5, Mesacid 88, Cema'at 69, Edeb 45, Haberu'l-Vahid 1; Müslim, Mesacid 97, (573); Muvatta, Salat 58, (1, 93); Ebu Davud,Salat 195, (1008, 1009, 1010, 1011, 1012); Tirmizi, Salat 289, (394), 292, (399); Nesai, Sehv 22-23, . (3, 20, 26).


Konu:  Namaz


2734-)  Bir rivayette şöyle gelmiştir: "(Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğle ve ikindi namazlarından birini iki rek'at kılmıştı. -Muhammed İbnu Sirin der ki: "Zann-ı galibime göre bu, ikindi namazı idi. Sonra selam verdi.Sonra mescidin ön kısmındaki kütüğe gitti. Elini üzerine koydu, (yüzünde öfke okunuyordu). Cemaatte Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer de vardı. Bunlar, (namazda yapılan eksiklikten) Efendimize söz etmekten (hicab edip) korktular. Cemaatin çabuk çıkanları: "(Ey Allah'ın Resûlü!) namaz kısaldımı?'' diye sordular. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın Zülyedeyn dediği bir zat da: "Ey Allah 'ın Resûlü! Namazmı kısaldı, siz mi unuttunuz? '' dedi. "Ne ben unuttum, ne de namaz kısaldı" cevabını verdi. Ama Zülyedeyn tekrar: "Hayır (farkında değilsiniz), unuttunuz!'' (dedi). Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam kalktı iki rek'at daha kıldı, sonra selam verdi. Sonra tekbir getirdi, tıpkı diğer secdeleri gibi -veya biraz daha uzun olmak üzere- (sehiv için) secde yaptı, sonra başını kaldırdı tekbir getirdi, sonra başını koydu tekbir getirdi, peşinden önceki secdesi gibi veya daha uzun- (sehiv için ikinci defa) secde etti, sonra başını kaldırdı ve tekbir getirdi, (oturup teşehhüd okudu ve selam vererek namazı tamamladı). ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 195, (1008).


Konu:  Namaz


2735-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namaz kılmıştı. Namazda (unutarak) ziyade veya noksanda bulundu. Kendisine: " Ey Allah 'ın Resûlü! Namazda (yeni bir durum mu) hasıl oldu) ? '' diye soruldu. "Bunu niye sordunuz? '' diye O da merak etti. "Şöyle şöyle kıldınız '' dediler. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hemen dizlerni bükerek kıbleye yöneldi ve iki adet sehiv secdesinde bulundu, sonra selam verdi ve yüzünü bize çevirerek: "Şayet namazda yeni bir şey hasıl olsaydı ben size haber verirdim. Ancak ben bir beşerim, sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Öyleyse bir şey unutursam bana haber verin. Biriniz namazında şekke düşecek olursa doğruyu araştırsın ve onun üzerine, kalanı bina etsin, sonra da iki (sehiv) secdesi yapsın '' dedi. ''


Kaynak:  Buhari, Sehiv 2, Salat 31, 32, Eyman 15, Haberu'l-Vahid 1; Müslim, Mesacid 89, (572); Ebu Davud, Salat 196, (1019,1020,1021 1022); Nesai, Sehv 26, (3, 31-36); Tirmizi, Salat 289, (392, 393).


Konu:  Namaz


2736-)  Muğire İbnu Şu 'be (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "İmam, (yanılarak ikinci rek'atte oturacağı yerde müteakip) rek'ate kalkmaya teşebbüs eder ve tam doğrulmadan hatırlarsa, hemen otursun. Tam kalkıp doğrulmuşsa artık (geri dönüp) oturmasın, namazın sonunda sehiv secdesi yapsın:"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 2Ol, (1036);Tirmizi, Salat 269, (365).


Konu:  Namaz


2737-)  İmam Malik (rahimehullah)'a ulaştığına göre, Resulullalh (aleyhissalatu vesselam): "Ben de unuturum veya sünnet koymak için unutturulurum" buyurmuştur. ''


Kaynak:  Muvatta, Sehv 2, (1, 100).


Konu:  Namaz


2738-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), içerisinde secde ayeti olan sureyi okur, (ayetler geldikçe) secde ederdi, biz de secde ederdik. Öyle ki (izdiham sebebiyle) namaz dışı vakitlerde alnımızı koyacak secde yeri bulamadığımız olurdu."


Kaynak:  Buhari. Sücûdu'l-Kur'an 9, 8, I2; Müslim, Mesacid 103, (575); Ebu Davud, Salat 333, (1411, 1412, 1413).


Konu:  Namaz


2739-)  Rebi'a İbnu Abdillah (rahimehullah) 'ın anlattığına göre: "Hz. Ömer (radıyallahu anh) cuma günü, minber üzerinde (hutbe verirken) Nahl suresini okumuş, secde ayetine gelince, minberden inip secde yapmış, halk da onunla birlikte secdeye kapanmıştır. Müteakip cum'ada da (aynı şekilde) aynı sureyi okumuş, secde ayetine gelince: "Ey insanlar, biz secde ayetlerine uymuyoruz. (Bunlar okununca) kim secde ederse isabet eder, kim de secde etmezse üzerine günah yoktur'' der ve Hz.Ömer (radıyallahu anh) secde etmez. " Buhari 'nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Allah, secdeyi dilemezsek farz etmemiştir. ''


Kaynak:  Buhari, Sücûdu'l-Kur'an 10, Muvatta, Kur 'an 16, ( 1, 206).


Konu:  Namaz


2740-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ademoğlu secde ayeti okur ve secde ederse şeytan ağlayarak ayrılır ve: "Yazık bana, insanoğlu secdeyle emredildi ve secde etti, mukabilinde ona cennet var. Ben de secdeyle emrolundum ama ben itiraz ettim, benim için de ateş var '' der. ''


Kaynak:  Müslim, İman 133, ( 81 ).


Konu:  Namaz


2741-)  Ebu Temimeti 'l-Hüceymi anlatıyor: "Ben sabah namazından sonra vaa 'z u nasihat ediyordum, bu esnada secde (ayeti okuyor ve secde) ediyordum. İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) beni yasakladı. Ama ben O'nu dinlemedim. O çü sefer yasaklamayı tekrarladı. Sonra dönüp: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın arkasında namaz kıldım. Hz.Ebu Bekr, Hz. Ömer ve Hz. Osman (radıyallahu anhüm) ile de namaz kıldım. Onların hiçbiri güneş doğuncaya kadar secde yapmazlardı '' dedi. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 335, (1415).


Konu:  Namaz


2742-)  Amr İbnu'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana Kur'an dan onbeş secde ayeti okuttu. Bunlardan üçü Mufassal surelerdedir. Hacc sûresinde de iki secde ayeti var."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 328, ( 1401):İbnu Mace, İkamet 71, (1057).


Konu:  Namaz


2743-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Sad sûresi azaimi sücûd'dan değildir. Nitekim ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ı o sûrede secde edip: "Davud (aleyhisselam) bu secdeyi tevbe secdesi olarak yaptı, biz ise şükür olarak yapıyoruz!" dediğini işittim."


Kaynak:  Buhari. Sücûdu'l-Kur'an 3, Enbiya 39; Ebu Davud, Salat 332, 1409); Tirmizi, Salat 405. (577):Nesai. 48.(2, 159).


Konu:  Namaz


2744-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Vennecmi suresini okudu ve secde-i tilavette bulundu, beraberindekiler de secde ettiler. Ancak, aralarında bulunan Kureyşli bir ihtiyar yerden bir avuç toprak alarak alnına götürdü ve:"Bu bana yeter'' dedi. İbnu Mes 'ud der ki: "Ben sonra bu herifin kafir olarak öldürüldüğünü gördüm. Bu Ümeyye İbnu Halef'di. ''


Kaynak:  Buhari, Sücûdu'l-Kur'an 4, 1, Menakıbu'l-Ensar 29, Meğazi 7, Tefsir, Necm; Müslim, Mesacid 105, (576); Ebu Davud Salat 330, (1406); Nesai, İftitah 49, (2, 160). Metin, Buhari'deki metindir.


Konu:  Namaz


2745-)  Zeyd İbnu Sabit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'a Vennecmi suresini okudum, bunda secde etmedi. ''


Kaynak:  Buhari, Sücudu'l-Kur'an 6; Müslim, Mesacid 106, (577); Ebu Davud, Salat 329, (1404); Tirmizi, Salat 404, (576) ; Nesai, İftitah 50, (2, 160).


Konu:  Namaz


2746-)  Ebu Seleme, Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) 'den naklettiğine göre, Ebu Hüreyre İza 's-Semaun-şakkat suresini okudu ve secde etti. Ben kendisine: "Ey Ebu Hüreyre seni secde eder görmüyor muyum! '' dedim. Bana: "Resulullah 'ı secde eder görmemiş olsaydım ben de secde etmezdim ! '' cevabını verdi. "


Kaynak:  Buhari, Sücudu'l-Kur'an 7, 6, Ezan 100,102; Müslim, Mesacid 107; Muvatta, Kur'an 12, (1, 205); Ebu Davud, Salat 331, (1407); Nesai, İftitah 51, (2, 161).


Konu:  Namaz


2747-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalatu veam) 'la İza's-Semaun-şakkat suresinde ve İkra ' bismi Rabbikellezi halaka suresinde secde ettik.''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 108, (578); Ebu Davud, Salat 331, (1407); Tirmizi, Salat 402, (573, 574) ; Nesai, İftitah 51, 52, (2, 161-162).


Konu:  Namaz


2748-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma): "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Medine 'ye (hicretle) geldiği günden beri mufassal surelerden hiç birinde secde etmemiştir" dedi.


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 329, (1403).


Konu:  Namaz


2749-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissaltu vesselam), geceleyin yaptığı tilavet secdelerinde şöyle derdi: "Yüzüm, kendisini yaratan (maddi ve manevi çeşitli cihazlarla teçhiz, tezyin ve) tasvir eden, ilahi güç ve kudretiyle onda işitme ve görme duyguları açan Zat'a secde etti."


Kaynak:  Ebu Davud; Salat 334, (1414); Tirmizi, Salat 407, (508); Nesai, İftitah 71, (2, 222).


Konu:  Namaz


2750-)  Tirmizi'nin.İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) 'dan yaptığı bir rivayette şu ziyade gelmiştir: İbnu Abbas der ki: "Bir adam gelerek dedi ki, "Ey Allah 'ın Resûlü! gece uyurken rüyamda kendimi gördüm. Sanki ben bir ağacın arkasında secde yapıyorum. Ben secde yaptım, secdem üzerine ağaç da secde yaptı. Onun şöyle söylediğini işittim: " Allah 'ım, secdem sebebiyle bana sevab yaz, onun hürmetine günahımı dök, onu senin nezdinde bana azık yap. Kulun Davud'dan kabul ettiğin gibi, onu benden kabul et. " İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) der ki: "Bundan sonra, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın secde ayeti okuduğunu, (tilavet secdesi sırasında) o adamın kendisine, ağacın sözü olarak haber verdiği duanın aynısyla dua ettiğini işittim."


Kaynak:  Tirmizi, Da'avat 33, (3420).


Konu:  Namaz


2751-)  Hz. Ebu Bekre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sürûlu bir hadiseyle veya sürûr veren bir hadiseyle karşılaşınca Allah'a şükretmek üzere secde ederdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 174, (2774); Tirmizi, Siyer 25, (1578); İbnu Mace, İkamet 192, (1394).


Konu:  Namaz

2752-)  Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte Mekke 'den çıktık, Medine 'ye gitmeyi arzu ediyorduk. Yolun bir yerine (Azvera 'ya) ulaşınca, aleyhissalatu vesselam ellerini kaldırıp Allah 'a dua etti ve secdeye kapandı. Uzun müddet öyle kaldı. Sonra kalkıp yeniden ellerini kaldırdı, bir müddet (öyle kaldı). Sonra tekrar secdeye kapandı. Bu şekilde üç kere secde yaptı. Sonra dedi ki: " Ben Rabbimden talepte bulundum ve ümmetime şafaat ettim.Rabbim, ümmetimin üçte birini bana verdi. Ben de Rabbim için şükür secdesine kapandım. Sonra başımı yerden kaldırıp, ümmetim lehinde tekrar (mağrifet için) talepte bulundum, bana ümmetimin üçte birini daha verdi, ben de Rabbime şükür secdesinde bulundum. Sonra başımı kaldırdım ümmetim için tekrar talepte bulundum, bana ümmetimin son üçte birini de verdi, ben de Rabbime şükür secdesine kapandım."


Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 174, (2775).


Konu:  Namaz


2753-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namazın sevabı evinde ve çarşıda (iş yerinde) kıldığı namazından yirmibeş kat fazladır. Şöyle ki, abdest alınca güzel bir abdest alır, sonra mescide gider, evinden çıkarken sadece mescid gayesiyle çıkmıştır. Bu sırada attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir günahı affedilir. Namazı kıldı mı, namazgahında olduğu müddetçe melekler ona rahmet okumaya devam ederler ve şöyle derler: "Ey Rabbimiz buna rahmet et, merhamet buyur." "Sizden herkes, namaz beklediği müddetçe namaz kılıyor gibidir."


Kaynak:  Buhari, Ezan 30, Cum'a 2; Müslim, Salat 272 (649); Ebu Davud, Salat 49, (559); Tirmizi, Salat 245, (330); İbnu Mace, Mesacid 16, (788).


Konu:  Namaz


2754-)  Sahiheyn 'in İbnu Ömer (radıyallahu anh)'den kaydettiği bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cemaatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan yirmiyedi derece üstündür."


Kaynak:  Buhari, Ezan 30, Müslim, Salat 272.


Konu:  Namaz


2755-)  Ebû Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: " Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Namazda en çok sevap alan kimse, en uzak olanlarıdır, yürüme yönüyle en uzaktan gelenler, imamla kılıncaya kadar namazı bekleyen kimse, hemen kılıp sonra da uyuyandan daha çok sevaba mazhardır."


Kaynak:  Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buhari'nin Sahih'inde mevcuttur. (Buhari, Ezan 31).


Konu:  Namaz


2756-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan işittim şöyle diyordu: "Kim yatsıyı bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibi olur, kim de sabah namazını bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin tamamını namazla geçirmiş gibi olur."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Salatu'1-Cema'a 7, (1, 132); Ebu Dvud, Salat 48, (555); Tirmizi, Salat 165, (221).


Konu:  Namaz


2757-)  Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam vardı. Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyordum. Namazları da hiç kaçırmıyordu. Kendisine: "Bir eşek alsan da karanlık veya sıcak zamanlar'da binsen! '' denilmişti, şu cevapta bulundu: "Evimin mescide yakın olması beni memnun etmez. Ben mescide kadar yürümelerimin, sonra da aileme dönüşlerimin sevab olarak yazılmasını diliyoum. '' Resulullah (aleyhissalatu vesselam), (adamın bu sözünü işitince): "Allah Teala hazretleri bu isteklerinin hepsini yerine getirdi '' buyurdu.''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 278, (663) ; Ebu Davud, Salat 49, (586).


Konu:  Namaz


2758-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ama bir zat gelerek: "Ey Allah 'ın Resulü! Beni mescide kadar getirecek bir rehberim yok!'' diyerek Aleyhissalatu vesselam 'dan namazı evinde kılmak için) ruhsat istedi. (O da izin verdi.) Adam geri dönünce, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onu çağırtarak: "Ezanı işitiyor musun?'' diye sordu. Adam: "Evet! '' deyince: "Öyleyse icabet et'' dedi (ve evde kılmaya izin vermedi). ''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 255, (653); Nesai, İmamet 50, (2, 109) ; Ebu Davud, Salat 47, (552).


Konu:  Namaz


2759-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim, müezzini işitir ve kendini engelleyen bir özrü olmadığı halde cemaate katılmazsa, kıldığı namaz (kamil bir sevapla) kabul edilmez." "(Ey Allah 'ın Resulü!) denildi, meşru özür nedir? " " Korku veya hastalıktır! '' buyurdu. . ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 47 (551).


Konu:  Namaz


2760-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Münafıklara en ağır gelen namaz yatsı namazıyla sabah namazıdır. Eğer bu iki namazdaki hayrın ne olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa onları kılmaya gelirlerdi. Nefsimi kudret eliyle tutan Zat'a kasem olsun! Ezan okutup namaza başlamayı, sonra halkın namazaını kıldıması için yerime birini bırakmayı, sonra da beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini üzerlerine yıkmayı düşündüm."


Kaynak:  Buhari, Ezan 29, Husûmat 5, Ahkam 52 ; Müslim, Mesacid 252, (651 ) ; Muvatta, Salatu'l-Cema' a 3, (1, 129-130) ; Ebu Davud, Salat 47, (548, 549); Tirmizi, Salat 162, (217); Nesai, İmamet 49, (2, 107).


Konu:  Namaz


2761-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben (cemaatimizi tedkik edince) gördüm ki, namaz(ı beraber kılmak)tan, sadece herkesçe malum münafıklarla hastalar geri kalmaktaydı. Öyle ki iki kişinin arasında yürüyebilecek durumda olan hastalar bile namaz için (mescide) geliyordu. '' İbnu Mes 'ud devamla dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize süneni Hüda'yı göstermişti. Sünen-i Hüda 'dan biri de içerisinde ezan okunan mescidde namaz kılmaktı.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2762-)  Ebu Dvud 'daki rivayette şu ziyade var: "...Sizden her birinizin evinde mutlaka bir mescid var. Eğer namazı evlerinizde kılıp mescidlerinizi terkederseniz Peygamberiniz (aleyhissalatu vesselam)'ın sünnetini terketmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkedince de küfran-ı nimete. düşmüş olursunuz."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 256, (654); Ebu Davud, 47, (550); Nesai, İmamet 50, (2, 108, 109).


Konu:  Namaz


2763-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'dan gündüz oruç tutan, gece de namaz kılan ve fakat cemaate ve cumaya gelmeyen bir kimse hakkında sorulmuştu : "Bu ateş ehlindendir!" diye cevap verdi."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 162, (218).


Konu:  Namaz


2764-)  Ümmü 'd-Derda (radıyallahu anha) anlatıyor: "Ebu 'd-Derda (radıyallahu anhüma) ökeli halde yanıma geldi. Kendisine: "Niye öfkelendin?'' diye sordum. Şu cevabı verdi : "Vallahi, Muhammed (aleyhissalatu vesselam) 'in işinden bir şey anlamıyoum. Bildiğim tek şey cemaat halinde namaz kılmalarıdır. ''


Kaynak:  Buhari, Ezan 31.


Konu:  Namaz


2765-)  Itban İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah 'ın Resûlü dedim, seller benimle kabilemin mescidi arasına engel çıkarıyor. İstiyorum ki evime kadar şeref verip bir yerde namaz. kılsanız da orayı mescit yapsam!'' "(İnşaallah bir ara) geleyim!'' buyurdular. Beraberinde Hz. Ebu Bekr olduğu halde huzuruyla evimizi şereflendirip (izin isteyerek içeri girdiği) zaman ilk iş olarak, "Nerede namaz kılmamı istersin? '' diye sordu. Evin bir köşesini işaret ederek (yer gösterdim. Orada) namaza durdu. Biz de arkasından safyaptık. Bize iki rek'at (nafile) namaz kıldırdı."


Kaynak:  Buhari, Ezan 40, 50, 15 3, 15 4,Salat 45, 46, Teheccüt 36, Megazi 11, Et' ime 15, Rikak 6, İstitabe 9 ; Müslim, İman 54, (33); Muvatta, Kasru's-Salat 86, (1,172); Nesai, İmamet 10, (2, 80).


Konu:  Namaz


2766-)  İbnu Ömer (radıyallalhu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sefer sırasında, soğuk veya yağmurlu gecelerde müezzine (ezan sırasında) şöyle söylemesini de emrederdi: "Dikkat! namazlarınızı yerlerinizde kılacaksınız!"


Kaynak:  Buhari Ezan 18, 40; Müslim, Misafirin 22, (697); Muvatta, Salat 10,(1,73); Ebu Davud, Salat 214, (1060-1064); Nesai, Ezan 17,(2,15).


Konu:  Namaz


2767-)  Itban İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Cemaate, Kitabullah'ı en iyi okuyan kimse imam olur. Eğer kıraatte (okumada) herkes eşitse, sünneti en iyi bilen; sünneti bilmede eşitseler, hicret etmede evvel olan; hicrette de eşitseler, yaşca büyük olan imam otur. Kişi misafir olduğu evin sahibine veya (emri altında çalıştığı) sultanı na imamlık yapmasın, ev sahibinin baş köşesine izni olmadan da oturmasın."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 290, (673); Tirmizi, Salat 174 (235); Edeb 24 (2773); Ebu Davud, Salat 61, (582, 583, 584) ; Nesai, İmamet 3, 6, (2, 76-77).


Konu:  Namaz


2768-)  Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: " (Namaz kılacaklar) üç kişi iseler içlerinden biri imam olsun. İmamlığa ehak olan akra' (Kur'an-ı Kerim'i daha iyi okur) olandır. . ''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 289, (672) ; Nesai, İmamet 5, (2, 77).


Konu:  Namaz


2769-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizin için hayırlınız ezan okusun, kurra olanınız da imam olsun. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 61, (590).


Konu:  Namaz


2770-)  Amr İbnu Selime (radıyallahu anh) anlatıyor "Ben altı veya yedi yaşımda iken kendi kavmime imamlık yaptım. O zaman ben, aralarında Kur 'an 'ı en çok bilen kimseydim. "


Kaynak:  Buhari, Megazi 52; Ebu Davud, Salat 61, (585-587); Nesai, Ezan 8, (2, 9-10) ; Kıble 16, (2, 70), İmamet 11, (2. 80).


Konu:  Namaz


2771-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "İlk muhacirler geldlği zaman, Resulullah (aleyhlssalatu vesselam) gelmezden önce, Kuba 'da (Usbe adında) bir menzile indiler. Onlara Ebu Huzeyfe 'nin azadlısı Salim imamlık yapıyor idi. O, Kur'an'ı ezbere bilmede herkesten ileriydi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 54, Ahkam 25; Ebu Davud, Salat 61, (588).


Konu:  Namaz

2772-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha)'nin anlattığına göre: "Kendisine kölesi Zekvan, Mushaf'ın yüzünden okuyarak imamlık yapıyordu. ''


Kaynak:  Buhari, Ezan 54, (Bab başlığında (senetsiz) kaydetmiştir.


Konu:  Namaz


2773-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), İbnu Ümmi Mektum 'u ama olduğu halde, halka imamlık etmesi için (sefere çıkarken) yerine halef tayin etti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 65, (595).


Konu:  Namaz


2774-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Muaz (radıyallahu anh), Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile yatsıyı kılar, sonra kavmine döner, bu namazı onlara kıldırırdı. "


Kaynak:  Buhari, Ezan 60, 63, 66, Edeb 74; Müslim, Salat 180, (465); Ebu Davud, Salat 68, (599, 600); Tirmizi, Salat 410, (583).


Konu:  Namaz


2775-)  İbnu Amr İbnu'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Üç kişi vardır, Allah onların namazını kabul etmez: 1) Kendisini sevmeyen kimselere imam olan; 2) Namaza arkadan gelen, yani vakti çıktıktan sonra gelen; 3) Köleyi azad ettikten sonra tekrar köle kılan."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 63, (593).


Konu:  Namaz


2776-)  Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki, onların namazları kulaklarını öte geçmez: 1) Dönünceye kadar, kaçan köle. 2) Geceyi, kocası kendisine dargın olarak geçiren kadın. 3) Kavminin nefret ettiği imam. ''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 266, (360).


Konu:  Namaz


2777-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Muaz İbnu Cebel (radıyallahu anh) Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'la birlikte namaz kılar, sonra gelir, kavmine imamlık yapardı. Bir gece Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'la birlikte yatsıyı kıldı. Sonra kavmine geldi ve onlara imamlık yaptı ve Bakara suresiyle kıraate başladı. Bir adam cemaatten ayrılarak selam verdi. Namazını tek başına kılarak çekip gitti. Adama: "Ey falan, nifak mı çıkarıyorsun? '' dediler. Adam: "Vallahi hayır, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'a gidip (Mu 'az 'ın yaptığını) haber vereceğim '' dedi. Yanına varıp: "Ey Allah 'ın Resûlü, biz sulama devesi besleyen insanlarız. Gündüz çalışırız. Muaz sizinle yatsıyı kıldı. Sonra bize gelip Bakara sûresi ile namaz kıldırmaya başladı '' dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Mu'az'a yönelerek: "Ey Mu'az, sen fitneci misin? Veşşemsi ve duhaha'yı, Vedduha'yı, Velleyli iza yağşa'yı, Sebbeha's-me Rabbeke'l-a'la'yı oku" buyurdu. "


Kaynak:  Buhari, Ezan 60, 63, 66, 74 ; Müslim, Salat 178, (465) ; Ebu Davud, Salat 127, (790,791, 793) ; Nesai, İmamet 39, 41 (2, 97-98) ; İftitah 63, 70, (2, 168, 172).


Konu:  Namaz


2778-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden kim halka namaz kıldırırsa namazı(kısa) tutsun. Zira cemaatte zayıf, sakat, hasta ve ihtiyaç sahibi vardır. Müstakil kılınca dilediği kadar uzatsın."


Kaynak:  Buhari, Ezan 62 ; Müslim, Salat 186, (467) ; Muvatta, Cema' at 13, ( 1,134) ; Ebu Davud, Salat 127, (794, 795) ; Nesai, İmamet 35, (2, 94) ; Tirmizi, Salat 175, (236).


Konu:  Namaz


2779-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben, uzun tutmak arzusuyla namaza başlarım. (Namazı kıldırırken) bir çocuk ağlaması kulağıma gelir, çocuğun ağlamasından annesinin duyacağı elemi bildiğim için namazı uzatmaktan vazgeçerim."


Kaynak:  Buhari, Ezan 65; Müslim, Salat 189, (469, 470), 196, (473); Tirmizi,Salat 175, (237), 276, (376); Nesai, İmamet 35, (2,94-95).


Konu:  Namaz


2780-)  İbnu Ebi Evfa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğlenin birinci rek'atinin kıyamını, kulağına ayak sesi gelmeyinceye kadar uzatırdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 129, (802).


Konu:  Namaz


2781-)  Yine Ebu Davud 'un Salim İbnu Ebi 'n-Nadr'dan bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Mescidde namaz için ikamet okununca, (Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cemaati az görürse oturur, (bekler)di. Kalabalık görürse kıldırırdı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 46, (545).


Konu:  Namaz


2782-)  Muğire İbnu Şu 'be (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İmam, farz-kıldığı yeri değiştirmeden aynı yerde nafile namaz kılmamalıdır.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 73, (616).


Konu:  Namaz


2783-)  Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) selam verince yerinde bir miktar kalırdı. Allah bilir ya, bizim görüşümüze göre O nun kalışı, kadınların erkeklerden önce çıkmalarını sağlamak içindi. "


Kaynak:  Buhari, Ezan 157,152, l62, 164; Nesai Sehv 77, (3, 67) ;Ebu Davud, Salat 203,(1040).


Konu:  Namaz


2784-)  Sevban (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Üç şey vardır, onları yapmak kimseye helal olmaz: "Kişi bir kavme imamlık yapar, sonra da sadece kendisi için dua eder, cemaatini dua dışı bırakır; bunu yapan onlara ihanet eder. Kişi, izin almazdan önce bir evin içine bakamaz, bunu yapan ev halkına ihanet eder. Kişi küçük abdestine sıkışmış iken hafifleyinceye kadar namaz kılamaz."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 43, (90) ; Tirmizi, Salat 265, (357).


Konu:  Namaz


2785-)  Ebu Mes 'ûd el-Bedri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda omuzlarımıza eliyle dokunur ve: "Düzgün olun, karışık durmayın, sonra kalblerinize de karışıklık ve ihtilaf girer. Hemen arkama, sizden akıl ve dirayet sahibi olanlar dursun. Sonra tedricen bunları takibedenler, sonra da onları takibedenler dursun" derdi. '' Ebu Mes 'ud ilave eder: "Bugün sizler ihtilafta çok ilerisiniz.''


Kaynak:  Müslim, Salat 122, (432) ; N esai, İmamet 26, (2, . 90) ; Ebu Davud, Salat 96, (674).


Konu:  Namaz


2786-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Benim hemen arkama sizden akıl ve dirayet sahipleri dursun. Sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenler, sonra da onları takip edenler dursun. Çarşıların karışıklığından sakının. ''


Kaynak:  Müslim, Salat 123, (432) ; Ebu Davud, Salat 96, (675); Tirmizi, Salat 168, (228).


Konu:  Namaz


2787-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleylhissalatu vesselam) ile birlikte (birgece) namaz kıldım. Soluna duruvermiştim, perçemimden tutarak sağına koydu."


Kaynak:  Buhari, Ezan 57, Amel fi 's-Salat 1, Tefsir, Al-i İmran 17-20;Müslim,Salatu'1-Müsafirin 181, (763) ; Muvatta, Salatu'l-Leyl 11;Ebu Davud, Salat 70, (610, 611 );Tirmizi, Salat 171;Nesai, İmamet 45, (2, 104) ; İbnu Mace, İkametu's-Salat 44, (973).


Konu:  Namaz


2788-)  Alkame ve el-Esved dediler ki: "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) 'un yanına girmek için kendisinden müsaade istedik. Bize izin verdi. Sonra kalkıp ikimizin arasında namaz kıldı. Sonra da: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın böyle yaptığını gördüm '' dedi. ''


Kaynak:  Müslim, Mesacid 26, (534) ; Ebu Davud, Salat 71, (613) ; Nesai, Mesacid 27, (2, 49-50) ; İftitah 90, (2, 183 ).


Konu:  Namaz


2789-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Erkeklerin teşkil ettiği safların en hayırlısı birinci saftır. En kötüsü de en son saftır. Kadınların teşkil ettikleri safların en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de en öndekidir."


Kaynak:  Müslim, Salat 132, (440); Ebu Davud, Salat 98, (678); Tirmizi, Salat 166, (224); Nesai, İmamet 32, (2, 93).


Konu:  Namaz


2790-)  Nu 'man İbnu Beşir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ya saflarınızı düzeltirsiniz ya da Allah kalplerinize muhalefet atar -veya yüzlerinize. . ." -demişi.''


Kaynak:  Buhari, Ezan 71, Müslim, Salat 127, (436); Ebu Dvud, Salat 94, (662, 663); Tirmizi, Salat 167, (227) ; Nesai, İmamet 25, (2, 89).


Konu:  Namaz


2791-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Saflarınızı düzgün kılın, zira safların düzeltilmesi namazın kemalini(i sağlayan şartlar)dandır.''


Kaynak:  Buhari, Ezan 132, 72, 74, 76 ;Müslim, Salat 124, (433, 434); Ebu Davud, Salat 94, (667-671); Nesai, İmamet 27, 28, 30, (2, 91).


Konu:  Namaz

2792-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Safları düz kılın, omuzları bir hizaya getirin, aradaki boşlukları kapatın, kardeşlerinizin (sizi düzeltmeye çalışan) ellerine karşı nezaketli olun. Arada şeytan gedikleri bırakmayın. Kim safa kavuşursa Allah ona kavuşur. Kim de saftan koparsa Allah da ondan kopar.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 94, (666); Nesai, İmamet 31, (2, 93).


Konu:  Namaz


2793-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız, namazda omuzları en yumşak olandır. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 94, (672).


Konu:  Namaz


2794-)  Vabisa ­İbnu Ma 'bed (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir adam gördü, safın gerisinde tek başına namaz kılıyordu. Ona namazını yeniden kılmayı emretti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 100, (682); Tirmizi, Salat 170, (230).


Konu:  Namaz


2795-)  Ebu Sa 'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Ashabında bir gerileme görmüştü: "İlerleyin bana uyun. Sizden sonrakiler de size uysunlar. Bir kavim gerilemeye devam eder eder de Allah da onları geriletiverir '' buyurdu. ''


Kaynak:  Müslim, Salat 130, (438); Ebu Davud, Salat 98, (680); Nesai, İmamet 17, (2, 83).


Konu:  Namaz


2796-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: " Meleklerin Rabbleri indinde saf tutmaları gibi siz de saf tutmaz mısınız?" Biz: "Melekler nasıl saf tutarlar? '' dedik. "Onlar dedi, ön safları tamamlarlar ve safda muntazam dururlar."


Kaynak:  Müslim, Salat 119, (430) ; Ebu Davud, Salat 94, (661 ) ; Nesai, İmamet 2 8, (2, 92).


Konu:  Namaz


2797-)  Ebu Hüreyre (radıyallhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Eğer birinci safta ne olduğunu bilseydiniz, mutlaka kur'a çekilirdi."


Kaynak:  Müslim, Salat 131, (439).


Konu:  Namaz


2798-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "İmam, kendisine uyulmak için meşru kılınmıştır. Öyleyse o tekbir getirdi mi siz de tekbir getirin. Rükûya gidince siz de rükûya gidin. "Semi'allahu li-men hamideh" (Allah kendisine hamdedeni işitir) deyince "Allahümme Rabbena leke'l-hamd'' (Ey rabbimiz hamdler sanadır) deyin. O ayakta namaz kılarsa siz de ayakta kılın, oturarak kılarsa siz de hepiniz oturarak namaz kılın.''


Kaynak:  Buhari, Ezan 74, 82 ; Müslim, Salat 86-89, (414-417); Ebu Davud, Salat 69, (603, 604) ; Nesai, İftitah 30, (2, 141-142).


Konu:  Namaz


2799-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Sizden biri, rüku ve secdede başını imamdan önce kaldırdığı zaman Cenab-ı Hakk'ın, (Kıyamet günü) başını eşek başına veya sûretini eşek sûretine çevire(rek dirilte)ceğinden korkmaz mı? ''


Kaynak:  Buhari, Ezan 53; Müslim, Salat 114, (427); Ebu Davud, Salat 76, (623); Tirmizi, Salat 409, (582); Nesai, İmamet 38, (2, 96).


Konu:  Namaz


2800-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) şunu söylemiştir: "Başını imamdan önce kaldırıp indiren kimsenin alnı şeytanın elindedir. ''


Kaynak:  Muvatta, Salat 57,(1, 92).


Konu:  Namaz


2801-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte namaz kılarken, o "semi'allahu li-men hamideh" deyince, bizden kimse, Resulullh (aleyhissalatu vesselam) alnını yere koyuncaya kadar, sırtını eğmezdi. "


Kaynak:  Buhari, Ezan 52, 91, 133; Müslim, Salat 198, (474);Ebu Davud, Salat 75, (620, 621, 622); Tirmizi, Salat 208, (281); Nesai, İmamet 38, (2, 96).


Konu:  Namaz


2802-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir kimse, namazdan tek rek'ati imamla kılabilmişse, namazın tamamını beraber kılmış gibi olur. ''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2803-)  Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Siz namaza gelince biz secdede isek hemen secdeye katılın, fakat onu (rek'at veya başka) bir şey saymayın, tek rek'ate kavuşan namaza kavuşmuş sayılır. ''


Kaynak:  Ebu Davud


Konu:  Namaz


2804-)  Muvatta'nın rivayetinde şöyledir: "Rek'ate kavuşan secdeye kavuşur. Kim Fatiha'ya yetişemezse, pek çok hayrı kaçırmış demektir.


Kaynak:  Buhari, Mevakitu's-Salat 29; Müslim, Mesacid 162, (607) ; Muvatta, Vukûtu's-Salat 18, (1, 11); Ebu Davud, Salat 156, (893).


Konu:  Namaz


2805-)  Hz. Ali ve Hz. Mu'az (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Siz mescide geldiğinizde (cemaatle namaza başlanmış ise), imam (kıyam, rükû, secde, kuûd) hangi hal üzere olursa olsun hemen uyun ve yapmakta olduğunu yapın.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 414, (591); Ebu Davud, Salat 28, (506).


Konu:  Namaz


2806-)  Hemmam İbnu'l-Haris anlatıyor: "Huzeyfe (radıyallahu anh) Medain şehrinde yüksekçe bir yerde durarak cemaate imam olmuştu. Ebu Mes 'ud kamisinden tutarak onu çekti. Namazdan çıkınca, Ebu Mes'ud: "İnsanların bundan men edildiklerini bilmiyor musun?" dedi. Öbürü: "Evet, ancak siz beni (gömleğimden tutup) çekince hatırladım!'' dedi.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 67, (597).


Konu:  Namaz


2807-)  Ebu Hazım İbnu Dinar (rahimehullah) anlatıyor: "Sehl İbnu Sa'd'a bir grup insan Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) 'in minberinin hangi ağaçtan yapıldığı hususunda münakaşa etmek üzere geldiler. Sehl: "Ben onun hangi ağaçtan yapıldığını, kimin yaptığını, Efendimiz aleyhissalatu vesselam'ın hangi gün üzerine oturduğunu biliyorum!'' dedi ve açıkladı: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Ensardan falanca kadına bir adam gönderdi: "Marangoz kölene söyle, bana ahşaptan münasib bir şey yapsın da üzerine çıkıp halka hitabette bulunayım'' dedi. Köle de O'na şu üç basamaklı şeyi imal ediverdi. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bunun şu yere konmasını emretti. Mezkur minber, el-Gabe'nin ılgın ağacından yapılmıştı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) minberin üzerine çıkıp namaza durdu ve tekbir getirdi, cemaat de O 'nunla birlikte arkasından tekbir getirdi. Sonra nükûya gitti, sonra geri geri gelerek minberden indi ve minberin dibinde secde yaptı, sonra namazdan çıktı, sonra halka yöneldi ve: "Ben bunu, bana uymanız ve namazımı bilmeniz için yaptım" buyurdu.


Kaynak:  Buhari, Salat 64,18, Cum'a 36, İ'tikaf 32, Hibe 3; Müslim, Mesacid 44, (544) ; Ebu Davud, Salat 221, (1080); Nesai, Mesacid 45, (2, 57-59).


Konu:  Namaz


2808-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) geceleyin duvarları alçak olan hücresinde namaz kılardı. Halk bu sebeple aleyhissalatu vesselam'ın karaltısını (sülüetini) görürdü. Böylece onlar da kalkıp geceleyin, O 'na uyarak O'nunki gibi namaz kıldılar. Sabah olunca bu durumu konuştular. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikinci gece de kalktı, halk da aynı şekilde yaptı. Üçüncügece de aynı şey tekerrür etti. Bundan sonra Resulullah oturdu ve çıkmadı. Sabah olunca durumu medar-ı bahs ettiler, sebebini sordular. Efendimiz şu cevabı verdi: "Gece namazının sizlere farz olmasından korktum.''


Kaynak:  Buhari, Ezan 80 Libas 43 ; Ebu Davud, Salat 243, ( 1126).


Konu:  Namaz


2809-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İkametin okunduğunu duydunuz mu namaza yürüyün. Sakin ve vakûr olmayı unutmayın. Sakın koşuşmayın. Yetiştiğiniz yerden kılın, kaçırdığınız kısmı tamamlayın."


Kaynak:  Buhari, Ezan 23,Cum'a 18; Müslim, Mesacid 151, (602); Muvatta, Salat 4, (1, 68-69); Ebu Davud, Salat 55, (572-573) ; Tirmizi, .Salat 244, (327) ; Nesai, İmamet 57, (2,114-115).


Konu:  Namaz


2810-)  Esma Bintu Ebi Bekr (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim, kadınlara diyordu ki: "Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa, erkekler başlarını kaldırıncaya kadar başını yerden kaldırmasın, böylece erkeklerin avretlerini görmekten korunmuş olur.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 146, (851 ).


Konu:  Namaz


2811-)  Ubadetu 'bnu 's-Samit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bize, içinde Kur'an ın cehren okunduğu bir namaz kıldırdı. Namazda kıraatta bir iltibasta bulundu. Namazdan çıkınca yüzünü bize çevirdi ve: " Kıraatı cehren okuduğum zaman siz de okuyor musunuz? '' diye sordu. Bazılarımız: "Evet bunu yapıyoruz !'' dediler. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Sakın ha! Ben kendi kendime: "Kim, ben okurken okuyarak benden okumayı kapmaya çalışıyor?" diyordum. Kur'an'ı cehren okuduğum zaman, Kur'an'dan Fatiha hariç hiçbir şeyi okumayın!" buyurdular. "


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 136, (823, 824); Tirmizi, Salat 232, (311); Nesai, İftitah 29, (2), 141.


Konu:  Namaz

2812-)  İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğle namazına durdu. Bir adam da arkasında Sebbihisme Rabbike'l A'la sûresini okumaya başladı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazdan çıkınca: "Kimdi okuyan?" diye sordu. Adam: "Bendim! '' dedi. Bunun üzerine: "Hakikaten anladım ki biriniz bunu benden cezbedip aldı.''


Kaynak:  Müslim, Salat 47, (398); Ebu Davud, Salat 138, (828); Nesai, İftitah 27, 28, (2,140-141).


Konu:  Namaz


2813-)  Müsevver İbnu Yezid el-Maliki (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazda (cehri olarak) kıraatte bulunuyordu. Birkısmı okumayı terketti. (Namazdan sonra, cemaatten) bir adam: " Allah 'ın Resûlü, şu şu ayetleri okumayı terkettiniz!'' dedi. Resulullah: " Niye bana hatırlatmadın? '' buyurdular.'' Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "(Adam). . . ben onların neshedildiğini zannetmiştim. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 163, (907).


Konu:  Namaz


2814-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ey Ali, namazda (takılırsa) imamı açma!"


Kaynak:  Ebu Davud. Salat 164, (903).


Konu:  Namaz


2815-)  Bişr İbnu Mahcan babasından anlattığına göre, babası (Mahcan) Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın meclisinde idi. O sırada namaz için ezan okundu. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kalktı, namaz kıldı ve döndü. Mahcan hala yerindeydi. "Herkesle beraber namaz kılmana mani olan şey nedir, sen müslüman değil misin?" diye sordu. Mahcan: "Elbette müslümanım, ancak ben ailemle namazımı kılmıştım! '' dedi. Efendimiz: "Mescide geldiğin zaman namaza kalkılırsa kılımış bile olsan cemaatle birlikte sen de kıl!" buyurdu."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Cema'a 8, (1,132); Nesai, İmamet 53, (2, 112).


Konu:  Namaz


2816-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'in anlattığın göre, bir adam kendisine sordu: "Ben evde namazımı kılıp sonra da imamla namaza yetişiyorum; onunula da namaz kılayım mı?,'' "Evet! '' deyince adam tekrar. sordu: "Peki, bunlardan hangisini (farz olan) namazım yapayım ? '' "Bu senin elinde mi? dedi, bu Allah'a kalmışıtır, dilediğini (asıl farz olan) namazın yerine sayar!"


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Cema'a 9, (1, 133).


Konu:  Namaz


2817-)  Süleyman Mevla Meymûne 'nin İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) 'den naklettiğine göre, İbnu Ömer şunu anlatmıştır: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir günde aynı namazı iki sefer kılmayın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 58, (579); Nesai, İmamet 56,(2, 114).


Konu:  Namaz


2818-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) diyordu ki: "Kim akşamla sabahı kılar sonra da bu namazlarda imama yetişirse, onlara dönmesin. ''


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Cema'a 12, (1, 133).


Konu:  Namaz


2819-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallalhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Namaz için ikamet okununca farzdan başka namaz yoktur (kılınmaz). ''


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 63, (710) ; Ebu Davud, Salat 294, (1266); Tirmizi, Salat 312, (421); Nesai, İmamet 60, (2, 126).


Konu:  Namaz


2820-)  Rebi'a İbnu Ebi Abdirrahman (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma), mescide geldiği vakit, cemaat namazı kılmış ise hemen farza başlardı, ondan önce başka namaz kılmazdı."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 75, (1, 168).


Konu:  Namaz


2821-)  Abdullah İbnu Amr İbni 'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İmam namazı kılıp teşehhüdü tamamladıktan sonra, selam vermezden önce hades vaki olsa (yani abdesti bozulsa), namazı tamamlanmıştır, namazını tamamlayan cemaatteki diğer kimselerin namazı da tamamlanmıştır.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 74, (617); Tirmizi, Salat 300 (408).


Konu:  Namaz


2822-)  Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: ''Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "(İmamlar) sizin için kılarlar. Doğru kılarlarsa (sevabı) sizedir. Hatalı kılarlarsa (sizin namazınızın sevabı) sizedir, hata onların aleyhlerinedir."


Kaynak:  Buhari, Ezan 55.


Konu:  Namaz


2823-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim cum'a günü cenabet guslü ile gusül yapar, sonra cum'aya giderse sanki bir deve kurban etmiş gibi (sevaba nail) olur. Kim ikinci saatte giderse bir sığır kurban etmiş gibi (sevaba nail) olur.Kim üçüncü saat giderse boynuzlu bir davar kurban etmiş gibi (sevaba nail) olur. Kim dördüncü saat giderse bir tavuk kurban etmiş gibi (sevaba nail) olur. Kim beşinci saatte giderse bir yumurta tasadduk etmiş gibi (sevaba nail) olur. İmam (hutbeye) çıkınca melekler hazır olur, zikri dinlerler."


Kaynak:  (Buhari, Cum'a4,19; Müslim, Cum'a 10, (850); Muvatta, Cum'a 1, (1,101); Ebu Davud, Taharet 129, (351); Tirmizi, Salat 358, (499); Nesai, Cum'a 14, (3, 99); İbnu Mace, İkamet 82, (1092).


Konu:  Namaz


2824-)  Bir rivayette şöyle denmiştir: "Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır. İlk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 24, (850).


Konu:  Namaz


2825-)  Evs İbnu Evs es-Sakafi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Kim (cuma günü) yıkar ve yıkanırsa, kim erkenden (mescide) gider ve hutbenin başına yetişirse, yürür ve binmezse, imama yakın durur, dinler, malayani söz etmezse ona her bir adım için bir yıllık amelin oruçları ve namazlarıyla sevabı yazılır.'' Ebu Davud der ki: "Mekhûl'e "gassele" ve "igtesele" den sorulmuştu şu cevabı verdi: "Bundan maksad başını ve bedenini yıkamaktır.'' Sa'id İbnu Abdilaziz de aynı şeyi söyledi. "Hanımıyla cinsi münasebette bulunarak onu da yıkanmaya muhtaç kıldı demektir. Böyle yapmak, namaza çıkınca, gözlerin korunmasında en elverişli vasıtadır." "İgtisele" ise cimadan sonraki yıkanmadır. "Bekkere" ilk vaktinde namaza gitmektir. "İbtekere" hutbenin başına yetişmektir.


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 129 (345, 346); Tirmizi, Salat 356, (496); Nesai, Cum'a 12, (3, 97); İbnu Mace, İkamet 80, (1027); Buhari, Cum'a 6.


Konu:  Namaz


2826-)  Abdullah İbnu Amr İbni'l As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cum'a namazına üç (grup) insan katılır: 1) Kişi var, namaza katılır, boş konuşma yapar. Bunun namazdan hissesi, o konuşmasıdır. 2) Kişi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah'a duada bulunmuştur, Allah dilerse onun istediğini hemen verir, dilerse vermez. 3) Kişi vardır, namaza gelir sadece dinler ve sükût eder, mü'minlerin arasından yararak geçmez, kimseye eza vermez. Onun bu namazı, daha önce geçen cum'a'ya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarına) kefarettir. Bu hal Cenab-ı Hakk'ın şu sözüne binaendir: "Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir" (En'am 160).


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 235, (1113).


Konu:  Namaz


2827-)  Hz. Ali (radıyallalhu anh) Kûfe 'de hutbe verirken minberden şöyle seslenmiştir: "Cum 'a günü olunca şeytan çarşı ve pazara erkenden bayraklarıyla gider, insanlara binbir engel çıkararak mani olmaya, onları cuma'dan (hiç olmasa) geciktirmeye çalışır. Melekler de erkenden gidip mescidin kapılarına dururlar. Gelenleri birinci saatte gelenler, ikinci saatte gelenler diye yazarlar. Bu hal imam (hutbeye) çıkıncaya kadar devam eder. Kişi mescidde, imamı görüp, dinleyebileceği biryere oturup, can kulağıyla dinledi ve konuşmadı mı, kendisine iki kat sevap vardır. Kişi uzakta kalır ve imamı dinleyemiyeceği bir yere oturur, sessiz durur ve konuşmazsa bir hisse sevap alır. Eğer, imamı görüp dinleyebileceği bir yere oturur fakat boş konuşma yapar, sessiz kalmazsa, ona iki hisse vebal yazılır. Eğer, dinleme ve görme imkan nı olmayan bir yere oturur ve boş konuşur ve sessiz kalmazsa, ona bir hisse vebal vardır. Kim de yanındaki arkadaşına cum'a günü "sus!'' derse "boş konuşmuş'' olur. Kim de boş konuşur ise, o cumadaki sevaptan nasibsiz kalır. '' (Hz. Ali) konuşmasının sonunda şunu söyledi:"Ben bunu Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'dan işittim.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 209, (1051).


Konu:  Namaz


2828-)  Tarık İbnu Şihab (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Cum'a namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 215, (1067).


Konu:  Namaz


2829-)  Abdullah İbnu Amr İbni 'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Ezanı her işitene cuma farzdır."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 212, (1056).


Konu:  Namaz


2830-)  Hz. Hafsa (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her ihtilam olan erkeğe cum ' aya gitmek vacibtir. Cum'aya her gidene de gusül vacibtir."


Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 129, (342); Nesai, Cum'a 2, (3, 89).


Konu:  Namaz


2831-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cum'a, geceleyin ailesine dönebilen herkese farzdır."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 360, (502).


Konu:  Namaz

2832-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) uyurdularki: "Cum'a namazından veya başkasından bir rek'ate yetişenin namazı tamam olmuştur."


Kaynak:  Nesai, Mevakit 30, (1, 274, 275).


Konu:  Namaz


2833-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Cum'a namazından bir rek'ate yetişen, cuma namazına yetişmiştir. ''


Kaynak:  Nesai, Cum 'a 41, (3, 112, 113 ).


Konu:  Namaz


2834-)  Kuba ahalisinden bir adam-Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'la sohbet etme şerefine ermiş bulunan babasından naklen demiştir ki: ''Resulullah bize Kuba 'dan (gelerek Medine 'de) cum'a namazına katılmamızı emretti.''


Kaynak:  Timizi, Salat 360, (501).


Konu:  Namaz


2835-)  Ebu'l-Ca'd ed-Damri (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki :" Kim önemsemiyerek üç cumayı terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 210, (1052); Tirmizi, Salat 359, (500) ; Nesai, Cum'a 2, (3,88).


Konu:  Namaz


2836-)  Semüre İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Cum'a namazını özürsüz olarak kim terkedecek olursa bir dinar para tasadduk etsin, (bu kadar) bulamazsa, yarım dinar tasadduk etsin. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 211, ( 1053-1054) ; Nesai, Keffaret 3, (3, 89) ; İbnu Mace, İkamet 93, (112 8).


Konu:  Namaz


2837-)  Ebu'l-Melih, ismi Umayr İbnu Amir el-Hüzeli (radıyallahu anh) olan babasından naklen anlattığına göre, babası Hudeybiye seferi sırasında bir cuma günü, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte bulunmuştur. O gün, ayakkabılarının altını ıslatmayacak kadar yağmur yağmış, bunun üzerine.Efendimiz, herkesin yerlerinde namaz kılmalarını emir buyurmuştur.''


Kaynak:  Ebu Davud Salat 213, (1058, 1059); Nesai, İmamet 51, (2, 111).


Konu:  Namaz


2838-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: ''Resulullah (aleyhissalatu vesselam), cum'ayı (öğleyin) güneş meyl edince kılardı. ''


Kaynak:  Buhari, Cum'a 16, Ebu Davud,. Cum'a 224, (1084); Tirmizi, Salat 361, (503).


Konu:  Namaz


2839-)  Buhari nin bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir : "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) soğuk şiddetlenince namazı erken (ilk vaktinde) kılardı. Sıcak şiddetlenince namazı yani cum'a'yı (öğleyin biraz) serinleyince kılardı.''


Kaynak:  Buhari, Cum'a 16.


Konu:  Namaz


2840-)  Sehl İbnu Sa 'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'la cum 'ayı kılar, sonra da kaylûle (öğle uykusu) yapardık.'' Diğer bir rivayette : "Biz, ancak cum 'a namazından sonra kaylûle yapıyor yemek yiyorduk '' denmiştir. Tirmizi ve Muvatta dışındaki diğer kitaplarda Seleme İbnu 'l-Ekva 'dan gelen bir rivayette: "Sonra cuma 'dan çıktığımızda duvarların diplerinde, gölgelenebileceğimiz bir gölge olmazdı'' denmiştir.


Kaynak:  Buhari, Cum'a 40, 41, Hars 21, Et'ime 17, İsti'zan 16, 39; Müslim, Cum'a 30, (859); Ebu Davud, Cum'a 224, (1086); Tirmizi, Salat 378, (525).


Konu:  Namaz


2841-)  es-Saib İbnu Yezid (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullalh (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekir ve Hz: Ömer (radıyallahu anhüma) devirleride cuma namazının ilk ezanı, imam minbere oturunca okunurdu. Ancak Hz. Osman zamanı olup cemaat artınca, emri üzerine (Medine çarşısında) Zevra nam yerde üçüncü bir ezan daha okundu. (Cum'a ezanı işi) bu şekilde sabitleşti.''


Kaynak:  Buhari, Cum'a 21, 22, 24, 25 ; E bu Davud, Salat 225 ; Tirmizi, Salat 372, (516) ; Nesai, Cum'a 15, (3, 100, l01).


Konu:  Namaz


2842-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vessalam) iki hutbe okurdu. Minbere çıkınca otururdu. (Bu esnada müezzin ezan okurdu). Müezzin ezanı bitirince kalkar ve hutbeyi okur, sonra tekrar oturur ve (bu sırada) konuşmazdı. Sonra kalkar (ikinci defa) hutbe okurdu."


Kaynak:  Buhari, Cum'a 30, 27; Müslim, Cum'a 33, (861); Ebu Davud, Salat 227, ( 1092) ; Tirmizi, Salat 363, (506) ; Nesai, Cum'a 33, (3, 109).


Konu:  Namaz


2843-)  Nesai'nin rivayetinde: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ayakta iki hutbe verir, bunların arasını (kısa) bir oturuşla ayırırdı" denmiştir.


Kaynak:  Nesai, Cum'a (3, 109).


Konu:  Namaz


2844-)  Müslim ve Nesai 'nin Ka 'b İbnu Ucre (radıyallahu anh) 'ı yaptıkları bir rivayete göre Ka'b, Mescide girince Abdurrahman İbnu Ümmi'l Hakem 'i oturarak hutbe verir görmüş ve derhal müdahale etmiştir: "Şu habise bakın hele! Oturarak hutbe veriyor. Halbuki Cenab-ı Hakk Kitab-ı Mübin'inde (mealen): "Onlar bir ticaret, yahud bir oyun bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar" (Cum'a 11) buyurmuştur."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 39, (864).; Nesai, Cum'a 18,(3,102).


Konu:  Namaz


2845-)  Umare İbnu Rüveybe (radıyallahu anh) 'nin anlattığına göre, Bişr İbnu Mervan'ı, minberde ellerini kaldırarak hutbe verirken görmüş ve derhal müdahale etmiştir: "Allah şu iki kısa elin belasını versin. Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı (hutbe verirken) gördüm, eliyle şundan fazla kaldırmazdı '' dedi ve şehadet parmağıyla işaret etti.''


Kaynak:  Müslim, Cum'a 53, (874); Ebu Davud, Salat 230, (1104); Tirmizi, Salat 371, (515); Nesai, Cum'a 29, (3, 108).


Konu:  Namaz


2846-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hutbe verdi mi gözleri kızarır, sesi yükselir, öfkesi artardı. Sanki bir orduya "Düşmanınız akşama veya sabaha size baskın yapacak!'' diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkalade ciddi bir eda ile): "Ben size, Kıyamet şu iki parmak kadar yakınlaşmış olduğu bir zaman da peygamber gönderildim '' der ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yaklaştırarak gösterir, sözlerine şöyle devam ederdi: "Emma bad! Bilesiniz, sözlerin en hayırlısı Kitabullah'tır. En güzel yol da Muhammed'in yoludur. İşlerin en şerlisi de sonradan ihdas edilenlerdir. Her bid'at dalalettir." Ayrıca şunları da söyledi: "Ben her mü'mine kendi nefsinden daha yakınım. Nitekim, kim bir mal bırakırsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakıma muhtaç) horanta bırakırsa bu bana aittir ve benim üzerimedir."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 43, (867); Nesai, İydeyn 22, (3, 188, 189).


Konu:  Namaz


2847-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunurdu: "Hamd Allah'adır, O'na sığınır, O'ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O'na sığınırız. Allah kime hidayet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Resûlüdür. O'nu hak ile, Kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah'a hiç bir zarar verermez." Bir rivayette hadise şu ziyadeyi yaptıktan sonra gerisini aynen rivayet etmiştir: "....Cum'a günü teşehhüd'den sonra.....''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 229, (1097, 1098).


Konu:  Namaz


2848-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazı vasattı, hutbesi de vasattı.''


Kaynak:  Müslim, Cum'a 41 (866); Ebu Davud, Salat 229, (1101); Nesai, Cum'a 35, (3, 110).


Konu:  Namaz


2849-)  Ebu Vail (radayallahu anh) anlatıyor:Ammar bize hitabetmişti. (Konuşmasını) veciz ve beliğ yaptı. Minberden inince: "Ey Ebu'l- Yakzan beliğ ve veciz konuştun! Keşke biraz daha nefesleseydiniz (uzatsaydını)!'' dedik. Bize şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı dinledim, şöyle buyurmuştu: " Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alametidir. Öyle ise, hutbeyi kısa tutun, namazı uzun (zira, beyanda sihir var)."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 47, (869); Ebu Davud, Salat 231, (1106).


Konu:  Namaz


2850-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İçerisinde teşehhüd bulunmayan her hutbe kesik bir el gibidir. ''


Kaynak:  Tirmizi, Nikah 16, (1106) ; Ebu Davud, Edeb 22, (4841).


Konu:  Namaz


2851-)  Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde: "Allah'a hamd ile başlamayan her kelam kesiktir" denmiştir.


Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 21, (4840).


Konu:  Namaz

2852-)  Semure İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Zikr (yani hutbe) sırasında hazır bulunun, imama yakın olun. Zira kişi, uzaklaşmaya devam ede ede, girse bile cennette de geri kalır.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 232, (1108).


Konu:  Namaz


2853-)  Ebu Rifa 'a el-Adevi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a geldim. Hutbe veriyordu. Ben : "Ey Allah'ın Resûlü! Yabancı ve dinini bilmeyen bir kimseyim, sizden dinimin ne olduğunu soruyorum! '' dedim. Bunun üzerine bana yöneldi, hutbesini bırakarak yanıma kadar geldi. Kendisine bir sandalye getirildi. Zannedersem ayakları demirdendi. Üzerine oturdu. Hemen Allah 'ın kendisine öğrettiklerinden bana öğretmeğe başladı. Sonra tekrar hutbesine dönerek, sonunu tamamladı."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 60, (876); Nesai, Zinet 123, (8,220).


Konu:  Namaz


2854-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) hutbelerine çoğu kere şu husûsu hatırlatarak başlardı: "İşitin, kulak verin. Zira işiterek, kulak verenle işitmeden kulak verenin sevaptan hissesi birdir.''


Kaynak:  Müslim, Cum'a 8, (1, 104).


Konu:  Namaz


2855-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cum'a günü, imam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: "Sus!" desen boş laf etmiş olursun."


Kaynak:  Buhari,Cum'a, 36; Müslim, Cum'a, 11, (851); Muvatta, Cum'a, 6, (1, 103); Ebu, Davut. Salat, 235, (1112); Tirmizi, Salat, 368, (512); Nesai, Cum'a, 22, (3, 103, 104).


Konu:  Namaz


2856-)  Ubeydullah İbnu Ebi Rafi (rahimehullah) anlatıyor: "(Emevi halifelerinden) Mervan, Ebu Hüreyre, (radıyallahu anh) 'yi Medine 'ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cum 'ayı kıldırdı ve birinci rek'atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cum 'a suresini okudu. İkinci rek'atte ve iza caeke'l-Münafikun'u okudu. Dedi ki: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın bunları okuduğunu işittim.''


Kaynak:  Müslim, Cum'a 61, (877); Ebu Davud, Salat 242, (112); Tirmizi, Salat 374,(519).


Konu:  Namaz


2857-)  Semure İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cum 'a 'da Sebbihismi Rabbike'l-A 'la ve Hel etake hadisu'l-Gaşiye sûrelerini okurdu.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 242, (519); Nesai, Cum'a 39, (3, 111, 112).


Konu:  Namaz


2858-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cum'a günü sabah namazında Elif lam-mim Tenzil 'i birinci rek 'atte; Hel Eta 'yı da ikinci rek'atte okurdu. Cum 'a namazında da Cum 'a ve Münafikûn sûrelerini okurdu."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 64, (879); Ebu Davud, Salat 218, (1074); Tirmizi, Salat 375, (520); Nesai, Cum'a 38, (3, 111).


Konu:  Namaz


2859-)  Ümmü Hişam Bintu Harise İbnu 'n-Nu 'man (radıyallalhu anha) anlatıyor: "Kaf ve'l Kur'ani'l-Mecid sûresini, cuma günü minber üzerinden her cum 'ada okurken Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın kendi dillerinden aldım."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 52, (873); Ebu Davud, Salat.229, (1100); Nesai, Cum'a 28, (3, 107).


Konu:  Namaz


2860-)  Ya'la İbnu Ümeyye (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) minberde: (Zuhruf 77) diye okurken işitim."


Kaynak:  Buhari, Tefsir, Zuhruf 2, Bed'ü'l-Halk 6,10; Müslim, Cum'a 49, (871); Ebu Davud, Hurûf 1, (3992); Tirmizi, Salat 365, (508).


Konu:  Namaz


2861-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Birinizin Harre'nin sırtında namaz kılması, onun için cum'a günü oturup oturup imam hutbeye başlayınca gelip cemaatin omuzlarını yararak cemaate katılmasından hayırlıdır.''


Kaynak:  Muvatta, Cum'a 18, (1, 110).


Konu:  Namaz


2862-)  Tirmizi'de Mu'az İbnu Enes 'ten merfu olarak şu rivayet kaydedilmiştir: "Cum'a günü kim cemaatin omuzlarını yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur. ''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 369, (513).


Konu:  Namaz


2863-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden kimse, cum'a günü kardeşini kaldırıp sonra da yerine oturmasın. Lakin: "Açılın" desin."


Kaynak:  Müslim, Selam 27-30, (2178).


Konu:  Namaz


2864-)  Nafi (rahimehullah) anlatıyor:"İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'i işittim, diyordu ki: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kişinin bir başkasını kaldırarak yerine oturmasını yasakladı.'' Nafi 'ye: "Bu yasak cum'a'ya mı mahsus?'' diye soruldu. "Cum'a ve diğer günlerde!'' diye cevap verdi.''


Kaynak:  Buhari, Cum'a 20, İsti'zan: 31, 32; Müslim, Selam 28, (2177).


Konu:  Namaz


2865-)  Mu 'az İbnu Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), cum'a günü imam hutbe verirken hubve tarzında oturmayı yasakladı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 234, (1110); Tirmizi, Salat 370, (514).


Konu:  Namaz


2866-)  Şeddad İbnu Evs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Muaviye (radıyallahu anh) ile Beytu'l-Makdis 'te hazır oldum. Bize cum 'a kıldırdı. Baktım ki, mescidde bulunanların çoğu Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın ashabı idi ve imam hutbe verirken ihtiba ederek oturmşlardı.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 234 (1111).


Konu:  Namaz


2867-)  Amr İbnu Şu 'ayb an ebihi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), cum 'a günü namazdan önce cemaat teşkilini yasakladı. "


Kaynak:  Rezin ilavesidir. Ebu Davud'da gelen bir hadisin parçasıdır (Salat 220, ( 1079).


Konu:  Namaz


2868-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam), cum'a günü minbere çıkınca: "Oturunuz!" dedi. Bunu İbnu Mes'ud (radıyallhu anh) işitince olduğuyere oturdu, tam mescidin giriş kapısını üstüydü. Resulullah (aleyhisalatu vesselam) onu bu halde gördü ve: "Gel! Ey Abdullah İbnu Mes'ûd!" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 226,(1091).


Konu:  Namaz


2869-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Cum'a günü biriniz (mescitte) uyuklayacak olursa oturduğu yeri değiştirsin. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 239, ( 1119); Tirmizi, Salat 379, (526).


Konu:  Namaz


2870-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın mescidinde kılınan cum 'adan sonra ilk kılınan cum 'a namazı, Bahreyn köylerinden olan Cuvasa'daki Abdü'l-Kays mescidinde kılınan namazdı."


Kaynak:  Buhari, Cum'a 11; Ebu Davud, Salat 216, (1068).


Konu:  Namaz


2871-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Medine 'de öğle namazını Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile dört rek 'at kıldık. Mekke 'ye gitmek üzere yola çıkıp Zülhuleyfe 'ye gelince ikindiyi iki rek'at kıldı.''


Kaynak:  Buhari, Taksirû's-Salat 5, Hacc 24, 25, 27,117,119, Cihad 104,126; Müslim, Salatu'l- Müsafirin 11, (690); Ebu Davud, Salat 271, (1202) ; Tirmiz, Salat 391, (546); Nesai, Salat 17, ( 1, 237).


Konu:  Namaz

2872-)  Yine Hz. Enes (radıyallahu anh) 'in anlattığına göre kendisinden kasru's-salat yani namazın kısaltılması hakkında sorulmuştu. Şöyle cevap verdi: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) üç millik mesafeyi veya Şu'be'nin şekkine göre üç fersah mesafeyi dışarı çıktı mı iki rek'at kılar.''


Kaynak:  Müslim, Salatu'l-Müsafirin 12, (691); Ebu Davud, Salat 271, (1201).


Konu:  Namaz


2873-)  İmam Malik'e ulaştığına göre, İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) Mekke- Taif arasındaki kadar, Mekke- Usfan arasındaki kadar ve keza Mekke -Cidde arasındaki kadar mesafede namazı kasrediyordu.'' Malik der ki: "Bu mesafeler dört berid' dir."


Kaynak:  Muvatta, Kasru' s-Salat 15, (1, 148).


Konu:  Namaz


2874-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Medin'den Mekke 'ye gitmek üzere yola çıktı. Rabbülalemin'den başka hiç bir şeyden korkmuyordu. Yolda namazı ikişer ikişer (yani kasrederek) kıldı. ''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 391, (547); Nesai, Taksiru's-Salat 1, (3,117).


Konu:  Namaz


2875-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte Mekke 'ye gitmek üzere Medine 'den çıktık. Efendimiz yolda namazları ikişer ikişer kılıyordu. Medine 'ye dönünceye kadar hep böyle yaptı. '' Enes 'e: "Mekke 'de ne kadar kaldınız? '' diye sorulmuştu: "Orada on gün kıldık'' dedi. ''


Kaynak:  Buhari, Taksir 1, Megazi 52; Müslim, Salatu 'l-Müsafirin 15, (693) ; Ebu Davud, Salat 279, (1233); Tirmizi, Salat 392, (548); Nesai, Taksiru's-Salat 4, (3, 121).


Konu:  Namaz


2876-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (Mekke 'de) ondokuz gün ikamet etti ve namazları kasretti. Biz de (bundan böyle) sefer yapıp ondokuz gün ikamet ettik mi namazları hep kasrederdik, ondokuzdan fazla kaldık mı artık dörde tamamlardık." Ebu Davud'un bir diğer rivayetinde "....Onyedi gün '' denmiştir. Nesai 'nin bir diğer rivayetinde: "Fetih senesinde Mekke 'de onbeş gün ikamet etti ve namazları bu esnada kasretti. "


Kaynak:  Buhari, Taksir 1, Megazi 52, Ebu Davud, Salat 279, (1230, 1231, 1232); Tirmizi, Salat 392, (549); Nesai, Taksiru's-Salat 4, (3, 121).


Konu:  Namaz


2877-)  İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Fetih günü, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'la birlikte Mekke 'de hazır bulundum. Mekke 'de onsekiz gece kaldı, bu esnada namazları hep iki kıldı. Şöyle hitabediyordu: "Ey bölge halkı! Siz bize bakmayın, dört kılın. Biz hep yolcuyuz (bu sebeple ksrederek iki kılıyoruz). ''


Kaynak:  Ebu Davud. Salat 270, ( 1229).


Konu:  Namaz


2878-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh). anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Tebük'de yirmi gün ikamet etti ve namazları hep kasretti. "


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 280; (1235).


Konu:  Namaz


2879-)  Harise İbnu Vehb (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Mina'da bize, sayıca en çok olduğumuz ve en ziyade güven içinde olduğumuz bir zamanda namazı iki rek'at kıldırdı."


Kaynak:  Buhari, Taksir 2, Hacc 84; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 21, (696); Ebu Davud, Hacc 77, (1965); Tirmizi, Hacc 52, (882); Nesai, Taksiru ' s-Salat 3, (3, 119, 120).


Konu:  Namaz


2880-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Mina'da bize iki rek 'at kıldırdı, arkasından Ebu Bekr de öyle kıldırdı, Ebu Bekir'den sonra Hz. Ömer ve hilafetinin başında Hz. Osman (radıyallahu anhüma) da iki kıldırdılar. Sonra Hz. Osman dört rek'atli olarak kıldırdı. İbnu Ömer imamla kılarsa dört kılardı, yalnız kılınca da iki kılardı."


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 2, Hacc 84; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 17, (694); Nesai, Taksiru's-Salat 3, (3, 121 ).


Konu:  Namaz


2881-)  Hz. Osman (radıyallahu anh) 'dan anlatıldığana göre, Taif'de emval edinip orada ikamet etmeyi arzu ettiği zaman.Mina 'da dört rek'at kıldı. Sonra imamlar bununla amel ettiler. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 76, (1961- 1964).


Konu:  Namaz


2882-)  Bir rivayette de şöyle denmiştir: "Hz. Osman (sonradan) bedeviler sebebiyle dört kılmıştır. Çünkü o sene pek çok bedevi hacc 'a gelmişti. Namazın dört rek'at olduğunu öğretmek için halka dört rek'at kıldırdı.'' Bir rivayette de şöyle denmiştir: " (Hz. Osman Mina 'da dört kıldı.) Çünkü o, Hacc 'tan sonra ikamete azmetmişti.''


Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 76, (1962).


Konu:  Namaz


2883-)  Yine Ebu Davud 'un kaydına göre İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) (Mina' da) namazı dört kılmştı. Kendisine: "Sen, (daha önce dört kıldığı için) Osman 'ı ayıplamıştın, şimdi ise dört kılıyorsun! denilmişti. (Özür beyan ederek) şu cevabı verdi: "Muhalefet zararlıdır. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 76, (1960).


Konu:  Namaz


2884-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh)'den anlatıldığına göre, Mekke'de namazı halka iki rek'at kıldırdı. Selamı verince: "Ey Mekkeliler!"dedi, namazlarınızı dörde tamamlayın.Biz yolcuyuz(bu sebeple iki kıldık)!."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 19, (1, 149).


Konu:  Namaz


2885-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), güneş batıya meyletmeden yola çıkınca, öğle namazını ikindi vaktine te'hir eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cemederdi (beraber kılardı). Yola çıkmazdan önce güneş batıya meyletti (öğle vakti girdi) ise, hareketten önce her ikisini de (öğle ve ikindi) kılar sonra yola çıkardı.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2886-)  Bir rivayette de şöyle gelmiştir: "...Acele yürümek gerekirse öğleyi ikindiye te 'hir eder, ikisini birleştirirdi, keza ufuktaki aydınlık kaybolunca da akşamla yatsıyı birleştirirdi. "


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 16, 15; Müslim, Müsafirin 46, (704); Ebu Davud, Salat 274, (1218, 1219) ; Nesai, Mevakit 42, (1, 284-285).


Konu:  Namaz


2887-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yol halinde iken öğle ile ikindiyi birleştirirdi, akşam ile yatsıyı da birleştirirdi. "


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 13.


Konu:  Namaz


2888-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) akşam ve yatsıyı Müzdelife 'de beraberce kıldı. Bunlardan her biri için ayrı bir ikamet okudu. İki namaz arasında nafile kılmadı, bunlardan birinden sonra da nafile kılmadı."


Kaynak:  Buhari, Hacc 93, 96; Müslim, Hacc 286 (703); 987, (1288); Muvatta, Hacc 196, (1, 400); Ebu Davud, Menasik 65, (1926-1933); Tirmizi, Hacc 56, (887, 888); Nesai, Mevakit 49, (1, 291).


Konu:  Namaz


2889-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı şu ikisi hariç, vakti dışıda tek bir namazı kıldığını görmedim: Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirdi. O gün sabahı da vaktinden önce kıldı. "


Kaynak:  Buhari, Hacc 99, 97; Müslim, Hacc 292, (1289); Ebu Davud, Menasik 65, (1934) ; Nesai, 49, (1, 291-292).


Konu:  Namaz


2890-)  Ca'fer İbnu Muhammed İbni Mesleme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğle ve ikindi namazlarını; Arafat'ta tek bir ezan ve iki ayrı ikametle kıldı. İki namaz arasında nafile kılmadı. Müzdelife 'de de akşamla yatsıyı bir ezan ve iki ikametle kıldı ve aralarında nafile kılmadı."


Kaynak:  Ebu Davud, Menasik 57, (1906).


Konu:  Namaz


2891-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Kim iki namazı özürsüz olarak cem ederse büyük günah kapılarından bir kapıya gelmiş olur."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 138, (188).


Konu:  Namaz

2892-)  Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) demiştir ki: "Resulullah (aleyhissalatu vessalam) Medine 'de yedi ve sekiz (rek 'at) öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını (cemederek) kıldı. Eyyub (es-ahtiyani) der ki :"Belki de bu, yağmurlu bir gecedeydi. "Öbürü (Ebu 'ş-Şa'sa): "Belki!'' dedi. '' Sahiheyn'in bir rivayetinde şu ziyade var: "Hadisi İbnu Abbas'tan rivayet eden raviye dendi ki: "Zannederim, öğleyi te'hir, ikindiyi ta'cil, keza akşamı te'hir yatsıyı da ta'cil etmiş olmalı?'' Cevaben: "Bunu ben de böyle zannediyorum!'' dedi.


Kaynak:  Buhari, Mevakit 12, Teheccüt 30 ; Müslim, Müsafirin 49, (705); Ebu Davud, Salat 274,(1210, 1211, 1214); Tirmizi, Salat 138, (187); Nesai, Mevakit 47, (1, 290).


Konu:  Namaz


2893-)  Müslim'de gelen bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) korku ve sefer hali olmaksızın öğle ve ikindiyi birleştirerek, akşam ve yatsıyı da birleştirerek kıldı." İmam Malik: "Ben bunun, yağmurlu günde yapılmış olacağını zannediyorum '' demiştir.''


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat 4, (1,144) ; Müslim, Müsafirin 49, (705).


Konu:  Namaz


2894-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a (onsekiz defa) refakat ettim. Ancak, sefer sırasında nafile kıldığını hiç görmedim. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştur: "Resulullah'ta sizin için güzel örnek vardır" (Ahzab 21 ). İbnu Ömer devamla der ki: "Eğer nafileyi kılsaydım namazı da tamkılardım."


Kaynak:  Buhari, Taksiru's-Salat 11; Müslim, Müsafirin 9, (689); Muvatta; Kasru's-Salat 22, (1,150); Ebu Davud, Salat 276, (1223); Tirmizi, Salat 391, Nesai, Taksiru's-Salat 5, (3, 122; 123).


Konu:  Namaz


2895-)  Bera (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben, Resulullah(aleyhissalatu vesselam)'a onsekiz seferde iştirak ettim. Onun,güneş meyledince öğleden önce kıldığı iki rek'ati terketiyini görmedim."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 276,(1222);Tirmizi, Salat 393,(550).


Konu:  Namaz


2896-)  Nafi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anh), oğlu Ubeydullah'ı seferde nafile kılarken görürdü de bundan dolayı onu kınamazdı."


Kaynak:  Muvatta, Kasru's-Salat, 24 (1,150).


Konu:  Namaz


2897-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte umre yapmak üzere Medine 'den Mekke 'ye doğru yola çıktık. Mekke 'ye gelince: "Ey Allah 'ın Resûlü, annem babam sana feda olsun. Sen kısa kıldın, ben tam kıldım, sen yedin ben oruç tuttum, (ne dersiniz?) '' dedim. Şu cevabı verdi: "Ey Aişe güzel yaptın ! '' buyurdu ve bu işimde beni kınamadı '' dedi. ''


Kaynak:  Nesai, Taksiru's-Salat 4, (3, 122).


Konu:  Namaz


2898-)  Sehl İbnu Ebi Hasme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ashabına korku namazı kıldırdı.Bu maksadla ashabı arkasında iki saf yapatı. Hemen arkasında bulunan safa birinci rek'ati kıldırdı. Sonra ayağa kalktı ve arkasındakilere bir rek'at namaz kıldırıncaya kadar kıyamda kaldı. Sonra gerideki safta bulunanlar ilerledi, ön safdakiler de geriledi. Bu şekilde ilerleyenlere de bir rek 'at namaz kıldırdı. Sonra gerileyenler bir rek 'at namaz kılıncaya kadar yerinde oturdu. Sonra da selam verdi.''


Kaynak:  Buhari, Megazi 31; Müslim, Müsafirin 309, (841); Muvatta, Salatu'l-Havf 1, (1,183); Tirmizi; Salat 398, (565); Ebu Davud, Salat, 282, (1337, 1338, 1339); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3,170-171)


Konu:  Namaz


2899-)  Muvatta'nın bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: "Korku namazı şöyledir: "İmam, beraberinde arkadaşlarından bir grup olduğu halde namaza durur, bir grup. da düşmana karşı yerini alır. İmam bir rek 'ati beraberindekilerle rükû ve secde ile kılar, ve ayağa (ikinci rek'ate) kalkar. Tam doğrulunca öyle kalır. Cemaat geri kalan rek'ati kendi başlarına tamamlayıp selam verirler ve oradan ayrılırlar. İmam yerinde ayakta durmaya devam eder. Namazını kılanlar düşmanın karşısında yerlerini alırlar. Namaz kılmamış olan diğerleri gelip imamın arkasında dururlar, tekbir getirerek uyarlar. İmam onlara da bir rek'at namaz kıldırır, secdeden sonra oturur ve selam verir. İmama uyan bu ikinci gurup imam selam verince kalkıp, geri kalan rek 'ati kılıp selam verirler."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Havf 2, (1, 183).


Konu:  Namaz


2900-)  Hz Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Zaturrika 'da,Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberdik Koyu gölgeli bir ağacın yanına gelmiştik. Bu ağacı, altında dinlenmesi için Aleyhissalatu vesselam'a bıraktık. (Resulullah kılıcını ağaca asıp istiratte çekilmişti ki, O 'nu gizlice takip eden) müşrüklerden biri gelip (asılı olan kılıcı kapıp) kınından sıyırp (Resulullah'a): "Benden korkuyor musun?" dedi. Aleyhissalltu vessalam : "Hayır!" deyince" "Peki seni benden kim kurtaracak?" "Allah!" diye cevap verdi.(Duruma muttali olan) ashab adamı tehdid etti. (o da kılıncı kınına koydu ve ağaca astı) Sonra namaz kılındı. Resulullah (aleyhisalatu vessalam) bir guruba iki rek 'at kıldırdı.Bunlar geri çekildiler. Sonra ikinci gurup geldi, onlarada iki rek'at namaz kıldırdı. Resulullah'ın namazı dörde tamamlanmıştı, cemaatin namazı ise iki rek'atti."


Kaynak:  Buhari,Megazi 31, 84, 87; Müslim; Müsafirin, 307- 311, (840,843); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 175, 176, 178).


Konu:  Namaz


2901-)  Ebu Ayyaş ez-Züraki (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Usfan 'da Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberdik. Müşriklerin başında (henüz müslüman olmayan) Halid İbnu'l-Velid vardı. Öğleyi kılmıştık. Mişrikler (kendi kendilerine aralarında şöyle) konuştular: "İyi bir fırsat elimize geçmişti, onlar namazda iken saldırsaydık ya!'' Bunun üzerine hemen kasr (namazı kısaltma) ile ilgili ayet öğle ile ikindi arasında nazil oldu. İkindi vakti olunca, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kalkıp kıbleye karşı durdu. Müşrikler de önlerindeydi. Arka tarafına da bir safyaptı. Bu safın arkasına da bir safkoydu. Resulullah rükûya varınca hep birlikte rükû yaptılar. Resulullah secde yaptı, hemen arkasındaki safdakiler de secde yaptı. Diğerleri (rükûdan) doğrulup onları korumak üzere kıyamda kaldılar. Bunlar iki secdeyi tamamlayıp kalkınca arkalarında bulunanlar secdeye gittiler. Sonra Resulullah 'ın arkasındaki saftakiler diğerlerinin yerlerine gittiler, arkadaki saftakiler de öndekilerin yerine ilerlediler. Sonra Resulullah rükûya gitti, hepsi O'nunla birlikte rükû yaptı. Sonra Resulullah secde yaptı ve hemen arkasındaki safdakiler de secde yaptılar. Bu sırada arkadakiler bunları korumak üzere kıyamda kaldılar. Aleyhissalatu vesselam ve arkasındakiler oturunca, en arkadakiler secdeye gittiler. Sonra hep beraber oturup hep beraber selam verdiler."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 281, (1236); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 176-177).


Konu:  Namaz


2902-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) korku namazını iki gruptan birine tek rek 'at olarak kıldırırken, diğer grup düşmana karşı durmuştur. Kılanlar kalkıp, düşmana dönük vaziyette, (bekleyen) arkadaşlarının yerine geçtiler, onlar da gelip (Resulullah 'ın arkasına geçtiler), O da bunlara bir rek 'at namaz kıldırdı, sonra da bu iki guruptan her biribirer rek 'at namazlarını kaza ettiler.''


Kaynak:  Buhari, Salatu'l-Havf 2, Megazi 31, Tefsir, Bakara 44; Müslim, Müsafirin 205, (839); Muvatta, Salatu'l-Havf 3, (1, 184); Ebu Davud, Salat 285, (1243); Tirmizi, Salat 398, (564); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 171, 173).


Konu:  Namaz


2903-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyar: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Dacnan ile Usfan arasına, müşriklerle sarılmış biryere indi. Müşrikler (aralarında): "Bu müslümanların bir namazları var (topluca kılarlar), bu onlara evlatlarından da, bakirelerinden de kıymetlidir, işte bu, ikindi namazlarıdır. Hazırlığınızı yapın, üzerlerine toptan bir kerede çullanın!'' dediler. Cebrail aleyhisselam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek ashabını iki kısma ayırmasını, onlardan bir grurupla namaz kılarken diğer grubun geri tarafta ayakta beklemesini, tedbirli olmalarını ve silahlarını beraberlerinde almalarını, birinci gruba bir rek'at kıldırmasını, bu kısmın birinci rekatten sonra geri çekilmesini, arkadaki grubun öne ilerlemesini, bu yeni gruba da bir rek 'at kıldırmasını, böylece her bir grubun Resulullah'la birlikte birer rek 'atlerinin olmasını, Resulullah'ın da böylece iki rek'at kılmış olmasını emretti."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 284, (1240,1241); Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3038); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 173, 174).


Konu:  Namaz


2904-)  Abdullah İbnu Üneys (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), beni, Halid İbnu Sufyan el-Huzli'yi öldürmem için bulunduğu yere gönderdi. O, Urane ve Arafat taraflarında idi: " Git onu öldür! '' dedi Ben onu gördüğümde ikindi namazının vakti girmişti. Kendi kendime:"(Bu herifi öldürme işi) onunla benim arama girip namazımı geciktirmesinden korkarım" dedim. (Ara vermeden) ilerledim. Hem yürüyor hem de ima ile namazımı kılıyordum. Herife tam yaklaşmıştım ki: "Sen kimsin?"dedi. "Araplardan biriyim. Duydum ki; şu, adam için asker topluyormuşsun, onun için sana katılmaya geldim!" "Evet ben bu işin içindeyim" dedi. Onunla bir müdet yürüdüm, öldürmeme imkan sağlayacak bir fırsat doğunca kılıçla tepesine bindim ve geberttim."


Kaynak:  Ebu Davud,Salat 289, (1249).


Konu:  Namaz


2905-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte iki rek 'at öğleden evvel, iki rek 'at sonra, keza iki rek 'at cum 'adan sonra, rek'at akşamdan sonra, iki rek 'at yatsıdan sonra namaz kıldım. Akşam ve yatsı(dan sonrakiler) evinde idi.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd.29, 25, 34; Cum'a 39; Müslim, Müsafirin 291, (729), Cum'a 71, (882); Muvatta, 69, (1,166); Ebu Davud, Salat 290, (1252); Nesai, İkamet 64, (2,119), Cum'a 43, (3, 113) ; Tirmizi, Salat 220, (433, 434).


Konu:  Namaz


2906-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Sünnette gelen oniki rek 'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder: Bu oniki rek'atin: - Dördü öğleden önce,. - İkisi öğleden sonra, - İkisi akşamdan sonra, - İkisi yatsıdan sonra, - İkisi de sabahtan önce.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 206, (414); Nesai, Kıyamu'l- Leyl 66, (3, 260); İbnu Mace; İkamet 100, (1142).


Konu:  Namaz


2907-)  Yine Hz. Aişe (radıyallhu anha) anlatıyor: "İki namaz var ki Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bunları ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hiç terketmedi: Sabahtan önce iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.''


Kaynak:  Buhari, Mevakitu's-Salat 33, 73; Müslim, Salatu'1-Müsafirin 300, (835); Ebu Davud, Salat 290, ( 1253); Nesai, Mevakitu's-Salat 36, (1, 281 ), Kıyamu'l-Leyl 56, (3, 251, 252).


Konu:  Namaz


2908-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah ve ikindi hariç her namazın arkasından iki rek'at (nafile) kılardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 299, (1275).


Konu:  Namaz


2909-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) nafilelerden hiç birine, sabah namazını iki rek 'atlik nafilesi kadar aşırı ilgi göstermemiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2910-)  Ebu Davud'un, Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) 'den kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: "Sizi, atlılar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek'ati terketmeyin. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Ebu Hüreyre


Konu:  Namaz


2911-)  Nesai'nin bir rivayetinde :"Sabah namazından önce kılınacak iki rek'at nafile namaz dünyanın tamamından daha hayırlıdır'' denmiştir.


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 27; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 96, (725); Ebu Davud, Salat 291, 292, (1254, 1258) ; Tirmizi; Salat 307, (416); Nesai; Kıyamu'l-Leyl 56, (252).


Konu:  Namaz

2912-)  Yine Hz. Aişe anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazında ezanla ikamet arasında hafif iki rek 'at namaz kılardı.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2913-)  Diğer bir rivayette şu ibare var: "O iki rek 'atı öyle hafif tutardı ki, ben, "bunlrda Fatiha'yı okudu mu?'' derdim.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2914-)  Nesai 'nin bir başka rivayetinde şöyle gelmiştir: "Müezzin sabah ezanının birincisini bitirip sükut ettimi kalkar, sabah namazından önce ve ufukta fecrin açılmasından sonra iki rek'at hafif namaz kılar, sonra da sağ yanının üzerine uyurdu.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 28, 12; Müslim, Müsafirin 90, (724); Muvatta, Salatu'l-Leyl 29, (1, 127); Ebu Davud, Salat 292, (1, 255); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 60, (3, (256); 58, (3, 252-253).


Konu:  Namaz


2915-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahın iki rek'atında çoğunlukla şunları okurdu: Birinci rek'atta (mealen): "(Ey müminler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirlene; Kur'an'a, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve torunlarına (esbata) indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katından verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmak, kimini inkar etmek suretiyle) diğerinden ayırd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuş (müslümanlar)ız'' (Bakara 136). İkinci rek'atte de, Al-i İmran sûresindeki şu ayet (mealen): "Deki: "Ey Ehl-i Kitap (Yahudiler, Hıristiyanlar) hepiniz bizimle sizin aranızda müsavi (ve adil) bir kelimeye gelin. (Şöyle) diyerek: "Allah'tan başkasına tapmayı, Ona hiç bir şeyi eştutmayalım. Allahı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanımayalım (Buna rağmen) eğer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: "Şahid olun, biz muhakkak müslümanlarız" (64. ayet).


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 99, (727); Ebu Davud, Salat 292, (1259); Nesai, İftitah 38, (2, 155).


Konu:  Namaz


2916-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahın iki rek'atında çoğunlukla şunları okurdu: "(Ey müminler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e. İshak'a, Ya'kub a ve torunlarına (esbat) indirilere, Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katından verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmk kimini inkar etmek suretiyle) diğerinden ayırd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuş (müslümanlar)ız''. (Bakara 136). İkinci rek 'atte de: "Ey Rabbimiz, senin indirdiğin (oKitab'a) inandık, o peygambere de tabi olduk. Artık bizi (birliğini ve peygamberlerini tanıyan) şahidlerle beraber yaz". (Al-i İmran 53) ayetini okurdu.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2917-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahın iki rek 'atinde şunları okurdu: "Kul ya eyyuhe 'l- Kafirun '' ve "Kul hüvallahu ahad.''


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 98, (726); Ebu Davud, Salat 98, (1256); Nesai, İftitah 39, (2, 155, 156).


Konu:  Namaz


2918-)  Tirmizi'nin İbnu Mes'ud'dan kaydettiği bir rivayette şöyle gelmiştir: "Ben bir ay kadar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı göz ucuyla takib ettim, sabahın farzdan önce kılınan iki rek 'atinde şu sureleri okuyordu: "Kul ya eyyühe'l-Kafirun'' ve "Kulhüvallahu ahad."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 308, (417).


Konu:  Namaz


2919-)  Bu rivayet Nesai 'de biraz farkla şöyle gelmiştir: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı yirmi kere göz ucuyla takib ettim, akşamın farzından sonra kılınan iki rek'atle, sabahın farzından önce kılınan iki rek 'atte Kafirûn ve İhlas surelerini okuyordu.''


Kaynak:  Nesai, Salat 68, (2,170).


Konu:  Namaz


2920-)  Hz, Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabahın iki rek'at nafilesini kıldı mı; uyanıksam benimle konuşur du, değilsem, müezzin namaz için (ikamet okuyuncaya kadar yatardı). ''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 24, 26 ; Müslim, Müsafirin 133, (743) ; Ebu Davud, Salat 293, (1, 262, 1263); Tirmizi, Salat 309, (418).


Konu:  Namaz


2921-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz, sabahın farzından önce iki rek'atlik sünneti kılınca sağı üzerine yatsın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat. 203, ( 1261 ) ; Tirmizi, Salat 311, (420).


Konu:  Namaz


2922-)  Muhammed İbnu İbrahim, ceddi Kays İbnu Amr 'dan anlattığına göre: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) geldi ve namaza duruldu. Onunla birlikrte sabah namazını kıldım. Sonra namaz bitince beni namaz kılar buldu. "Ağır ol ey Kays! dedi. Bir namaz daha mı kılıyorsun? '' "Ben sabahın sünnetini kılmamıştım (onu kılıyorum) '' deyince: "Öyleyse hayır; (bunda bir beis yok) '' buyurdu. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 295, ( 1267) ; Tirmizi, Salat 313, (422).


Konu:  Namaz


2923-)  Abdullah İbnu Malik İbnu Buhayne (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikamet başladıktan sonra namaz kılmakta olan bir adam gördü. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazdan çıkınca halk adamın etrafını sardı ve (Resulullah ona): "Sabahı dört mü (kılıyorsun)? Sabahı dört mü (kılıyorsun)?" dedi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 38; Müslim, Musafirin 65, (711); Nesai, İmamet 60, (2,117).


Konu:  Namaz


2924-)  Abdullah İbnu Sercis (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sabah namazını kılarken bir adam mescide girdi. Mescidin yan tarafında sünneti kıldı. Sonra Rsulullah 'a dahil olup O 'nunla da farzı kıldı. Aleyhissalatu vesselam namazı bitirince: "Ey falan, şu iki namazdan hangisini sayıyorsun? Tek başına kıldığını mı, bizimle kıldığını mı! '' buyurdular.''


Kaynak:  Müslim, Müsafirirn 67 ; (712) ; Ebu Davud, Salat 294, (l265); Nesai, İmamet 61, (2,117).


Konu:  Namaz


2925-)  Ebu Seleme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ashabtan bir cemaat ikameti işitmişti, hemen (sünnet) namaza kalktılar. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onlara: "İki namazı beraber mı kılıyorsun. namazı beraber mi kılıyorsunuz? '' diye çıkıştı. Bu (hadise) sabah namazı sırasında cereyan etmişti. ''


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 31, (1, 128).


Konu:  Namaz


2926-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim sabahın iki rek'atini vaktinde kılamazsa güneş doğduktan sonra kılsın.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 314, (423).


Konu:  Namaz


2927-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) 'den anlatıldığına göre, sabah namazının sünnetini kaçırdığı olmuştur: Ancak güneş doğdu sonra onu kaza etmiştir."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 32, (1, 128).


Konu:  Namaz


2928-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğleden önce dört, öğleden sonra da iki rek'at kılardı.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 315, (424).


Konu:  Namaz


2929-)  Yine Tirmizi 'nin bir diğer rivayetinde Hz. Aişe şöyle der: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) öğlenin farzdan önceki dört rek'atli sünneti, namazdan önce kılamazsa sonra kılardı.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 317, (426).


Konu:  Namaz


2930-)  Ümmü Habibe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Kim öğleden önce dört, öğleden sonra da dört (rek'at nafile) kılarsa, Allah onu ateşe haram eder. ''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2931-)  Bir rivayette de şöyle gelmiştir: "Kim öğleden evvel dört, öğleden sonra da dört (rek'at nafile) kılmaya devam ederse Allah onu ateşe haram eder."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 296, (1269); Tirmizi, Salat 317, (427, 428); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 67, (3, 265).


Konu:  Namaz

2932-)  Hz. Ebu Eyyub(radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Öğlenin farzından önce tek bir selamla kılınan dört rek'at nafile var ya bunların önünde sema kapıları açılır.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 296, ( 1270) ; İbnu Mace, İkamet 105, (1157).


Konu:  Namaz


2933-)  Abdlullah İbnu's-Saib (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) güneşin zevalinden sonra ve öğleden önce dört rek 'at namaz kılardı ve derdi ki: "Şimdi sema kapılarının açıldığı bir vakittir. Bu anda salih bir amelimin oray yükselrnesini isterim''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 347, (478).


Konu:  Namaz


2934-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Öğleden önce zevalden sonra dört rek'at vardır ki bunlar seherde emsalleri değerindedirler. Her ne varsa, bu saatte mutlaka Allah'ı tesbih eder. '' Resulullah sonra şu ayeti okudular: "Allah'ın yarattığı şeylerin gölgeleri sağa sola vurarak, Allah'a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?''(Nahl 48).


Kaynak:  Tirmizi, Tefsir, Nahl (3127).


Konu:  Namaz


2935-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikindiden önce iki rek'at kılardı.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 297, ( 1272).


Konu:  Namaz


2936-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İkindiden önce dört rek'at naf'ile kılan kimseye Allah rahmetini bol kılsın.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 297, (1271); Tirmizi, Salat 318, (430).


Konu:  Namaz


2937-)  Hz. Ali (radıyallhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikindi namazından önce dört rek'at nafile kılardı. Bunların arasını (ikinci rek'atin teşehhüdünde) makarreb meleklerle müslüman ve mü 'minlerden onlara tabi olanlara selam ile ayırırdı.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 318; (2129).


Konu:  Namaz


2938-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bana, günümde ikindi namazından sonra iki rek' at nafile kılarak gelirdi.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2939-)  Hz. Aişe bir başka rivayette şöyle demiştir: "İkindi namazından sonra kıldığı iki rek'ati, yanımda hiç terketmedi."


Kaynak:  Buhari, Mevakitu's-Salat 33, Hacc 75; Müslim, Salatu 'l-Müsafirin 296-298, (833-835); Ebu Davud, Salat 299, (1279, 1280); Nesai, Mevakıt 36, (1, 280, 281.)


Konu:  Namaz


2940-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ikindi namazından sonra iki rek'at nafile kılmıştır, çünkü kendisine gelen bir malın taksimini yapmış, bu meşguliyet O 'nun öğle namazından sonra kılmakta olduğu iki rek'ati kılmasına mani olmuştu. Bunun üzerine onları ikindiden sonra kıldı. Sonra bir daha bu iki rek'ati kılmadı.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 135, (184).


Konu:  Namaz


2941-)  Muhtar İbnu Fulful anlatıyor : "Hz. Enes 'ten ikindiden sonra kılınacak nafile namaz hakkında sordum '' dedi ki: "Hz. Ömer ikindiden sonra nafile kılanların ellerine (sopayla) vururdu. Biz iki rek'ati, Resulullah devrinde güneş battıktan sonra akşam namazından önce kılardık. Bizi bunu kılarken efendimiz görürdü de ne emrederdi ne de nehyederdi."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 302, (836).


Konu:  Namaz


2942-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Müezzin akşam ezanını okuduğu zaman Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın ashabından bir grup kalkıp mescidin sütunlarına doğru koşup Resulullah (aleyhissalatu vesselam) (evinden) çıkıncaya kadar akşamdan önce ikişer rek'at nafile kılıyordu.'' Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "Bazan biryabancı gelip mescide girecek olsa, namaz kılanların çokluğunu görünce, akşamın farzını kılınmış zannederdi. ''


Kaynak:  Buhari, Ezan 14, Salat 95; Müslim, Müsafirin 303, (837); Nsai, Ezan 39, (2, 28, 29).


Konu:  Namaz


2943-)  Abdullah İbnu Mugaffel el-Müzeni (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dediler ki: "Akşamdan önce iki rek'at namaz kılın! '' (Efendimiz) sonra, insanların bunu bir sünnet yapmasından korkarak " Dileyen kılsın'' dediler. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 300,(1281); Buhari Teheccüt 35, İ'tisam 27; Müslim, Müsafirin 304, (838).


Konu:  Namaz


2944-)  Sahiheyn'in kaydettiği bir başka rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Akşam namazından önce namaz kılın" dediler ve (bunu üç kere tekrar ettiler), üçüncüde ise, halk bunu bir sünnet edinir korkusuyla, "Dileyen" buyurdular. ''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2945-)  İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'la birlikte, akşam namazından sonra hane-i saadetlerinde iki rek'at (nafileyi) kıldım."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 320, (432).


Konu:  Namaz


2946-)  Ka'b İbnu Ucre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Beni Abdi'l-Eşhel mescidinde akşam namazını kılmıştı. Cemaat, farzı bitirince nafileyi kılmaya başladı. Bunu gören Resulullah: "Bu, evlerin namazıdır'' buyurdular. '' Nesai'de şu ifade vardır: " Size, bu namazı evlerde kılmanız gerekir.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 304, (1300) ; Nesai, Kıyamu'l-Leyl 1, (3, 198, 199).


Konu:  Namaz


2947-)  Mekhûl merfu olarak rivayet etmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Kim akşam namazından sonra hiç konuşmadan iki rek'at -bir rivayette dört- kılarsa namazı illiyyûna yükseltilir.''


Kaynak:  Rezin tahriç etmiştir. (Feyzu'l- Kadir 6, 167).


Konu:  Namaz


2948-)  Huzefye (radıyallahu anh) de benzer bir rivayette bulunmuş ve şu ziyadeyi yapmıştır: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) derdi ki: "Akşamın farzından sonraki iki rek'ati kılmada acele edin, çünkü onlar farz namazıyla birlikte yükselirler."


Kaynak:  Rezin ilavesidir. (Feyzu'l-Kadir 4, 307).


Konu:  Namaz


2949-)  Şureyh İbnu Hani anlatıyor : "Hz. Aişe (radıyallahu anha) 'ye Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın namazından sordum. Dedi ki: "Yatsıyı her kılışında yanıma gelince mutlaka dört veya altı rek 'at nafile kılardı. Bir gece yağmura yakalandık. Aleyhissalatu veseslam 'a bir post yaydık, postta suyun akmakta olduğu bir deliğe hala bakar gibiyim. Efendimizin, elbisesini hiçbir surette yerden sakındığını görmedim.


Kaynak:  Ebu Davud., Salat 305, (1303).


Konu:  Namaz


2950-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hutbe verirken bir adam girdi. Resulullah adama: "Namaz kıldın mı?'' dedi. Adam: "Hayır!'' dedi. Efendimiz: "Öyleyse iki rek'atini kıl!" diye emretti.'' Bir rivayette şöyle gelmiştir: ". . . Kalk, iki rek 'at kıl.''


Kaynak:  Buhari, Cum'a 32, 33, Teheccüd 25; Müslim, Cum'a 55, Ebu Davud, Cum'a 237; Tirmizi, Salat 367, (510); .Nesai, Cum'a 21, 27, (3, .103, 107).


Konu:  Namaz


2951-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Sizden biri cumayı kıldı mı, ondan sonra da dört rek'at kılsın."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 67, (881); Ebu Davud, Salat 244, (1131); Tirmizi, Salat 376.


Konu:  Namaz

2952-)  Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: " Senin acele etmen gereken bir şeyin olursa mescidde hemen iki rek'atı kıl, iki rek'at de dönünce kıl.''


Kaynak:  Müslim, Cum'a 67, (881).


Konu:  Namaz


2953-)  Nafi merhum anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma), cuma günü bir adamın cumayı kılarken durduğu yerden hiç kımıldamaksızın iki rek'at daha kılmaya devam ettiğini görmüştü, adamı bundan men etti ve: "Cum'a'yı dört mü kılıyorsun?'' dedi. İbnu Ömer, cum'a günü evinde iki rekat kılar ve etrafındakilere: "Resulullah böyle kılardı!'' derdi.''


Kaynak:  Buhari, Cuma 39, Teheccüd 25, 29; Müslim, Cum'a 70, (882); Ebu Davud, Salat 244, (1127, 1128); Tirmizi, Salat 376, (521, 522); Nesai, Cum'a 42, 44, (3, 113).


Konu:  Namaz


2954-)  Ata anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) Mekke 'de cumayı kıldı mı ilerler iki rek'at daha kılardı; sonra biraz daha ilerler ve dört rek 'at daha kılardı. Medine 'de olunca da cum'ayı kılar sonra evine döner, iki rek'at daha kılardı, bunu mescidde kılmazdı. Bu durumun sebebi nedir? diye kendisinden sorulmuştu: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) böyle yapardı'' dedi. ''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat. 244, (1130, 1131); Tirmizi, Salat 376, (523).


Konu:  Namaz


2955-)  Hz. Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: ''Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Vitr namazı haktır. Kim bunu kılmazsa bizden değil dir." Bunu Efendimiz üç kere tekrar etti.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 337, (1419).


Konu:  Namaz


2956-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Vitir narnazı farz namaz gibi kesin değildir. Ancak Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Allahu Teala hazretleri tektir, tek'i sever, öyleyse ey ehl-i Kur'an vitri kılın!" buyurmuştur.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 333 (453, 454); Ebu Davud, Sa1at 336, ( 1416) ; Nesai, Kıyamu'l-Leyl 27, (3, 228, 229).


Konu:  Namaz


2957-)  İbnu Muhayriz anlatıyor: "Beni Kinane 'den el-Muhdici denen bir adam, Şam'da Ebu Muhammed diye künyesi olan bir adamın: "Vitir namazı vacibtir''dediğini işitti. Kinani dedi ki: "Ben bunu Ubade İbnu 's-Samit (radıyallahu anh) 'e sordum da: "Ebu Muhammed hata etmiş. Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ı dinledim şöyle demişti: "Allah'ı kulları üzerine yazıp farz kıldığı beş namaz mevcuttur. Kim onları eda eder, istihfafla her hangi bir eksikliğe meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmiş bir söz vardır: Onu cennete koyacaktır. Onları kılmayana ise Allah'ın bir vaadi yoktur. Dilerse azab eder dilerse cennete koyar" der."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 14, (1,123); Ebu Davud, Salat 9, (425); 337, (1420); Nesai, Salat 6, (1, 230).


Konu:  Namaz


2958-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) antatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Gece namazınızın sonu tek olsun. "


Kaynak:  Buhari, Vitr 4; Müslim, Müsafirin l49, (751); Ebu Davud, Salat 343, (1438); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 30, (3, 230, 231).


Konu:  Namaz


2959-)  İmam Malik, İbnu Mes 'ûd'dan naklediyor: "İbnu Mes 'ud demiştir ki: "Geceleyin kılacağınız namazın sonunu tek kılın.''


Kaynak:  Muvatta'da bulunamadı.


Konu:  Namaz


2960-)  Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Vitir her müslüman üzerine bir haktır (vazifedir). Kim beş ile vitir kılmayı severse yapsın. Kim de üç ile vitir kılmak isterse yapsın. Kim tek rek'atla vitr kılmayı dilerse kılsın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 338, (1422); Nesai, Salatu'l-Leyl 40,(3,238, 239) İbnu Mace, İkamet, 123, (1190).


Konu:  Namaz


2961-)  Ümmü Seleme (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onüç rek'at kılarak vitir yapardı. İhtiyarlayıp zayıflayınca yedi rek'atte vitir yaptı.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 336, (458); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 30, 40, 45, (3, 237, 243).


Konu:  Namaz


2962-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Vitir gecenin sonunda kılınır. ''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


2963-)  Buhari'nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Gece namazından ayrılacağın zaman, tek rek'at daha kıl, bu sana kıldığın namazların tek olmasını sağlar."


Kaynak:  Buhar, Vitr 1, Salat 24, Teheccüt 10; Müslim, Müsafirin 155-147, (749, 753); Muvatta, Salatu'l-Leyl 13, (1, 123); Tirmizi, Salat 323, (437); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 26, (3, 227, 228); 35, (3, 233).


Konu:  Namaz


2964-)  Abdülaziz İbnu Cüreye anlatıyor: "Hz. Aişe (radıyallahu anha) 'ya Resulullah ne ile vitir namazı kılardı? diye sorduk. Dedi ki: "Birinci rek 'atte Sebbih isme Rabbeke'l-a'layı ikinci rek'atte Kulya eyyüha'l-kafirun suresini, üçüncü rek'atte, de Kulhüvallahü ahad ve Muavvizateyn'i okurdu.''


Kaynak:  Ebu Daavud, Salat 339, (1424); Tirmizi, Salat 340, (463), Nesai, Kıyamu'l-Leyl 47, 48, (3, 244,245).


Konu:  Namaz


2965-)  Harice İbnu Huzafe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: " Allah size (öyle) bir namazla imdad etti ki, O sizin için kızıl deve sürülerinden daha hayırlıdır. İşte bu namaz vitirdir. Allah onu, sizin için yatsı namazı ile şafağın sökmesi arasına koydu.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 336, (1418); Tirmizi, Salat 332; (452).


Konu:  Namaz


2966-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) her gece vitir kılardı. Gecenin evvelinde de kıldı, ortasında da kıldı; sonunda da kıldı (ölümü sırasında) gecenin sonunda kıldı."


Kaynak:  Buharí, Vitr 2, Müslim, Müsafirin 137, (745); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 30, (3, 230); Tirmizi, Salat 334, (456), Sevabu'l-Kur'an 23, (2925) ; Ebu Davud, Salat 343, (1435,1437).


Konu:  Namaz


2967-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Kim gecenin sonunda kalkamamaktan korkarsa vitrini gecenin başında kılsın. Kim gecenin sonunda kalkmayı umuyorsa gecenin sonunda vitrini kılsın. Çünkü gecenin sonunda kılınan namaz (gece ve gündüz meleklerinin huzurlarında ve şehadetleri altında kılındığı) meşhûd ve mahzûrdur. Bu yüzden (gecenin başında kılanana nazaran) daha faziletlidir."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 162, (755); Tirmizi, Salat 334, (455).


Konu:  Namaz


2968-)  Ebu,Katade (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)'e: "Vitri ne zaman kılıyorsun?'' diye sordu. Hz. Ebu Bekr: "Gecenin başında kılıyorum!'' dedi. Aynı şekilde: " Vitri ne zaman kılıyorsun?" diye Hz. Ömer'e de soruldu: "Gecenin sonunda kılıyorum!'' dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam, Hz. Ebu Bekr'e: "Sen ihtiyatla amel ediyorsun!'' dedi. Hz. Ömer'e de: "Sen de kuvet(li olan, takvaya uygun olan) ile amel ediyorsun!'' buyurdu."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 16, (1,124); Ebu Davud, Salat 342, (1434).


Konu:  Namaz


2969-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Gece ve gündüz namazları ikişer ikişerdir."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 302, (1295); Tirmizi, Cum'a 418, (597); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 26, (3, 227); İbnu Mace, İkamet 172, ( 1322).


Konu:  Namaz


2970-)  Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Vitir namazını kılmadan kim uyur veya unutursa hatırladı veya uyandı hemen kılsın."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 341, (1431);Tirmizi, Salat 342, (465).


Konu:  Namaz


2971-)  Ebu Cemre anlatıyor: Ashab-ıŞecere (radıyallahu anhüm) 'den olan Aiz İbnu Amr'a sordum: "Vitir namazı nakzedilir mi?'' "Eğer, evvelinde vitir kıldıysan ahirinde vitir kılma'' dedi. '' Rezin merhum şunu ilave eder: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Bir gecede iki vitir kılınmaz."


Kaynak:  Buhari, Megazi 35.


Konu:  Namaz

2972-)  Nafi anlatıyor: "Ben, İbnu Ömer (radıyallahu anh)'le Mekke deydim. Hava bulutlu olduğu için sabah namazını kaçırmaktan korkuyordu. Tek rek'at kılarak vitir yaptı. Sonra bulutlar açıldı. Gördü ki daha üzerinde gece var. Bir rek'at daha kılarak (önceki tek 'i) çiftledi, sonra iki rek 'at (bir miktar) namaz kıldı. Sabahın geçmesinden korkunca bir rek'at daha kılarak vitiryaptı."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 19, (1, 125).


Konu:  Namaz


2973-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrin ilk iki rek'atinde selam vermezdi.''


Kaynak:  Nesai, Kıyamu'l-Leyl 36, (3, 235).


Konu:  Namaz


2974-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrin ilk iki rek'atinde selam verirdi, öyle ki (o sırada) bazı ihtiyaçları için emirde bulunurdu.''


Kaynak:  Buhari, Vitr 1, Muvatta, Salatu'l-Leyl 20, (1, 125).


Konu:  Namaz


2975-)  Muvatta'nın bir rivayetind‚ şöyle gelmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Akşam namazı gündüzün vitridir."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l- Leyl 22, (1, 125).


Konu:  Namaz


2976-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vitrni kılarken şu duayı okurdu: "Allah'ım gadabından rızana sığınırım. Cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (yapılması gereken) senayı sayamam. Sen, kendi nefsine yaptığın övgüdeki gibisin."


Kaynak:  Tirmizi, Da'avat 123, (3561); Ebu Davud, Salat 340, (1427); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 51, (3, 249).


Konu:  Namaz


2977-)  Hz. Bilal (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyudular ki: "Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan salihlerin adetidir; Rabbinize yakınlık (vesilesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere kefarettir, bedenden hastalığı kovucudur."


Kaynak:  Tirmizi, Da'avat 112, (3543, 3544).


Konu:  Namaz


2978-)  İbnu Amr İbni'l-As (radıyallalhu anhüma) anlatıyor: "Reulullah (alyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim geceyi on ayet, okuyarak ihya ederse gafiller arasına yazılmaz. Kim de yüz ayetle gecesini ihya ederse "kanitin" zümresine yazılır.Kimde bin ayet okuyarak geceyi ihya ederse mukantırin arasına yazılır."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 326, (1398).


Konu:  Namaz


2979-)  Yine Ebu Davud'da Abdullah İbnu Habeşi anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Hangi amel efdaldir? '' diye sorulmuştu: Şu cevabı verdi: " Kıyamı uzun olan.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 313, (1325).


Konu:  Namaz


2980-)  Ubadetu'b'nu's-Samit (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Geceleyin kim uyanırsa şunu söylesin: "Allah'tan başka ilah yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd de O'na aittir, O herşeye kadirdir. Hamd Allah'a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah'tandır. Sonra aleyhissalatu vesselam buyurdular: "Rabbim beni affet!'' desin veya dua ederse duasına cevap verilir. Eğer abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabûl edilir.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 21.


Konu:  Namaz


2981-)  Muğire İbnu Şu 'be (radıyallhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ayakları kabarıncaya kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun?)'' denildi. . "Şükredici bir kul olmayayım mı?" cevabını verdi."


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 16, Tefsir, Feth 1, Rikak 20; Müslim, Sıfatu'1-Münafikin 79, (2819); Tirmizi, Salat 304, (412); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 17, (3, 219).


Konu:  Namaz


2982-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) gece namazını hiç terketmezdi. Öyle ki hastalanacak veya ağırlık hissedecek olsa oturarak kılardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 307, (1307).


Konu:  Namaz


2983-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallalhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan ve hanımını da uyandıran, hanımı imtina ettiği taktirde yüzüne su döken kula rahmetini bol kılsın. Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, kocası imtina edince yüzüne su döken kadına da rahmetini bol kılsın.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 307, (1308); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 5, (3, 205).


Konu:  Namaz


2984-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz uyuyunca ensesine şeytan üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düyüm yerine eliyle vurarak üzerine uzun bir gece olsun, yat" dileğinde bulunur. Adam uyanır ve Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür, abdest alacak olursa bir düğüm daha çözülür, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve böylece canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (içi kararmış) ve uyuşuk bir halde sabaha erer."


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 12, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Müsafirin 207, (776); Muvatta, Kasru's- Salat 95, (1, 176); Ebu Davud, Salat 307, (1306); Nesai, Kıyamu'1-Leyl 5, (3, 203).


Konu:  Namaz


2985-)  İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: ``Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın yanında bir adamın zikri geçti ve sabaha kadar uyuduğu, namaz kılmadığı söylendi. Aleyhissalatu vesselam: "Bu adamın kulağına şeytan işemiştir" buyurdu.. ''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 13, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Müsafirin 205, (774); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 5, (3, 204).


Konu:  Namaz


2986-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (alehissalatu vesselam) buyurdular ki: "(Mûtad olarak) geceleyin namaz kılan bir kimse, uykunun galebe çalmsıyla (bir gece uyuya kalsa ve namazını kılamasa) Allah'u Teala hazretleri onun namazının sevabını yine de yazar, onun uykusu (Allah'ın ona yaptığı bir ikram) bir sadaka olur."


Kaynak:  Muvatta, Salatu'l-Leyl 1, (1,117); Ebu Davud, Salat 310, (1314); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 61, (3, 257).


Konu:  Namaz


2987-)  Yine Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ı Allah Teala Hazretleri geceleyin uyandırmışsa seher vakti geçinceye kadar, hizbini tamamlardı."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 312. (1316).


Konu:  Namaz


2988-)  Mesrûk (rahimehullah) anlatıyor:"Hz. Aişe (radıyallahu anha) 'ye sordum: "Resullullah (aleyhissalatu vesselam) 'a göre hangi amel efdaldi ? '' Bana: "Devamlı olan !"diye cevap verdi. Ben tekrar: "Gecenin hangi vaktinde kalkardı?" dedim "Bağıranı -yani horozu- işittiği zaman kalkardı!" diye cevap verdi."


Kaynak:  Buhari, Tehccüd 7, Rikak 18, Müslim, Müsafirin 131, (741); Ebu Davud, Salat 312, (1317); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 8, (3, 208).


Konu:  Namaz


2989-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) 'ın gece namazı on rek'atti. Bir rek'at de tek kılardı. Sabahın sünnetini iki rek'at kılardı. Böylece hepsi onüç rek'at olurdu.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 10, Müslim; Muvatta, Salat'1-Müsafirin 8, (1,120); Ebu Davd, Salat 316, (1334); Tirmizi, Salat 325; Nesai, Kıyamu'l-Leyl 30, 35, 36, 44, 53, (3, 230, 233, 234, 239). Bu metin Müslim ve Ebu Davud'da gelmiştir.


Konu:  Namaz


2990-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Biriniz gece namazına kalkınca ilk önce iki hafif rek'atle namaza başlasın." Ebu Davud'da şu ziyade var: ".... Sonra dilediğin kadar uzat.''


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 198, (768); Ebu Davud, Salat 313, (1323, 1324).


Konu:  Namaz


2991-)  Hz. Aişe (rdıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kuşluk namzını her kılışında mutlaka ben de kıldım.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 5, 32 ; Müslim, Müsafirin 75, 77, (717, 718) ; Muvatta, Kasru's-Salat 29, (152,153); Ebu Davud, Salat 301, (1292,1293); Nesai; Savm 35, (4,152).


Konu:  Namaz

2992-)  Abdurrahman İbnu Ebi Leyla (rahimehullah) anlatıyor: "Bize, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın kuşluk namazı kıldığını Ümmü Hani 'den başka kimse anlatmadı. O dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Fetih günü, benim eve geldi, yıkandı ve sekiz rek'at namaz kıldı. Ben bundan daha hafif bir namazı hiç görmedim. Ancak rükû ve secdeleri tam yapıyordu.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 31, Taksiru's-Salat 12, Megazi 50 ; Müslim, Hayz 71, (336) ; Müsafirin 80, (336) ; Muvatta, Kasru's-Salat 28, (1, 152); Ebu Davud, Salat 301, (1290, 1291); Tirmizi, Salat 346, (474); Nesai, Taharet 143, (1, 126); Gusl, 11, (1, 202).


Konu:  Namaz


2993-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Dostum aleyhissalatu vesselam, bana her ay üçgün oruç tutmamı, iki rek'at kuşluk, yatmazdan önce de vitir' namazı kılmamı tavsiye etti.''


Kaynak:  Buhari, Teheccüd 33, Savm 60; Müslim, Müsafirin 85, (721); Ebu Davud, Salat 342, (1432); Tirmizi, Savm 54, (760);Nesai, Kıyamu'l-Leyl 28, (3, 229).


Konu:  Namaz


2994-)  Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır, her bir tehlil bir sadakadır. Emr-i bi'l-ma'ruf bir sadakadır. Nehy-i ani'l-münker de bir sadakadır. Bütün bunlara, kişinin kuşlukta kılacağı iki rek'at nemaz kafi gelir."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 84, (720); Ebu Davud, Salat 301, (1286).


Konu:  Namaz


2995-)  Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "İnsanda üçyüzaltmış mafsal vardır. Her bir maf sal için bir sadakada bulunması gerekir. '' (Bunu işitenler): "Buna kimin gücü yeter?" dediler: Aleyhissalatu vesselam: " Mescidde toprağa gömeceği bir balgam, yoldan bertaraf edeceği, bir engel... Bunları bulamazsa, kuşluk vakti kılacağı iki rek'at namaz!"


Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 172; (5242).


Konu:  Namaz


2996-)  Ebu Zerr ve Ebu 'd-Derda (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri dedi ki: "Ey Ademoğlu! Günün evelinde benim için dört rek'at namaz kıl, ben de sana günün sonunu garantileyeyim. ''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 346, (475).


Konu:  Namaz


2997-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim kuşluğun bir çift (namaz)ına devam ederse, deniz köpüğü kadar çok da olsa, Allah günahlarını affeder."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 346, (476).


Konu:  Namaz


2998-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdularki: "Kim kuşluk namazını oniki rek'at kılarsa Allah Teala Hazretleri, cennette onun için altından bir köşk bina eder.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 346, (473).


Konu:  Namaz


2999-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kuşluğu dört kılar, (bazan) dilediğince de artırırdı.''


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 78, 79, (719).


Konu:  Namaz


3000-)  Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyundular ki: "Kuşluk namazı, boduğun (yani deve yavrusunun) ayağı kumdan yanmaya başladığı andan itibaren kılınır."


Kaynak:  Müslim, Müsafirin 43, (748).


Konu:  Namaz


3001-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) 'nin anlattığna göre: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onları, kesin bir emirde bulunmaksızın ramazan gecelerini ihyaya teşvik ederdi. (Bu maksadla) derdi ki: "Kim ramazan gecesini, sevabına inanarak ve bunu elde etmek niyetiyle namazla ihya ederse geçmiş günahları affedilir." Resulullah (aleyhissalatu vesselam) -bu tavsiyesi herhangi bir değişikliğe uğramadan- vefat etti. Bu durum (teravihin ferden kılınması) Hz. Ebu Bekir'in hilafeti zamanında böylece devam etti, Hz. Ömer'in hilafetinin başında da böyle devam etti.''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


3002-)  Bir rivayette şöyle gelmiştir:"Kadir gecesinin, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümüidiyle ihya ederse geçmiş günahları affedilir.'' Buhari, Ramazan kıyamı ile, Kadir gecesi kıyamı üzerine ondan merfu rivayet kaydeder.


Kaynak:  Buhari Teravih 1, Müslim, Müsafirin174 (759); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83, (808) ; Nesai, Siyam 39, (4,154,155) ; Muvatta, Salat fi Ramazan 2, (1,119).


Konu:  Namaz


3003-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Ramazan ayında, diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazanın son on gününde ise çok daha şiddetli bir gayrete geçerdi. Son on günde. geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyası için) uyandırırdı, izarını da bağlardı."


Kaynak:  Buhari, Fadlu Leyleti'l-Kadir 5, Müslim, i'tikaf 8, (1175); Ebu Davud, Salat 318; (1376); Tirmizi, Savm 73, (796) ; Nesai, Kıyamu ' 1-leyl 17, (3, 218).


Konu:  Namaz


3004-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ramazanda geceleyin namaz kılardı. (Bir gece) gelip yanında ben de namaza uydum. Sonra bir erkek daha geldi, o da namaza uydu, derken (sayımız arttı ve) bir cemaat olduk. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bizim arkasında olduğumuzu hissedince namazı hızlandırdı. Sonra (selam verip) ayrıldı ve evine girdi. Orada bizim yanımızda kılmadığı bir namaz kıldı. Sabah olunca kendisine: "Bizim arkanıza durduğumuzu geceleyin farketmiş miydiniz?" diye sordum. Bana: "Evet. Ve işte bu, beni o yaptığıma sevkeden şeydir. (Yani sizi arkamda hissedince namazı hızlı kılarak yanınızdan ayrıldım)" buyurdu.''


Kaynak:  Müslim Siyam 59, (1104).


Konu:  Namaz


3005-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhisalatu vessalam) (bir gece) mescidde (nafile) namazı kılmıştı. Bir çok kimsede (on iktida ederek) namaz kıldı. (Sabah olunca "Resulullah gecleyin mescidde namaz kıldı" diye konuştular.) Ertesi gece de Efendimiz namaz kıldı. (Halk yine onları konuştu,katılacakların) sayısı iyice arttı. Üçüncü (veya dördüncü) gece halk yine toplandı.(Öyle ki mescid, insanları alamayacak hale gelmişti.) Ancak aleyhissalatu vessalam (bu dördüncü gecede) yanlarına çıkmadı. Sabah olunca Efendimiz: "Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır" dedi. İşte bu hadise ramazanda ceryan etmişti."


Kaynak:  Buhari Salatu't-Teravih 1, Cum'a 29, 5; Müslim, Müsafirin, 177, (761); Muvatta; Salat-fi'r Ramazan 1, (1, 113); Ebu Davud, Salat 318, (1373, 1374); Nesai, Kıyamu'l-Leyl: 4, (3, 202).


Konu:  Namaz


3006-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) buyurdular ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Ramazan'da, mescidin bir kenarında namaz kılan bir guruba uğramıştı. "Bunlar ne yapıyor?" diye sordu. "Bunlar, yanlarında (ezberlenmiş fazla) Kur 'an bulunmayan kimselerdir, Übeyy İbnu Ka'b (radıyallahu anh) bunlara namaz kıldırıyor! '' dediler. Efendimiz aleyhissalatu vesselam: "İsabet etmişler, bu davranış ne kadar iyi! '' buyurdular.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 318, ( 1377)


Konu:  Namaz


3007-)  Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile (bir ramazan) ayında beraber oruç tuttuk. Ay boyunca bize son yedi güne kadar hiç (ziyade) namaz kıldırmadı. Ayın son yedinci gününde gecenin üçte biri geçinceye kadar bize namaz kıldırdı. Altıncı gününde yine bir şey kıldırmadı. Beşinci gününde gecenin yarısı geçinceye kadar namaz kıldırdı: Kendisine: "Bu gecemizin geri kalan kısmında da bize nafile kıldırsanız! ''dedik. Talebimize karşı: "Kim imamla namaza başlar, sonuna kadar devam ederse, kendisine gecenin tamamını namazla geçirmiş (sevabı) yazılır '' buyurdular. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam), aydan son üç gece kalıncaya kadar başka namaz kıldırmadılar. Üçüncü gece bize namaz kıldırdılar. Ehline ve kadınlarına dua ettiler. Bize (o kadar uzun) namaz kıldırdılarki "Felah''ı kaçırmaktan korktuk. (Ebu Zerr 'e:) "Felah '' nedir? diye soruldu: "Sahur!'' cevabını verdi. (Sonra ayın geri kalan kısmında bize namaz kıldırmadı.)"


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 318, (1375); Tirmizı, Savm 81, (805); Nesai, Sehv 103, (3, 83, 84), Kıyamu'l-Leyl 4, (3, 202).


Konu:  Namaz


3008-)  Abdullah İbnu Ebi Bekir anlatıyor: "Ubeyy (radıyallahu anh)'i dinledim, diyordu ki: "Ramazanda (teravih) namazından ayrılıp, hizmetçilerden alel acele sahuryemeği getirmelerini isterdik, çünkü vaktin çıkmasından korkardık.''


Kaynak:  Muvatta, es-Salat fi'r-Ramazan 7, (1, 116).


Konu:  Namaz


3009-)  İbnu Abbas (radıyaIlahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bayram günü - çıkıp iki rek'at namaz kıldırdı. Ne bunlardan önce ne de bunlardan sonra başka namaz kıldırdı.''


Kaynak:  (Buhari, Iydeyn 8, 16, 18, 26, 32, Ezan 161, Zekat 21, 33, Tefsir, Mümtahine 1, Nikah 124, Libas 56, 57, 59, İ'tisam 16; Müslim, Iydeyn 13, (884); Ebu Davud, Salat 256, (1159); Tirmizi, Salat 387, (537); Nesai, Iydeyn 29, (3, 193).


Konu:  Namaz


3010-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), fıtr (ramazan) ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rek'atte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rek'atte ise, iki rüku tekbirinden başka beş (ziyade) tekbir getirirdi."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 252, (1149, 1150.


Konu:  Namaz


3011-)  Kesir İbnu Abdillah an ebihi an ceddihi anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bayramlarda birinci rek'atte kıraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu. İkinci rek'atte de kıraatten önce beş kere tekbir getiriyordu.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 386, (536).


Konu:  Namaz

3012-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte, birçok kereler bayram namazını ezansız ve ikametsiz kıldım.''


Kaynak:  Müslim, Iydeyn 7, (887); Ebu Davud, Salat 250, (1148); Tirmizi, Salat 384, (532).


Konu:  Namaz


3013-)  Nafi rahimehullah anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anhüma), bayram namazlarını hutbeden önce kılarlardı."


Kaynak:  Buhari, Iydeyn 7, 8; Müslim, Iydeyn 8, (888); Tirmizi, Salat 383; (531) Nesai, Iydeyn 9, (3, 183).


Konu:  Namaz


3014-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte bayrama katıldım. Efendimiz hutbeden önce, ezansız ve ikametsiz namaz kıldırdı. Sonra Bilal (radıyallahu anh)'e dayanarak kalktı. AIlah'tan korkmayı emretti ve O'na itaate teşvik etti. İnsanlara vaaz edip (ölümü, ahireti, cenneti, cehennemi) hatırlattı. Sonra kadınlar bölümüne geçti. Onlara da aynı şekilde vaaz etti, hatırlatmalarda bulundu. Ve: "Allah için tasadduk edin, zira sizin ekseriyetiniz cehennem odunusunuz!'' buyurdu. Yanakları kararmış itibarlı kadınlardan biri kalkarak: "Niçin ey Allah'ın Resülü? dedi (niye cehennem odunlarıyız?)'' Resulullah açıkladı: "Zira siz kadınlar çok şikayette bulunuyor, kocalarınıza nankörlük ediyorsunuz." "Bunun üzerine kadınlar takılarından tasadduk etmeye başladılar. Hz. Bilal'in eteğine atıyorlardı."


Kaynak:  Buhari, Iydeyn 7; Müslim, Iydeyn 4, (885); Ebu Davud, Salat 248, (1141); Nesai, Iydeyn 19, (3, 186, 187).


Konu:  Namaz


3015-)  Ubeydullah İbnu Abdillah lbni Utbe İbni Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh), Ebu Vakid el-Leysi (radıyallahu anhüma)'ye sordu: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kurban ve ramazan bayramlarında ne kıraat buyururdu?" "Resulullah bu namazlarda Kaf ve'l-Kur'ani'I-Mecid, İkterebeti's-saatu ve'n-Şakka'l-Kameru surelerini okurdu" diye cevap verdi."


Kaynak:  Müslim, Iydeyn 14, (891); Muvatta, Iydeyn 8, (1, 180); Ebu Davud, Salat 252, (1154), Tirmizi, Salat 385, (534); Nesai, Iydeyn 12, (3, 183, 184).


Konu:  Namaz


3016-)  Nu'man İbnu Beşir (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam); bayramlarda ve cum'ada Sebbihi'sme. Rabbike'l- A'!a, Hel etake hadisu'l ğaşiye okurdu. Bazan cuma ve bayram bir günde birleşirlerdi. Resulullah bu surelerin her ikisini de (cuma ve bayram) namazlarında birlikte okurdu."


Kaynak:  Müslim, Cum'a 62, (878); Muvatta, Cum'a 19, (1, 111); Ebu Davud, Salat 242, (1122, 1123); Tirmizi, Salat 385, (533); Nesai, Iydeyn 13, (3, 184).


Konu:  Namaz


3017-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Şu gününüzde iki bayram bir araya geldi. Dileyene (bayram ) cum'a için de yeterlidir. Biz her ikisini birleştiriyoruz."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 217, (1074); İbnu Mace, İkamet 166, (1311).


Konu:  Namaz


3018-)  Ebu Ubeyd Sa'id İbnu Ubeyd'in anlattığına göre, Hz. Ömer (radıyallahu anh) ile bir bayramda beraber olmuştur. Hz. Ömer önce namaz kıldırmış, sonra hutbe okuyup halka şöyle hitab etmiştir: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) sizleri bu iki bayram gününde oruç tutmaktan men etti. Bu iki bayramdan biri oruç tuttuğunuz aydaki ramazan bayramınızdır. Diğeri de kurbanlarınızdan yediğiniz günün bayramıdır!'' Ebu Ubeyd der ki: "Ben Hz. Osman (radıyallahu anh) ile de bayram geçirdim. O da hutbeden önce namaz kıldırdı. Hatta bu bir cum'a günüydü. Avali halkına şöyle dediler: "Kim cumayı beklemek isterse beklesin, kim de ailesine dönmek isterse dönsün, kendisine izin verdik.''


Kaynak:  Buhari, Edahi 16, Savm 66, 67; Müslim; Siyam 138, (1137).


Konu:  Namaz


3019-)  Ata İbnu Ebi Rebah merhum anlatıyor: "İbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhüma), bize bir cum'a günü gündüzün başında (bayram) namazı kıldırdı. Sonra biz (öğle vakti) cum'a namazı kılmak üzere (mescide) gittik. İbnu'z-Zübeyr, bize (namaz kıldırmak üzere mescide) gelmedi. Biz de tek başımıza (öğle namazlarımızı) kıldık. O sırada İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) Taif'te idi. Medine'ye döner dönmez durumu ona açtık. "Sünnet'e uygun hareket etmiş!'' dedi.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


3020-)  Bir başka rivayette şöyle gelmiştir: "İbnu'z-Zübeyr zamanında ramazan bayramı cum'a gününne rastIamıştı." "İki bayram, aynı günde bir araya geldiler"! dedi. Sonra ikisini birleştirip iki rek'at halinde sabah erkenden kıldırdı. Artık, ikindiyi kılıncaya kadar başka bir şey kılmadı.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 217, (1071, 1072); Nesai, lydeyn 32, (3, 194).


Konu:  Namaz


3021-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Ramazan bayramında, sayıca tek olan birkaç hurma yemedikçe namaza gitmezdi."


Kaynak:  Buhari, Iydeyn 4, Tirmizi, Salat 390, (543).


Konu:  Namaz


3022-)  Hz. Ali (radıyallahu anh) demiştir ki: "Bayram namazına yaya gitmen, çıkmazdan önce birşeyler yemen sünnettendir.''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 382; (530); İbnu Mace, İkamet 161, (1296).


Konu:  Namaz


3023-)  Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), ramazan bayramı namazında bir şeyler yemeden çıkmazdı. Kurban bayramında ise, namazdan dönünceye kadar bir şey yemezdi."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 390, (542).


Konu:  Namaz


3024-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bayram namazına giderken bir yoldan gider, dönerken başka bir yoldan dönerdi.''


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 254, (1156).


Konu:  Namaz


3025-)  Ümmü Atiyye (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah bize, bayram namazlarına genç kızları, çadırda kalan genç bakireleri, ve hayızlı kadınları da çıkarmamızı emretti. Hayızlıların da katılmaları müslümanların cemaatlerini görmeleri, dualarında hazır bulunmaları içindi, bunlar namazgahların dışında kalacaklardı."


Kaynak:  Buhari, lydeyn 15, 20, Hayz 23, Salat 2, Hacc 81; Müslim, Iydeyn 10, (890); Ebu Davud, Salat 247, (1136-1139); Tirmizi, Salat 388, (539, 540); Nesai, Iydeyn 3, 4, (3, 180, 181).


Konu:  Namaz


3026-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Ramazan ve Kurban bayramlarında yanında bir mızrak olduğu halde musallaya çıkıyor, (namaz sırasında kıble cihetine) sütre olarak dikiyor, ona doğru namazını kılıyordu."


Kaynak:  Nesai, Iydeyn 10, (3, 183).


Konu:  Namaz


3027-)  Sa'lebe İbnu Zehdem anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh) Ebu Mes'ud (radıyallahu anh)'u paymıh başına koyup kendisi bayram günü namaza gitti ve: "Ey insanlar! dedi, imamdan önce namaz kılmak sünnette yoktur!''


Kaynak:  Nesai; lydeyn 6, (3, 181, 182).


Konu:  Namaz


3028-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) zamanında güneş tutulmuştu. Hemen kalkıp halka namaz kıldırdı. Namazda kıraatı uzun tuttu. Sonra rükuya gitti, rükuyu da uzun tuttu. sonra başını kaldırdı, bu sırada uzun okudu, ancak bu okuyuşu öncekinden daha kısa idi. Sonra tekrar rüku yaptı ve rükuyu uzattı, ancak önceki rükudan kısa idi. Sonra başını kaldırdı, sonra secdeye gidip gidip iki secde yaptı. Sonra kalkıp, birinci rek'atte yaptıklarını aynen yaptı. Sonra selam verdi. Artık güneşde açıldı. Sonra kalkıp halka hitab etti. Dedi ki: "Bilesiniz, güneş ve ay bir kimsenin ölümü veya hayatı için tutulmaz. Onlar Allah'ın ayetlerinden iki ayetidir, kullarına gösterir. Bunların tutulduğunu görünce namaza koşun."


Kaynak:  Buhari, Küsüf 2, 4, 5, 13, 19, el-Amel fı's- Salat 11, Bed'ü'l-Halk 4, Tefsir, Maide 13; Müslim, Küsüf 1, 8, (901, 902, 903); Muvatta, Küsüf 1, (1, 186); Ebu Davud, 261, 263, 264, 265, (1177, 1180); Tirmizi, Salat 396, (561, 563); Nesai, Küsüf 6.


Konu:  Namaz


3029-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "İnsanlar kıtlığa maruz kaIdılar. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir cum'a günü hutbe verirken bir bedevi kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, malımız helak oldu, horantamız kaldı, bizim için Allah'a dua ediver!'' dedi. Buunun üzerine aleyhissalatu vesselam ellerini kaldırdı. Biz gökte bir bulut göremiyorduk. Nefsim elinde olan Zat'a yemin olsun, daha ellerini geri çekmeden, semada dağlar gibi bulutlar peydah oldu. Derken daha minberden inmemişti bile ki, sakalından yağmur damlaları dökülmeye başladı. O gün, ertesi güne kadar yağmur yağdı. Daha sonraki günde de yağdı, onu takib eden günde de yağdı, hatta müteakıp cum'aya kadar yağış devam etti. Öyle ki, o bedevi veya bir başkası kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, binalarımız yıkıldı, mallarımız suda boğuldu, bizim için Allah'a dua ediver (artık yağmur kesilsin)'' dedi. Aleyhissalatu vesselam ellerini kaldırıp: "Allahım etrafımıza yağdır, üzerimize olmasın!'' diye dua ettiler. Eliyle bulutlara doğru hangi istikametteki buluta işaret etti ise, bulutlar orada açıldı. Bütün Medine buluttan temizlendi." Bir rivayette de şöyle denmiştir: "Allahım, (yağmur) etrafımıza yağsın, üzerimize değil! Allahım, dağların ve tepelerin üzerine, vadilerin içine ağaç biten yerlere olsun!'' Hz. Enes der ki: "Bulut hemen çekildi biz de çıkıp güneşte yürüdük.''


Kaynak:  Buhari, İstiska 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 24, Menakıb 25 Cum'a34, 35, Edeb 68, Da'avat 24; Müslim, İstiska 9, (897); Muvatta, İstiska 3, (1, 191); Ebu Davud, Salat 260, (1174, 1175); Nesai, İstiska 1, 9, 10, 17, 18, (3, 154, 155, 158, 160, l65, 177).


Konu:  Namaz


3030-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a yağmur kıtlığından şikayet edildi. Bunun üzerine bir minber getirilmesini söyledi. Musallaya minber kuruldu. Halka, oraya gidilecek gün tesbit edidi.'' Hz. Aişe devamla der ki: "Güneşin kızıllığı ufukta görülür görülmez yola çıktı. Musallaya varıp minbere oturdu. Tekbir getirdi. Allah'a hamdetti. Sonra: "Sizler memleketinizin kuraklığıa uğradığından, yağmurun normal yağma zamanında gelmeyip gecikmesinden şikayetlendiniz. Allah (celle celaluhu) kendisine dua etmenizi emrediyor. Duanıza icabet edeceğini vaadetti" buyurdular ve sonra şöyle dediler. "Hamd alemlenin Rabbine aittir. O, Rahman ve Rahim'dir, ahiret gününün sahibidir. Allah 'tan başka ilah yoktur, O dilediğini yapar. Ey Rabbimiz, sen kendisinden başka ilah olmayan Allah'sın. Sen zenginsin, biz fakiriz. Üzerimize yağmur indir. İndirdiğini bize kuvvet ve güç kıl. Ecel zamanımıza kadar yetecek kıl!" Bunu söyledikten sonra ellerini kaldırdı. O kadar yukarı kaldırdı ki, koltuk altı beyazlığı göründü. Sonra sırtını halka dönderdi, elbisesini ters çevirdi, elleri bu sırada hep kalkmış vaziyette idi. Sonra tekrar halka yöneldi: Minberden indi ve iki rek'at namaz kıldı. Anında Allah bulut hasıl etti. Gök gürledi. Şimşek çaktı. Allah'ın izniyle yağmur başladı. Resullullah daha mescidine dönmeden seller aktı. Aleyhissalatu vesselam, cemaatin sığınağa dönmekteki acelelerini görünce azı dişleri görününceye kadar güldü. Ve: "Şehadet ederim ki, Allah her şeye kadirdir ve ben de Allah'ın kulu ve Resulüyüm" buyurdular."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 260, (1173).


Konu:  Namaz


3031-)  Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile beraberken bize yağmur isabet etti. Efendimiz elbisesini açtı, bedenine yağmur isabet etti. "Bunu niye yaptınız?'' diye sorduk. "O Rabbinden yeni geliyor'' buyurdular.''


Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 114, (5100), Müslim, İstiska 13, (898).


Konu:  Namaz

3032-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim üzerine namaz kılıncaya kadar cenaazede hazır bulunursa kendisi için bir kirat sevab vardır. Kim de cenaze gömülünceye kadar hazır bulunursa iki kiratlık sevab vardır. Bir kirat'ın miktarı Uhud dağı kadardır."


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 59; Müslim, Cenaiz 57, (946); Ebu Davud, Cenaiz 45; (3168); Nesai, Cenaiz 54, 59, (4, 54-55, 76, 77); Tirmizi, Cenaiz 49, (1040); İbnu Mace, Cenaiz 34, (1539).


Konu:  Namaz


3033-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Necaşi rahimehullah'ın vefatını, ölümünün aynı gününde haber verdi. Ashabıyla musallaya musallaya gitti, orada saf bağlatıp dört tekbir getirerek namaz kıldırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


3034-)  Sahiheyn ve Nesai'de gelen bir diğer rivayette şöyle denir: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) Necaşi'nin ölüm haberini öldüğü günde haber verdi ve: "Kardeşiniz için (Allah'tan) mğfiret taleb edin" dedi ve başka bir şey söylemedi."


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 4, 55, 61, 65; Menakibu'l-Ensar 38; Müslim Cenaiz 62, 63, (951); Muvatta, Cenaiz 14, (1, 226, 227); Ebu Davud, Cenaiz 62, (3204); Tirmizi, Cenaiz 37, (1022); Nesai, Ceaiz 76, (4, 72).


Konu:  Namaz


3035-)  Abdurrahman İbnu Ebi Leyla anlatıyor: "Zeyd İbnu Ebi Erkam cenazelerimiz üzerine dört tekbir getirirdi. Bir ara bir cenaze üzerine de beş tekbir getirmişti. Sebebini kendisinden sordum, dedi ki: "Resulullah o tekbirleri getirirdi."


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 72, (957); Ebu Davud, Cenaiz 58, (3197); Tirmizi, Cenaiz 37, (1023); Nesai, Cenaiz 76, (4, 72).


Konu:  Namaz


3036-)  Humeyd İbnu Abdirrahman anlatıyor: "Hz. Enes İbnu Malik (radıyallahu anh) (cenaze) namazı kıldı. Yanılıp üç-sefer tekbir getirdi ve selam verdi. Kendisine (üç sefer tekbir getirdiği) söylendi. Bunun üzerine kıbleye yönelerek dördüncü bir tekbir daha getirdi ve sonra selam verdi.''


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 65. (Bunu ta'lik olarak, bab başlığında zikretmiştir).


Konu:  Namaz


3037-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'ın anlattığına göre, bir cenaze üzerine namaz kılmış ve namazda Fatiha'yı okumuştur. Bu hususta kendisine (niye onu okuduğu) sorulunca: "Bu, sünnettendir!'' diye cevap vermiştir.''


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 6; Ebu Davud, Cenaiz 59, (3198); Tirmizi, Cenaiz 39, (1026); Nesai, Cenaiz 77, (4, 74, 75).


Konu:  Namaz


3038-)  Nafi rahimehullah anlatıyor: "İbnu Ömer, cenaze için kılınan namazda kıraata yer vermezdi."


Kaynak:  Muvatta, Cenaiz 19, (1, 255).


Konu:  Namaz


3039-)  Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlasla dua edin."


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 60, (3199); İbnu Mace, Cenaiz 23, (1497).


Konu:  Namaz


3040-)  Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)'nin anlattığına göre, kendisine: "Cenaze üzerine nasıl namaz kılarsın?" diye sorulmuştu. Dedi ki: "Ailesinin evinden takibe başlarım, yere kondu mu tekbir getirir, Allah'a hamd, Resulüne salat eder, sonra şu duayı okurum: "Ya Rabbi o senin abdindirr, abdinin oğludur, cariyenin oğludur. O, senden başka ilah olmayıp sadece senin ilah olduğuna, Muhammed7in senin kulun ve elçin olduğuna şehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allahım, eğer o muhsin ise ona yapacağın ihsanı artır. Eğer kötüllerden ise, günahlarını affet. Ey Allahım, bizi (ona kılınan namazın) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme."


Kaynak:  Muvatta, Cenaiz 17, (228).


Konu:  Namaz


3041-)  Avf İbnu Malik (radıyallahu anlı) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir cenazenin namazını kıldırdı. Okuduğu duadan şunları ezberledik: "Allahım, şunu mağfıret et ve şuna rahmet eyle. Afiyet ver, affeyle, vardığı yerde ikramda bulun, girdiği yeri genişlet. Onun (günalarını) kar ve buzla yıka, hatalardan pak eyle, tıpkı elbisenin kirden pak edilmesi gibi. Onu dünyadaki evinden daha iyi bir eve, ailesinden daha hayırlı bir aileye koy, eşinden daha hayırlı bir eşe ulaştır. Onu kabir azabından, ateş azabından sakındır.'' Avf (radıyallahu anh) der ki: "(Resulullah'ın bu dualarını işitince) o ölünün yerinde kendimin olmasını temenni ettim.''


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 85, (963); Tirmizi, Cenaiz 38, (1025); Nesai, Cenaiz 77, (4, 73).


Konu:  Namaz


3042-)  Hasan Basri (rahimehullah): "Ç'ocuk üzerine‚ Fatiha okunur'' der ve şöyle dua ederdi: "Ey Allahım; bunu bize öncü yap, karşılayıcı kıl, (ahiret) azığı ve ücret yap."


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 66. (Bab başlığında senetsiz olarak geçmiştir.)


Konu:  Namaz


3043-)  Ata (radıyallahv anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) oğlu İbrahim (ölünce) üzerine namaz kıldırdı. O zaman çocuk yetmişinci gününde idi."


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 53, (3188).


Konu:  Namaz


3044-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Çocuk (doğumunda) ağlamadan ölürse üzerine namaz kılınmaz, varis olmaz, ona da varis olunmaz."


Kaynak:  Tirmizi, Cenaiz 43, (1032); İbnu Mace, Cenaiz 26, (1508).


Konu:  Namaz


3045-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın oğlu İbrahim onsekiz aylık iken öldü; Aleyhissalatu vesselam, üzerine namaz kılmadı.''


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 53, (3187).


Konu:  Namaz


3046-)  Nafi İbnu Ebi Galib anlatıyor: "Hz. Enes (radıyallahu anh) bir erkeğin cenaze namazını kıldırmıştı. Başının yanında durdu. Dört kere tekbir getirdi. Bir kadın üzerine de namaz kıldırdı. Kadının arka tarafında durdu, dört kere tekbir getirdi. Kendisine, Resulullah böyle mi yapardı?'' dendi. "Evet!'' cevabını verdi.''


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 57, (3194); Tirmizi, Cenaiz 45, (1034).


Konu:  Namaz


3047-)  Hz. Osman, Hz. Ebu Hüreyre, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) hazeratı eıkek ve kadınların cenazeleri için namaz kılarlardı. Erkekleri imimamın yanına, kadınları da kıble cihetine koyarlardı."


Kaynak:  Muvatta; Cenaiz 24, (1, 230).


Konu:  Namaz


3048-)  Muhammed İbnu Ebi Harmele anlatıyor: "Zeyneb Bintu Ebi Seleme ölmüştü, o sırada Medine valisi Tarık idi. Sabah namazından sonra cenazesi getirildi ve Baki mezarlığına konuldu. Tarık, sabah namazını alaca karanlıkta kılardı. İbnu Ömer radıyallahu anhüma cenazenin sahibine: "Cenazenizi namazı ister hemen kılın, isterseniz güneşin yükselmesine kadar te'hir edin" dedi."


Kaynak:  Muvatta, Cenaiz 20, (1, 229).


Konu:  Namaz


3049-)  Nafi anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma), sabah ve ikindi namazları vaktinde kılınmış ise bunlardan sonra cenaze namazı kılardı." Buhari'nin bab başlığında, senetsiz olarak şu rivayet kaydedilmiştir: "İbnu Ömer mutlaka tahir olarak cenaze namazı kılardı. Güneş doğarken ve batarken cenaze namazı kılmazdı. Ellerini (de her tekbirde) kaldırırdı."


Kaynak:  Muvatta, Cenaiz 21, (1, 229). Buhari, Cenaiz 57.


Konu:  Namaz


3050-)  Hz. Aişe (radıyallalıu anha) 'den anlatıldığına göre, Sa'd İbnu Ebi Vakkas (radıyallahu anh) vefat ettiği zaman, Hz. Aişe: "Onu mescide sokun da ben de üzerine namaz kılayım'' dedi. Ancak onun bu teklifi yadırgandı ve hüsn-ü kabul görmedi. Bunun üzerine Hz. Aişe: "İnsanlar ne çabuk unutuyorlar, Allah'a yemin olsun Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Beyza'nın iki oğlu Süheyl ve kardeşinin namazlarını mescidin içinde kıldırdı" dedi."


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 99, (973), Muvatta, 22, (1, 229); Ebu Davud, Cenaiz 54, (3189, 3190); Tirmizi, Cenaiz 44, (1033); Nesai, Cenaiz 70, (4, 68).


Konu:  Namaz


3051-)  İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "(Babam) Ömer İbnu'l Hattab'ın cenaze namazı mescidde kılındı.''


Kaynak:  Muvatta, Cenaiz 23, (1, 230).


Konu:  Namaz

3052-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim cenaze namazını mescidin içinde kılarsa kendisine (bir sevap) yoktur'' -bir nüshada- "aleyhinde bir şey yoktur."


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 54, (3191).


Konu:  Namaz


3053-)  Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Siyahi bir kadın -veya bir genç- mescidin kayyumluk hizmetini yürütüyor (süpürüp temizliyor)du. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir ara onu göremez oldu. "Kadın -veya genç- hakkında (ne oldu?'' diye) bilgi sordu. "O öldü!'' dediler. Bunun üzerine "Bana niye haber vermediniz?'' buyurdular. Ashab sanki kadıncağızın -veya gencin- ölümünü (mühim addetmeyip) küçümsemişlerdi. Aleyhissalatu vesselam: "Kabrini bana gösterin!" diye emrettiler. Kabir gösterildi. Resul-i Ekrem kadının kabri üzerine cenaze namazı kıldı. Sonra: "Bu kabirler, sahiplerine karanlıkla doludur. Allah, onlar için kıldığınız namazla kabirleri onlara aydınlatır" buyurdular."


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 67, Salat 72, 74; Müslim, Cenaiz 71, (956); Ebu Davud, Cenaiz 67, (3203).


Konu:  Namaz


3054-)  Hz. Enes (radıyallahıu anh): "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir kabrin üzerinde namaz kıldı'' buyurmuştur.''


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 70, (955).


Konu:  Namaz


3055-)  İbnu'l-Müseyyeb (rahimehullah) anlatıyor: "Ümmü Sa'd (radıyallahu anha), Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yokken vefat etti. Gelince üzerine namaz kıldı. Bu esnada bir ay geçmişti.''


Kaynak:  Tirmizi, Cenaiz 47, (1038).


Konu:  Namaz


3056-)  Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Uhud şehidleri için sekiz yıl sonra, sanki dirilerle (de) ölülerle (de) vedalaşıyormuşcasına cenaze namazı kıldı..''


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 75, (3223, 3224); Nesai, Cenaiz 61, (3, 61, 62).


Konu:  Namaz


3057-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bugün Habeşli salih bir kimse öldü, haydi üzerine namaz kılın.'' Ravi der ki: "Hemen saf yaptık (namaza durduk), ben ikinci safta -veya üçüncüde- idim. Aleyhissalatu vessalam onun üzerine (gıyabında) namaz kıldı.''


Kaynak:  Buhari, Cenaiz 55, 54, Menakibu'l Ensar 38; Müslim, Cenaiz 64, (952); Nesai, Cenaiz 72, (4, 69, 70).


Konu:  Namaz


3058-)  Ebu Berze el-Eslemi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Maiz İbnu Malik'in cenazesine namaz kılmadı. Ancak ona namaz kılınmasını yasaklamadı da."


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 52, (3186).


Konu:  Namaz


3059-)  Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a üzerinde borç olan bir ölü getirildiği zaman: "Borcunu ödeyecek bir mal bıraktı mı?'' diye sorardı. Eğer yeterli mal bıraktığı söylenirse namazını kılardı. Aksi takdirde: "Arkadaşınızın namazını kılın!" derdi. Ancak Allahu Teala Hazretleri Resülüne fetihler müyesser ettiği zaman (her getirilenin) namazını kıldı ve (borcu var mı? diye) sormadı. Şöyle derdi: Ben mü'minlere nefislerinden evlayım. Öyleyse, kim borç veya ağır bir yük veya horanta bırakırsa o banadır, benim üzerimedir. Kim de mal bırakırsa o da kendi varislerinedir."


Kaynak:  Buhari, Feraiz 4, 15, 25, Kefalet 5, İstikraz 11, Tefsir, Ahzab 1, Nafakat 15; Müslim, Feraiz 14, (1619); Tirmizi, Cenaiz, 69, (1070); Nesai, Cenaiz 67, (4, 66).


Konu:  Namaz


3060-)  Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, kendisini öldüren bir adam getirilmişti, üzerine namaz kılmadı."


Kaynak:  Müslim; Cenaiz 107, (978); Tirmizi, Cenaiz 68, (1068); Nesai, Cenaiz 68, (4, 66).


Konu:  Namaz


3061-)  Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Üzerine müslümanlardan, kendisine şefaat taleb eden yüz kişinin namaz kıldığı her ölüye mutlaka şefaat edilir.''


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 58, (947), Tirmizi, Cenaiz 40, (1029); Nesai, Cenaiz 78, (4, 75).


Konu:  Namaz


3062-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim, diyordu ki: "Bir müslüman ölür, cenaze namazına Allah'a şirk koşmayan kırk kişi katılırsa, Allah, bunların onun hakkındaki şefaatini mutlaka kabül eder.''


Kaynak:  Müslim, Cenaiz 59, (948); Ebu Davud, Cenaiz 45, (3170).


Konu:  Namaz


3063-)  Malik İbnu Hübeyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir müslüman ölür ve üzerine, müslümanlardan üç saf namaz kılarsa, (Allah şefaati) mutlaka vacib kılar.'' (Hadisin ravisi) Malik (radıyallahu anh), cenazeye katılanlar az olursa, bu hadis sebebiyle cemaati üç safa taksim ederdi.''


Kaynak:  Ebu Davud, Cenaiz 43, (3166); Tirmizi, Cenaiz 40 (1028).


Konu:  Namaz


3064-)  Ebu Katade (radıyallalıu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince oturmazdan önce iki rek'at kılıversin."


Kaynak:  Buhari, Salat 60, Teheccüt 25; Müslim, Müsafirin 69, (714); Muvatta, Kasdu's-Salat 57, (1, 162); Ebu Davud, Salat 19, (367; 368); Tirmizi, Salat 235, (316); Nesai, 37, (2, 53).


Konu:  Namaz


3065-)  Kà'b İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam), bir seferden dönünce önce mescide uğrar, orada iki rek'at namaz kılar, sonra insanlar (ile görüşmek için) otururdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Cihad 178, (2781); Buhari, Salat 59 (bab başlığında muallak olarak).


Konu:  Namaz


3066-)  Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam) bize, Kur'àn'dan -bir süre öğrettiği gibi her işte istiharede bulunmamızı öğretirdi. Derdi ki: "Biriniz bir işi yapmaya arzu duyduğu zaman, farzlar dışında iki rek'at namaz kılsın, sonra şu duayı okusun: "Allahım, senden hayır taleb ediyorum, zira sen bilirsin. Senden hayrı yapmaya kudret taleb ediyorum, zira sen vermeye kadirsin, Rabbim yüce fazlını da taleb ediyorum. Sen herşeye kadirsin, ben acizim. Sen bilirsin, ben cahilim. Sen gayıbları bilirsin. Allahım, eğer biliyorsan ki bu işi bana dinim, bayatım ve sonum için -veya hal-i hazırda ve ileride demişti- hayırlıdır, bunu bana takdir et ve yapmamı kolay kıl. Sonra da onu hakkımda mübarek kıl. Eğer bu işin, bana dinim, hayatım ve akibetim için -veya hal-i hazırda ve ileride dedi- zararlıdır; onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayır ne ise bana onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!" Hz. Cabir dedi ki: "Bu duadan sonra yapacağı işi zikrederdi.''


Kaynak:  Buhari, Da'avat 48; Teheccüd 25, Tevhid 10; Ebu Davud, Salat 366, (1538); Tirmizi, Salat 394, (480); Nesai, Nikah 27, (6, 80, 81); İbnu Mace, İkamet, 188, (1383).


Konu:  Namaz


3067-)  Abdullah İbnu Ebi Evfa (radıyallatıu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kimin Allah'a veya herhangi bir insana ihtiyacı hasıl olursa önce abdest alsın, abdesti de güzel yapsın, sonra iki rek'at namaz kılsın, sonra Allah Teala Hazretlerine senada bulunsun, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a salat okusun, sonra şu duayı okusun: "Halim, kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Arş-ı Azam'ın Rabbi noksan sıfatlardan münezzehtir. Hamd alemlerin Rabbine aittir. Rahmetine vesile olacak amelleri, mağfiretini celbedecek esbabı (hakkımda yaratmanı) taleb ediyor, her çeşit günahtan koruman için yalvarıyor, her çeşit iyilikten zenginlik, her çeşit günahtan selamet diliyorum. Rabbim! Affetmediğin hiçbir günahımı, kaldırmadığın hiçbir sıkıntımı bırakma! Hangi amelden razı isen onu ver, ey rahim olan, bana en ziyade rahmet gösteren Rabbim!''


Kaynak:  Tirmizi, Salat 348, (479); İbnu Mace, İkamet 189, (1384).


Konu:  Namaz


3068-)  İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) ve Ebu Rafi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Abbas İbnu Abdilmuttalib (radıyallahu anh)'e dediler ki: "Ey Abbas, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapmayayım mı?" Sana bağışta bulunmayayım mı? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatırlatmasını) yapmayayım mı? Eğer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarını önceki-sonraki, eskisi-yenisi, hataen yapılanı-kasden yapılanı, küçüğünü-büyüğünü, gizlisini-alenisini yani hepsini affeder. Bu on haslet şunlardır: Dört rek'at namaz kılarsın, her bir rek'atte, Fatiha suresi ve bir sure okursun. Birinci rek'atte kıraati tamamladın mı, ayakta olduğun halde onbeş kere "Subhanallahi velhamdülillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber" diyeceksin. Sonra rüku yapıp, rükuda iken aynı kelimeleri on kere söyleyeceksin, sonra başını rükudan kaldıracaksın, aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onları onar kere söyleyeceksin. Sonra başını secdeden kaldıracaksın, onları onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra başını kaldırır, bunları on kere daha söylersin. Böylece her bir rek'atte bunları yetmişbeş defa söylemiş olursun. Aynı şeyleri dört rek'atte yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada bir kere yap, haftada yapamazsan her ayda bir kere yap. Ayda olmazsa yılda bir kere yap. Yılda da yapamazsan hiç olsun ömründe bir kere yap."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 303, (1297,1299); Tirmizi, Salat 350, (482); İbnu Mace; İkamet 190, (1386, 1387).


Konu:  Namaz


3069-)  İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) buyurdular ki: "Hiçbirinizin, namazından şeytana bir pay kalmamalıdır. Herkes namazdan çıkarken, sağından kalkmanın üzerine bir vecibe olduğunu sanır. Halbuki ben Resulullah7ın çok kere solu üzerinden kalktığını da gördüm."


Kaynak:  Buhari, Ezan 159; Müslim, Müsafirin 59, (707); Ebu Davud, salat 204, (1042); Nesai, Sehv 100, (3, 81).


Konu:  Namaz


3070-)  Hz. Aişe radıyallahu anha) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı ayakta ve otururken su içerken gördüm. yalınayak ve ayakkabılı olduğu halde namaz kılarken gördüm. Namazdan sağı ve solu üzerine ayrılırken de gördüm."


Kaynak:  Nesai, Sehv 100, (3, 82).


Konu:  Namaz


3071-)  İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam zamanında, farz namazlardan çıkarken insanlar yüksek sesle zikrederlerdi."


Kaynak:  Buhari, Ezan 155; Müslim, Mesacid 120, (583); Ebu Davud, Salat 191, (1002, 1003); Nesai, Sehv 79, (3, 67).


Konu:  Namaz

3072-)  Ebu Rimse (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam, namazın ilk tekbirine yetişerek Resûlullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte namaz kıldı. Aleyhissalatu vesselam önce sağına sonra soluna selam verdi. (Başını öylesine çevirdi ki, gerisinde olduğumuz halde) yanaklarının beyazlığını gördük. Sonra namazdan çıktı. Kendisiyle namazın ilk tekbire yetişen zat hemen kalkıp ilave namaza başladı. Hz. Ömer (radıyallahu anh) ona doğru fırlayarak adamı omuzlarından yakalayıp sarstı ve: "Otur! Ehl-i kitabı helak eden şey, namazları arasına bir fasıla bırakmamalarından başka bir şey değildir!2 dedi. Resûlullah aleyhissalatu vesselam nazarını çevirip: "Ey İbnu'l-Hattab, Allah seni (doğruya) isabet ettirdi" buyurdu."


Kaynak:  Ebu Davud, Salat 194, (1007).


Konu:  Namaz


3073-)  Ebu Şa'sa (rahimehullah) anlatıyor: "Biz ebu Hüreyre (radıyallahu anh) ile birlikte mescidde oturuyorduk, Müezzin ezan okudu. Bir adam kalkıp yürümeye başladı. Ebu Hüreyre, adam mescidden çıkıncaya kadar gözleriyle onu takip etti ve: "Şu adam Ebu'l-Kasım aleyhissalatu vesselam'a asi oldu!" buyurdu."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 258, (655); Ebu Davud, salat 43, (536); Tirmizi, Salat 150, (204); Nesai, Ezan 40, (2, 29).


Konu:  Namaz


3074-)  Simak İbnu Harb anlatıyor: "Cabir İbnu Semüre (radıyallahu anh)'ye dedim ki: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'la beraber oturdun mu?" "Evet dedi, hem de çok. Sabah namazı kılınca, namaz kıldığı yerden güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Bu esnada (cemaat) birbirlerine cahiliye devri ile ilgili şeyler anlatırlar ve gülerlerdi. Resûlullah aleyhissalatu vesselam da tebessüm buyururlardı."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 286, (670); Ebu Davud, Salat 301, (1294); Tirmizi, salat 412, (585); Nesai, Sehv 99, (3, 80).


Konu:  Namaz


3075-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bedeviler, sakın namazınızın isminde size galebe çalıp değiştirmesinler. Çünkü onun Kitabullah'taki ismi "işa" (yatsı)dır. Bedeviler develerini sağarken karanlığa kalırlar da (yatsıya ateme derler)."


Kaynak:  Müslim, Mesacid 228, (644); Ebu Davud, Edeb 86, (4984); Nesai, Mevakit 23, (1, 270).


Konu:  Namaz


3076-)  Abdullah İbnu Muğaffel (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bedeviler, akşam namazınızın isminde sakın-size galebe çalmasınlar!" (Resulullah devamla) dedi ki: "Bedeviler ona (sadece) işa derler."


Kaynak:  Buhari, Mevakit 19.


Konu:  Namaz


3077-)  Ebu Berze el Eslemi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yatsıdan önce uyumayı, sonra da konuşmayı mekruh addederdi.''


Kaynak:  Buhari, Mevakit 23; Müslim, Mesacid 237; (647); Ebu Davud, Salat 3, (398); Tirmizi, Salat 125.


Konu:  Namaz


3078-)  Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam), Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ve yanlarında ben de bulunduğum halde müslümanların meselelerini (konuşmak için) gece geç vakte kadar uyanık kalırlardı."


Kaynak:  Tirmizi, Salat 126.


Konu:  Namaz


3079-)  Ashab'tan Huza'alı birinin rivayet ettiğine göre, bir gün: "Keşke (yatsı) namazımı kıIıp da istirahat etseydim'' diye temennide bulunmuştu. Kendisini bu sözü sebebiyle ayıpladılar. Onlara şu cevabı verdi: "Ben Resulullah'ın şöyle söylediğini işittim: "Ey Bilal, ikamet oku da bizi rahatlat!''


Kaynak:  


Konu:  Namaz


3080-)  Hz. Ali'ye ait bir başka rivayette, Hz. Ali: "Namazımı kılar istirahat ederim'' demişti. Kendisini ayıpladılar. O da şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı işittim. Şöyle demişti: "Ey Bilal kalk, bizi namazla istirahate kavuştur."


Kaynak:  Ebu Davud, Edeb 86, (4985, 4986).


Konu:  Namaz


3081-)  Osman İbnu Ebi'l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü dedim, şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girip kıraatimi iltibas etmeme sebep oluyor, (ne yapayım?)'' Aleyhissalatu vesselam bana şu cevabı verdi: "Bu Hınzeb denen bir şeytandır. Bunun geldiğini hissettin mi ondan Allah'a sığın. Sol tarafına üç kere tükür!'' (Osman İbnu Ebi 'I-As) der ki: "Ben bunu yaptım, Allah Teala Hazretleri onu benden giderdi."


Kaynak:  Müslim, Selam 68, (2203).


Konu:  Namaz


6157-)  Habbab (İbnu Eret) ve Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anhüma anlatmışlardır: "Biz Resûlullah aleyhissalatu vesselam'a kızgın kumların hararetinden şikayet ettik. Fakat şikayetimizi dinlemedi.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6158-)  Muğire İbnu Ş'u'be radıyallahu anh anlatıyor: "Biz Resûlullah aleyhissalatu vesselam ile birlikte öğleyi gün ortası sıcaklığında kılardık. (Bir ara) bize: "Öğle namazını serinliğe bırakın. Zira hararetin iddeti cehennemin kabarmasındandır" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6159-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Öğle namazını serinliğe bırakın."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6160-)  Abbas İbnu Abdi'l-Muttalib radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ümmetim, akşam namazını yıldızlar cıvıldaşıncaya kadar tehir etmedikçe fıtrat üzerine devam eder." Ebu Abdillah İbnu Mace der ki: "Muhammed İbnu Yahya'nın şöyle dediğini işittim: "Bu hadis hakkında alimler Bağdat'ta anlaşmazlığa düştüler. Ben ve Ebu Bekr el-A'yan, Avvam İbnu Abbad İbni'l-Avvam'a kadar gidip sorduk. Bize, babasına ait asıl nüshayı çıkardı, araştırdı, hadisi orada buldu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6161-)  Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bize, yatsı namazından sonra gece sohbetini kıtmıştır, yani bize bunu yasaklamıştır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6162-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bedeviler, (yatsı) namazı meselesinde size galebe çalmasınlar." İbnu Harmele şu ilavede bulundu:- Bu namazın adı işa (=yatsı)dır.- Bedeviler ona, develeri sebebiyle geciktirip tehir ettikleri için "ateme" derler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6163-)  Salim, babası Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma'dan anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, namazları (duyurup toplanmayı sağlama) vasıtası üzerine halkla istişare etti. Boru öttürmeyi teklif ettiler. Yahudiler(in usulü olması) sebebiyle bunu hoş karşılamadı. Bunun üzerine halk çan çalınabileceğini hatırlattı. Aleyhissalatu vesselam, hıristiyanlara benzeme) endişesiyle bunu da hoş karşılamadı. Aynı gece, Ensardan Abdullah İbnu Zeyd denen bir zata ve Ömer İbnu'I-Hattab'a rüyalarında ezan öğretildi. Ensari, geceleyin Resûlullah aleyhissalatu vesselam'in kapısını çaldı. Resûlullah aleyhissalatu vesselam onu (öğrenip okumasını) Bilal'e emretti. Bilal da ezan olarak okudu." Zühri diyor ki: "Bilal radıyallahu anh hazretleri sabah ezanına şu ibareyi ilave etti: "Essalatu hayrun mine'n-nevm (=namaz uykudan hayırlıdır)." Resûlullah bu ilaveyi teyid etti." Hz. Ömer radıyallahu anh: "Ey Allah'ın Resulü, Abdullah İbnu Zeyd'in gördüğünü rüyamda ben de görmüştüm (ancak o, size duyurmakta benden önce davrandı)" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6164-)  Ebu Mahzura İbnu Mi'yer radıyallahu anh'ın terbiyesinde yetim olarak yetişen Abdullah İbnu Muhayrız'dan rivayet edildiğine göre, "Ebu Mahzure, kendisini Suriye'ye göndermek üzere hazırlarken, Abdullah, Ebu Mahzure'ye şöyle dediğini anlatıyor: "Ey amcacığım! Ben Suriye'ye gidiyorum ve senin ezan okuyuşunun (hikayesini) soruyorum." Ravi, bunun üzerine Ebu Mahzure'nin şunu anlattığını belirtir: "Ben bir grupla birlikte yola çıkmıştım. Epey bir yol almıştık. Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın müezzini Aleyhissalatu vesselam'ın yanında namaz için ezan okudu. Biz de müezzinin sesini Aleyhissalatu vesselam'a arkamız dönük olarak işittik. Biz onun sesini alaylı alaylı tekrar edip yansıladık. (Bu yaptığımızı) Resûlullah aleyhissalatu vesselam işitti. Bize bazı kimseler yollayarak yanına çağırttı önüne oturttu ve: "Kulağıma kadar gelen ses hanginizin?" dedi. Arkadaşlarım beni işaretlediler. Doğru da söylediler. Resûlullah, onları geri çevirdi, beni alıkoydu. Sonra bana: "Kalk ezan oku!" dedi. Doğruldum. (Ezanı bilmediğimden) öyle mahçup olmuştum ki, o anda nazarımda Resûlullah'tan ve yapmamı emrettiği şeyden daha menfur bir şey yoktu. Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın önünde doğrulmuş, öyle kalmıştım. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalatu vesselam, ezanı kendisi bana okudu. Arkadan: "Haydi söyle!" dedi. Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber, Eşhedü en Ia ilahe illallah, eşhedu en la ilahe illallah, Eşhedü enne Muhammede'r-Resûlullah, eşhedü enne Muhammede'r-Resûlullah!" Sonra bana şunu söyledi: "Sesini yükselt. Eşhedü en la ilahe illallah, eşhedu enlailahe illallah, eşhedü enne Muhammede'r-Resûlullah, eşhedu enne Muhammede'r-Resûlullah, Hayye ala's-salati, hayye ala's-salah, Hayye ala'l-Felahi hayye ala'l-felah. Allahuekber Allahuekber, la-ilahe illallah!" Sonra, ezanı bitirince beni çağırdı ve bana içerisinde gümüş para bulunan bir çıkın verdi. Sonra elini Ebu Mahzûra'nın alnına koydu, arkadan yüzüne kaydırdı, sonra göğsü üzerine götürdü, sonra ciğerinin üzerine kaydırdı. Sonra Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın mübarek eli, Ebu Mahzûra'nın göbeği üzerine ulaştı. Sonra Aleyhissalatu vesselam: "Allah seni mübarek kılsın, Allah sana bereket yağdırsın" dedi. Ben de: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana Mekke'de ezan okumamı emir buyursanız?" dedim." "Haydi emrettim!" buyurdular. Derken içimde Resûlullah'a karşı duyduğum bütün kötü hisler kayboldu. Yerine Resûlullah aleyhissalatu vesselam sevgisi doldu. Hemen Resûlullah'ın Mekke'deki valisi Attab İbnu Esid'in yanına geldim. Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın emri sebebiyle Attab'ın yanında namaz için ezanı ben okudum." Ravi der ki: "Ebu Mahzura'ya yetişenler bu hadiseyi, Abdullah İbnu Muhayriz'in bana anlattığı şekil üzere bana tahdis ettiler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6165-)  Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın müezzini Sa'd el-Karazi radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Bilal radıyallahu anh'a (ezan okurken) iki parmağını kulağına sokmasını emrederek: "Şüphesiz bu, sesin daha çok yükselmesini sağlar" buyurmuştur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6166-)  Ebu Cuhayfe radıyallahu anh anlatıyor: "Ebtah nam mevkide Resûlullah aleyhissatatu vesselam'ın yanına geldim. Kırmızı bir çadırda kalıyordu. Derken Bilal çıkıp ezan okudu. Ezanında her bir cihete dönüyor ve iki parmağını kulaklarına sokuyordu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6167-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Müezzinlerin boyunlarına, müslümanların iki hasletleri takılmıştır: Namazları ve oruçları. (Bunların vakitlerini müslümanlara müezzinler ilan eder.)"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6168-)  Hz. Bilal radıyallahu anh'ın anlattığına göre: "(Bir gün) sabah namazını haber vermek üzere Aleyhissalatu vesselam'ın yanına gelmiş, ancak kendisine "uyuyor" denilmiş. Bunun üzerine: "Essalatu hayrun mine'n-Nevm, essalatu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan daha hayırlıdır)!" demiştir. Bundan böyle bu ibarenin sabah ezanına dahil edilmesi kabul görmüş ve ezan bu minval üzere kesinlik kazanmıştır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6169-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Müezzin ezan okuduğu vakit onun söylediklerini aynen tekrar edin.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6170-)  Ümmühatu'l-Mü'minin'den olan Ümmü Habibe radıyallahu anha'nın anlattığına göre, "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, yanında iken, ister gece, ister gündüz olsun, her ne zaman müezzinin ezanını işitirse, müezzinin söylediğini aynen tekrar etmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6171-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim oniki yıl müezzinlik yaparsa ona cennet vacip olur. Ona, her gün için, ezanı sebebiyle altmış hasene yazılır, her bir ikameti için de otuz hasene yazılır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6172-)  Aleyhissalatu vesselam'ın müezzinlerinden Sa'd el-Karazi radıyallahu anh'ın rivayetine göre, "Bilal-i Habeşi radıyallahu anh'ın ezanı ikişer ikişer idi. İkameti ise birer birerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6173-)  Ebu Rafi' Mevla Resûlillah anlatıyor: "Ben Bilal radıyallahu anh'ın, Resûlullah aleyhissalatu vesselam'ın yanında ikişer ikişer ezan okuduğunu, birer birer de ikamet getirdiğini gördüm."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6174-)  Hz. Osman radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim mescidde iken ezan okunmaya başladığı halde, bir ihtiyaç olmadan ve tekrar mescide dönme gayeside bulunmadan mescidi terkederse o kimse münafıktır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6200-)  İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Allahümme inni euzü bike mine'ş-şeytani'r-racim ve hemzihi ve nefhihi ve nefsihi "Allahım, şeytan-ı racimden, onun dürtmelerinden, telkinlerinden, atacağı kibirden sadece sana sığınırım" diye dua ederdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6201-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazın kıraatini "Elhamdulillahi Rabbi'l-alemin..." ile başlatırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6202-)  Mus'ab İbnu Sa'd'ın babası Sa'd İbnu Ebi Vakkas ve İbnu Mes'ud radıyallahu anhüm'ün anlattıklarma göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü sabah namazında "Elif-lam-mim tenzil ve Hel eta a'le'l-İnsan" surelerini okurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6203-)  Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın ashabından Bedir savaşına katılanlardan otuz tanesi toplanarak aralarında: "Gelin, Resulullah'ın namazda sessiz okuduğu kıraatın kaç ayet olduğunu kıyaslayarak tesbit edelim" dediler. Bu hususta iki kişi bile ihtilaf etmedi. Aleyhissalatu vesselam'ın öğle namazında okuduğu ayetin miktarını kıyas suretiyle hesaplayıp otuz ayet kadar olduğunu tesbit ettiler. İkinci rekatte okuduğu bunun yarısı kadardı. Aynı ölçümü ikindi namazı için de yaptılar. İkindinin kıraati öğlenin son iki rekatındaki kıraatin yarısı kadardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6204-)  İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam akşam namazında "Kul ya eyyühe'l-kafirün" ve "kul hüvallahu ahad" surelerini okurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6205-)  Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İster farz ister nafilelerde olsun her rekatte "elhamdulillahi Rabbi'l-alemin" suresi ile bir başka sure okumayanın namazı namaz değildir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6206-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İçinde Fatiha suresi okunmayan her namaz noksandır, noksandır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6207-)  Ebu'd-Derda radıyallahu anh'ın anlattığına göre: "Bir adam kendisine: "Namazda imam okurken ona uyan kimse de Kur'an'dan okur mu?" diye sormuş, o da şu cevabı vermiştir: "Bir adam, Aleyhissalatu vesselam'a her namazda kıraat var mı ?" diye sormuştu da Aleyhissalatu vesselam'dan: "Evet!" cevabını almıştı. Bunun üzerine cemaatten biri de: "Bu vacip oldu" demişti."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6208-)  Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kim imama uymuş ise, imamın kıraatı onun da kıraatidir" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6209-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "İnsanlar amin demeyi terkettiler. Halbuki Resulullah aleyhissalatu vesselam, namazda "gayri'l mağdubu aleyhim ve la'd-dallin" deyince amin derdi, bunu ön saftakiler işitirdi, sonra mescid amin sesiyle dalgalanırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6210-)  Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın "Ve la'd-dallin" deyince amin dediğini işittim."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6211-)  Hz. Aişe radıyallahu anha'nın anlattığına göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Yahudiler, sizi, selamınız ve amin deyişiniz sebebiyle kıskandıkları kadar bir başka şey için kıskanmamışlardır" buyurmuşlardır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6212-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yahudiler sizi, amin deyişiniz kadar bir başka şey için kıskanmazlar. Öyleyse amin sözünü çok söyleyin."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6213-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın, namazda, iftitah tekbiri sırasında ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırdığını gördüm. Rüku sırasında da, (rükudan) secdeye gitme) sırasında da aynı şekilde kaldırıyordu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6214-)  Umayr İbnu Habib radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam farz namazda, her tekbir ile beraber ellerini kaldırırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6215-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, her tekbir sırasında ellerini kaldırırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6216-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, namaza girdiği vakit ve rükuya giderken ellerini kaldırırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6217-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma, namaza başlarken ellerini kaldırırdı. Rükuya gidince, rükudan başını kaldırınca aynı şekilde ellerini kaldırırdı ve derdi ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı bu şekilde yapıyor gördüm." İbrahim İbnu Tahman ellerini kulaklarına kadar kaldırırdı.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6218-)  Ali İbnu Şeyban radıyallahu anh anlatıyor: "Kavmimizin heyetiyle Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldik. Ona biat ettik ve arkasında namaz kıldık. Aleyhissalatu vesselam namazını tam yapmayan yani rüku ve secdede belini düzgün tutmayan bir adama gözünün ucuyla baktı. Resulullah namazı kılınca: "Ey müslümanlar, rüku ve secdede belini düzgün tutmayan kimsenin namazı namaz değildir" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6219-)  Vabısa İbnu Ma'bed radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı namaz kılarken gördüm, rüku yapınca sırtını (başını) dümdüz yapıyordu. Öyle ki üzerine su dökülecek olsa öyle sabit kalacaktı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6220-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam rüku sırasında ellerini diz kapakları üzerine koyar, pazularını da (karnından yanlara doğru) uzaklaştırırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6221-)  Ebu Cuheyfe anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazdayken, yanında nasiblerden bahis açıldı. Bir adam: "Falanın nasibi atlardadır" dedi. Bir diğeri: "Falanın nasibi de develerdedir" dedi. Bir başkası da: "Falanın nasibi koyunlardadır" dedi. Bir diğeri "Falanın nasibi kölededir" dedi. Aleyhissalatu vesselam namazını kılıp son rek'at(ın rükuun)dan başını kaldırınca: "Ey Rabbimiz! Semavat ve arz dolusu, daha başka dileyeceğin şeyler dolusu hamdimiz sanadır. Ey Rabbimiz! Senin verdiğine mani olacak yoktur. Men ettiğin şeyi de verecek yoktur. Nasib sahibinin de bir faydası yoktur. Nasibi veren de sensin" dedi ve Aleyhissalatu vesselam onlara, dediklerinin doğru olmadığını duyurmak için sesini nasib kelimesinde uzattı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6222-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana: "Başını secdeden kaldırınca, köpeğin ayaklarını dikip mak'adının üzerine oturduğu şekilde oturma. Kabalarını ayaklarının arasına al ve ayaklarının üst kısmını yere yapıştır" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6223-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gece namazında, iki secde arasında: "Rabbi'ğ-fir li ver'hamni vecburni ve'rzukni verfa'ni (Rabbim! Beni mağfiret et, bana rahmet buyur, kırıklarımı iyileştir hana rızık ver derecemi yükselt)" diye dua ederdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6224-)  Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh şöyle dedi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a salavat okuyunca salavatı güzel yapın. Zira siz bilemezsiniz, belki bu salavatınız ona arzedilir." Kendisine: "Öyleyse (güzel olan salavatı) bize öğretin!" dediler. O da: "Şöyle söyleyin: Allahümme'c'al salateke ve rahmeteke ve berekatike ala seyyidi'l-mürselin ve imami'l-Muttakin ve hatemi'n-nebiyyin Muhammedin abdike ve Resulike imamı'l-hayri ve kaidi'l-hayrı ve Resulir-rahmeti. Allahümme'b'ashu makamen mahmuden yağbituhu bihi'l-evvelin ve'l-ahirün. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema sallayte ala İbrahime ve ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid. Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin kema barekte ala İbrahime ve ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid. (Allahım salatını, rahmetini, bereketlerini peygamberlerin efendisi, muttakilerin imamı ve peygamberlerin sonuncusu olan Muhammed'e kıl. O senin kulun ve elçindir, hayrın imamı, hayrın komutanı, ve rahmet peygamberidir. Allahım! Onu makam-ı Mahmud üzere dirilt, ondan önce gelenler de sonra gelenler de bu makamı sebebiyle ona gıbta ederler. Allahım! Muhammed'e, Muhammed'in aline salat et, tıpkı İbrahim'e ve İbrahim'in aline salat ettiğin gibi. Sen hamid ve mecidsin. Allahım, Muhammed'i ve Muhammed'in alini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'i ve İbrahim'in alini mübarek kıldığın gibi, sen hamid ve mecidsin)."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6225-)  Amr İbnu Rabi'a radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bana salavat okuyan bir mü'min yoktur ki ona melekler rahmet duası etmemiş olsun. Bu, bana salavat okuduğu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu, ister az ister çok yapsın!"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6226-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bana salavat okumayı unutursa, cennetin yolunu terketmiş olur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6227-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir adama: "Namazda (oturunca) ne diyorsun?" diye sordu. Adam: "Ben teşehhüdü okurum, sonra Allah'tan cenneti isterim, ateşe karşı O'na sığınırım. Ama vallahi, ben ne senin mırıldanmalarını ne de Muaz'ın mırıldanmalarını (sessizce yapılan dualar) bilmiyorum" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Biz de aynı şeyler etrafında mırıldanıyoruz" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6228-)  Vail İbnu Hucr radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı gördüm. Teşehhüdde (sağ elinin) baş ve orta parmaklarını halka etmiş, bunları takiben gelen şehadet parmağını kaldırıp onunla dua ederken gördüm."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6229-)  Ammar İbnu Yasir radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazın sonunda) sağına ve soluna selam veriyor, bu sırada yanağının beyazı görülecek kadar başını çeviriyordu. Selamda: "Esselamu aleyküm ve rahmetullahi, essalamu aleyküm ve rahmetullahi" diyordu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6230-)  Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Bize Hz. Ali Cemel günü, öyle bir namaz kıldırdı ki, bu bize Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın namazını hatırlattı. Biz o namazı ya unutmuştuk yahut da tamamen terketmiştik. Zira Ali, sağına da soluna da selam verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6231-)  Sehl İbnu Sa'd es-Saidi radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazın sonunda) bir kere önüne selam verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6232-)  Seleme İbnu'l-Ekva' radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı namaz kılarken gördüm. (Namazdan çıkarken) bir kere selam vermişti."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6233-)  Ümmü Seleme radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, sabah namazını kılınca, selam verirken şöyle derdi: "Allahümme es'elüke ilmen nafi'an ve rızken tayyiben ve amelen mütekabbelen. (Ey Rabbim! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve makbul amel talep ediyorum."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6234-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın (namazdan çıkınca bazan) sağından, (bazan) solundan dönüp gittiğini gördüm."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6235-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz, namaz kılan kardeşinin önünden geçmesinde nasıl bir günah bulunduğunu bilseydi, o adımı atmaktansa yüz yıl yerinde kalmak(nazarında) daha hayırlı olurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6236-)  Ummü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ümmü Seleme'nin hücresinde namaz kılıyordu, önünden, Ebu Seleme'nin oğlu Ömer veya Abdullah geçmek istedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam eliyle işaret etti. Çocuk geri döndü. Derken Zeyneb Bintu Ümmü Seleme geçmek istedi. Resulullah eliyle ona da işaret etti. Ama kızcağız geçti. Aleyhissalatu vesselam namazı kılınca: "Kadınlar (muhalefette ve istediklerini yapmada erkeklerden) baskındırlar" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6237-)  Hz. Ebu Hureyre ve Abdullah İbnu Muğaffel radıyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam "(Namaz kılanın önünden geçen) kadın, köpek ve eşek, namazı keser" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6238-)  Hasen el-Urani anlatıyor: "Hz. İbnu Abbas radıyallahu anhüma'nın yanında namazı kesen şeyler mevzubahis edilmiş, bu meyanda köpek, eşek ve kadın da sayılmıştı. Şunu söyledi: "Oğlak hakkında ne dersiniz? Aleyhissalatu vesselam, bir gün namaz kılıyordu, önünden bir oğlak geçecekti, Reslullah ondan evvel davranarak ileri geçip kıble duvarı ile arasını kapattı ve geçmesine mani oldu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6239-)  Ebu Musa anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben artık ihtiyarladım. Ben rükuya gittim mi siz de rükuya gidin. Rükudan kalktım mı siz de kalkın. Secde yaptım mı siz de secde yapın. Benden önce rüku ve secdeye giden kimseyi görmeyeyim."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6240-)  Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kişinin namazda iken (yapışan öteberiyi gidermek için) alnını silme işini çok yapması namazın edebine aykırıdır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6241-)  Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Namazda iken sakın parmaklarını çıtlatma!"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6242-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz esneyince elini ağzına koysun ve (haaah! diyerek) ses çıkarmasın. Çünkü bu hale şeytan güler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6243-)  Adiyy İbnu Sabit, babası kanalıyla dedesinden, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şu sözünü rivayet etmiştir: "Namazda tükürmek, sümkürmek, hayız haline girmek ve uyuklamak şeytandandır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6244-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki bunların kıldıkları namaz, başlarından bir karış öte yükselmez: Kendisini sevmeyen kimselere namaz kıldıran kimse, kendisine kocası küs olarak geceyi geçiren kadın, birbirine küs iki kardeş."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6245-)  Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İki ve daha fazlası bir cemaattir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6246-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam akşam namazını kılıyordu, gelip hemen sol tarafına durdum, beni tutup sağına durdurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6247-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, muhacirlerin ve ensarların, (namaz adabını) kendisinden almaları için, hemen peşine durmalarından hoşlanırdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6248-)  Ebu Hazım anlatıyor: "Yüce sahabi Sehl İbnu Sa'd es-Saidi kavminin gençlerini namaz kıldırmak için öne geçirirdi. Kendisine: "Senin İslamiyet'te hatırı sayılır bir önceliğin (kıdem) olduğu halde niye böyle yapıyorsun?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini işittim:"İmam zamin (kefil)dir. Eğer namazı iyi kıldırırsa sevap hem onadır, hem cemaatedir. Şayet fena kıldırırsa vebali kendinedir, cemaate değildir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6249-)  Osman İbnu Ebi'l-as radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ben namazda çocuk ağlaması işitir, bunun üzerine kıraatimi kısa tutarım."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6250-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Şurası muhakkak ki, (namazda) safları dolduranlara Allah rahmet kılar, melekler de günahlarının örtülmesi için dua ederler. Kim de safdaki bir gediği doldurursa, bu ameli sebebiyle Allah onun cennetteki makamını bir derece yükseltir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6251-)  Bera İbnu Azib ve Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini işittim: "Allah ve melekleri ilk safta namaz kılanlara salat ederler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6252-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeklerin saflarının en hayırlısı en öndeki saftır, en hayırsızı da en arkadakidir. Kadınların saflarının en hayırlısı en geride olanıdır, en kötüsü de en önde olanıdır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6253-)  Kurre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanında, sütunlar arasında saf teşkil etmekten men edilir, sütunların olduğu yerden kovulurduk."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6254-)  Ali İbnu Şeyban anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gitmek üzere kavmimizin yola çıkardığı heyet olarak yola çıkıp Resulullah'ın yanına geldik. Ona biat ettik, arkasında namaz kıldık. Sonra arkasında bir başka namaz daha kıldık. Namaz bitmişti. Safın gerisinde tek başına namaz kılan birini gördü. Aleyhissalatu vesselam, adam gideceği zaman yanında durarak: "Namazına (yeniden) yönel! Çünkü safın gerisinde tek başına kılanın namazı yoktur!" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6255-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Caminin sol kısmı (cemaatsiz) boş kaldı" denmişti. Aleyhissalatu vesselam: "Mescidin sol kısmını ihya edene iki kat sevap vardır!" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6256-)  el-Bera radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte Beytu'l Makdis'e doğru onsekiz ay namaz kıldık. Medine'ye girişinden iki ay sonra kıble istikameti Ka'be'ye çevrildi. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Beytu'l Makdis'e müteveccihen namaz kılarken yüzünü çokça semaya çeviriyordu: Allah Teala hazretleri, Peygamberinin kalbinden geçeni yani, Ka'be'ye yönelme arzusunu bildi. Bir gün Cebrail aleyhisselam (göğe doğru) yükseldi. Resulullah aleyhisalatu vesselam, o yerle gök arasında yükselirken onu gözüyle takip etmeye başladı, onun nasıl bir vahiy getireceğini gözetliyordu. Derken aziz ve celil olan Allah "Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz..." (Bakara 144) ayetini indirdi. Biz, Beytu'l-Makdis'e doğru farzın iki rek'atini kılmış tam rükuda iken, bir adam gelip: "Kıble, Ka'be'ye doğru çevrilmiştir!" haberini getirdi. Derhal yönlerimizi çevirdik. Namazımızı yenilemeyip kıldığımız kısmın devamını tamamladık. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Ey Cibril! Beytul-Makdise doğru kıldığımız namazlarımızın hali ne olacak?" diye sordu. Bunun üzerine de, Allah Teala hazretleri: "Allah sizin (daha önce Beytu'l-Makdis'e doğru kıldığınız) namazları zayi etmeyecektir" (Bakara 143) ayetini inzal buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6257-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz mescide girince iki rek'at namaz kılmadan oturmasın."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6258-)  Hz. Huzeyfe radıyallahu anh'ın anlattığına göre, Şebese İbnu'r-Rıb'iyy'in önüne tükürdüğünü görmüş ve: "Ey Şebese! önüne tükürme, zira Resulullah, aleyhissalatu vesselam bundan yasaklamış ve: "Kişi namaza durduğu vakit Allah Teala hazretleri ona veçhinden yönelir" buyurmuştur dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6259-)  Amr İbnu Dinar rahimehullah anlatıyor: "İbnu Abbas radıyallahu anhüma Basra'da halısı üzerinde namaz kıldı, sonra arkadaşlarına Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın, halısı üzerinde namaz kıldığını söyledi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6260-)  Abdullah İbnu Abdirrahman radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bize geldi ve Beni Abdileşhel mescidinde bize namaz kıldırdı. Secde edince ellerini elbisesinin üzerine koyduğunu gördüm.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6261-)  Sabit İbnu Samit radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir elbiseye bürünmüş olarak Beni Abdileşhel kabilesinde namaz kıldı. (Secdede) çakılların soğukluğundan korunmak maksadıyla ellerini elbisesinin üzerine koymuştu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6262-)  İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda, (ihtiyaç halinde), kadınların ellerini çırpmasına, erkeklerin de "sühanallah!" demesine ruhsat tanıdı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6263-)  İbnu Ebi Evs radıyallahu anh anlatıyor: "Dedem Evs es-Sakafi, namaz kılarken bazan bana işarette bulunurdu. Ben de ayakkabılarını kendisine verirdim. Şöyle demişti: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam 'ı ayakkabıları ile namaz kılarken gördüm."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6264-)  Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı ayakkabıları ve mestleri ile namaz kılarken gördük."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6265-)  İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Gözlerinizin hızla kör olmaması için, namazdayken onları semaya kaldırmayın."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6266-)  Kaysan radıyallahu anh demiştir ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı Bi'r-i Ülya nam mevkide tek parça giysi içerisinde ramaz kılarken gördüm."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6267-)  Kaysan radıyallahu anh : "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı öğle ve ikindi namazlarını, (mübarek göğsü üzerinde) topladığı tek parçalık bir giysi içerisinde kılarken gördüm" demiştir.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6268-)  Ebu Derda anlatıyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte onbir (tilavet) secde(si) yaptım. Onların arasında Kur'an-ı Kerim'in el-Mufassal denen (kısa surelerden) hiçbirisi yoktu. Secde ayeti olan sureler bunlardı: A'raf, Ra'd, Nahl, Beni İsrail(=İsra), Meryem, Hacc, Furkan, Neml, Secde, Sad, Havamim(=Fussilet)."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6269-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte İza's-Semau'n-Şakkat ve İkra bismi Rabbike surelerinin secde ayetlerinde secde ettik."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6270-)  İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hazar namazını ve sefer namazını farz kılmıştır. Biz hazarda farzdan önce ve sonra sünnet kılardık. Seferde de farzdan önce ve sonra sünnet kılardık."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6271-)  Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh'ın anlattığına göre: "Resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuşlardır: "Kulla şirk arasında sadece namazın terki vardır. Onu terketti mi şirke düşmüş demektir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6272-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: "Ey insanlar! Ölmezden önce Allah'a tevbe edin. (Musibet hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşguliyetlere düşmezden önce salih ameller işlemede acele edin. Çok zikir ederek, gizli ve açık çok sadaka vererek Allah'a karşı üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rızka, ilahi nusrete ve ıslah-ı hale mazhar olasınız. Bilesiniz Allah, benim içinde bulunduğum şu makamda, şu günde, şu ayda, bu yıldan Kıyamet'e kadar devam etmek üzere Cum'a namazını farz kıldı. Kim bunu, benim sağlığımda veya ölümümden sonra adil veya zalim bir imam oldukça, istihfaf ederek veya inkar ederek terkedecek olursa Allah onun iki yakasını biraraya getirmesin, işine bereket vermesin. Haberiniz olsun! O kimsenin tevbe etmedikçe ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, ne de makbul bir iyiliği vardır. Kim de tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Haberiniz olsun! Bir kadın bir erkeğe imamlık yapamaz. Bir bedevi de muhacire imamlık yapamaz. Facir de mü'mine imamlık yapamaz. Ancak fasık zor kullanır mü'min de onun kılıncından ve kamçısından korkarsa bu durumda imama uyar."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6273-)  Ebu Lübabe İbnu Abdilmünzir radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cum'a günü, (haftanın diğer) günlerinin efendisidir. Allah katında da en mühim olanıdır. O, Allah katında, Kurban ve Ramazan bayramı günlerinden daha mühimdir. Bu günün beş hasleti vardır: Allah, Adem'i bugünde yarattı. Allah Adem aleyhisselam'ı o günde yeryüzüne indirdi. Allah Adem'in ruhunu o gün kabzetti. O günde bir saat vardır ki, kul o saatte Allah'tan haram bir şey talep etmedikçe her ne isterse mutlaka kendisine talebi verilir. Kıyamet de o gün kopacaktır. Bütün mukarreb (Allah'a yakın) melekler, sema, arz, rüzgar, dağ, deniz hepsi o günden korkarlar."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6274-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cum'a günü abdest alan kimse bununla fazilet kazanır. Bu, güzel bir ameldir. Farzı da yerine getirmiş olur. Kim de guslederse, gusül daha faziletlidir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6275-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cuma günü gelince, mescidin her bir kapısı üzerinde melekler yer alır. İnsanları mertebelerine göre yazarlar. Bu mertebeler önce geliş sırasına göredir. İmam minbere çıktımı defteri kapatırlar, hutbeyi dinlerler. Namaza erken gelen, bir deve tasadduk etmiş gibidir. Ondan sonra gelenler bir sığır tasadduk etmiş gibidir. Onu takiben gelenler bir koyun tasadduk etmiş gibidir." (Resulullah saymaya devam ederek tavuğu ve yumurtayı da saydı. Selh hadisinde şu ziyadede bulundu:) "Bundan da sonra gelen kimse, artık yalnız namaz sevabını almak için gelmiş olur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6276-)  Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Cuma namazına erken gelmenin ehemmiyetini deve kurban edene, sığır kurban edene, davar kurban edene ve hatta tavuk tasadduk edene benzetti."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6277-)  Alkame rahimehullah anlatıyor: "Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh ile birlikte cuma namazına gittik. Mescidde kendinden önce üç kişinin geldiğini gördü: "Ben dört kişinin dördüncüsüyüm, dördüncü de (rahmet-i ilahiyeden) uzak değildir" dedi ve açıkladı: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle buyurduğunu işittim: "Kıyamet günü insanlar, cuma namazlarına geliş sıralarına göre Allah'a yakınlık kazanacaklardır. Birinci, ikinci, üçüncü... şeklinde." Abdullah sonra: "Ben dördün dördüncüsüyüm, dördüncü olan da (Allah'ın rahmetinden) uzak değildir" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6278-)  Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir cuma günü minberde şöyle buyurdular: "Sizden biri, cuma için, iş elbisesi dışında iki parçalı bir elbise satın alsa ona bir vebal yoktur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6279-)  Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cuma günü, kim güzelce yıkanır, mükemmelce temizliğini yapar, iyi elbiselerini giyer, ailesinin kokusundan Allah'ın takdir ettiğini sürünür, sonra da cuma namazına gider; camide boş söz etmez, oturan iki kişinin arasına girmezse, o cuma ile önceki cuma arasındaki (küçük günahları) affedilir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6280-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bu (cuma gününü) Allah mü'minler için (haftalık) bayram kılmıştır. Öyleyse kim cumaya gelirse yıkansın. Eğer kokusu varsa ondan sürünsün. Misvak kullanmanız da gerekir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6281-)  Cum 'a günleri Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ezan okuyan Sa'd el-Karaz, ezanı, gölge ayakkabı bağı kadar olunca okuduğunu belirtmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6282-)  Hz. Enes anlatıyor: "Biz cum namazını kılar, sonra (evlerimize) döner ve kaylule (öğle uykusu) yapardık."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6283-)  Sa'd el-Karaz anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam harbte hutbe okurken kılınca dayanarak hutbe okurdu. Cum'a günü hutbe okurken asasına dayanarak hutbe okurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6284-)  Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh'a: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ayakta mı, oturarak mı hutbe okurdu diye sorana, "(Bunu sormaya ne hacet. Kur'an'daki:) "Onlar seni ayakta (yalnız) bıraktılar!" (Cum'a 11) ayetini okumuyor musun?" diye cevap verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6285-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, minbere çıkınca selam verirdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6286-)  Übey İbnu Ka'b radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Cum'a günü, ayakta Tebareke'yi okudu. Bize Allah'ın günlerini (Kıyamet'i) hatırlattı. Bu sırada Ebu'd-Derda -veya Ebu Zerr bana dürttü ve: "Bu sure ne zaman indirildi? Ben, onu şu ana kadar işitmedim" dedi. Ubey ona: "Sus!" diye işaret etti. Namazdan çıkınca: "Ben sana bu surenin ne zaman indirildiğini sordum, sen bana söylemedin!" dedi. Ubey de: "Bugünkü namazından, bu lakırdıdan başka bir nasibin yok!" diye cevap verdi. Soru sahibi (koşarak) Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gitti ve hadiseyi anlatarak Ubey'in kendisine söylediğini haber verdi. Resulullah da ona: "Übey doğru s¢ylemiş" cevabında bulundu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6287-)  Ebu İnebe el Havlani anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazında Sebbihisme Rabbike'l Ala ve Hel etake hadisu'l-Gaşiye surelerini okurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6288-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim cuma'dan bir rekate yetişirse, onu ikiye tamamlasın."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6289-)  İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Kuba ehli, cuma günü, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın mescidine gelerek cuma namazı kılarlardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6290-)  Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim cumayı zaruret (Şer'i bir mazeret) olmadan üç kere terkederse, Allah kalbini mühürler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6291-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Farzedelim ki sizden birinin, şehirden bir-iki mil uzakta davar sürüsü olsun da, orada ot bulmak zorlaşsın ve daha uzaklara gitsin, sonra. cuma gelsin, fakat o cuma namazına gelmesin, bir cuma daha gelsin, o yine cuma namazına katılmasın, üçüncü cuma gelsin, o yine de cuma namazına gelmesin. İşte Allah böyle birinin kalbini mühürler."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6292-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazından önce dört rek'at (nafile) kılardı. Bu dört rek'atın arasında selam vermezdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6293-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü ihtiba şeklinde (kabalarının üzerine oturup bacaklarını dikerek) oturmayı yasakladı." Ravi der ki: "Yani imam hutbe okurken."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6294-)  Amr İbnu Sabit, babası Sabit'ten naklen anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe vermek üzere minbere çıktığı vakit, ashab ona yüzleriyle yönelirlerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6295-)  Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam oturuyordu. Ben: "Allah'ın kitabında (Tevrat'ta) şu ifadeyi buluyoruz: "Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, mü'min kul o saati denk getirerek namaz kılıp Allah'a dua ettiği taktirde isteği mutlaka yerine getirilir" dedim. Abdullah devamla dedi ki: "Benim bu sözüm üzerine Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Yahut bir saatin bir kısmı" diye bana işaret buyurdu. Ben de: "Doğru söylediniz veya bir saatin bir kısmı" diyerek sözümü düzelttim. Sonra sordum: "Bu vakit (cumanın) hangi vaktidir?" Bana: "O, gündüzün saatlerinin sonudur" diye cevap verdi. Ben dedim ki: "Bu saat namaz vakti değildir." Şu cevabı verdi: "Evet, mü'min kul namaz kılar, sonra müteakip namazı beklemek maksadıyla oturursa o, sevap yönüyle aynen namaz kılıyor gibidir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6296-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, bir günde (farzlar dışında) oniki rekatlik namaz kılarsa, cennette onun için bir köşk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahın farzından önce, iki rek'ati öğleden önce, iki rek'ati öğle namazından sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzından önce, iki rek'at akşam farzından sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsı farzından sonra."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6297-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alınca, iki rek'at namaz kılar sonra (mescide) giderdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6298-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden önce iki rek'at namaz kılardı ve: "Şu iki sure ne kadar iyidir, sabahın o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhü vallahu ahad" ve "Kul ya eyyühe'l-kafirün".


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6299-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuya kalarak sabahın iki rekat (sünnet)ini kaçırmış, güneş doğduktan sonra bunları kaza etmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6300-)  Kabus İbnu Ebi'l-Muharık babası Ebu'l Muharık radıyallahu anh'tan naklen anlatıyor: "Babam beni Hz. Aişe'ye göndererek, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın (farz dışında) hangi namaza ısrarla devam etmeyi sevdiğini sordu. Hz. Aişe: "Aleyhissalatu vesselam, öğleden önce dört rek'at kılar ve bunlarda kıyamı uzatır, rûkü ve secdeyi de güzel yapardı" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6301-)  Abdullah İbnu'l-Haris anlatıyor: "Hz. Muaviye (bir gün Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın muhterem zevceleri Ümmü Seleme radıyallahu anha'ya bir elçi gönderdi. Elçinin yanında ben de vardım. Elçi Ümmü Seleme'ye sordu. O da şöyle cevap verdi: "(Zekat toplamak üzere) bir memur göndermiş olan Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün benim odamda öğle namazı için abdest aldığı sırada yanında çokça muhacir vardı. Resulullah muhacirlerin meseleleriyle yakinen ilgileniyor idi. Derken kapı vuruldu. Kapıya çıktı (tahsildar gelmişti). Önce öğle namazı (nın farzını) kıldı; sonra, tahsildarın getirdiğini taksim etmek üzere oturdu. Bu taksim işi ikindi vakti girinceye kadar devam etti. Sonra odama girdi, iki rekat namaz kıldı ve arkadan şu açıklamayı yaptı: "Tahsildarla olan meşguliyetim, bu iki rek'ati öğlenin peşinden kılmama mani oldu. Bu sebeple onları ikindiden sonra kıldım."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6302-)  Rafi İbnu Hadic radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Beni Abdi'l-Eşhel kabilesinde yanımıza geldi. Mescidimizde bize akşam namazı kıldırdı. Sonra da: "Şu iki rek'at (sünneti de) evlerinizde kılın" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6303-)  el-Mutallibu'bnu Abdillah anlatıyor: "Bir adam İbnu Ömer radıyallahu anhüma'ya: "Vitri nasıl kılayım?" diye sordu. O da: "Bir rek'atle vitir kıl!" dedi. Öbürü: "İyi ama halkın "Büteyra(=güdük)!" demesinden korkarım" dedi. İbnu Ömer "(tek rekatli bu namaz, Allah ve Resulü'nün sünnetidir!" dedi. Bu ifadesiyle: "(Tek rekatlı bu namaz), Allah ve Resulü'nün sünnetidir" demek istemiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6304-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nafile namazların her iki rek'atinde selam verir, bir rek'atla da vitir namazı kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6305-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6306-)  Enes İbnu Malik radıyallahu anh'a sabah namazındaki kunut hakkında sorulmuş, o da şu cevabı vermiştir: "Biz rükudan önce de sonra da kunut okurduk."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6307-)  Salim babası Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma'dan anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sefer sırasında iki rek'at kılardı, buna ilavede bulunmazdı. Geceleyin de teheccüd namazı kılardı." Ben babama: "Aleyhissalatu vesselam sefer sırasında vitir de kılar mıydı?" diye sordum, "evet!" cevabını verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6308-)  Ümmü Seleme radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazından sonra oturduğu yerden iki hafif rekat daha kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6309-)  Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, vitirden sonra kısa iki rekatlik bir namaz kılardı. Bunu oturarak kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6310-)  Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam tek bir rek'atle vitir kılar, sonra oturduğu yerden iki rek'at daha kılar, bunlarda kıraatte bulunurdu. Rüku'ya gitmek isteyince, kalkar rüku yapardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6311-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazını bineği üzerinde de kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6292-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazından önce dört rek'at (nafile) kılardı. Bu dört rek'atın arasında selam vermezdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6293-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü ihtiba şeklinde (kabalarının üzerine oturup bacaklarını dikerek) oturmayı yasakladı." Ravi der ki: "Yani imam hutbe okurken."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6294-)  Amr İbnu Sabit, babası Sabit'ten naklen anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe vermek üzere minbere çıktığı vakit, ashab ona yüzleriyle yönelirlerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6295-)  Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam oturuyordu. Ben: "Allah'ın kitabında (Tevrat'ta) şu ifadeyi buluyoruz: "Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, mü'min kul o saati denk getirerek namaz kılıp Allah'a dua ettiği taktirde isteği mutlaka yerine getirilir" dedim. Abdullah devamla dedi ki: "Benim bu sözüm üzerine Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Yahut bir saatin bir kısmı" diye bana işaret buyurdu. Ben de: "Doğru söylediniz veya bir saatin bir kısmı" diyerek sözümü düzelttim. Sonra sordum: "Bu vakit (cumanın) hangi vaktidir?" Bana: "O, gündüzün saatlerinin sonudur" diye cevap verdi. Ben dedim ki: "Bu saat namaz vakti değildir." Şu cevabı verdi: "Evet, mü'min kul namaz kılar, sonra müteakip namazı beklemek maksadıyla oturursa o, sevap yönüyle aynen namaz kılıyor gibidir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6296-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, bir günde (farzlar dışında) oniki rekatlik namaz kılarsa, cennette onun için bir köşk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahın farzından önce, iki rek'ati öğleden önce, iki rek'ati öğle namazından sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzından önce, iki rek'at akşam farzından sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsı farzından sonra."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6297-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alınca, iki rek'at namaz kılar sonra (mescide) giderdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6298-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden önce iki rek'at namaz kılardı ve: "Şu iki sure ne kadar iyidir, sabahın o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhü vallahu ahad" ve "Kul ya eyyühe'l-kafirün".


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6299-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuya kalarak sabahın iki rekat (sünnet)ini kaçırmış, güneş doğduktan sonra bunları kaza etmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6300-)  Kabus İbnu Ebi'l-Muharık babası Ebu'l Muharık radıyallahu anh'tan naklen anlatıyor: "Babam beni Hz. Aişe'ye göndererek, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın (farz dışında) hangi namaza ısrarla devam etmeyi sevdiğini sordu. Hz. Aişe: "Aleyhissalatu vesselam, öğleden önce dört rek'at kılar ve bunlarda kıyamı uzatır, rûkü ve secdeyi de güzel yapardı" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6301-)  Abdullah İbnu'l-Haris anlatıyor: "Hz. Muaviye (bir gün Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın muhterem zevceleri Ümmü Seleme radıyallahu anha'ya bir elçi gönderdi. Elçinin yanında ben de vardım. Elçi Ümmü Seleme'ye sordu. O da şöyle cevap verdi: "(Zekat toplamak üzere) bir memur göndermiş olan Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün benim odamda öğle namazı için abdest aldığı sırada yanında çokça muhacir vardı. Resulullah muhacirlerin meseleleriyle yakinen ilgileniyor idi. Derken kapı vuruldu. Kapıya çıktı (tahsildar gelmişti). Önce öğle namazı (nın farzını) kıldı; sonra, tahsildarın getirdiğini taksim etmek üzere oturdu. Bu taksim işi ikindi vakti girinceye kadar devam etti. Sonra odama girdi, iki rekat namaz kıldı ve arkadan şu açıklamayı yaptı: "Tahsildarla olan meşguliyetim, bu iki rek'ati öğlenin peşinden kılmama mani oldu. Bu sebeple onları ikindiden sonra kıldım."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6302-)  Rafi İbnu Hadic radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Beni Abdi'l-Eşhel kabilesinde yanımıza geldi. Mescidimizde bize akşam namazı kıldırdı. Sonra da: "Şu iki rek'at (sünneti de) evlerinizde kılın" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6303-)  el-Mutallibu'bnu Abdillah anlatıyor: "Bir adam İbnu Ömer radıyallahu anhüma'ya: "Vitri nasıl kılayım?" diye sordu. O da: "Bir rek'atle vitir kıl!" dedi. Öbürü: "İyi ama halkın "Büteyra(=güdük)!" demesinden korkarım" dedi. İbnu Ömer "(tek rekatli bu namaz, Allah ve Resulü'nün sünnetidir!" dedi. Bu ifadesiyle: "(Tek rekatlı bu namaz), Allah ve Resulü'nün sünnetidir" demek istemiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6304-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nafile namazların her iki rek'atinde selam verir, bir rek'atla da vitir namazı kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6305-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6306-)  Enes İbnu Malik radıyallahu anh'a sabah namazındaki kunut hakkında sorulmuş, o da şu cevabı vermiştir: "Biz rükudan önce de sonra da kunut okurduk."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6307-)  Salim babası Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma'dan anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sefer sırasında iki rek'at kılardı, buna ilavede bulunmazdı. Geceleyin de teheccüd namazı kılardı." Ben babama: "Aleyhissalatu vesselam sefer sırasında vitir de kılar mıydı?" diye sordum, "evet!" cevabını verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6308-)  Ümmü Seleme radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazından sonra oturduğu yerden iki hafif rekat daha kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6309-)  Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, vitirden sonra kısa iki rekatlik bir namaz kılardı. Bunu oturarak kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6310-)  Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam tek bir rek'atle vitir kılar, sonra oturduğu yerden iki rek'at daha kılar, bunlarda kıraatte bulunurdu. Rüku'ya gitmek isteyince, kalkar rüku yapardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6311-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazını bineği üzerinde de kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6292-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma namazından önce dört rek'at (nafile) kılardı. Bu dört rek'atın arasında selam vermezdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6293-)  Amr İbnu Şu'ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cuma günü ihtiba şeklinde (kabalarının üzerine oturup bacaklarını dikerek) oturmayı yasakladı." Ravi der ki: "Yani imam hutbe okurken."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6294-)  Amr İbnu Sabit, babası Sabit'ten naklen anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hutbe vermek üzere minbere çıktığı vakit, ashab ona yüzleriyle yönelirlerdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6295-)  Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam oturuyordu. Ben: "Allah'ın kitabında (Tevrat'ta) şu ifadeyi buluyoruz: "Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, mü'min kul o saati denk getirerek namaz kılıp Allah'a dua ettiği taktirde isteği mutlaka yerine getirilir" dedim. Abdullah devamla dedi ki: "Benim bu sözüm üzerine Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Yahut bir saatin bir kısmı" diye bana işaret buyurdu. Ben de: "Doğru söylediniz veya bir saatin bir kısmı" diyerek sözümü düzelttim. Sonra sordum: "Bu vakit (cumanın) hangi vaktidir?" Bana: "O, gündüzün saatlerinin sonudur" diye cevap verdi. Ben dedim ki: "Bu saat namaz vakti değildir." Şu cevabı verdi: "Evet, mü'min kul namaz kılar, sonra müteakip namazı beklemek maksadıyla oturursa o, sevap yönüyle aynen namaz kılıyor gibidir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6296-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, bir günde (farzlar dışında) oniki rekatlik namaz kılarsa, cennette onun için bir köşk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahın farzından önce, iki rek'ati öğleden önce, iki rek'ati öğle namazından sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzından önce, iki rek'at akşam farzından sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsı farzından sonra."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6297-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alınca, iki rek'at namaz kılar sonra (mescide) giderdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6298-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden önce iki rek'at namaz kılardı ve: "Şu iki sure ne kadar iyidir, sabahın o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhü vallahu ahad" ve "Kul ya eyyühe'l-kafirün".


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6299-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uyuya kalarak sabahın iki rekat (sünnet)ini kaçırmış, güneş doğduktan sonra bunları kaza etmiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6300-)  Kabus İbnu Ebi'l-Muharık babası Ebu'l Muharık radıyallahu anh'tan naklen anlatıyor: "Babam beni Hz. Aişe'ye göndererek, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın (farz dışında) hangi namaza ısrarla devam etmeyi sevdiğini sordu. Hz. Aişe: "Aleyhissalatu vesselam, öğleden önce dört rek'at kılar ve bunlarda kıyamı uzatır, rûkü ve secdeyi de güzel yapardı" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6301-)  Abdullah İbnu'l-Haris anlatıyor: "Hz. Muaviye (bir gün Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın muhterem zevceleri Ümmü Seleme radıyallahu anha'ya bir elçi gönderdi. Elçinin yanında ben de vardım. Elçi Ümmü Seleme'ye sordu. O da şöyle cevap verdi: "(Zekat toplamak üzere) bir memur göndermiş olan Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün benim odamda öğle namazı için abdest aldığı sırada yanında çokça muhacir vardı. Resulullah muhacirlerin meseleleriyle yakinen ilgileniyor idi. Derken kapı vuruldu. Kapıya çıktı (tahsildar gelmişti). Önce öğle namazı (nın farzını) kıldı; sonra, tahsildarın getirdiğini taksim etmek üzere oturdu. Bu taksim işi ikindi vakti girinceye kadar devam etti. Sonra odama girdi, iki rekat namaz kıldı ve arkadan şu açıklamayı yaptı: "Tahsildarla olan meşguliyetim, bu iki rek'ati öğlenin peşinden kılmama mani oldu. Bu sebeple onları ikindiden sonra kıldım."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6302-)  Rafi İbnu Hadic radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Beni Abdi'l-Eşhel kabilesinde yanımıza geldi. Mescidimizde bize akşam namazı kıldırdı. Sonra da: "Şu iki rek'at (sünneti de) evlerinizde kılın" buyurdu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6303-)  el-Mutallibu'bnu Abdillah anlatıyor: "Bir adam İbnu Ömer radıyallahu anhüma'ya: "Vitri nasıl kılayım?" diye sordu. O da: "Bir rek'atle vitir kıl!" dedi. Öbürü: "İyi ama halkın "Büteyra(=güdük)!" demesinden korkarım" dedi. İbnu Ömer "(tek rekatli bu namaz, Allah ve Resulü'nün sünnetidir!" dedi. Bu ifadesiyle: "(Tek rekatlı bu namaz), Allah ve Resulü'nün sünnetidir" demek istemiştir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6304-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nafile namazların her iki rek'atinde selam verir, bir rek'atla da vitir namazı kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6305-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6306-)  Enes İbnu Malik radıyallahu anh'a sabah namazındaki kunut hakkında sorulmuş, o da şu cevabı vermiştir: "Biz rükudan önce de sonra da kunut okurduk."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6307-)  Salim babası Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma'dan anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sefer sırasında iki rek'at kılardı, buna ilavede bulunmazdı. Geceleyin de teheccüd namazı kılardı." Ben babama: "Aleyhissalatu vesselam sefer sırasında vitir de kılar mıydı?" diye sordum, "evet!" cevabını verdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6308-)  Ümmü Seleme radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazından sonra oturduğu yerden iki hafif rekat daha kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6309-)  Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, vitirden sonra kısa iki rekatlik bir namaz kılardı. Bunu oturarak kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6310-)  Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam tek bir rek'atle vitir kılar, sonra oturduğu yerden iki rek'at daha kılar, bunlarda kıraatte bulunurdu. Rüku'ya gitmek isteyince, kalkar rüku yapardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6311-)  İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vitir namazını bineği üzerinde de kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6352-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gün mescide girince bir kimsenin kıraatini işitmişti: "Bu kim?" diye sordu. "Abdullah İbnu Kays!" denilince: "Buna Al-i Davud'un mizmarlarından (nağmelerinden) bir mızmar verilmiştir" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6353-)  Ümmü Hani Bintu Ebi Talib radıyallahu anha anlatıyor: "Ben evimin damında iken, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın geceleyin (namazda) okuduğu Kur'an'ı işitirdim."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6354-)  Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sabah oluncaya kadar namazda bir ayeti tekrarlayıp durdu. O ayet şudur: "Eğer sen onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen muhakkak ki sen azizsin, hakimsin" (Maide 118).


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6355-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yatsı namazından boşaldığı vakitten fecr vaktine kadar onbir rek'at namaz kılardı, her iki rek'atta bir selam verirdi, bir rek'atle de vitirde bulunurdu (yani tek kılardı). Bütün rek'atler sırasında, secdeleri öyle uzun tutardı ki, siz bir secde esnasında, daha başını kaldırmadan elli ayet okuyabilirdiniz. Müezzin sabah namazının birinci ezanını tamamlayınca kalkar, hafif iki rek'at namaz kılardı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6356-)  Amr İbnu Abese radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Ey Allah'ın Resulü! Kim seninle birlikte (ilk defa) müslüman oldu?" diye sordum. "Bir hür, bir köle!" buyurdular. Ben: "Allah'a daha yakın (olunan) bir saat var mı?" dedim, "Evet, gecenin son yarısı (Allah'a daha yakın olunan saattir)" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6357-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gecenin evvelinde uyur, son kısmını (ibadetle) ihya ederdi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6358-)  Rıfa'atü'l-Cüheni radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri gecenin yarısı veya üçte ikisi geçinceye kadar (günahların kaydını) geciktirir. Sonra: "Sakın kullarım benden başkasından bir talepte bulunmasınlar! Kim ben Azimüşşan'dan talep ederse, isteğine icabet eder, duasını kabul ederim. Kim benden talepte bulunursa, ona istediğini veririm. Kim benden af dilerse onu affederim, bu hal fecir doğuncaya kadar devam eder" buyurur"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6359-)  Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim akşamla yatsı arasında yirmi rek'at namaz kılarsa Allah ona cennette bir köşk yapar."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6360-)  Asım İbnu Amr anlatıyor: "Irak ahalisinden bir grup, Hz. Ömer'e gitmek üzere yola çıktı. Yanına geldikleri vakit Hz. Ömer onlara: "Siz kimlerdensiniz!? diye sordu. Onlar: "Biz Irak ahalisindeniz!" dediler. "İzinli olarak mı geldiniz?" dedi. Onlar: "Evet!" dediler. Onlar Hz. Ömer radıyallahu anh'tan kişinin evde kıldığı namazın hükmünü sordular. Hz. Ömer: "Ben Resulullah'a bu hususta sormuştum da: "Kişinin evinde kıldığı namazı nurdur, öyleyse evlerinizi nurlandırın" buyurdu" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6361-)  Ebu Saidi'l-Hudri anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizdenbiri namazını kılınca, ondan evi için de bir nasib ayırsın. Zira Allah Teala hazretleri, onun evine, namazından bir hayır bırakır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6362-)  Abdullah İbnu Sad radıyallahu anh anlatıyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Evdeki namaz mı, mesciddeki namaz mı daha efdal?" diye sordum. Şu cevabı verdi: "Evime bakmıyor musun, mescide ne kadar yakın! Farzlar hariç, evimde kılmam, benim nazarımda mescidde kılmamdan daha makbuldür."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6363-)  Abdullah İbnu Ebi Evfa el-Eslemi radıyallahu anh anlatıyor: "(Bir gün) Resulullah aleyhissalatu vesselam yanımıza geldi ve: "Kimin Allah'a veya mahlukatından birine bir haceti varsa abdest alsın, iki rek'at namaz kılsın, sonra şu duayı okusun: Lailahe illallahu'l-Halimu'l-Kerim. Subhanallahi Rabbi'l-Arşi'l-azim. Elhamdulillahi Rabbi'l-Alemin. Allahümme inni eselüke mucibatı rahmetike ve azaime mağfiretike ve'l-ganimete min külli birrin Vesselamete min külli ismin, Es'elüke ella teda'a li zenben illa ğafartehü. Ve la hemmen illa ferrectehu vela haceten hiye leke rıdan illa kaday teha li (Halim ve kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Büyük Arşın Rabbi noksan sıfatlardan mukaddestir. Hamd alemlerin Rabbine aittir. Allah'ım, şüphesiz ben, senin rahmetine vesile olan sebepleri, mağfretini gerektiren hasletleri, her hayrın ganimetlerini ve her günahtan selamette olmayı senden dilerim. Allahım! Her günahımı bağışlamanı, her kederimi gidermeni, rızana uyan her dileğimigörmeni senden talep ediyorum)." Sonra Allah'tan dünya ve ahiretle ilgili ne dilerse ister, çünkü şüphesiz (o dilek) takdir edilir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6364-)  Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman gecesinde namaz kılın, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah Teala hazretleri o gün, güneşin batmasıyla, dünya semasına iner ve şöyle der: "Bana istiğfar eden yok mu mağfiret etsem! Benden rızık isteyen yok mu rızık versem, belaya maruz kalan yok mu afiyet versem... Şöyle olan yok mu, böyle olan yok mu?" Bu hal fecrin sökmesine kadar devam eder."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6365-)  Ebu Musa el-Es'ari radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, Şa'ban ayının onbeşinci gecesi (kullarına rahmetle) nazar eder ve müşrikle, müşahin (kindar bencil) hariç herkese mağfret buyurur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6366-)  Abdullah İbnu Ebi Evfa radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Ebu Cehl'in başının kesildiği müjdelendiği gün, iki rek'at şükür namazı kıldı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6367-)  Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, ciddi bir ihtiyacının görüldüğü hususunda müjdelenmişti, bunun üzerine hemen secdeye kapandı."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6368-)  Ka'b İbnu Malik radıyallahu anh, Allah tevbesini kabul edince derhal secdeye kapanmıştır.


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6369-)  Osman İbnu Affan radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şöyle söylediğini isittim: "Birinizin evinin avlusunda bir nehir aksa da bunun içinde günde beş sefer yıkansa acaba bedeninde hiç kir kalır mı?" Aleyhisalatu vesselam'ın muhatabı: "Hiçbir şey kalmaz!" dedi. Resulullah da: İşte namaz da böyledir, suyun kiri, pası giderdiği gibi o da günahları giderir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6370-)  İbnnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Peygamberiniz (Mirac gecesinde) elli vakit namazla emrolundu. Sonra bunu beşe indirinceye kadar Rabbinize müracaatta bulundu."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6371-)  Ebu Katade İbnu Rıb'i anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah-u Zülcelal hazretleri buyurdu ki: "Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve kim bunu vaktinde kılmaya devam ederse onu cennete koyacağım diye katımda ahidde bulundum. Kim de bunu vaktinde kılmaya devam etmezse katımda onun için hiçbir ahid yoktur."


Kaynak:  


Konu:  Namaz

6372-)  Hz. Cabir anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Benim mescidimde kılınacak bir namaz, onun dışındaki mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldir. Ancak Mescid-i Haram hariç. Zira Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan yüzbin namazdan efdaldir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6373-)  Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın azadlısı Meymune radıyallahu anha anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulu! Biz Beytu'l Makdis hakkında fetva ver!" demiştim. Şöyle buyurdular: "Orası mahşer (yani Kıyamet günü insanların toplanacağı) ve menşer (herkesin defterlerinin neşredileceği) yeridir. Oraya gidin ve içinde namaz kılın. Çünkü orada kılınacak tek namaz kendi dışındaki yerlerde kılacağınız bin namaz gibidir." Ben tekrar sordum: "Ben oraya gitmeye muktedir olamazsam ne yapmalıyım?" Şu cevabı verdi: "Ona kandil yağı bağışlarsın, aydınlatılmasında kullanılır. Böyle yapan da oraya varan gibidir."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6374-)  Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kişinin evinde kıldığı namazı bir namazdır, ama mahallesinin mescidinde kıldığı namazı yirmibeş namazdır. İçerisinde cum'a kılınan mescidde kıldığı namazı beşyüz namazdır. Mescid-i Aksa'da kıldığı namazı ellibin namazdır. Benim mescidimde kıldığı namazı da ellibin namazdır. Mescid-i Haram'da kıldığı namazı yüzbin namazdır."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6375-)  Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir hurma kütüğüne (dayanarak) hutbe verirdi. Minber yapılınca (hutbelerde kütüğü bırakıp) minbere çıktı. Bunun üzerine kütük (bu ayrılık sebebiyle ağlayıp) inledi. Aleyhissalatu vesselam yanına gelip kucakla(yıp teselli et)ti, kütük sustu. Aleyhissalatu vesselam şu açıklamayı yaptı: "Eğer onu kucaklamasaydım Kıyamet gününe kadar inleyecekti."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6376-)  Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (hutbe sırasında) bir ağaç kökünün veya bir hurma kütüğünün dedi- yanında ayağa kalkardı. Sonradan bir minber edindi." Ravi der ki (terkedildiği vakit) hurma kütüğü ağladı." Hz. Cabir der ki: "Kütüğün iniltisini bütün mescid halkı işitti. O kadar ki Resulullah aleyhissalatu vesselam yanına gelip okşadı. Bunun üzerine kütük sustu." Bazıları da: "Eğer Resulullah aleyhissalatu vesselam yanına gel(ip teselli et)meseydi Kıyamet'e kadar ağlayacaktı" dedi."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6377-)  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anla yor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam çok namaz kılardı. Öyle ki ayakları kabarmıştı. Kendisine "Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetmiştir (kendini niye bu kadar yıpratıyorsun?)" denildi. O bunlara şu cevabı verdi: "çok şükreden bir kul olmayayım mı?"


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6378-)  Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah için secde eden herkese Allah bir sevap yazar ve bu secde sebebiyle bir günahını affeder, makamını da bir derece artırır; öyleyse secdeyi çok yapın."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6379-)  Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ayakkabılarını ayağından ayırma. Eğer çıkaracak olursan ayakkabılarını ayaklarının arasına koy. Onları sağına koyma, arkadaşının sağına da koyma; arkana da koyma, aksi taktirde arkandakine ezada bulunursun."


Kaynak:  


Konu:  Namaz


6992-)  Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "(Bir keresinde) Resulullah aleyhissalatu vesselam erken namaza kalktı. Ben de erken kalktım ve biraz namaz kıldıktan sonra oturdum. "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana dönüp baktı ve (Farsça): "Karnın mı ağrıyor?" buyurdu. Ben: "Evet! Ey Allah 'ın Resulu!" dedim. "Öyleyse kalk! Namaz kıl! Çünkü namazda şifa var!" buyurdular."


Kaynak:  


Konu:  Namaz